GeriSpor Çağdaş rüzgarlar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çağdaş rüzgarlar

Abone Olgoogle-news

Sanlı SARIALİOĞLU

Son günlerde Beşiktaş'ta ‘‘Yeni Oluşum’’ rüzgarları esiyor. Önce gazete ilanlarıyla bu gruptan haberimiz oldu... Dün, sözcüleri Hürriyet'e geldi. Kendileriyle ilk kez tanışma fırsatını bulduk. Genç, dinamik, atılımcı, kültürlü, birikimi olan ve kalpleri Beşiktaş sevgisiyle çarpan pırıl pırıl insanlar... Temel amaçları; Beşiktaş'ı çağdaş yönetim ilkeleri doğrultusunda profesyonelce yönetilen, sürekli gelişim için gerekli kaynaklarını oluşturmuş, Avrupa'nın en güçlü ve saygın kulüplerinden biri haline getirmek. Kısacası bunlar, ‘‘Avrupa'nın önde gelen kulüpleri nasıl yönetiliyorsa, Beşiktaş'ım da öyle yönetilsin’’ diyorlar.

Yıllardır hep bunun savaşını verdim. Hep bu idealin peşinden koştum. İlk kez bazı insanlar çıktılar, seslerini yükselttiler ve planlarıyla, programlarıyla, projeleriyle ‘‘Biz çağdaş yönetime talibiz’’ dediler. Ne yalan söyleyeyim, mest oldum, bayıldım. Sevindim, çok sevindim... Beşiktaş adına sevindim. Göğsüm kabardı. Kongrede ne kadar oy alırlar bilemem. Benim için önemli olan düşünceleri, ilkeleri. Dileğim, bu ilkelerin Beşiktaş kongre üyelerinin tamamı tarafından benimsenmesi ve diğer başkan adaylarına da bu yönde baskı yapılması.

İFTAR YEMEKLERİ

Şu anda Beşiktaş'ta moda iftar yemekleri. Başkan adayları iftar sofralarıyla kongre üyelerine ulaşmak, onlarla kucaklaşmak istiyorlar. Ben olsam mideleri değil, kafaları doyurmaya çalışırım. Yeni Oluşum, planını, programını açıkladı. Geçen hafta da yazmıştım, Beşiktaşlı, Seba ve Çokyüksel'in de programını, kadrosunu merak ediyor. Beşiktaşlı artık uyandı ve doğrularda buluştu. Herkes hesabını ona göre yapsın.

30 yıl, 40 yıl, 50 yıl önce Beşiktaş nasıl yönetiliyorsa, ne yazık ki bugün de aynen öyle yönetiliyor. Uzay çağındayız. Millet aya gidiyor ve biz yerimizde sayıyoruz. Olur mu böyle şey? Bunu nasıl kabul edebiliriz? Lütfen herkes gerçekleri görsün. Artık kafa yapımızı değiştirmek zorundayız. Bunu yapamazsak, Beşiktaş'a ihanet etmiş oluruz. Ben, her kim çağdaş düşünceyi, çağdaş yapılanmayı amaçlıyorsa onun peşindeyim. Tabii bunu gerçekleştirecek kadrolar da çok ama çok önemli.

Bir paragraf da Amokachi'ye ayıralım. ‘‘5 milyar ceza ve profesyonel kadroyla antrenmanlara devam.’’ Yönetimin kararı dört dörtlük. Büyük, çok büyük bir yanlış yapmadığı, kulübünü çok zor bir duruma düşürmediği sürece futbolcuyu kadro dışı bırakmak, futbolcuya değil, kulübe ceza vermek demektir. Amokachi'yi Antalya'ya göndermemek doğruydu. PAF takımıyla antrenmana çıkarmak doğruydu. 5 milyar ceza doğru ve kadro dışı bırakmamak da doğru. Yönetimi kutluyorum.






False