Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Davacıyım

Kimden mi? Mahkemelerden.

Her gün bir ton mesaj geliyor sizlerden.
Siz de aynı dertten muzdaripsiniz.
Değişik hikâyeleri var herkesin; sabrı tükenenler, “yetti artık” diyenler dolu.
Ben de aynı durumdayım sizlerle.
Tam altı sene evvel boşanma davamı açmıştım.
Anca üç yıl sonra boşandım.
Her mahkeme günü “bugün çıkar mı karar acaba?” diye bekledim, durdum.
Bırakın karar çıkmasını, bir sonraki davanın günü bile aylar sonrasına kalırdı.
Tam üç sene anamdan emdiğim süt ağzımdan, burnumdan geldi.
Ama neticede bitti. Her şey yoluna girdi mi?
Hayır.
Eski kocamla anlaşma sağlayamadığımızdan mal- mülk davası açtım bu sefer.
O bitti mi?
Hayır. Dün tam üç sene oldu.
Avukatımdan haber “daha devam” diye gelince bir an gözlerim karardı.
“Nasıl ya, nasıl? Ne zaman bitecek?” diye avukatıma sordum.
“Ne zaman bitecek? Ben ellili yaşlarıma gelince mi alabileceğim hakkımı?”
“Biliyorum Ayşe, artık çok sıkıldım ve de haklısın. Ama anlaşma sağlanamazsa Yargıtay dönemini falan da eklersek nereden bakarsan bir üç sene daha geçer.”
“Ne diyorsun?”
“Valla maalesef öyle Ayşecim.”
“Yani on yedi senelik evlilikten vazgeçmenin, hakkını almanın faturası dokuz yıl mı?”
Telefonu kapadım, sinirimden başladım ağlamaya.

O sırada e-postalara bir göz atayım dedim.
Beş- on kadar kadın okurumdan gelen e-postaların içinde “boşanma” lafı geçince dikkatimi çekti.
Bana dertlerini yazmışlar, neden boşanmak istediklerini anlatmışlar, “sence ne yapsak?” diye sormuşlar.
“Ah ah” dedim, “Yetiş Ayşe bazen kendine yetişemiyor, nasıl yetişsin size?”
Hiçbirinize boşanın diyemem.
Ama sorun dedim avukatlarınıza, her dakika değişip duruyor kanunlar.
Mesela; 2002’den sonra evlenenler yaşadılar.
Edinilen her mal yarı yarıya.
Ama yine güvenmeyin siz bana.
Sorun, soruşturun, herkesin durumu farklı.
Anlaşma sağlayamadığınız sürece kocayla işiniz zor, işte capcanlı kanıtı da burada.
Az kaldı bir dava daha açacağım; bu sefer kadını bu kadar mağdur eden yasalara karşı.

Size bu konuda daha fazla bilirkişilik yapmak düşmez haddime
ama kıyamıyorum da size.
Avukat Merve Gürcan’dan rica ettim, “bizi biraz bilgilendir” dedim.
Yazdıklarını yayınlıyorum, umarım siz dostlara faydamız dokunur. Hadi kalın sağlıcakla.

BOŞANMADA MAL PAYLAŞIMI

Ayşeciğim,
Aslında konu oldukça kapsamlı ve paylaşımı etkileyen pek çok husus sözkonusu. Yani her evliliğin kendine has özellikleri nedeniyle her davada farklı süreçler yaşanması doğal.

En güzeli tabi ki tarafların aralarında anlaşmaları ve bunu bir protokole bağlayıp hâkimin onayına sunmaları olacaktır.
Ancak tabi ki işin içine para ve mallar girince bir zamanlar seyran olan samanlıklar yerlerini “yakarım da sana yar etmem o samanları” söylemine bırakabiliyor.
İşte anlaşma sağlanamayan bu durumlarda haliyle devreye çekişmeli bir yargı süreci giriyor.

Medeni Kanunumuza göre -aksi bir sözleşme ile kararlaştırılmadıkça (veya nikâh akdi sırasında beyan edilmedikçe)- eşler arasında “edinilmiş mallara katılma” rejiminin uygulanması asıldır. Peki, bu ne demektir?

Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince “karşılığını vererek” elde ettiği malvarlığı değerleridir.

Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır:
1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler,
2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,
3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
4. Kişisel mallarının gelirleri,
5. Edinilmiş malların yerine geçen değerler.

Kişisel mallar ise;
1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
3. Manevî tazminat alacakları,
4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde, tasfiye boşanma ile birlikte talep edilebileceği gibi, boşanma davası sonuçlandıktan sonra ayrı bir dava ile de talep edilebilir. Mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın kesinleşmiş olmasına bağlıdır.

DAVA HARCA TABİDİR

Tasfiye talebi ister boşanma ile birlikte ister bağımsız bir dava ile talep edilsin, boşanmanın eki niteliğinde olmadığından ve kişisel alacak hakkı doğurduğundan nispi harca tâbidir. Yani talep edilen malvarlığı değerine göre oransal olarak harcı ödenmelidir.
Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.

Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde; katılma alacağı ve değer artışı talep edilebilir.
1- Katılma alacağı davası ile eşlerden her birinin mal rejimi süresince edindiği malların, ekleme ve denkleştirmeler yapıldıktan sonra elde edilen toplam değerinden bu mallara ait borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktarın yarısı talep edilir.
2- Değer artış payı alacağı davası ile eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, korunmasına, iyileştirilmesine hiç veya uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunan eş, tasfiye sırasında bu değer artışı için katkısı oranında alacak talep edebilir.
Ancak örneğin kadının yaptığı mutad ev işleri ve çocuk bakımı, değer artış payı almasını gerektirecek bir katkı sayılmayacaktır.

Mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olan mallar tasfiyede hesaba katılırlar, bu malların tasfiye sırasında mevcut olmaması önemli değildir. Mal rejiminin sona ermesinden sonra bu mallar herhangi bir şekilde yok olmuş olsa bile hesaba katılır.

2002 TARİHİNİN ÖNEMİ

01.01.2002 tarihinden önceki evliliklere gelirsek boşanma halinde taraflar arasında;
-Evlilik tarihinden- 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı rejimi
-01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar da edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olur.

Okur dostlarına kafalarını çok da karıştırmadan konunun genel hatlarını özetlemeye çalıştım. Tek bir yazıda tüm detayları anlatabilmek elbette mümkün değil ancak gelecek sorulara yine senin köşenden cevap vermeye hazırım.
Başta da belirttiğim gibi konu oldukça karmaşık ve davaları etkileyebilecek çok fazla detay sözkonusu. Bu nedenle bu tip davaların avukat desteğiyle açılıp takip edilmesi hak kayıplarına engel olacaktır.
Av. Merve Gürcan

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI