Cinsellik müthiş olmasa da, asıl olan odur...

Bu sefer ben demedim. <br> <br>Kadının biri dedi.

Geçen hafta ben akıl istedim, siz de verdiniz.

Kaşınmışım.

İlginç yaratıklarsınız.

Kadın milletini anlamak için,

Uzaylı olmak lazım, uzaylı!

Okuyun da görün.

Haklıyım.

Adam
adam@hurriyet.com.tr

***
Armudun iyisini ayılar yer...

Karınız sizin değerinizi bilmiyor. Sizin gibi mükemmel bir adamla beraber hala sorun çıkarıyor. Armudun iyisini ayılar yermiş. Değer mi canınızı sıkmaya! Gidin mis gibi tatilinizi yapın. (S.S.)

***
Duygusal ses tonu...

Karınla duygusal bir ses tonuyla konuş. Sen de değiş, onun istediği gibi ol. (N.A.)

***
Çözüm ormanda...

Karınızı ormana götürünüz, 2saat sonra gidip alınız. %99 probleminiz çözülecektir. Eğer netice alamazsanız, B planını uygularız. (N.D.)

***
Hormonal bozukluk...

Ne diye millete akıl danışıyorsunuz? Bizde çok var da size mi vereceğiz?

Hangimiz konu ilişkilere geldiğinde akıllıca davranma yetisine sahip?

Kişisel fikrim hormanal bir bozukluk olduğu.

Siz erkekler de az değilsiniz. Yapar yapar farkına varmaz, bardak taşınca etrafa bön bön bakınıp cevap ararsınız.

Çıkmayın tatile falan, oturun oturduğunuz yerde.

Nerden esti yazdım bunları bilmem. Çok aşığım, çok özledim ondandır kesin. Ayrı olmak zor, her şekilde... (L.)

***
Sessizlik en büyük düşman...

Yanlış anlaşılan bir şey varsa, karınızın kendiliğinden anlamasını beklemeyin. Siz anlatarak anlamasını sağlayın; çünkü sesizlik ilişkilerin en büyük düşmanıdır. (O.)

***
Her kadının aptal bir yanı vardır...

Eve geç gelmeniz kadınınızın arkasını dönüp yatmasına en büyük neden. Erken gitmeli ve evde olmalı, yatağa da karınızla girmelisiniz. Ne kadar inatçı da olsa huysuz da olsa, bir kadını kazanmak çok kolaydır.

Hepimizin aptal bir yanı vardır. (F.Y.)

***
Cinsellik her zaman müthiş olmasa da, asıl önemli olan budur!

Tatile yalnız çıkmalısınız. Eşinize de mektup yazın.

“Cinselliğiniz her zaman müthiş olmasa da, asıl önemli olan budur” diyebilirsiniz. Sonra da beraber kamp kurun, daha önce hiç yapmadığınız bir şey yapın, paraşütten falan atlayın....

İlişkinize harcadığınız emeğe, eşinize duyduğunuz sevgiye ve aşka hayran kaldim. Kolay degil bunu bulmak. Değerini bilmek gerekir.

Ayrıca paylaşımlarınız için de teşekkürler. Tecrübeli biri deneyimlerini dürüstlükle yazınca, bir şeyler de öğreniliyor.

Erkeklerde seks ve aşkın bu kadar beraber yaşanabileceğini idrak edememiştim. (T.D.)

***
Erkekler, kafaları doluyken rahatlamak için sevişirler. Ama kadınlar, sevişmek için kafalarının rahat olmasına ihtiyaç duyarlar...

Sizin, işinizden ve çevrenin size gösterdiği ilgiden, hatta bu yazılarınızdan dolayı kadınların size olan ilgisinden dolayı egonuz fazla şişti!

Empati kurun. Eminim, eşinizden istediklerinizin yarısını siz yapamazdınız. Sıkılırdınız, isyan bayrağını çok önceden çekerdiniz.

Karınızın güçlü bir kişiliği var; ama sık sık gücü kırılıyor. İsteklerinizi teker teker yapmalıydı. Bir anda yüklendi hepsini ve temel sağlam olmadığı için duvara çarptı.

Sahilde içeceklerinizi alıp bir yerde oturup boş boş denize bakın birlikte. Eviniz deniz manzaralı olabilir; ama sahilde salaş bir yerde oturup bunu yapmak bambaşka.
 
Ömrümü yemeyin yahu! Zaten kendi derdim kendime yetiyor, bir de sizi düşünmeyeyim.
 
Lütfen eşinizden ayrı destek alın. Anadolu yakasında Bağdat caddesinde bir doktor var çok iyi, adı Murat Dizdaroğlu. Avrupa yakasında aile terapisti var: İlkay Kasatura, gidenler çok memnun. (J.)
 
***
Almadan vermeyi becermek...

Anlamıyorum! Neden hep eşinizden, kayınvalidenizden bahsediyorsunuz?

Sizin başka bir ilgi alanınız yok mu? Başka konularda yazamaz mısınız?

Belki de size evliliğinizi anlatmanız için para ödeniyor. Bu durum çok garip ve anlaşılmaz.

Başlık ilişkiler değil, kadınlar değil, erkekler değil, değil değil. Sadece ve sadece evliliğiniz. Bu çok kısır ve kişisel bir başlık tabi bence.

Karınıza yanında olduğunuzu hissettirin, bunu herkes yapabilir. Bir karşılık için değil, sadece emek verin. Sizin cinsin gördüğüm kadarıyla genel sorunu şu: Almadan vermeyi pek beceremiyorsunuz. (Z.Ü.)

***
Libido düşüklüğü ve ortak hobi eksikliği...

Eşinin libidosu seninkinden düşük.

O sadece iyi niyetle sana ayak uydurmaya çalışıyor.

Belki bir süre bıraksan da seksi o başlatsa, iyi olabilir.

Kendini “ağırdan sattığın için” kıymete bile binersin. Benim de kadınsal libidom, eşimden –belki iki kat- fazla. Ne zaman üzerine gitsem, reddediliyorum. Bunu da hazmedemediğim için sabrediyorum, bazı şeyleri o başlatıyor.

“Açığı” da “kendi kendime” kapatıyorum.

İster “yok öyle değil” de, inkar et. Özel hayatını bir gazete köşesinde yayınlamanın eşinin psikolojisine yaptığı bir baskı var.

Keşke “Adam” yazılarını kendi hayatında olanlarla beslemese, özel hayatını teşhir etmese. Etrafında gördüğü başka çiftlerden, olaylardan bahsetse.

Dindar bile değilim; ama Kuran’da bir ayet vardır, çok hoşuma gider, “Eşler birbirlerinin ayıplarını bir elbise gibi başkalarından gizlemek içindir” der. Eşini –iyi ya da kötü- afişe etme.

Ortak bir HOBİniz yok. Tespit edebildiğim tek ortak ilgi alanınız kızınız. Hobi edinin. Aksi takdirde sadece bir “karı” ve “koca” olarak kalır, asla “ARKADAŞ” olamazsınız. Çıkılan tatiller de yalnızca geçici yara bantları olarak kalır. (A.)

***
Kılıbık olma ama...

Senin eşinden istediklerini muhtemel ben de isteyeceğim.

“Madem bi bok yedim, olay buraya geldi...” de ve daha fazla gurur yapmadan hatanı kabul et. Bunu da eşine itiraf et. Zaten sen özür pozuna geldiğin zaman, o da seni ezmeyecek destek olacaktır. Ola ki ezdi, ses çıkarma 2 dakika, yumuşar.

“Kılıbık ol!” demiyorum. (F.M.)

***
Mükemmelliyetçilik takıntısı olan bir karım var derken, kendine bak...

Karınız haklı. “Mükkemmel” beklentileriniz kadını perişan etti. Adam adam olalı, böyle zulüm görmedi deyip sineye çekme zamanı.
 
Su akar yolunu bulur.
 
Kişisel ajandasına sıkıştırılmış ÜÇ bilet... Üç diyorum, bu mesaj sizi ''sapıklıktan'' kurtarır. Kadınlar sırtını dönse de, siz sarılın. Kadınlar bunu severler. (P.Ö.)

***
Mecburiyetler yıkıcı...

Bütün bunlar, birey, yani tekrar tekil olma isteği ile alakalı aslında. Amaç hayata yalnız devam etmek değil. Sadece birinin karısı, birinin annesi ya da birilerinin bir şeyi olmaya isyan!

Mecburiyet denilen bu yıkıcı güç, içten içe bizi yıpratıp aksi ve mutlu edilemez hale getiriyor.

Bir de içinizden hiç birşey gelmediğini söylemişsiniz ya, bunu karınızın da farketmesi her şeyin üzerine tuz biber! Bunu ona söylemenize bile hiç gerek yok. O kadar çok kafa yoruyoruz ki biz kadınlar ilişkilerimize, farketmememiz olası değil.
 
Kadınları idare ediliyormuş gibi: “Aman şimdi ağzını açtırmayayım, zaten sen hep böylesin!” tutumları delirtir. (B.)

***
Kadının gururu her şeyin üzerinde...

Bence siz büyük bir kavga edin.

Öpün arkasından saçlarını. Çekilese de bırakmayın; ama canını da acıtmayın.

Kadınlar da özler; ama bazen gururları her şeyin üzerindedir. Siz gurur yapmayın.

Ben hiç evlenmedim; ama sevmenin ne demek olduğunu çok iyi bilirim. Bir kadın çok severse, kızar ama kırılmaz. Kırılırsa da onu evinizde bulamazsınız. (N.G.)

***
Bardağın dolu tarafı...

Hiç kimse, hep çok güzel, hep çok seksi, hep çok temiz, hep çok akıllı olamaz.  Siz eşinizden, bir kadının yapabileceğinden fazlasını istiyormuşsunuz gibi geldi bana.

Bardağın dolu taraflarını görmeye çalışın derim, çünkü ortalık sorumsuz, ahlaksız ve maddiyatçı kadınlarla dolu. Eşinizin kıymetini bilin. (A.T.)

***
Nazar...

Size nazar değiyor.

Bir daha güzel günleri anlatmamanızı öneririm. Çatlıyoruz herhalde burada.
 
Şöyle esaslı bir doktor yardımı lazım size. İlkim Öz sanırım İstanbul'da artık.
 
“Biz çok seviyoruz” demekle olmuyor. Yüzleşmek lazım tüm duygularla.
 
Ya da şu anki bu durum hanginize fayda sağlıyor. Bu durumdan beslenen kim? Acı çekmekten bile beslenen olabilir. Huzursuzluktan beslenen, kendisi farkında olmasa da bilinçaltı o huzursuzluğu arar. (Amma da çok bilmişim)
 
Ne yani bu hayat ve ilişki sizin değil de, dedemin mi? (G.S.)

***
Arkadaşını alet et...

Eşinin en yakın arkadaşına dert yanacaksın; ama yumuşak yumuşak. “Şaşırmış durumdayım!” gibilerinden. Hatta öyle güzel anlatacaksın ki, eşin “Ayyy canım benim...” diyicek kıvama gelmeli. (A.)

***
Bencil Adam...

Bencil adamın tekisin! Karın seni nasıl çekti bunca yıl? Haaa... Bir de git tatile yalnız başına oldu olacak... (M.S.)

***
Boşanın...

Eşinizin dengesiz olduğunu düşünüyorum. Bence boşanın. Sizinkisi hayat değil, işkence. Kaybetme duygusu kalmamış karınızın. Sizi kaybetmeyeceğinden çok emin. Sizin de aşktan gözünüz kör olmuş, gerçekleri göremiyorsunuz. İşiniz zor. Allah kolaylık versin. (V.S.)

***
Rest çek...

Madem dönmüş arkasını yatıyor. Kaybedilecek en kötü şey ne? Aklından geçenleri söyle ve resti çek. (S.Ç.)

***
Robot erkeklerle rekabet...

Robot erkekler çıkacakmış. Hepinizden kurtulacağız. Robot kadın normal kadının yerini tutmaz; ama robot erkek mükemmel olacak! Karınız haklıdır, kendinizi haklayın. (P.A.)

...........................................................................................

Bitti.

Ben de bittim.

Adam
adam@hurriyet.com.tr

X

Bu ilçedeki ihracat yüzde 60 arttı

Tarihi, kültürel zenginlikleri ve doğal güzelliklerinin yanı sıra yaklaşık 144 bin civarındaki nüfusu ile Akdeniz Bölgesinin önemli yerleşim birimlerinden biri olan Hatay'ın Dörtyol ilçesi, 2011 yılında yapılan 158 milyon dolarlık ihracatla da adından söz ettiriyor.

Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Cemal Talay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkedeki istikrarın Dörtyol'a ve tüm bölgeye yansıdığını belirterek, ülkenin istikrarı ve bölgede üretim yapan sanayicilerin çabası ile dünyanın dört bir yanına Dörtyol'dan ihracat yapıldığını söyledi.

İlçede, demir-çelikten metale, gıdadan narenciyeye kadar geniş bir yelpazede üretilen ürünlerin Ortadoğu başta olmak üzere Asya ve Avrupa ülkelerine gönderildiğini vurgulayan Talay, özellikle son yıllarda birçok firmanın ilçede yatırım yapmak için sıraya girdiğini ifade etti.

Talay, ilçe olarak hem ihracatta hem de istihdamda büyüdüklerini ve ilçenin her zaman yatırımcılara açık olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Bölgemizin yatırım konusunda her türlü imkana sahip olması ve ilçemizde son yıllarda büyük firmalar tarafından yapılan yatırımlar, ilçeyi adeta cazibe merkezi haline getirdi. Özellikle arsa temini ve iş gücü konusunda herhangi bir sorunla karşılaşmayan sanayi kuruluşları, sürekli bizimle iletişime geçerek bölgemize yatırım yapmak istediklerini belirtiyor.

Tüm bu gelişmeler karşısında Erzin ilçesine organize sanayi bölgesi kurulması kararı alındı. Payas beldemize de ikinci organize sanayi bölgesi yapılması planlanıyor. Bölgede yeni sanayi bölgelerinin açılmasına biz de öncelik veriyoruz ve çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz.”
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO), Yeniyurt beldesinde 2 bin 973 dönümlük araziyi devlet demir yollarından satın aldığını, 2 bin 610 dönümlük arazide de kamulaştırma yaptırdığını anlatan Talay, işlemler tamamlandıktan sonra TPAO'nun söz konusu alanda, 12 milyar dolarlık enerji üssü kurmasının planlandığını dile getirdi.

Talay, Türkiye'deki en büyük 500 şirket arasında, son iki yıldır Dörtyol'dan 15 firmanın yer aldığına değinerek, şöyle konuştu:

Yazının Devamını Oku

Sömestr tatili beyaz perdeye yaradı

Okulların tatile girdiği 20 Ocak-5 Şubat arasında sinemalarda 3 milyon 454 bin 42 bilet kesilerek, yaklaşık 34 milyon lira gelir elde edildi.

Boxoffice Türkiye verilerine göre göre, sömestr tatilinde en çok ilgiyi Türk filmleri ile çocuk filmleri çekti.

Söz konusu dönemde vizyondaki 89 filmin (yeni ve eski) 23'ünü Türk filmleri oluşturdu. 17 günlük tatil döneminde vizyondaki filmler için toplam 3 milyon 454 bin 42 bilet kesilirken, bunun 1 milyon 889 bin 760'ını Türk filmleri izleyicisi oluşturdu.

Ata Demirer'in başrolünde olduğu “Berlin Kaplanı” 1 milyon 225 bin 219 izleyici sayısıyla sömestrın en çok gişe yapan filmi oldu. 11 milyon 724 bin 60 lira ile toplam hasılatın yaklaşık 3'de 1'ini elde eden film, vizyonda henüz 2 haftasında olmasına rağmen önemli bir gişe başarısı da elde etti.

“Berlin Kaplanı”nın dışında söz konusu dönemde 316 bin 712 kişinin izlediği “Sümela'nın Şifresi Temel” ve 208 bin 959 biletin kesildiği “Kurtuluş Son Durak” gişe rakamlarıyla dikkati çeken diğer Türk filmleri oldu.

Beyaz perdenin toplam 33 milyon 978 bin 428 lira gelir elde ettiği dönemde, çocuk filmlerinin izlenme oranı da diğer dönemlere kıyasla artış gösterdi. 24 çocuk filminin vizyonda olduğu bu dönemde, devam filmi olan “Neşeli Ayaklar 2” 450 bin 533 izleyici sayısıyla 4 milyon 612 bin 841 lira gelir elde ederken, 426 bin 447 biletin kesildiği “Çizmeli Kedi” 4 milyon 564 bin 84 lira hasılata ulaştı.

Çocuk filmlerini toplam 977 bin 782 kişi izlerden, dağıtımcı firmalar arasında United International Pictures (UIP) ile Warner Bros (WB) öne çıktı.
Sömestr tatilinde en çok izlenen 10 filmin seyirci ve hasılat rakamları şu şekilde oldu:

Film Adı Seyirci Hasılat (TL)----------------------- --------- ----------

Yazının Devamını Oku

Muş'ta 3 terörist yakalandı

Muş'un Bulanık ilçesinde 3 terörist yakalandı. Bulanık ilçesinde alınan istihbaratı değerlendiren güvenlik güçleri, daha önce tespiti yapılan PKK'lı guruba operasyon düzenledi. Erentepe beldesi ile Günbatmaz köyü kırsalında jandarma ve özel harekat polislerinin ortaklaşa düzenlediği operasyonda, 3 terörist gözaltına alındı.

İlçe Kaymakamı Ferit Görükmez, operasyon sırasında kaçan 1 terörist için bölgede başlatılan operasyonların devam ettiğini söyledi.

Kaymakam Görükmez, “Güvenlik güçlerimiz tarafından yapılan operasyonda, Erentepe beldesi ile Günbatmaz köyü kırsalında tespit edilen 8 kişilik PKK'lı grupa operasyon yapıldı. Yapılan operasyonda 3 terörist sağ ele geçirilirken bir terörist kaçmayı başardı. Kaçan terörist için operasyonlar devam ederken, teröristlere yardım ve yataklık eden 6 kişi de gözaltına alındı. Bunların sorgulamaları devam ediyor. Alınan istihbarata göre, bölgemizde 8 kişilik bir terörist grubu olduğu biliniyor” diye konuştu.

Öte yandan, Bulanık Erentepe Jandarma Karakolu'nda bulunan teröristlerin İl Jandarma Komutanlığı'na getirildikleri öğrenildi.
Yazının Devamını Oku

Erdoğan'a geçmiş olsun telefonu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, annesi ameliyat olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı telefonla aradı. CHP'den yapılan açıklamada, Kılıçdaroğlu'nun, annesinin ameliyat olması nedeniyle Başbakan Erdoğan'ı telefonla arayarak, geçmiş olsun dileklerini ilettiği ve acil şifalar dilediği bildirildi.Başbakan'ın annesinin sağlık durumuBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın annesi Tenzile Erdoğan'ın tedavi gördüğü hastaneden yapılan açıklamada, Tenzile Erdoğan'ın geçirdiği operasyon ve sağlık durumuna ilişkin yazılı açıklama yaptı.Başbakan Erdoğan’ın annesi Tenzile Erdoğan'ın safra kesesi ameliyatı geçirdiği belirtilen açıklamda, "Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın anneleri Tenzile Erdoğan Hanımefendi, 30 Eylül 2011 tarihinde saat 18.00 civarında karın ağrısı ve yüksek ateş şikayetleriyle hastanemize müracaat etmiştir. Yapılan klinik radyolojik ve laboratuvar tetkikler sonucunda hastamıza akut kolesistit tanısı konmuş olup; gerekli ameliyat hazırlıklarını takiben, 1 Ekim 2011 günü, saat 11.00’de hastanemiz hekimlerinden Prof. Dr. Hasan Taşçı başkanlığındaki ekip tarafından kolesistektomi operasyonu gerçekleştirilmiştir. Ameliyat sonrası yoğun bakıma alınan hastamızın takibi devam etmektedir" denildi.
Yazının Devamını Oku

Her kadınla arkadaş olmak kolay kendi karım hariç!

Karımla çok iyi arkadaştık.

O kadar iyi arkadaştık ki, aşık olduk.

 

Büyük bir aşkla evlendik.

 

O aşka inanarak, güvenerek bir çocuğumuz oldu, kızımız.

 

Fırtınalı bir evliliğimiz oldu, oluyor, var.

Yazının Devamını Oku

Ben ağlayan bir Adam mıyım?

Kadınların neleri merak ettiğini gördükçe, kadın dünyasına dair bir halt bilmediğimi bir kere daha anlıyorum.

Yahu herşey bitti, hatta erkekliğimin de sorgulanması bitti de, sıra ağlak olup olmadığıma mı geldi?

 

Bu kadar sorulabilecek, merak edilebilecek konu arasında bunun en çok merak edilen konulardan biri olması çok şaşırtıcı.

 

Kadınların şaşırtıcı olmamasını beklemem daha da şaşırtıcı.

 

Hatta erkeksel bir aptallık!

Yazının Devamını Oku

Evliliği seks seksi de ancak kadın kurtarır

Bu işleri bizden beklerseniz, daha çok beklersiniz.

Ben bile bunu dediysem, vay halimize!

Ulan bir de ben ahkam kestim durdum bu evliliği benden başka kimse kurtaramaz diye.

Nah kurtarırmışım.

Biz erkekler özürlüyüz.

Karımın en sevdiği slogan bu aralar bu! Lafı bana da yedirdi.

Meğer bizi bozan da düzelten de karımmış.

Karımın canı istediğinde biz dünyanın en sapık ikilisiyiz.

Canı istemezse de kesin boşanır gideriz. Kardeş kardeş yaşamak ona koymuyor nitekim.

Yazının Devamını Oku

Karısı hamile olan her Adam’ ın hali içler acısı mıdır?

Başkasını bilemem. <br> Benimki hiç de öyle değil.

Karımın birinci hamileliği ile başlayan kabus, ikinci hamileliği ile şenliğe dönüştü.

Olacak iş değil.

Ne hormonmuş be kardeşim! Sanki karıma birisi cinsel güç arttırıcı hap vermiş...

Bileydim, ikinciyi çoktan ben isterdim.

Bir yaşıma daha girdim. Girdik aslında. Karım da bu durumu çözemedi.

Bol bol mahçup gülüşmeler var aramızda.

Hayatımız böyle olacaksa eğer, üçüncü çocuk fikri bile bana sıcak gelmeye başladı...

Dört, beş böyle gider bu artık.

Yazının Devamını Oku

Baba olacak Adam şeyinden belli olur

Adam olacak çocuk bokundan belli oluyorsa,

Benim böyle bir baba olacağım da belliymiş. 

Nasıl baba olunmadığını iyi bildiğim için...

Anneme iyi bir evlat oldum. Kendisi de bunu hergün söyler sağolsun.

Babam anneme koca olmadığı gibi, bana da baba olmadı. Benim için yaşayan bir ölü kendisi.

O yüzden, karıma iyi bir koca, çocuğuma da iyi bir baba olmak benim için her zaman ilk önceliğim oldu.

Sevgi içinde yaşayan mutlu bir aile hayali kurdum.

Birbirine aşık bir çift, aşkın meyvesi bir çocuk.

Bunların hepsine de sahip oldum.

Yazının Devamını Oku

Seks diyetine beklenmedik son

Yeni yıl bomba gibi geldi.

...

 

Geldiği gibi de elimde patladı.

 

Bundan bir kaç hafta evvel size en son yazdığımda mutluluk tavan yapmıştı.

 

Karımın, dolayısıyla ikimizin de inişli çıkışlı hayatı, çıkış dönemine girmişti.

Yazının Devamını Oku

Aşkta aslolan kaybetme korkusudur

İki kere iki dört...

Doğruların en babası bu! 

Aşkta herkes, elindekinin uçucu olduğunu zannederek yaşayacak kardeşim.

Bu kadar.

Geçen haftadan bu yana, kadınıma bir haller oldu!

“Yine bir haller oldu!” mu demeliydim acaba?

Artık ne ne diyeceğimi, ne de ne yazacağımı bilmiyorum. Bir öyle, bir böyle bir karım olduğu için, malum işler tam tıkırında gidiyor derken bir bakıyorum otel odasındayım, bir bakıyorum karımla yatak odasında!

Siz bu ilişkiyi takip etmekte ne kadar zorlanıyorsanız, ben de yaşamakta zorlanıyorum.

Kızım ne olur, nasıl bir kadın olur... Büyük soru işaretleri var kafamda.

Yazının Devamını Oku

Kadınımın yaktığı ağıt üzerine güzel bir öpüşme

Araya bayram girdi yazamadım.

Bu bayramı sevmem.

Benim için, babamın koyun kestiği ve bunu erkeklik gösterisi haline getirdiği bir utanç zamanıdır. Zavallı annem ve ben bir köşede onun zoru ile dururduk. Annem ağlardı, ben, babam “Erkek adam ağlamaz!” buyurduğu için dudaklarımı kemirirdim.

Geçelim.

Konumuz bu değil.

***

Bu hafta bu köşede ben değil karım yazacaktı.

Yazdı.

Karım; bir kadın ne ister, bir kadını ne mutlu eder, bir koca ne yapar da evlilik cennete benzer, bizzat kendisi anlatacaktı.

Yazının Devamını Oku

Adamın ısrarcısı kadını bayar öyle mi?

Yuh!

 

Bunu duyduğumda, kendimize özel vakit yaratmak adına bir restoranda olduğumuza şükrettim.

 

Hani insanın kan beynine çıkar ya, benim de çıktı.

 

Uygun bir ortamda olsaydık, sağa sola uçan tekmeler atıyor olabilirdim.

 

Kendimi tuttum.

Yazının Devamını Oku

Ben onu çırılçıplak sevdim

O da beni...

Gerisi kendiliğinden geldi.         

 

Evliliğimizde yaptığımız en akıllıca şey, ailelerimizin ilişkimize müdahale etmesini engellemek oldu.    

 

Biz, birbirimizin hiçbir açığını annelerimize söylemeyiz. Yeri gelir işim yüzünden günlerce evde yemek yapamadığım olur, eşim annesine "Evde fasulye var, pilav var" diye uydurur. Ama aslında dışarıdan yemek söyleyip yemişizdir.

 

Yeri gelir eşimin eksikleri olur, ben asla anneme ya da babama bir tek kelime etmem.

Yazının Devamını Oku

Aptal karı-koca

Biz karı koca çok akıllı olduğumuz için, bir ilişkiyi kotaramıyoruz.<br><br>Aptalız.

Herşey için çok çalışan, mesai harcayan bu kafa; iş insanın kendi ilişkisine gelince, nedense mesai harcamaya, kafa yormaya gerek duymuyor.

İnsan aptallaşıyor. 

Ya da insan kendini akıllı zannederken, aslında aptal olduğunu anlıyor.

Hangisi işinize gelirse...

Yazının Devamını Oku

Karımla aram neden bozuk?

İnsan, yıllar geçip yaş kemale ermeye başladıkça, bazı şeyleri anlamaya çalışmaktansa, oluruna bırakmayı öğreniyor.

Şurası kesin; bir erkek bir kadının çok gerisinden geliyor.

 

Son birkaç senem, kendimi ve karımı sürekli yargılayarak ve hırpalayarak geçti.

 

Ne büyük bir zaman kaybı!

 

Hep bir suçlu ve güçlü aradım.

 

Yazının Devamını Oku

Bir kadını mutlu etmek dünyanın en zor işi

Bir kadının vırvırını dinlemek dünyanın en sıkıcı işi

Bir kadının surat asması dünyanın en çekilmez hali

Bir kadının şikayet ettiği şeyleri yok etmek dünyanın en imkansız işi

Bir kadının devamlı şikayet edecek birşeyler bulması ise dünyanın en inanılmaz işi!

Ben karıma bunu anlatamadığım için sıkıldım.

Karım, benim bunları anlatmamdan sıkıldı.

Kısacası birbirimizi anlayamamaktan bıktık.

Evlenmek çok kolay.

Karı-koca olmak çok zor.

Yazının Devamını Oku

Bir kadın bir adamın en çok neresine bakar?

Bunu hep çok merak ederim.

Yıllardır hep bizlerin kadınların neresine baktığı yazılır çizilir; ama bir türlü kadınların bizim neremize baktığı yazılmaz.

 

Basın erkeklerin kontrolü altında olduğu içindir ki bu konu hep bilerek ıskalanır. Bakışlar hep kadına dönüktür, erkelere yönelmez.  

 

Karım, kendisi de dahil olmak üzere, birçok kadının belden yukarısına odaklandığını söyledi.

Yazının Devamını Oku

Sevişmek bisiklete binmeye benzemez

Süreklilik ve disiplinli bir çalışma ister.

Yıllarca bisiklete binmezsin, ama bisiklete bindiğin gün, sanki hiç unutmamış gibi kullanabilirsin.

 

Yüzmek de öyledir.

 

Sevişmek bunların hiç birine benzemez.

 

Çok nankördür.

 

Yazının Devamını Oku

Yazmıyorum kardeşim var mı bir diyeceğiniz?

Canım sıkıldı yazmadım.<br><br>Neden gündemle ilgili yazı yazmadığımı soranlara da bakın efendim, şöyle anlatayım.

Benim yazarken ne gündemle, ne de bu memleketin politikasıyla, ekonomisiyle hiç işim olmaz.

 

Herkesin bir uzmanlık alanı var. Herkes kendi bildiği konuda yazsın düşüncesindeyim.

 

Zaten bu basın çukurunda “gündem sapığı” bir stadyum dolusu adam var. Bırakın onlar aralarında tepişsinler.

 

Benim hiç işim olmaz.

Yazının Devamını Oku