Devlet vákárı ve işporta satışı

YAŞI tutmayan okur, mekánı İstanbul olan siyah-beyaz Türk filmlerinde rastlamıştır:

Eskiden satışa "Abilerim aplalarım" diye başlayan işportacılar vardı.

Tarağın yanında ayna da satabilmek için dakikalarca dil döker, vapur müşterisinin gözüne girebilmek için bin dereden su getirir, çelikten bir kararlılık sergilememeniz halinde, o bıktırıcı ikna sözlerini duymamak için pes edip parayı öderdiniz.

İşte 14 Mart Cuma günü ANFA Salonu’nda Başkent Doğalgaz A.Ş’yi satan İhale Komisyonu üyesi Ahmet Arslan ile Global-Energaz’ın patronları arasındaki diyalogun yaşattığı duygu, tam da buydu:

İşportadan mal satılıyor duygusu.

Bu duyguda yalnız değildim. Görevi ihaleyi izlemek olan pek çok meslekdaşımın, o on dakika boyunca yüzlerinin mahcubiyetten, öfkeye uzanan tonlarda değiştiğinin tanığıyım.

Ne miydi bize, ne alan ne de satan olduğumuz halde kendimizi mahçup hissettiren?

Meslek yaşamı boyunca sayısız ihale izlemiş gazeteci grubu olarak, kamu vákárının bu kadar ayaklar altına alındığı, kredibilitenin bunca hiçe sayıldığı başka bir örnek izlemedik.

Evet adettendir. Evet; büyük kamu ihalelerinde, devlet adına hareket eden Komisyon Başkanları’nın, Hazine kasasına daha çok para girsin diye "Bir jest yapın" çağrısına çok tanık olduk...

Fakat bundan daha yüksek rakamlara giden onca özelleştirme ihalesinin hiçbirinde devlet yetkilileri, firma temsilcilerinin yüzün ekşittiğini, hoşnutsuz ifadelerini göre göre dakikalarca yalvarmadı.

Kamu avantajını, saniyeler içinde aşınan psikolojik bir yenilgiye dönüştürmedi.

Global-Energaz’ın tam üç kez "Teklifimizle bağlıyız" demesine karşın, Arslan’ın sanki Mehmet Kutman Ankara’ya geldiğinde uzun yürüyüşler yapıyormuş gibi "Çok güzel üstgeçitlerden geçeceksiniz" sözüyle ikna çabası, beş yaşındaki çocuğuyla pazarlığa giren anne-babaları hatırlatıyordu.

Bütün bu nedenlerle Ahmet Arslan’ın "Bin defa yalvarırım" sözüne katılmak mümkün değil.

Sahi bankalara ne oldu

İhale için 40 firma şartname almıştı. Bunların arasında OYAK, Fortis, Merrill Lynch, HSBC, JP MORGON, TEB, CA IB Corporate Finance, Essar Investment gibi büyük banka ve finans kuruluşları da vardı.

Acaba bu banka ve finans kuruluşlarının biri bile neden teklif vermedi?

Amerİkan bİrleŞİk dolarI

Gerçekten değişik bir ihaleydi.

Bir kere, tecrübeli firma temsilcileri başta olmak üzere, kimse ihale yöntemini doğru düzgün algılayamadı.

Bunda alışılmışın dışında usuller ve yöntemin yürürken açıklanması ve değiştirilmesi kadar; İhale Komisyonu Başkanı Zübeyir Arık’ın sorunlu Türkçesi de etkili oldu.

Ankara Büyükşehir Belediye Genel Sekreter Vekili Sayın Arık’ın ifade ve sözcük hatalarıyla dolu olarak yaptığı bilgi anonsları, aydınlatıcı olmaktan çok uzaktı.

Tesine, Arık’ın cümleye ortadan başlayan, fiili olmayan her bilgi aktarışında salonda uğultu ve mırıldanmalar yükseldi.

Gelgelelim, ihalenin bitmesine dakikalar kala "Teklifler Amerikan birleşik doları olarak verilecektir" anonsu duyulduğunda, o ana kadar gerilen sinirler bir anda boşaldı ve salondan kahkahalar yükseldi.

Yanıldığını

asla kabul etmeyenler, en çok yanılanlardır.

La Rochefoucauld
Yazarın Tüm Yazıları