Cildimiz gerçekten neye ihtiyaç duyuyor

Orta yaştan itibaren cildimiz eski görümüne tamamiyle veda etmiş durumda.

Bu yüzden yenilikçi ve etkili bakımlara ihtiyaç duyuyor. İşte, 40 yaş ve üzeri ciltlere ait sorular ve cevapları:

n Yaşlanmayla birlikte cilt neden değişir?

- Her insanın sahip olduğu 23 milyar cilt hücresi her gün yaklaşık 300 yeni hücre üretiyor. Ama yaşlandıkça giderek daha az hücre üretiliyor. Ayrıca metabolizma da yavaşlıyor. Özellikle hücrelerin enerji merkezleri mitokondriler kapanıyor. Dolayısıyla 40 yaşından itibaren cilt her gün yüzde bir oranında inceliyor. Elastikiyetten sorumlu proteinler kolajen ve elastin ise yılda yüzde iki oranında azalıyor. Sonuçta bağ dokusu gevşiyor, kırışıklıklar baş göstermeye başlıyor.

n Bakımı sürekli olarak yeniden düzenlemek gerekir mi?

- Her şekilde 40 yaş cildi genç ciltlere oranla daha yoğun bir bakıma ihtiyaç duyuyor. Bunun en önemli nedeni de hücrelerin yenilenme becerilerinin ancak bakımla alınan maddelerle artması aksi halde eksilmesi. Ayrıca bu dönemde yağ ve nem dengesi de bozuluyor. Cilt kuruyor ve hassaslaşıyor. Genişleyen kılcal damarlar artış gösterebiliyor. Anti-aging kremleri işte bu dengeyi koruyor. Cilde sadece nem değil aynı zamanda yağ da veriyorlar.

n Yıkandıktan sonra gerilen cilde ne yardımcı olur?

- Burada önemli olan agresif bir temizleyici kullanmamak. Bu tür ürünler ciltteki yağı tamamen yok ediyor. Uzmanlar yumuşak bir şekilde uygulanabilen ve bir pamuk ya da suyla rahatlıkla temizlenebilen krem, süt ya da yağ formundaki ürünleri tavsiye ediyor. İçerdikleri jojoba, shea yağı, gliserin, badem ve zeytinyağı cildin yağ gereksinimini karşılıyor.

n Gözeneklerin giderek büyüdüğü doğru mu?

- Yağlı, sorunlu ya da karma cilde sahip olanların ciltleri çoğunlukla büyük gözeneklidir. Bu cilt tiplerine sahip olanlar yeterli bakımı yapmadıklarında gözenekler artan yaşla birlikte büyür. Ayrıca UV ışınlarından zarar görmüş ciltler de büyük gözeneklere sahiptir.

n 40 yaşındaki kadınlar neden hala sivilce sorunu yaşar?

- Bu dönemden itibaren başlayan hormon değişimi bunun en büyük sorumlusudur. Ayrıca kan damarlarda daha yavaş dolaşmaya başlar, bu yüzden zararlı maddelerin atılımı yavaşlar. Bir diğer neden de; kadınların cilt tiplerine uygun ürünler kullanmıyor olmalarıdır. Dolayısıyla 40 yaşından itibaren bir dermatolog tavsiyesi önemlidir.

n Mimik izlerini yok etmek mümkün mü?

- Gülme izleri sempatik olarak algılanırken ağız kenarındaki derin izler kadınlar tarafından çoğunlukla bir olumsuzluk olarak algılanır. Ancak bu hemen botoks yaptırmayı gerektirmez. Yaklaşık üç yıldır kırışıklıklara botoks kadar etki eden kremler geliştirilmiştir. Bu ürünler sinir uçlarında etkili olan ve liflerde mikro gerginlik yaratan proteinler (peptid) içeriyor. Ancak yine de doğru bir bakımla kırışıklıklar engellenebiliyor.

n Yeterince uyku neden cilt için önemli?

Uzmanlara göre gece rahatlığı en az bir güzellik masajı kadar etkili. Çünkü bu sırada cilt hücreleri gündüz savaşamadıkları olumsuz dış etkenlerle savaşırlar, ilk kırışıklıkları önlerler. Tüm bunlar için çok fazla bileşen gerektiğinden ancak gece kremleri içeriklerindeki yoğun maddelerle cilde ihtiyacı olanı yüksek konsantrasyonda verebilirler. Yaşlılıkla birlikte cilt gün içinde bile kısa uykulara gereksinim duyar. Önemli bir diğer nokta da gece yarısından önce yatmak. Ancak derin uykuda cilt olumlu etkilenir.

Cildinizi yeniden inşa edin

Teknolojinin de yardımıyla uzun araştırmalar sonucunda, cilt yaşlanmasını önlemek ve korumak amaçlı birçok yöntem geliştiriliyor. Bunlardan biri de dünyada oldukça ilgi gören gençleştirici etki "elektroporation"...

Hız ve bilgi çağı kadınları, doğal görünümleri bozulmadan, yağ enjeksiyonuna, dolgu maddelerine kısacası estetik müdahaleye yöneltiyor. Ameliyatsız sağlıklı ve genç bir görünüme kavuşmak için elektroporation yöntemine başvuranların sayıları da çoğunlukta. Uygulamayla ilgili olarak kozmetisyen Nesrin Sürer’den bilgi aldık.

n Ciltteki erken yaşlanma ve kırışmanın sebepleri neler?

- Cildin erken yaşlanma etkilerini artıran faktörler var. Zararlı göneş ışınlarının yanı sıra hava kirliliği stres ve hormonlu gıdalar cildin bozulmasına ve yaşlanmasına yol açıyor. n Elektroporation yöntemi cilde nasıl etki ediyor?

- Bu yöntem iç ve dış etkenlerin yol açtığı yaşlanmayı yavaşlatarak cilt altında yaşla birlikte eksilen kolajen, elastin ve vitaminleri tamamlıyor. Hücre taşlarını onarıp doldurarak yeniden inşaa ediyor. Böylece cildin erken kırışmasını ve yaşlanmasını önlüyor. Derin kırışıklarda dolarak açılıyor. Cilt genç bir görünüme kavuşuyor.

n Nasıl uygulanıyor?

- Hücrelere ve dokulara düşük voltajlı dalgalar uygulanarak aktif maddelerin elektroporation yoluyla cilde nüfus etmesi sağlanıyor. Böylelikle ciltte yaşla birlikte eksilmiş kolajen, elastin protein ve vitamin üretimi artırılarak kendini onarıyor hatta yeniden inşaa ediyor. Deri altının dolmasıyla birlikte gevşeyen kaslar güçleniyor ve sıkılığı artıyor. Üst deride alın, dudak üstü ve göz çevresinde oluşan kırışıklıkların derinliği azalıyor. Gerginleştirici etki yaratıyor.

Oruç tutarken ağız kokusuna dikkat

Ağız kokusu ramazanda oruç tutarken ya da normal zamanda kişinin kendisini ve çevresindekileri rahatsız eden bir durum. Bazı nedenlerden dolayı ağız kokusu oruç tutarken daha fazla olabiliyor. Uz. Dr. Murat Görgülü, ramazanda ağız kokusunu önlemenin yolları hakkında bilgi verdi.

Ramazan ayında oruç tutmakla birlikte uzun süre açlığa bağlı yağların yakılması ile oluşan keton cisimcikleri, ağız ve diş bakımındaki aksaklıklar, iftarda ve sahurda yenilen ağır, yağlı, baharatlı yiyecekler ve mide rahatsızlıklarına bağlı olan ağız kokuları sık görülüyor. Başlıca önlem de asıl nedenin tespit edilip ona göre tedavi uygulanmasıdır.

Düzenli olarak diş ve ağız bakımına özen gösterin:

İnsan organizması uzun süren açlıkta yağ dokusunu enerji olarak kullanmak üzere yakıyor. Yağ dokusunun yanması ile birlikte hem toksik etkisi olan hem de bir an önce atılması gereken keton cisimcikleri oluşuyor. Bu keton cisimciklerinin vücuttan bir atılma yolu da nefes yolu. Dolayısıyla nefeste sürekli bir aseton kokusu oluşuyor. İftar ve sahur yemekleri saatinde ve düzenli yenilerek, sahurda bol sıvılı ve hafif öğünler alınarak, özellikle basit şekerli ve rafine olanlar yerine, kepekli kabuklu ve kan şekeri üzerine yavaş etkili karbonhidrat tüketilerek bu nedene bağlı ağız kokuları azaltılabiliyor. Öğünlerden sonra ağız ve diş bakımının da düzenli yapılması bu tip ağız kokusunun önlenmesine yardımcıdır.

Dilinizi de fırçalayın: Ağız içi temizliği, dişlerin düzenli fırçalanması, diş eti bakımı da ağız kokusu için önemli. Ayrıca dil kökünün kontrol edilmesi ve temizlenmesi de göz ardı edilmemeli.

Beslenme düzeni ve stili de çok önemli:

İftar ve sahur öğünlerinde az baharatlı, az yağlı, ekşiliği olmayan besinler seçmek, besinleri iyice çiğnemek hem besinlere hem de mide rahatsızlıklarına bağlı kokuların azalmasını sağlayabilir.

Mide rahatsızlıkları da ağız kokusu nedeni:

Bilinen bir mide ve sindirim sorunu varsa oruç tutmadan önce kesinlikle bir doktora danışmak ve tedavi olmak önemli. Gastrit, reflü gibi rahatsızlıkların tedavisi ile birçok kez ağız kokusu sanılan mide asidi ve mide içeriğinden gelen kokunun önlenmesi, olası.
X

Cildinizi kışa hazırlayın

Kış geldi çattı, hem de bir gün içinde. Peki, cildi yeni mevsime bu kadar çabuk adapte etmenin en etkili yöntemi ne? Tabii ki, yeterince ve doğru temizlik... Böylelikle onu soğuk havanın zorlu şartlarına hazırlamış olursunuz.

Temiz bir cilt, sağlıklı, pürüzsüz ve genç görünümün de anahtarı. Düzenli ve doğru temizlik ise cildin olmazsa olmazı... Uzmanlar, cilt tipine uygun ürünlerle yapılan günlük temizleme işlemini alışkanlık haline getirmek gerektiğinin altını çiziyor, sabahları ise sadece suyun yeterli olduğunu belirtiyorlar.
Çünkü en hassas ürünler bile cildi temizlerken aynı zamanda koruyucu yağları da beraberinde götürüyor ve cilt birkaç saat içinde kendi koruyucu kalkanını yeniden oluşturmak zorunda kalıyor. O yüzden, derin temizliği akşam saatlerine bırakmak daha uygun.

- PEELING: Peeling, haftada iki kez yapılması gereken temizlik uygulamalarından biri. Üstelik son dönemde yaygınlaşan elektrikli temizlik fırçalarıyla daha etkili bir cilt temizliği yapmak mümkün. Böylelikle uygulama sonrası kullanacağınız bakım kremleri, yüzeydeki ölü deri hücrelerinden arındırdığınız cilde daha iyi etki edecektir. Karma bir cildiniz varsa, haftada iki-üç kez peeling yapmanız mümkün. Uygulama sırasında alın, burun ve çene bölgelerini parmak uçlarınızla hafifçe baskı yaparak temizlemeye, yanaklara ise daha hassas davranmaya dikkat edin. Göz çevresi ise bu uygulamadan kesinlikle muaf olmalı...
- ETKİLİ İPUÇLARI: Temizleme işlemi önesinde cildinizin nemli olmasına özen gösterin. Böylelikle ürünlerin içeriklerinin daha derinlere kadar nüfuz etmesini sağlayabilirsiniz. Ürünlerinizi buzdolabında saklamanız ise, yüzeydeki kılcal damarların görünürlüğünün azalmasına ve gözeneklerin küçülmesine yardımcı olacaktır.
- KULLANIM SIRASI: Kozmetik ürün kullanımında doğru sıralama, temizlik, serum ve sonrasında günlük bakım kremleridir...
- KREMİNİZİ DOĞRU SÜRÜN: Doğru uygulama tekniğiyle cilt bakımınız da çok daha etkili olacaktır. Bunun için:

Yazının Devamını Oku

Hayatınızı dengelemeyi öğrenin

Clair Beardson, iyi beslenmenin bireyin sağlığı ve refahı üzerindeki olumlu etkilerini önemseyen bir uzman.

Geleneksel Çin tıbbının olumlu etkilerini uygulama yaptığı kişilerde gözlemleyen ve bu uygulamalar sonunda bireylerin kendi vücut tiplerini anladıklarını, sağlıklı bir yaşam için daha fazla sorumluluk aldığını fark eden Beardson, 2–15 Ekim arasında Mandarin Oriental Bodrum’da olacak. Bu ziyaret öncesi Çin tıbbıyla ilgili merak ettiklerimizi sorduk kendisine...

* Geleneksel Çin tıbbı konusunda uzun yıllara dayanan deneyime sahipsiniz. Uyguladığınız terapiden kimler yararlanabilir?
- Geleneksel Çin tıbbı uygulamaları kişilerin fiziksel, zihinsel ve duygusal tüm özelliklerini, denge ve dengesizliklerini ele alarak oluşturuluyor. Çünkü tüm bu dengelerin sağlığımızla yakından ilgisi var. Katılımcılarla geçirdiğimiz kapsamlı bir danışmanlık seansının ardından, nabız gibi bazı ölçümler yardımıyla bir tanı konuluyor. Tanı sonrası kişiye özel akupunktur veya bitkisel tedavi uygulanıyor. Geleneksel Çin tıbbı, egzama, omuz ağrısı, sırt ağrısı, uykusuzluk, migren, ödem, siyatik, yorgunluk, kabızlık ve sinüzit gibi pek çok rahatsızlığı tedavide etkin rol oynuyor. Bu uygulamanın ardından, kişinin yaşam stili ve mevcut yaşam stiline alternatif olabilecek daha sağlıklı yaşam stilleri üzerine konuşmalar yapılıyor. Yeni beslenme ve egzersiz programları hazırlanıyor. Gıdaların faydaları veya zararları her vücut tipine göre değişkenlik gösterdiği için geleneksel Çin tıbbı standartlarına bağlı kalarak kişiye özel gıda listesi hazırlanıyor. Bu programlarda, yüz akupunkturu ile kadın danışanların daha iyi bir cilt, enerjisi daha yüksek bir vücut ve ruh hali kazanmalarına yardımcı olunuyor. Erkekler ise zihinsel ve fiziksel rahatlamanın yanı sıra yanlış egzersizlerin vücutlarında oluşturduğu yaralanmaları tedavi etme konusunda yardım alıyor.
* Uyguladığınız terapinin özelliklerinden bahseder misiniz?
- Her terapi, Doğu’ya özgü meridyen masajının güçlü etkisi ile özel karışımlı bitki yağlarının iyileştirici özelliklerini bir arada sunan rahatlatıcı vücut masajı ritüelinden oluşuyor. Her bakım seansı kişinin kendine özgü ve güncel sağlık durumunun belirlenmesi için özel terapist danışmanlığı ile başlıyor. Bakım seansı ve yağlar, vücut, akıl ve ruha uyum kazandıracak şekilde kişiye özel olarak belirleniyor. Misafirlere ayrıca programın avantajlarından evde yararlanmayı sürdürmeleri için beslenme ve egzersiz danışmanlığı sunuluyor.
* Bodrum’daki 3 günlük ve 6 günlük programların içeriğinden bahseder misiniz?
- Mandarin Oriental Bodrum’da 2–15 Ekim tarihlerinde gerçekleştireceğimiz bu programlar, bireylerin daha iyi görünmeleri, daha sağlıklı olmaları ve kendilerini daha iyi hissetmelerine imkân sağlayacak türde... Bu programlar kişilere cilt bakımları, vücut masajları, akupunktur tedavileri ve spa deneyimleri yaşatıyor. Günlük grup çalışmaları ve birebir görüşmelerde ise geleneksel Çin tıbbı öğretilerinin ışığında misafirlerin sağlıklarıyla ilgili daha iyi kararlar almalarına yardımcı oluyoruz.

Doğru sıralamayla mükemmel bakım

Yazının Devamını Oku

Mimik çizgileri kabus olmasın

Yüzümüzdeki kaslar duygularımızı tam olarak aktarabilmek için kasılıyor, geriliyor ve kıvrılıyor.

Zaman geçtikçe de tekrar eden bu mimik hareketleri cildimizde derin çizgiler olarak kendini gösteriyor. Dinamik dolgu yöntemiyle bu mimik çizgileri kabus olmaktan çıkıyor. Uygulamanın detaylarını Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Fatih Dağdelen’e sorduk.

* Öncelikle kırışıklık ve mimik çizgisi arasındaki fark nedir?
- Yıllar geçtikçe cilt kuruyor, inceliyor ve esnekliğinin azalması nedeniyle hassaslaşıyor. Yüzün daha hareketli alanları, işte bu doğal yaşlanma sürecinden daha hızlı etkileniyor. Cilt zamanla sarkmaya ve “ifade” kırışıklıkları görülmeye başlıyor. Bu kırışıklıkları gidermek de her geçen gün zorlaşıyor. Çünkü cildin gerginliğini ve çekiciliğini kaybetmesiyle birlikte bu özellikler iyice belirginleşiyor. Yaşlanmayla birlikte donuk ve yorgun görünümlü bir cilt ortaya çıkıyor. İfade, üzgün ve yorgun bir hâl alıyor. Herhangi bir yüz hareketi yapılmadan yıllar içinde oluşan kırışıklıklar “statik kırışıklık”, mimik hareketlerine bağlı kırışıklıklar ise “dinamik kırışıklık” olarak adlandırılıyor.
* Dinamik dolgunun diğer dolgu uygulamalarından farkı nedir?
- Geleneksel dolgular cilt hareket halinde değilken görülen statik kırışıklıklar düşünülerek uygulanıyor. Dinamik dolgu ise cildi hareket halindeyken de destekleyen ve aynı zamanda yüzünüzün canlılığını ve yumuşaklığını korumaya yardımcı olmak üzere tasarlanmış bir uygulama. Özellikle mimiklerle oluşan problemleri gidermek veya azaltmak için sadece bu bölgeye özgü olarak geliştirilmiş. Cildin ağız çevresi, yanaklar, nazolabiyal kıvrımlar, alın, boyun çizgileri, dudak, kazayağı gibi en hareketli bölgeler için çok uygun.

Zamanın etkilerini durdurmak mümkün mü?

* Dinamik dolgu nasıl etki gösteriyor?- Dinamik dolgu ile artık belirginleşen mimik çizgileri doğal görünüm sağlanarak ortadan kaldırılıyor. Hem kolay hem de güvenilir olan bu yöntem, özellikle alın çizgileri, kaş çatma çizgisi, göz kenarlarındaki gülümsemeyle oluşan çizgiler, dudak ve dudak üzeri çizgiler ile boyundaki çizgilerin açılmasını sağlıyor. Uygulama ayrıca ciltte derin kırışıklıkların oluşmasını engelleyerek zamanın etkisini de durduruyor. Cilt daha taze, dinlenmiş, aydınlık ve ışıltılı bir görünüme kavuşuyor.

Yorgun bedenlere Bali terapisi

Yazının Devamını Oku

Kök hücrenle gençleş

Organlarımızın faaliyetlerinin devam etmesini sağlayan ve kişinin anahtar hücresi anlamına gelen kök hücre, artık kozmetik sektörüne de hizmet ediyor.

Özellikle estetik ve kozmetik cerrahide adını sıkça duyduğumuz kök hücre ve hücresel tedavilerle ilgili merak ettiklerimizi Prof. Dr. Erdal Karaöz’den öğrendik.

* Hücresel tedavi, estetik ve kozmetik alanında hangi amaçlarla kullanılıyor?
- Fibroblastlar, yaraların iyileşmesinde, deride hücresel yapının sağlanması ve desteklenmesinde etkin bir rol oynuyor. Bu yüzden özellikle cilt gençleştirmede ve cilt hasarlarının giderilmesinde sıklıkla kullanılmaya başlandı.
HÜCRESEL TEDAVİ NASIL UYGULANIYOR

Ciltte yaşla birlikte oluşan kırışıklıklar, lekelenmeler, cilt renginde matlaşma gibi problemlerin tedavisinde, kişinin kendisinden elde edilen fibroblast enjeksiyonları yapılıyor.
Bu fibroblast hücreleri, nakledildikleri bölgede kolajen ve elastin üretimine başlayarak, ciltteki bozulmuş protein yapısının düzenlenmesini sağlıyor.

Yazının Devamını Oku

Erkek bakımında yeni trendler

Olumsuz dış etkenler, erkeklerin de ciltlerinin kurumasına yol açabiliyor. Neyse ki düzenli krem sürmek, cildin nemini geri kazanmasına yardımcı oluyor, kuruluktan kaynaklanan kaşıntıyı engelliyor.

Pek çok erkek kuru ve kaşınan cilt sorunundan muzdarip. Bu şikayetlerin nedenleri çeşitli olabilir. Duş ürünleri cildi kurutan ana etkenlerden... Yaz aylarında ise erkek cildi sıcaklar ve güneş ışınlarıyla başa çıkmak durumunda.
Dolayısıyla erkeklere öncelikle tavsiyem, her gün düzenli olarak bir vücut kremi kullanmaları. Duş sonrası da mutlaka ciltlerini nemlendirmeleri gerekiyor. Çünkü cilt o an arınmış durumda ve ürünlerin etken maddelerini emme kapasitesi çok daha yüksek...
Pek çok bakım ürünü yeni teknolojileri sayesinde artık cilt tarafından çok çabuk emiliyor ve neredeyse iki dakika içinde yüzeyde hiç iz ya da kalıntı bırakmıyor.
HER CİLT TİPİNE FARKLI BAKIM

Kuru ya da hassas cilt tipine sahip erkeklerin, yoğun yağ içeren ve cildin kendi koruyucu mantosunu yeniden yapılandıran nemlendirici losyon kullanmaları günümüzde artık önemli bir gereksinim.
Ama siz yağlı bir cilt tipiniz olduğunu düşünüyorsanız, yağsız vücut ürünlerine yönelebilirsiniz. Krem sürmeyi sevmiyorsanız, o zaman püskürtmeli losyonları da tercih edebilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Göz kalemi kullanmayı biliyor musunuz?

Göz makyajı biz kadınlar için vazgeçilmez. Peki, doğru kullanılmayan göz ürünlerinin vereceği zararlardan haberdar mısınız? Op. Dr. Özer Kavalcıoğlu’ndan konuyla ilgili önemli tavsiyeler aldık. Üstelik bu tavsiyeler uzun süredir bu konuda yapılan kapsamlı bilimsel bir çalışmanın sonuçlarını da yansıtıyor.

Op. Dr. Özer Kavalcıoğlu, bilimadamlarının farklı stillerde makyajlar sonrası, kadınların gözyaşı tabakasındaki göz kalemi parçacıklarının hareketini ve ortaya çıkan sonuçları gözlemlemek, karşılaştırmak için video kaydı dahil birçok tıbbi test yaptıklarını anlatıyor:
“Göz kaleminin içinde balmumu, yağlar, silikonlar, göz kalemini göz kapağına yapıştırmaya ve gözde kalacağı zaman periyodunu uzatmaya yardımcı doğal yapıştırıcılar bulunuyor. Ayrıca göz kaleminin gözün kırpmasına, terlemesine ve doğal yağlarının salgılanmasına uygun olarak üretilmesi de gerekli. Gözyaşı tabakasına giren makyaj malzemeleri, göz kuruluğuna veya parçacıkların yarattığı rahatsızlıktan dolayı gözün hassaslaşmasına neden olur. Göz kaleminin bir günden fazla kullanılması durumunda göz kalemindeki yağ ve mumlar, kontakt lenslere de yapışıyor. Bu da göze zarar verebiliyor.”

YATMADAN ÖNCE MAKYAJINIZI SİLİN
Gözde tahriş ve kızarıklık, göz enfeksiyonları ve bulanık görme, yanlış göz kalemi kullanımı sonucu ortaya çıkabilecek problemlerden bazıları. Diğer çarpıcı sonuç ise göz kalemi sürdükten sonra takılan kontakt lensin gözyaşı tabakasındaki partiküllerden dolayı görüntüyü bulutlandırması...
Op. Dr. Kavalcıoğlu, bir günden uzun süre gözde kalan ve günlük olarak silinmeyen göz makyajının, gözde adeta bir bakteri tabakası oluşturduğunu belirtiyor ve uyarıyor:
* Her makyaj uygulamasından önce göz kaleminin ucunu iyice keskinleştirin.

Yazının Devamını Oku

Doğal güzellik hikâyeleri

Biz kadınların hayali her daim güzel görünmek. Ama bunun sadece makyajla olmadığı gerçeğine de vakıfız tabii ki. Güzellik uzmanlarının, diyetisyenlerin, dermatologların yıllardır anlattığı ve artık ‘kural’ haline gelmiş önerilerine bir kez daha göz atmakta fayda var.

Su için, ama doğru bir şekilde!

Her sabah uyanınca en az yarım litre su için. Bu alışkanlık, metabolizmayı harekete geçiriyor ve cilde tazelik, sağlık katıyor. Ayrıca Ayurveda öğretisine göre kaynamış, beklemiş su iyon açısından zenginleşiyor, bu da toksinlerden arınmayı hızlandırıyor.

Kuru şampuan

Saçlara ekspres tazelik kazandırmanın en kolay yolu kuru şampuanlardan geçiyor. Saçlarınızın diplerine belli bir mesafeden sıkın. Özellikle sık yağlanan saçlarda etkili. Bu sayede saçlarınızı her gün yıkamak zorunda kalmıyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

Leke ve kırışıklıkları buharlaştırın

Pek çok kadın güzelleşmek için yeni uygulamalardan medet umuyor. Ancak cerrahi operasyonlardan çekinenlerin sayısı da oldukça fazla. İşte bu gruba girenlerin imdadına son dönemde Plexr yetişiyor. Söz konusu teknikle, skarlardan yaşlılık lekelerine, kalıcı dövmelerden vücut çatlaklarına kadar pek çok olumsuzluktan kurtulmak mümkün.

Birçok estetik cerrahi işleme alternatif bir uygulama olan Plexr ile ilgili detaylı bilgiyi Dr. Ahmet Karaçam’dan aldık:

“Plexr’in, etkileşim sonucu oluşturduğu iyon bulutu, cilt yüzeyini etkiliyor. Yöntem çok hızlı olarak ince bir kabuklanma ve sonrasında yenilenme sağlıyor.”
* Uygulama nasıl yapılıyor?
- Öncelikle bölge antiseptik sıvı ile temizleniyor. Lokal anestezik krem sürülüyor. 20 dk. sonra işlem uygulanıyor. İşlem, tedavi edilecek bölgenin boyutuna göre, lokal anestezi sonrası 5 ile 30 dakika sürüyor.
* Acı hissedili-
yor mu?

Yazının Devamını Oku

Cilt çatlaklarında altın iğne dönemi

Kadınlarda cilt çatlakları en fazla gebelik sonrasında görülüyor. Ancak çok sık kilo alıp vermek, ergenlik döneminde kas kitlesindeki ani artış, boy uzaması ve kortizon alımına bağlı olarak da cilt çatlakları oluşabiliyor. Altın iğneli fraksiyonel radyofrekans sistemiyle artık cilt çatlaklarından kurtulmak mümkün.

Yeni bir teknoloji olan mikro iğneli fraksiyonel radyofrekans sisteminin detaylarını Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Gonca Gökdemir’e sorduk: “Radyofrekans enerjisi, altın iğneler yardımıyla derinin alt tabakalarına iletiliyor. İletilen bu enerji dokuları ısıtıyor. İşte bu enerji deri altındaki dokularda yeni kolajen yapımını ve hasarlı kolajenin onarılmasını sağlıyor. Böylece ciltte yenilenme, hasarlı dokuların onarımı, parlak ve gergin bir cilt oluşumu gözleniyor.”

Güneş savaşları başladı

Günlük yaşantınızda bir kafede kahvenizi yudumluyorken, bir ağacın gölgesi altında baharın keyfini çıkarıyorken ya da sadece evde dinleniyorken dahi UV ışınlarının etkisi altında olduğunuzu biliyor
muydunuz?

Lancôme Labarotuvarları “XL” UVA ışınları olarak nitelendirilen uzun UVA ışınlarının cildin derin katmanlarını etkilediğini bilimsel olarak ortaya koydu. UVB ve kısa UVA ışınlarının yanı sıra uzun UVA (XL UVA) ışınları da serbest radikal oluşumuna, DNA bozukluğuna, cildin yapısını destekleyen fibroblastlarda hasara sebep olabiliyor. Son derece tehlikeli olan bu ışınlar ciltte hiperpigmentasyona da neden oluyor ve cildin erken yaşlanmasında önemli rol oynuyor.
UV ışınlarının yaklaşık yüzde 75’ini oluşturan XL UVA ışınları cildi 3 seviyede etkiliyor.
* Yapısal etki: Cildin savunması güçsüzleşiyor ve cilt nemini kaybediyor.

Yazının Devamını Oku

Yağ yakarker eğlenin

Kilo verirken aynı zamanda eğlenmeyi kim istemez? Ya da beslenme programınıza uyup uymadığınızın 7/24 takip edilmesini! Spor hocası Çağdaş Cemre Kılıç, oluşturduğu kişiye özel egzersiz programının yanı sıra kilo sabitleme ve takip, eğitmen eşliğinde outdoor/indoor antrenman, periyodik olarak yağ ve kas ölçümleri, 7/24 telefon koçluğuyla kişilerin hedeflerine kısa sürede ulaşabileceklerini anlatıyor.

Yağ yakarken eğlenin

* Özel spor hocasıyla çalışmak kişiye neler kazandırıyor?
- Özel eğitmenle çalışmanın en önemli faydası, kişinin anatomik yapısı göz önünde bulundurularak tasarlanmış antrenmanlar yapmasını sağlayarak sakatlıkların önüne geçmek. Spor zaten kişilerin hayatına kolay adapte edebildikleri bir şey değil. Dolayısıyla kişinin yaşam tarzına ve alışkanlıklarına göre şekillendirilen çalışmalar daha uzun soluklu oluyor, ayrıca geri dönüşü daha hızlı alınabiliyor. Bu süreçte motivasyon en önemli konu. Doğru antrenman programını devam ettirebilmek ve kilo kaybı sürecinde yaşanan zorlukları aşmak için en önemli silah, motivasyon.
* Zor biçimlenen bölgeler için nasıl bir yaklaşım öneriyorsunuz?
- Zor biçimlenen bölgeler, kadınların en büyük derdi. Özellikle Türk kadınının kalça, basen ve karın bölgeleri en büyük sorunları... Bizim izlediğimiz yol iki aşamalı. Birinci aşama, yağ yakıcı antrenmanlar ve beslenme desteği ile vücut yağ miktarını aşağıya çekmek. İkinci aşama ise sıkıntı yaşanan bölgelere özel antrenman programlanması.
* Hızlı kilo vermek ve fit olmak için ne yapmalıyız?
- Fit olmak için sporu hayatın bir parçası haline getirmek kaçınılmaz. Tabii ki hayat boyu spor salonlarına gitmeyeceksiniz. Zaten bizim amacımız da size her zaman uygulayabileceğiniz, vücudunuza uygun egzersizleri öğretmek ve sporun yaşamınızın ayrılmaz bir parçası haline gelmesini sağlamak. Ayrıca sporun eğlenceli halini göstermek. Kilo vermek hepimizin en zorlandığı konu. Hızlı kilo vermenin yolu da sıkı diyetlerden geçiyor. Hayat brokoli yiyerek geçmez ama bir süre yemeniz gerekebilir. Eğer sağlıklı beslenme hayatınızın bir parçasıysa, işte o zaman ara sıra baklava ve kebaplar da hayatınızda olacaktır.

Derin temizlik şart

Yazının Devamını Oku

Kış rehavetinden kurtulun

Yapılan araştırmalar, yemeği abartıp hareketsiz kalmanın vücudun kendini yorgun hissetmesine yol açtığını ortaya koyuyor.

Peki, bu soğuk kış günlerinde kendinizi enerjik hissetmek için ne yapmanız gerektiğiniz biliyor musunuz? Hem de birkaç dakika içinde...

* YATAKTAN KALKARKEN ZORLANIYOR MUSUNUZ: Saatin alarmını uyanacağınız saatten birkaç dakika erkene kurabilirsiniz. Yatakta 5 dakika fazla kalmanın keyfine varın. Kalkmadan önce bacaklarınızı karnınıza doğru çekin, dizinizi ellerinizle göğüs kafesine doğru iyice yaklaştırın. Simdi bu şekilde hafifçe sağdan sola ve soldan sağa doğru birkaç kez dönün. Bu egzersiz sırtınızı da rahatlatacaktır.
* UYANMAK İÇİN: Hâlâ tam anlamıyla uyanamadınız mı? O zaman bu eski Hint tarifini mutlaka denemelisiniz; vücudunuzun sıvı kaybını önlememek için çeyrek litre sıcak suyu küçük yudumlarla için. Alışkanlık haline getirdiğiniz bu hareket, aynı zamanda gün içinde vücutta bir fincan kahve içmiş etkisi yaratacaktır.

* TEMİZ HAVA GİBİSİ YOK: Özellikle soğuklarda temiz hava ve aydınlığın enerji sağlayan etkisi inanılmaz. Biliyor musunuz, kış boyunca peşimizi bırakmayan tatlı krizlerinin üstesinden gelmeye de yardımcı. Öğle yemeği sonrasında işyerinizin bahçesinde küçük bir yürüyüş bile yeterli olacaktır. Çünkü UV ışınları vücudun mutluluk hormonu üretmesini sağlıyor ve uyanık kalmayı sağlayan oksijen vücudu zinde tutmaya yardımcı oluyor.

* HAREKET, HAREKET, HAREKET: Metabolizmanın en büyük dostu ne diye soracak olursanız, cevabımız kesinlikle hareket etmek... Gün içinde hareket etmek metabolizmayı da canlı tutuyor. Özellikle kış mevsiminde uzun süre masa başında oturmak ve kuru kalorifer havası hem yorgun düşmemize neden oluyor hem de üşüme hissine yol açıyor. İyi de nasıl hareket edeceğim diye düşünmeyin... Dişlerinizi fırçalarken bile dizlerinizin üzerine çöküp kalkabilir, telefon görüşmelerinizi bir yandan yürüyerek yapabilir, bilgisayarın başında gerinebilir ve dosyalarınızı ayakta okuyabilirsiniz.

C vitamini deposu limon güzelliğin yeni silahı

Yazının Devamını Oku

Hayatımızdaki yeni mucize güzellik yağları

Soğuk kış aylarında güzelliğimizle ilgili yaptığımız her şey yoğun olmalı. İşte, güzellik yağları tam da bu dönemde devreye giriyor. Mevsimin karakterine uygun bakım için vücut, yüz, saç ve tırnak yağlarını daha yakından incelemeye ne dersiniz?

Artık saçlarınızın geçmişteki gibi aşırı yağlı görünümünden korkmayın. Yeni yüz ve saç yağları ciltte çok hızlı emildiği için yağlı bir film tabakası bırakmıyor. Üstelik nemlendirici bakım açısından pek çok vücut losyonundan daha etkililer. Buradan öğrendiğimiz gerçek, iyi bir yağın sadece mutfakta değil banyoda da mutlaka olması gerektiği!
* VÜCUT YAĞLARI: Cilt dostu yağlar esansiyel yağ asidi ve lipid içerikleriyle doğrudan cilde nüfuz ediyor, yağ ve nem dengesini stabil hale getiriyor, etkisini uzun süre koruyor. Vücut yağları duş sonrası nemli cilde uygulandığında yağ ve su başka bir etken maddeye gereksinim duymadan cildi besliyor. Sabahları kıyafetlerinizi giydiğinizde cildinizdeki yağdan rahatsız oluyorsanız, en sevdiğiniz vücut losyonunun içine birkaç damla yağ damlatarak onu kullanabilirsiniz.
* YÜZ YAĞLARI: Her ne kadar cilt bakım liginin yıldızları olsalar da hâlâ yağın gözenekleri tıkayarak siyah nokta oluşumuna neden olduğunu düşünenler çok fazla. Oysa, cildin yağ üretiminden sorumlu hiperaktif ter bezlerinin çalışmasını yavaşlatıyorlar. Peki, başka ne yapıyorlar? Cildin tazelenmesinde etkililer. Normal cilt bakımıyla birlikte cilt tarafından emilmeleri çok daha kolay. Özellikle kış mevsiminde kuruyan cildin adeta kurtarıcısı oluyorlar. Uzmanlar, önce yüz kreminizi, üzerine yüz yağını kullanmanızı öneriyor. Çünkü yağ, krem aracılığıyla daha kolay emiliyor. Tersi uygulamada yüzeyde bir film tabakası oluşturarak kremin cilde nüfuz etmesini engelliyor. Makyaj artistleri yüz yağını fondötenle karıştırmayı seviyor. Böylelikle cildin daha ışıltılı ve transparan görünmesini sağlıyorlar.
* SAÇ YAĞLARI: Bir başka önyargı da bu ürünlerin saçların yağlanmasına neden olduğu... Oysa yeni nesil ürünler her saç tipine uygun bakım yapıyor. Saç yağlarının içeriğindeki yağ asitleri saçı dış etkenlere karış koruyor. Saçlar, üründen sadece ihtiyacı kadarını alıyor, fazla kısım “buharlaşıyor”. Bakım yağlarını saçlarınızı yıkamadan önce de kullanabilirsiniz.
* TIRNAK YAĞLARI: Siz de sıkça oje kullanan gruptaysanız, ekstra porsiyon el ve tırnak bakımına ihtiyacınız var demektir. Çünkü aseton ciltten ve tırnaktan nemi alıyor. Bu yüzden en az haftada bir kez yoğun tırnak bakımı, tırnakların güçlenmesine yardımcı oluyor. Pek çok ürün, kalem formunda satılıyor. Hedef odaklı bu ürünleri günlük hayatta rahatça kullanabilirsiniz.

MODERN ŞEHİRLİ

Şarkıcı, şarkı sözü yazarı ve oyuncu Rita Ora’nın yüzü olduğu DKNY MyNy, Sevgililer Günü’ne özel bir hediye seçeneği olarak öne çıkıyor.

Francesco Carrozzini tarafından New York’un parlak ışıkları altında 2013 yılında yönetilen ve çekilen kampanyada, ünlü yıldız Rita Ora’nın gözünden büyük şehir ele alınıyordu.

Yazının Devamını Oku

Sezonun yeni bordo tonları

Parlak böğürtlen tonları, yoğun yabanmersini ya da ahududu kırmızıları... Yeni sezonda gözler, dudaklar ve tırnaklar bordonun her türlü tonuyla kadınların aklını başından alacak gibi görünüyor.

Baştan çıkarıcı dudaklar
Yaz sezonunda makyaj artistleri kadınları adeta birer moda aksesuvarı kadar canlı mevye renklerine büründürmeye hazırlanıyor. Özellikle dudaklar bordonun en canlı tonlarından en koyu renklerine kadar geniş bir renk yelpazesiyle göz alıyor. Renklerin belirgin olması ve göze çarpması için özellikle dudak makyajında dudak kaleminin önemi büyük.
* Rujunuzu sürmeden önce dudak kalemiyle dudak çizginizi belirleyin. Böylelikle rujunuzu sürdüğünüzde rengin bir süre sonra ince kırışıklıkların içine dolmasını engellemiş olursunuz.
* Rujunuzu sürerken bir dudak fırçasından yardım alın.
* Kağıt mendili dudaklarınızın üzerine bastırın ve sonrasında rujunuzu bir kez daha sürün. Böylelikle kalıcılığını artırmış olursunuz.
* Peki, kime hangi tonlar yakışıyor? Soğuk cilt tonlarına mavi alt tonlara sahip bir ürün kullanmanız yerinde olacaktır. Sıcak ten rengine sahip iseniz sarı alt tonlarda bir ruj sizin için uygun seçim.

Kadınların beden devrimi

1964 yılından bu yana her aylık yayınında biz “normal” kadınları kıskançlıktan çatlatan vücutları kapak yapan Sports Illustrated, bu kuralını ilk kez bozdu.

Yazının Devamını Oku

Kadının gizli silahı rujudur

Gölgelendirme teknikleri, kalıcı rujun ipuçları, kusursuz bir görünüm tüyoları... İşte, tüm bunlar için Türkiye’de satışa sunulan Smashbox’ın Pro Make-up artisti Will Malhere’le buluştuk. Kendisinden altın değerinde güzellik ve makyaj tüyoları aldık.

EDİTÖRDEN...Dönüşüm zamanı
Sağlıkla ışıldayan, yenilenmiş ve daha eşit tonda görünüm için cildinizin yaşayacağı eşsiz dönüşüme hazır mısınız? O zaman Estee Lauder’ın cilt tonu eşitsizliği ve hiperpigmentasyon sorunlu cilt tipleri için özel olarak geliştirilen Enlighten Skintone Correcting serisiyle tanışma zamanı...
* Tüm cilt tonu kusurlarının görünümünü azaltan Enlighten Dark Spot Correcting Night Serum’un fiyatı, (50 ml) 376 lira...
* Uzun süreli nemlendirme sağlayan Enlighten Even Skintone Correcting Creme’in fiyatı 239 lira...
* Cildi UV ışınlarına, hava kirliliğinin neden olduğu cilt hassasiyetine ve radikal hasarlara karşı koruyan Enlighten Even Effect Skintone Corrector SPF 30’un fiyatı ise 116 lira...

İlham perisi
Estee Lauder’ın en yeni parfümü Modern Muse Chic, her kadında farklı anlamlar kazanan cüretkar, çok yönlü ve ilham veren bir koku. Modern Muse Chic kadınının felsefesi, asla sıradan olmamak, tüm kadınsılığını yansıtmak ve istediğinde fazlasıyla cüretkar olmak... Koku, içeriğindeki odunsu ve çiçeksi akordlarla modern kadının ruhunu yakalıyor. İçeriğindeki notalarla sizi cazibeli dünyasına davet ediyor. Fiyatı, (50 ml) 230 lira...


Yazının Devamını Oku

Operasyon yaptırmadan genç görünmenin sırları

Olduğundan daha genç görünmeyi hangi kadın istemez? Üstelik, herhangi bir uygulama ya da operasyon yaptırmadan! İşte, anında gençleştiren acısız, üstelik eğlenceli 10 ipucu...

Kalbimiz her daim genç. Ancak bunu dışarıdan görenlerin sayısı fazla değil. Özellikle de kış mevsiminde cildimiz matlaştığında, göz çevresinde kuruluktan dolayı ince kırışıklıklar oluştuğunda aynaya baktığımızda pek de genç görünmüyoruz. Bu soruna kısa vadede ne anti-aging kremleri ne de değiştirdiğimiz beslenme tarzı çözüm olabiliyor. Çünkü her iki yöntemin etkisi de uzun vadede kendini gösteriyor. Ama aşağıdaki ipuçlarıyla anında gençleştiğinizi görmeniz mümkün...

1- GÖZLÜK KULLANIN: Gözlük kullananların daha ciddi ve yaşlı göründüğünü de kim söyledi? Tam tersine, şık bir gözlük, göz çevresindeki ince kırışıklıkları gizler ve bakışları buruna ve daha aşağıya yönlendirir.
2- KAŞLARINIZI ALIN: Bakımlı, doğru formda alınmış kaşlar, botoksa gerek kalmadan gözleri kaldırır ve daha aydınlık bir bakış sağlar.
3- ŞEFTALİ TONLARINA YÖNELİN: Allık seçiminde şeftali tonlarına yönelmek, teni daha taze ve genç gösterir. Makyaj artisti Ufuk Çeleb, krem allıkların da fondötensiz ciltte daha doğal bir görünüm sağladığını vurguluyor: “Tabii ki her şey gibi allığı da dozunda kullanmak çok önemli, aksi halde ayaklı bir portakal gibi görünmeniz an meselesi. Allığınızı tıpkı bronzer sürer gibi sürün, tam da güneşin ilk olarak yaktığı bölgelere; alın ve elmacık kemiklerinin üzerine...”
4- KİRAZ TONLARINDA RUJ SÜRÜN: Kırmızı ruj demişken, bu ürünü en doğru kullanan isimlerden biri olan Gwen Stefani’nin birkaç fotoğrafını incelemeye ne dersiniz? Neredeyse kırmızı ruju olmadan sokağa çıkmayan ünlü
şarkıcı, sadece gözüne sürdüğü maskarayla bu sade makyajını destekliyor. Ve anında 10 yaş gençleşiyor. Çünkü kırmızı dudaklar o kadar dikkat çekici ki, yüzdeki diğer detayları belirsiz kılıyor. Az makyaj da cildin daha duru görünmesini sağlıyor.
5- GÖZ KAPAKLARINA KAFEİN: Kafein içerikli göz jelleri, göz altı şişliklerinde çok hızlı sonuç veriyor. Uygulama için ürünü işaret parmağınızla göz altlarına yumuşakça masaj yaparak yedirin. Bu, kan dolaşımı için de etkili. Doğal bir uygulama için siyah ya da yeşilçayla kompres de yapabilirsiniz. Çayı demleyin, sonra soğumaya bırakın. Bir pamuğu bu çayla ıslatıp gözkapaklarınızın üzerine yerleştirin ve bekleyin.

Yazının Devamını Oku

Kış sezonunun 2 önemli trendi...

Bu kışın makyaj trendinde iki nokta ön plana çıkıyor: Nude dudaklar ve bakır gözler... Detaylar bu yazıda...

1- Dudaklar “nude” tonlarında: Kış sezonunda makyajda fazla renkten hoşlanmayanlar... Dudaklarda dikkat çekici bir ton yerine “nude”a ne dersiniz? Kış sezonunun bu gözde trendi kadınların çok ilgisini çekiyor son dönemde; hatta kırmızı halıda bile...
Kırmızının aksine açık tonlar dudakların daha dolgun görünmesini sağlıyor. Önemli olan parlak ya da mat, hangi ruju seçerseniz seçin her zaman ten renginizden bir ton açık uygulamanız... Ama dikkat! Fazla açık tonlar da sizin hasta gibi görünmenize yol açabilir. Koyu tenler için beje yakın “nude” tonlar tercih edilmeli. Ancak açık bir tene ama koyu saçlara sahipseniz, o zaman seçiminiz pembeye yakın “nude” tonları olmalı. Bir tutam bronzer ya da pudra da cildin fazla solgun görünmesini önleyecektir.
Ve son bir uyarı: Dudaklar geri planda olacağından, gözler belirgin bir makyajla öne çıkarılmalı...

2- Gözlerde “bakır” etkisi: Birkaç sezondur yerini kimselere kaptırmayan “smokey eyes” yani dumanlı gözler trendi, bu kış farklı renk seçenekleriyle daha daha zenginleşiyor. Makyaj artistlerinin sıkça uyguladığı bu trend özellikle bakır ve bronz tonlarıyla hayli ilgi görüyor. Üstelik sadece eleganlığıyla değil aynı zamanda gün içindeki kullanımıyla da ideal.
Peki, bu makyaj nasıl uygulanıyor? Bakır tonlar, pudra yerine krem far uygulandığında etkisini artırıyor. Krem formdaki parıltılı içerik, kaşların bitimine kadar geniş bir alana sürülüyor.
70’lerin bu makyaj trendinde, dudaklarda da gözlere yakın tonlar kullanılıyor.

Kuru ellere acil çözümler

Yazının Devamını Oku

Yılbaşı gecesi “hayır” demeyi öğrenin

Yılbaşı demek, tam gaz eğlence demek... Bu da yemek süresinin sabaha kadar uzaması manasına geliyor. Dolayısıyla kalori hesabının ucu kaçabiliyor. Yeni yıla fazla kalorilerin vicdan azabıyla girmek istemiyorsanız, dikkat! Rafinera uzman diyetisyeni Didem Altınbaşak Tulgan’dan özel gün için ipuçlarını aldık.

* 31 Aralık sabahı kahvaltınızı yapmayı ihmal etmeyin. Dengeli bir kahvaltı kan şekerinin daha düzenli salgılanmasına yardımcı olur ve fazla yeme isteğini baskılar.

* Evdeki parti için yemeği siz hazırlıyorsanız; öncelikle ağzınıza şekersiz bir sakız veya karanfil atmayı unutmayın. Bu sayede yemek yaparken hedeflediğiniz mükemmel lezzet için yapacağınız minik tadımlarla gelen fazladan kalorilerin önüne geçmiş olursunuz.

* “Nasıl olsa akşam çok yiyeceğim” diye tüm gün kendinizi aç bırakmayın. Uzun süreli açlık metabolizmanızda yavaşlamalara neden olur.

* Özel günlerde diyet yapmak yerine kilo almamaya çalışın. Çünkü hayatın keyfini çıkarmak da sağlığın önemli bir göstergesi. Yeni yılı karşılarken canınızın istediği her şeyin tadına bakın ama ölçüyü kaçırmayın!

Yazının Devamını Oku

Sabırsızlar için hızlı bakım tüyoları

Size zaman kazandıracak hızlı güzellik tüyolarına sadece yılbaşı üzeri değil, her zaman ihtiyacınız olabilir. Saç, cilt ve makyajda kısa sürede bambaşka bir görünüme bürünebilirsiniz.

* HIZLI SAÇ YIKAMA: Uyuyakaldınız ya da spor sonrası saçlarınızı yıkamaya zamanınız olmadı. Bu tür durumlarda sadece saçlarınızın ön kısmını şampuanlamanız kurtarıcı olabilir. Ardından hızlıca kurutup şekil vererek güne ya da geceye devam etmeniz mümkün. Mini bir ipucu daha; spor çantanızda her zaman bir kuru şampuan bulundurun. Ürünü 30 cm uzaktan saçlarınıza püskürtün, 2 dakika etki etmesini bekleyin ve fırçalayın. Saçlarınızı tarak yerine fırçayla tarayın ki, ürünün beyaz partikülleri koyu renk saçta kalıntı bırakmasın.
* CİLDE BİR TUTAM TAZELİK: Aynaya baktığınızda yorgun, mat ve solgun bir ciltle mi karşılaşıyorsunuz? O zaman bir miktar tazeliğine ihtiyacınız var demektir. Soğuk hem göz altı şişliklerini azaltır hem de kan dolaşımını hızlandırarak hafif pembemsi bir cilde sahip olmanıza yardımcı olur. Spor sonrasında da soğuk suyla duş yapmak cildin sağlıklı bir renk almasına yardımcı olacaktır. Üstelik böylelikle gözeneklerin küçülmesi de işten değil. İşyerindeki çekmecenizde bulunduracağınız pratik bir göz roll-on’u da soğuk etkisiyle göz altı şişliklerinden kurtulmanız için ideal.
* S.O.S CİLT RENKLENDİRME: Katılacağınız akşam yemeğinde cildinizin pürüzsüz görünmesini istiyorsunuz. Bunun için en büyük yardımcılarınızdan biri köpük maskeler. Sürdüğünüz andan itibaren cilt tarafından hızla emiliyor. Cilt bakımı da yapan BB krem de gece boyunca cildinize sağlıklı bir bronz görünüm sunuyor. Ayrıca canlandırıcı etkili ampuller birkaç dakika içinde ciltte etkisini gösteriyor.
* SON DAKİKA MAKYAJI: Yola çıkana kadar makyaj yapmaya fırsatınız olmadı. Peki, otomobilin içinde hızlıca nasıl makyaj yapabilirsiniz? Fondöten ya da BB kremle cildinize renk kazandırın. Özellikle burun, çene ve yanaklardaki renk dengesizliklerinden bu yolla kurtulabilirsiniz. Fondöten ya da renklendirici nemlendirici alırken cilt tonunuza uygun olmasına dikkat etmenizde fayda var. Sonrasında maskara ile gözleri ön plana çıkarabilirsiniz.
* SÜRATLİ İHTİŞAM: İş sonrası arkadaşlarla ya da sevgiliyle buluşma mı? Bir tutam açık tonlarda kapatıcıyı ya da farı gözün iç kısımlarına uygulamak bakışlarınızı aydınlatmaya yardımcı olacaktır. Daha fazla tazelik için krem allık size yardımcı olur. Bu ürün makyaj çantanızda yoksa rujunuzla aynı etkiyi yakalayabilirsiniz. Sonrasında kırmızı ruj ise size geceye hazır hale getirecektir.
Makyaj çantanızı evde mi unuttunuz? En yakın parfümerideki test ürünleriyle makyaj yapmaya ne dersiniz? Buralardaki ruj, allık vb. ürünleri kullanmadan önce ıslak mendil yardımıyla temizlemeyi unutmayın.

Güzellik yayında

Yazının Devamını Oku

Büyük güne hazır mısınız?

Yılbaşı gecesine artık sayılı günler kaldı. Peki, bu özel gecede nasıl bir makyaj yapmak istersiniz? Sezonun da trendi olan ışıltıyla, muhteşem görünmenin ipuçlarını öğrenmenin tam zamanı...

SEKSİ GÜMÜŞ: Cazibeli, ‘cool’ ama aynı zamanda inanılmaz dikkat çekici... Bu makyaj trendi, mum ışığında bile etkileyici. Gözün iç kısımlarına uygulanan gümüş tonlardaki minik dokunuşlar gözlere aydınlık bir bakış kazandırıyor. Makyaj artistleri bu tonu daha açık cilt ve göz rengine sahip olanlara öneriyor. Yeşil ya da kahve gözler için ise altın tonları ideal. Abartılı bir görünümden uzak durmak için göz makyajını öne çıkarmayın. Buna karşın seçeceğiniz kırmızı bir rujla, vurguyu dudaklara yapmakta serbestsiniz.

BRONZ TANRIÇA: Bu özel gecede sağlıklı ve sade bir görünüm için bronz tonlara ne dersiniz? Güzel olan; bu kışın makyaj ürünleriyle istediğiniz bronz tene ulaşırken aynı zamanda transparan bir ışıltı yakalamanız da mümkün. Bronz tonları hem allık hem de far olarak uygulayabilirsiniz. Dudaklar için ise tercihiniz doğallıktan yana olmalı...

PEMBE TAZELİK: Feminen ve aynı zamanda genç bir görünüm... Nasıl mı? Yanaklarda pembe tonlara bulanmış fırça darbeleriyle doğallığı yakalarken, krem allıkla tene ışıltı kazandırabilirsiniz. Daha fazla parlaklık için inci tonlarında ışıltı veren kremle dudaklarınızın hemen üstüne, burun ve elmacık kemiklerine minik bir dokunuş yeterli olacaktır. Dudaklar için yine gül tonlarında bir ruj tercih edebilirsiniz.

ALTIN TONLARINDA DUMANLI GÖZLER: İhtişamlı bir görünüm için altın tonlarından başka bir renk düşünülemez. Özellikle de göz makyajında... Peki, gold etkili bir ‘smokey’ makyaja ne dersiniz? Makyaj artistleri, özellikle yılbaşı gecesinde asil bir görünümün anahtarının altın tonları olduğunda hemfikir. Tabii, abartıdan uzak durmak şartıyla... Böylesi etkili bir makyaj için cilt bazı da önemli. Gözde altın ve kahve tonlarını birlikte kullanmak da mümkün. Özellikle terracotta sağlıklı ve taze bir görünüm için ideal. Dudakları ise ‘nude’ tonlarla vurgulamak yeterli olacaktır.

Parfüm seçerken...

Görkemli, şehvetli, elegan... Yılbaşı gecesinde size eşlik edecek kokuyu nasıl bulacaksınız?

Yazının Devamını Oku

Kuru ciltlerin kış bakımı

Dışarıda hava giderek soğurken, cildimiz de ekstra bakıma gereksinim duyuyor. Peki, özellikle kuru ve hassas ciltlerin kış bakımı nasıl olmalı?

1- KILCAL DAMARLAR: Havaların soğumasıyla birlikte günler de kısaldı. Ama bu durum, kışın da cildimizi güneş ışınlarından korumamız gerektiğini unutturmamalı. Dolayısıyla ciddi biçimde hassaslaşan cildimizi rahatlatmak ve korumak amacıyla kullanacağımız bakım kremlerinin UV korumalı, özel bakım içeriğine sahip olması önemli. Eğer kılcal damarlarınız da genişlemişse, tercihinizi kesinlikle soğukta etkili kremlerden yana kullanın.

2- KURUYAN CİLTLER: Sıcaklık 8 derecenin altını görünce, yağ bezleri de üretimi yavaşlatıyor, dolayısıyla cilde daha az nem veriyor. Asıl sorun ise soğuktan sıcağa ani geçişlerde yaşanıyor. Cildin su ihtiyacı artıyor, cilt kuruyor. Aynı etki rüzgarlı havalarda da karşımıza çıkıyor. Bu olumsuz hava değişiminden cildi korumanın yolu, zengin içerikli bitkisel yağlardan hazırlanan bakım ürünleri kullanmak. Özellikle çuha çiçeğinin yağı önemli, çünkü dışarıdan gelen mikroplara karşı cildi koruyor. Normal cilt sahip olduğu bariyer sayesinde güçlü bir bağışıklığa sahipken, cilt fazla kuruduğunda bu bariyer şeffaflaşıyor, böylelikle mikropların geçişi kolaylaşıyor. Meyankökü de ciltteki kızarıklığı önlüyor.

3- EKSİ 3 DERECENİN ALTINDA: Cildinizin soğuk kış günlerinde tahrişe açık olmaması için cildin doğal lipid yapısına yakın yoğun bitkisel içerikli ürünleri tercih etmelisiniz. Zeytinyağı, argan yağı, meyankökü tohumu, hodan tohumu yağı bu içeriklerden bazıları. Aynı zamanda shea yağı ve linoleik asit de kış soğuklarına karşı cildi koruyan maddeler arasında.

4- HASSAS BAKIM: Uzmanlar kışın bu soğuk günlerinde kremlerden yana tutumlu davranmamanızı önerirken, temizleme ürünlerinde tam tersi bir tutumdalar. Sabah cildinizi suyla temizleyin, akşam peeling ya da jel yerine alkol içermeyen bir tonik veya temizleme sütü kullanın.

Yazının Devamını Oku