Cim-Bom-Bom

Güncelleme Tarihi:

Cim-Bom-Bom
Oluşturulma Tarihi: Ekim 01, 1998 00:00

Yavuz GÖKMEN
Haberin Devamı

Bu maçı uzatmalarının oynandığı dakikalarda bile skorun 2-1 lehimize olacağını biliyordum. Bu skoru devre arasında Nezih Alkış'a, maçın bitimine 4 dakika kala bana ‘‘Galibiyeti adamlar kaçırdılar’’ diyen Turgay Şeren'e söylemiştim. Ve şöyle eklemiştim:

‘‘Daha maç bitmedi. Ve biz bu maçı 2-1 kazanacağız.’’

Bu yüzden bir an sonra Hagi'nin enfes pasında Arif Erdem'in topu dışarı yollayışı beni fazla üzmedi. Biliyordum ki, bize binlerce yıl gibi gelecek bir an daha geçecektir ve biz o bir anda galibiyete ulaşacağız.

Nitekim öyle oldu. Orta sahada büyük bir kapışma başladı. O saniyeye kadar sahada korkunç bir istatistikle felaketi oynayan Tugay Kerimoğlu tek başına inanılmaz bir mücadeleye girdi. Topu maçın başından beri Athletic Bilbao'yu adeta evladı gibi kayıran hakemin gözleri önünde üç Athletic Bilbao'lu oyuncudan çaldı. Kahramanca yürüdü ve sahipsiz bir top bıraktı. Oraya giren Gheorge Hagi yine akla hafsalaya sığmaz bir şut patlattı. Bu topu hiçbir kaleci kurtaramazdı.

Şimdi maçın analizine geçebilirim. İlk yarıda G.Saray olarak hiç de iyi bir istatistik çizmedik. Tavşan gibi kendi sahamıza tıkılmıştık. Bu yarıda altı top kazancı, iki top kaybıyla Popescu, yedi olumlu pas, bir olumsuz pasla Hasan Şaş, iki olumlu pas, üç top kaybıyla Okan Buruk sivrildiler. Vedat İnceefe ve Gica Popescu yediğimiz golü ortaklaşa birbirlerine ikram ederken, Athletic Bilbao'ya sundular.

Ancak ikinci yarı G.Saray kabuğundan çıktı ve sahada Hakan Ünsal da görünmeye başladı. Bu arada futbol da gerçek anlamda futbola benzemeye başlamıştı. Hakan Şükür ilk yarıda benim önümdeki kağıtta hiçbir işarete yer vermezken, ikinci yarının başında resmen gol kurtardı ve Athletic Bilbao'nun defansını dağıtmaya başladı. Üç kişi ile marke edilen Hakan Şükür elinden geleni ardına koymadı. Kaleci Claudio Taffarel maçın neticesini değiştirecek üç süper kurtarış, üç yan top kurtarışı ve üç olumlu pasla oyuna katkıda bulundu. Golde hatası yoktu.

Son olarak şunu söylemek isterim. Eğer yüreğinizde aşk varsa, kazanmanız kaçınılmazdır. Bu aşk, hiçbir başarıyla doymaz ve sonsuzluğa doğru uzar gider.

Biz sonsuzluğa ‘‘Cim-Bom-Bom’’ yazmaya ahdetmiş insanlarız.






Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!