"Muammer Elveren" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Muammer Elveren" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Muammer Elveren

Çin'in Medya'ya kapalı Uygur bölgesinden geliyorum

Türklerin tarihi Anavatanı Uygur Özerk Bölgesinde 'Türküm' kelimesi adeta bir 'Parola' gibi her kapıyı ardına kadar açıyor. Nerde olursanız olun 'Ben Türkiye'den geldim'dediğinizde insanların gözleri gülüyor ve hemen ikram başlıyor

Bir süredir Çin’in ‘Sincan’, Uygur Türklerinin ‘Doğu Türkistan’ olarak adlandırdığı, Facebook, Twitter, Whatsap ve İnstagram’ın gibi sosyal medyanın yasak olduğu, İnternet’inde uluslararası oteller ve havalimanlarında son derece kısıtlı, kontrollü ve zor çalıştığı Uygur Özerk bölgesindeydim…

Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir’in ‘Çin yönetimi, Uygur Türk nüfusunun azalması için başka bölgelerden insan getirip nüfus transferi ile halkı karıştırma, doğum kısıtlaması, dil, din ve kültürel yasaklarla asimile etme politikaları uyguluyor’ dediği bölgede. Yani, Uygur Türklerinin deyimiyle ‘Shinjang Uyghur Aptonom Rayoni’ olan Çin Halk Cumhuriyeti sınırları içindeki ‘Doğu Türkistan’daydım.

FOTOĞRAFLARI BÜYÜK GÖRMEK İÇİN FOTO GALERİ LİNKİNİ TIKLAYIN

//fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/88396/2/1/muammer-elveren-cinin-temmuz-2009-katliamindan-bu-yana-gazeteci-sokmadigi-uygur-ozerk-bolgesinde

Türklerin tarihi Anavatanı olarak tanımlanan Uygur Özerk bölgesinde ‘Türküm’ kelimesi adeta bir ‘Parola’ gibi her kapıyı ardına kadar açıyor. Hangi şehirde olursanız olun ‘ Ben Türkiye’den geldim’ dediğinizde insanların gözleri gülüyor, yiyecek, içecek satılan bir yerdeyseniz hemen ikram başlıyor. Müze, Tarihi yerler gibi Uygur rehberlerin bile bilet alarak ücretle girdikleri yerlerde sizden para alınmıyor.

TÜRK DEVLET ADAMLARININ ZİYARET ETTİĞİ URUMÇİ ‘BÜYÜK PAZAR’I

Başkenti Urumçi resmî dili Uygurca ve Çince olan Çin Halk Cumhuriyeti'nin en geniş idari bölgesi Sincan Uygur Özerk Bölgesinin yüzölçümü 1.828.418 km2 dir. Orta Asya’nın dünyaya açılan penceresi Urumçi’de İstanbul’daki Kapalıçarşı’ya benzeyen ve özellikle Uygurların işyerlerini işlettiği ‘Büyük Pazar’ İslam kültürü ve mimari motifleriyle süslenmiş 80 metre Uzunluğunda bir kule, büyük bir cami ile işyerleri ve sosyal alanları içeriyor. Uygur bölgesine giden Türk Devlet adamlarının mutlaka ziyaret ettiği bu pazarda Uygur Türklerinin bir birinden lezzetli yiyecekleri, kuru yemişler, ceviz, hurma, kuru üzümler, bölgeye özgü kilimler, şallar, bıçaklar, etnik ve kültürel eşya ve kıyafetler, çalgı aletleri, süs eşyaları, gümüş eşya, parfümler, doğal ilaçlar ve Türkiye’den getirilen ürünler satılıyor.

TARİHİ KAŞGAR İDGAH CAMİSİ VE CİHATÇI KORKUSU

Temmuz 2009 meydana gelen şiddet olaylarında Çin'in en kalabalık etnik grubu Han'lar ile Türk kökenli Uygurlar arasında çıkan çatışmaların kanlı şekilde bastırılmasından bu yana meydana gelen birçok olayda gazetecilerin sokulmadığı Urumçi, Kaşgar ve Turfan kentlerinde olayların geçtiği yerleri gezip vatandaşlarla görüştüm. Kaşgar’da 15'inci yüzyılda inşa edilen ve 30 Temmuz 2014 te imamı bıçaklanarak öldürülen 20 bin Müslümanın ibadet edebildiği Çin ve Orta Asya'nın en büyük ibadet mekânlarından tarihi Kaşgar İdgah Camisi ve yanındaki açık pazarda Uygur Türkleriyle sohbet ettim. Müslüman Uygurlar ile Çinliler arasında tansiyonun çok yüksek olduğu Uygur Özerk bölgesinin büyük kentlerinde özellikle Cuma günleri olay çıkmaması için resmi ve sivil güvenlik birimleri camilerin etrafında büyük güvenlik önlemleri alıyor.

Kaşgar’da mütedeyyin Müslüman halk en çok komşu ülkelerden gelen uluslararası Cihat hareketlerine bağlı aşırı dincilerin olay çıkarmasından ve kendilerini hükümet ve güvenlik güçleriyle karşı karşıya bırakmasından korkuyor. Zira Doğu Türkistan, Doğuda Moğolistan, Batıda Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan, Pakistan ve Hindistan’ın kontrolündeki Keşmir, Kuzeyde Rusya, Kuzey batıda Kazakistan’la komşu ve bütün bu ülkelerde aşırı dinci akımlar faaliyet gösteriyor. Uygur Restoran, Market ve diğer alışveriş yerlerinde kesinlikle alkollü içki satılmıyor. Halk bu konuda çok hassas, hatta öyle ki biri gizliden müşteriye içki verecek olursa hemen herkese duyurulur ve işyeri iflas edinceye kadar kimse o mekâna gitmez. İçki içen Uygurlarda ya evlerinde ya da Çin Restoranlarına gitmek zorunda kalıyorlar. Çinliler zaten Uygur mekânlarına pek gitmiyor çünkü hem hoş karşılanmadıkları için çekiniyorlar, hem de bir şey olmazsa bile iyi muamele görmeyeceklerini biliyorlar.

KAŞGAR’IN MERKEZİNDEKİ ESKİ KENT VE UYGUR KAPILARININ DİLİ

Kaşgar’ın merkezinde yıkılmaya yüz tutan tarihi evlerin bulunduğu adeta yıllara meydan okuyan eski bir mahalle var. Orta Asya’da tarihi dokusunu koruyan geleneksel İslam kenti olarak tanımlanan Kaşgar'ın merkezindeki bu tarihi bölge ‘Eski Kent' olarak anılıyor. Evler yıkılmaya yüz tuttuğu için hükümet tahliyesini istemiş ancak oturanların direnmesi üzerine yıkmaktan vazgeçmiş. Binlerce yıllık toprak zemin üzerinde çökmeye yüz tutmuş olan on binden fazla Uygur’un toz-toprak içinde yaşadığı bu bölgenin etrafı tarihi dokusuna zarar vermeden aslına sadık kalınarak güçlendirilmeye başlanmış. Uygur kültürü ve antik İslam mimarisinin mirası olan fakir insanların yaşadığı bu küçük bölgedeki yüzyıllık eski evlerin arasında tam 40 küçük Cami var. Çocuklar daracık sokaklarda yollara dökülen sulardan oluşan çamur ve toprak içinde oynuyor. Motorlu taşıtlar giremediği için burada yaşayanlar eşya ve ailelerini taşımak için arkalarına kamyonet kasaları monte edilmiş motosiklet ve Bisikletle dolaşabiliyor. Eski kenti gezerken Uygurlarda tarihi oyma motifli kapıların da bir dili olduğunu öğreniyorum. Bir binada kapının iki kanadı kapalıysa evdeki kadının ‘Kocam yok’ veya evde ‘Erkek yok’, tek kanat açıksa ‘Kocam evde’, kapının iki kanadı açıksa ‘Evde misafir var’, Kapıdaki ‘Büyük demir halka’ çalındığında evdeki kadın kocasının veya bir erkeğin geldiğini ‘Küçük demir halka’ ile kapı çalındığında ise kadın geldiği anlaşılıyor.

DİVAN-Ü LÜGAT-İT TÜRK VE KAŞGARLI MAHMUD - KUTADGU BİLİG VE YUSUF HAS HACİP

Uygur Özerk bölgesinde binlerce yıllık tarihi mekânlar var. Oradayken, Kutadgu Bilig’in yazarı Yusuf Has Hacip’in Mavi Çinilerle kaplı Türbesi, Sufi Apak Hocanın tarihi Türbesi ile Türk dili tarihinin yeniden yazılmasını sağlayan ve Türkçe Lehçeleri 'Divan-ü Lügat-it -Türk’ü, Türk dünyasına kazandıran, Türklük bilimi-Türkoloji'nin kurucusu Kaşgarlı Mahmud Türbesini ziyaret ettim. Kaşgar kentine 45 kilometre kadar uzaklıktaki türbenin girişinde Kaşgarlı Mahmud’un dört metre yüksekliğinde bir heykeli bulunuyor. Külliye şeklindeki türbede Müze ve mescit var. İçerde Kaşgarlı Mahmud’un bir tablosu, birinci odada sandukası, ikinci odada Divan-ü Lügat-it-Türk’ten oluşan bir sergi, üçüncü oda ise namaz odası olarak düzenlenmiş. Türbenin bulunduğu alanda yüzlerce öğrencisinin bazıları birer Kubbe biçiminde, bazıları toprağın içinden çıkmış bir sanduka şeklinde yapılmış ve üzerlerinde hiçbir isim ve yazı olmayan türbeleri var.

Doğu Türkistan kültür tarihinin önemli isimlerinden Kutadgu Bilig’in yazarı Yusuf Has Hacip’in mavi çinilerle kaplı türbesi de Kaşgar’da. Tipik minareleri olan Türbenin girişinde Hacip’in büyük boy yağlı boya tablosu ve heykeli yer alıyor. İçerde sandukası, adı, doğum-ölüm tarihleri ve değişik dillerde yazılan Kutadgu Bilig’den beyitler yer alıyor. Türk Kültür tarihinin ilk ve en büyük siyasetnamesi olan Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hâcib’in ilmî ve felsefî birikimi hakkında önemli bilgiler içeriyor.

NAKŞİBENDİ SUFİSİ APAK HOCA VE JUMA CAMİSİ

Kaşgar’ın 5 kilometre dışında 1873 yılında yapılmış, rengârenk boyanmış masif ağaçtan oymalı sütunların 100 metre boyunca yan yana sıralandığı girişiyle dikkat çeken Juma Camisi ve Apak Hoca türbesi bulunuyor. Uygur Türklerine İslâm inancına uygun tarikat dersleri vermiş olan Nakşibendi Sufi Piri, Ahmet Kazani'nin torunu Apak Hoca’nın türbesi Uygur mimarisinin tarihi örneklerinden ve renkli çinilerle kaplı kutsal mekânlardan biri. İçinde kadın, erkek ve çocuklardan oluşan Apak Hoca’nın 5 kuşak aile fertlerinin 72 sandukası yer alıyor. Bir dönem Kaşgar, Hotan, Yarkent, Korla, Kucha ile Aksu şehirlerini yönetmiş ve Doğu Türkistan’daki müritleri ile Çinlilere karşı savaşırken1693 te şehit düşmüş olan Apak Hoca’nın kızı İparhan’ın ilginç bir hikâyesi var.

ÇİN İMPARATORUNUN AŞIK OLDUĞU İPARHAN'IN HÜZÜNLÜ ÖYKÜSÜ

Çin İmparatoru Kian Long'un büyük aşkına konu olan bu hikâye farklı şekillerde anlatılır. İmparator Long, Kaşgar'da yaşamakta olan ve hiç parfüm kullanmadan iğde kokan bir kadın olduğu duyar. Her zaman güzel kokan bu Kadın Sufi Apak Hoca'nın Büyük Kızı İparhan'dır. Kian Long, İparhan'ı ister ve Çin sarayına götürerek onunla evlendikten sonra adını Ziang Fei olarak değiştirir. Ancak İparhan islam inancı gereği İmparatorla birlikte olmayı reddeder. Kian Long, İparhan'ı sevgisine ikna etmeye çalışır ve onun için özel bir Saray yaptırır ama İparhan yine yatağa girmez. Bu duruma üzülen Long'un dul Annesi bir fırsatını bulup İparhan'la konuşur ve `İmparator mutsuz senin yüzünden imparatorluğun işleri aksıyor. Ya imparatorun olursun ya da kendini ölümle şereflendirirsin' der. İparhan ölümü tercih eder ve İmparatorun zor kullanarak onunla yatmak istemesi durumunda içmek üzere hazırladığı zehri içer. Kian long saraya geldiğinde İparhan son nefesini verir. Sarayda büyük yas ilan edilir ve cenazesi Pekin’den Kaşgar’a aylar süren bir yolculuktan sonra getirilerek Apak Hoca Türbesine gömülür. Böylece halkına ve akrabalarına ihanet etmeyip ölümü yeğleyen davranışıyla iffetin ve erdemin sembolü olan İparhan Uygur Türkleri için efsanevi bir kahraman olur.

BİN BUDA MAĞARALARI VE TARİHİ SU KANALLARI

Üzüm diyarı Turfan kentine 50 kilometre uzaklıktaki dağlarda bulunan 'Bin Buda Mağaraları’ da Uygur bölgesinin önemli tarihi mekânlarından. Bu mağaralardan Avrupalı arkeologlar birçok eseri duvar ve tavanlardan söküp götürdüğü için kalanlar şimdi çok iyi korunuyor. Tarihi odaların her birinin tavanında eşsiz sanat eseri olan biner adet Buda resmi var. Mağaralarda Budizm'in dini hikâyelerini ve Buda'yı konu alan yaklaşık 1200 metrekare genişliğinde parlak renklerini bugün bile koruyan duvar resimleri bulunuyor. Uygur Türklerinin 2500 Yıl önce su bulunmayan bölgede ziraat yapmak, sebze-meyve yetiştirmek ve yaşamın diğer alanlarında kullanmak üzere insan gücü ve o dönemin ilkel yöntemleriyle yer altından su çıkarttıkları tarihi 'Kariz kanallarını' da görülmesi gereken yerlerden. Tanrı Dağları ile Turfan kenti arasındaki bölge çöl olduğundan yer çekimi günüden yararlanarak yer altındaki suyu, Tanrı Dağlarının zirvesinden başlayıp Turfan bölgesine kadar 60 kilometre boyunca Taklamakan Çölü'nün 110 metre altından geçirdikleri toplamı 5100 km. uzunluğundaki dev su şebekesi 'Karız kanalları' bir uygarlık harikası.

TÜRK DEVLETLERİ VE HANLIKLARININ MERKEZİ

Doğu Türkistan tarihte yıllar boyu iç ve Orta Asya’da kurulmuş olan Türk devletlerinin ve hanlıklarının merkezi olmuştur. Milattan önce İskitlere, Milattan sonra Hunlara, Göktürk İmparatorluğuna, Uygur devletine, Karluk ve Karahanlılar İmparatorluğu ile Saidiye Hanlığına ev sahipliği yapmıştır. 1863′te bağımsızlığına kavuşan Doğu Türkistan’da Yakup Han başkanlığında kurulan “Doğu Türkistan İslâm Devleti” Osmanlılar, İngiltere ve Rusya tarafından resmen tanınmıştır. Ancak 1876 da Çin tarafından işgal edilmiş ve 1884′te Sincan ‘Yeni Toprak’ adıyla Çin İmparatorluğuna bağlanmıştır. 1933 yılında da Kaşgar’da ‘Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti’ kurulmuş fakat bu Cumhuriyetin ömrü 4 yıl sürmüştür. Daha sonra 1944′de ‘Üç Vilayet İnkılâbı’ olarak tarihe geçen ayaklanmalar sonunda ‘ Ali Han Töre’ başkanlığında yine ‘Doğu Türkistan Cumhuriyeti’ kurulmuş fakat Çin 1949′da Stalin’in de desteği ile Doğu Türkistan’a girerek işgal etmiştir.

...

Önemli not: Yazıdaki tarihi bilgiler, rehberlerin anlattıkları ve çeşitli tarihi kaynaklardan alıntı yapılarak yazılmıştır.

X