Dağlarca’nın Sait Faik’i

Türk şiirinin büyük ustası Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın yeni kitabının adı; "içeri sait faik".

Bir öykü ustasını şiirle en iyi kim anlatır, inceliklerinin ayrımına kim varır diye sorarsanız, yanıtım kısadır.

Ancak onun kadar usta bir şair.

"içeri sait faik"i okurken, imge ile gözlemin, birlikte nasıl şiirsel bir portre çizdiklerini gördüm. Mutlaka ’derste okunacak kitapların başında bu kitap gelir’ cümlesini koymalısınız.

Dağlarca’nın doğurgan imgesi, birbiri içinde havai fişekler gibi patlayan şiirsel çağrışımlar şimşeği; ’sait faik içeri’de şiir tapınağının doruğuna varıyor.

Sait Faik Abasıyanık’ın öykülerini çoğunuz okumuşsunuzdur, ama Dağlarca’nın şiirlerinden sonra bir kez daha okumalısınız. Şairin prizmatik bakışından, Sait Faik Abasıyanık’ın iç kişiliğini, yalnızlığını, soyutlanmışlığını, yabancılaşmasını, onun konumunu algıladıktan sonra daha iyi anlayacaksınız.

Dağlarca, yaşamı boyunca şiirini taze, diri tutan bir ustadır.

Sait Faik Abasıyanık’la edebiyat matinelerinde karşılaştım, hep kaçmak isteyen biri duygusunu vermişti bana.

Yaşamını da derinden okuduğunuzda, kalabalıklar içindeki tenhalığa düşüşünü, düşkünlüğünü öğrenirdiniz.

Bu kişiliği bilmeden öyküye nasıl yansıdığını ayrıntısıyla yazamazsınız.

Yahular Günü’nde, bir günü olağanüstü şiirsellikte ve yalınlıkta yazıyor Dağlarca:

"Bu da geçer yahu dedim

Ben de geçerim yahu dedi

Böyle ayrıldık o gün"

Bir yazarın, şairin şiirini yazmak çok güçtür. Çünkü hem onun portresini çizeceksiniz, hem yazarlığına değineceksiniz. Bütün bunların bileşiminden oluşan bir insan betimlemesini başarıyla ortaya koyacaksınız.

Bir yargımı her Dağlarca yazımda yinelemeliyim.

Eğer o olmasaydı; arı, duru Türkçe bir şiir dili olamazdı. Olsaydı da bunun için uzun yıllar bekleyecektik.

Yoldaki Yazı Sait Faik’te, onun yaşam öyküsünden üzüntülü bir kesit bulursunuz:

"Bir gün bile İstanbullu olamamıştı o

Başka bir yeri de bilmeyen

Gideceği yeri arayan bir mektuptu o

Okunacağı yeri bulamayan"



Bir tek dizede bütün Sait Faik’i anlatabilir misiniz?

Dağlarca olursanız evet:

"Gibiydi Sait Faik kendine"



Uydurma
sözcüğü ile ilişkisi nedir öykücünün:

"Ne yazarsa yazsın

Nereye giderse gitsin

İnsan uydurmamış o"

Ayrı ayrı şiirlerin toplamından bir Sait Faik Abasıyanık çıkıyor. Her dize bir başka yanı, her dize bir başka konumu aktarıyor bizlere. Aslında her dize başka bir Sait Faik öyküsünden satırlar...

Gelmeden Gelmek’teki, çoğumuzun yaşamının iki kelimelik özetidir.

"Bitişik ayrılıklar"

içeri sait faik’, Dağlarca şiirinde bir başka boyutu, zenginliği getiriyor şiir okurlarına. Bir kişi üzerine kurulan büyük şiir piramidi. Bir yazarın bütün halleri, geceden gündüze uzayan bütün renkleri, her an değişen yüzü, bakışı.

’içeri sait faik’ kitabı üzerine yorumlarımı onun Boşluk şiiriyle bitirmeliyim:

"Dört dizeyle Sait’i anlat deseler

Bir dikdörtgen çizerdim

Sonra bütün çizgileri kaldırırdım

Derdim geride kalan boşluktadır"

İyi bir şiir kitabı okumak isteyenlere salık veririm.

DAĞLARCA OKUMALARI

içeri sait faik
kitabıyla yetinmeyin, iyi şiirin lezzetini sürdürün.

Şiir nedir, iyi şiir nasıl yazılır sorularının yanıtını bu kitaplarda bulabilirsiniz.

Şimdiye kadar kitaplaşmamış şiirleri dizisini okuyun.

Orda Karanlık Olurum, Arkası Siz, Genç kitaplarını kitaplığınıza katın.

Dağlarca, yeryüzünde insanın konumuna hem evrensel bakar, hem yerel. Çünkü ikisi de onu koşullayan öğeler taşır.

Varlığın sorgulanması, soruşturulmasıdır onun şiirleri. Niye’nin şiirdeki, şiirce yanıtıdır.

Büyük şairler çocukları da unutmazlar. Çünkü onlar ince duyarlıkların, çocuklara ait olduğunu iyi bilirler.

Dağlarca’nın her parmağı ayrı anlatan kitapları, tek bir kavramda çeşitleme yapmanın ustalığını simgeler.

Çocuklar, büyükler Dağlarca okuyun, iyi şiir şölendir diyeceksiniz.



Dağlarca okumaları için öneriler:

Şiir:
Arkası Siz, Genç, Orda Karanlık Olurum, Dört Kanatlı Kuş.

Çocuk Kitapları:
Balina ile Mandalina, Yaramaz Sözcükler, Okulumuz 1’deki, Okulumuz 2’deki / Kanatlarda, Okulumuz 3’teki, Cincik, Cin ile Cincik, Yazıları Seven Ayı, Dolar Biriktiren Çocuk, Başparmak, Gösterme Parmağı, Ortaparmak, Yüzük Parmağı, Serçe Parmak.

DOĞAN HIZLAN’IN SEÇTİKLERİ

Osman Necmi Gürmen Ah Vre Sevda Kanat Kitap

Fredric Jameson Modernizm İdeolojisi Metis

Süleyman A. Örnek İntihar Etüdleri Dairesi Plato Film Yayıncılık

Joel Levy Kayıp Tarihler İthaki

Erhan Bener Açık Pencere Kırmızı

KİTAPTAN

içeri sait faik,

Fazıl Hüsnü Dağlarca, YKY


ABASIYANIK

Sana

Abasıyanık diyorlar

Gülümsetiyorlar beni



Aba kim sen kim

Doğru dürüst giysin bile yokken

Şapkan yokken

pabuçların senden ayrı giderken



Seni tedirgin eden giysilerin değildi

O mavi gözlerinle gördüklerindi ancak



Nerde yoksul varsa

Nerde küs varsa

Nerde aldatılmış varsa

Nerde yalanlarla baş başa kalmış varsa

Nerde dul varsa

Sen değil misin



Susuyorum

Bu akşam erken uyu diyorum



GÖLGELER 2

Sağlığını

Gıdım gıdım yaşayan biriydi o

Yıllarının az olduğunu sezinlerdi belki de

Baktığını hemen görmesi

Tedirginliğini hemen yaşaması

Tanıştığını hemen bitirivermesi

Zenginliğiydi



Sevilmeyi de sevmezdi

Ona konamayan kuşlardı sevilmek

Bir dargınlığı vardı

Kimimizin duyduğu

Kimimizin duyamadığı

Yine de o, günün bütün gördüklerini

Cebinde taşırdı geceye doğru

Evsiz bırakmazdı onları da



Nasıl anlatsam anlatılmaz
Yazarın Tüm Yazıları