GeriÇetin YILMAZ Böyle veda olmaz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Böyle veda olmaz

Sarı lacivertli ekip, ‘tamam mı devam mı’ maçında inanılmaz bir isabet oranıyla oynayan inanılmaz bir isabet oranıyla oynayan (2 sayı %56.7, 3 sayı %50) rakibine direnemedi.

FENERBAHÇE Ülker, THY Avrupa Ligi 2. Tur H Grubu’ndaki 6. ve son maçında İspanyol ekibi Power Electronics Valencia’ya 82-68 yenildi. Çeyrek finale kalabilmesi için 2 farklı yenilgiye veya galibiyete ihtiyacı olan sarı lacivertliler, 14 sayı farkla mağlup olunca, Dörtlü Final hedefiyle başladığı Avrupa macerasına nokta koydu.
Fenerbahçe Ülker’in Euroleague’de bu sezon oynadığı en önemli maç, tam beklenildiği gibi savunmaların öne çıktığı bir basketbolla başladı. Valencia ilk çeyrek sonuna doğru baskısını artırırken; bizim cephemizde ise, Kaya ve Kinsey’in oyuna girmesiyle, sertliğimiz bir doz daha arttı. İlk periyot bittiğinde yüksek yüzde ile sayı bulan rakibimizden 7 kez fazla hücum ederek, oyunda dengeyi sağladık: 15-15.
Bir devrede 12 top kaybı yaptırdık ama
İkinci periyotta Valencia, yüzde 61’lik mükemmel hücum yüzdesine baskılı savunmayla birleştirince, 24 sayı atarak, 7 sayılık farkı yakaladı. Fenerbahçe Ülker’in, 10’da 1 gibi çok düşük 3 sayı yüzdesine ilave olarak, pota altını savunamaması bu devreyi 39-32 geride bitirmesine neden oldu. Valencia’nın bir devrede 12 top kaybı yapması bizim için altın bir fırsattı. Ancak bu avantajı malesef değerlendiremedik. İkinci yarıda, 7 dakika dolarken; Preldzic ile birlikte iyi bir geri dönüş yakalayan sarı lacivertliler, maçı 48-47’ye taşıdı ve koç Pesic’e molayı aldırdı. Mola dönüşü Valencia’nın 6-0’lık serisi çeyreğin 59-52 bitmesine neden oldu.
Sakatlıklar Fener’i bitirdi
Son periyot, 12 sayıya çıkan fark, 8’e düşünce; Fenerbahçe koçu Spahija, son ve kritik hamlesini yaparak, 3 dakika kala alan savunmasına döndü. Ancak bu kez de, Ukic’in bölgesinden iki 3’lük yiyince; temsilcimiz kötü hücum ettiği maçı ve turu rakibine kaptırdı. Sonuç olarak; THY Avrupa Ligi’ne mükemmel başlangıç yapan Fenerbahçe Ülker, sakatlıklar nedeniyle yakaladığı ivmeyi devam ettiremedi.
Ayrıca, “tamam mı devam mı” maçının son karşılaşmaya ve İspanya deplasmanına kalması bizim için büyük bir dezavantaj oldu.  Tüm maçın momentumunu elinde tutan Valencia ise, Fenerbahçe Ülker’in kötü oynadığı bu maçı hakkıyla kazanarak, son 8’e kaldı.

 

 

X

26 yıl sonra G.Saray-F.Bahçe finali

Final serisinin ilk maçı 4 Haziran Cumartesi günü Sinan Erdem’de.

GALATASARAY Cafe Crown, geçen maçta kaldığı yerden karşılaşmaya başladı. Göksenin’in yaptığı savunma ve aldığı hücum ribauntları, Johnson’un temposu, tüm takım oyuncularının savunma katkısı periyot bittiğinde; 30-14’lük skoru belirledi.

Banvit ise, teoride iyi kurgulanmış hücum planını pratikte sahaya yansıtamadı. İlk yarı boyunca Orhun Ene mola ve oyuncu değişiklikleriyle G.Saray Cafe Crown’un hızını kesmeye çalışsa da, iştahlı, sert ve boyalı alını kapatan sarı kırmızılı savunmayı bozamadı.

Tüm sezonun ve ilk turun yorgunluğunu gözlemlediğimiz Banvit, hücum ve savunmada mükemmel oynayan sarı kırmızılılara karşı ilk yarı sona erdiğinde 53-19 geride kaldı.

İkinci yarıysa, ilk devre sonucu belli olan ve biten maçın formalitesiydi. Seriyi 3-1 yapan G.Saray Cafe Crown, 21 yıl aradan sonra finale yükselirken; basketbolseverlere 26 sene sonra G.Saray-F.Bahçe finali seyrettirme olanağı sağladı.  Bütün sezon boyunca, çok iyi bir grafik çizen, disiplinli G.Saray ve Banvit takımlarını tebrik ederken; güzel bir final serisi dileğimizi de belirtelim.

Yazının Devamını Oku

Finale bir adım kaldı

G.Saray Cafe Crown, Banvit’i yenerek seride 2-1 öne geçti. F.Bahçe Ülker ile finali oynamaya iyice yaklaştı.

GALATASARAY Cafe Crown, Beko Basketbol Ligi Play-off yarı finali 3. maçında Banvit’i 73-61 yenerek seride 2-1 öne geçti. Son maçı kaybettiği rakibini Abdi İpekçi’de ağırlayan sarı kırmızılılar, yarın yine sahasında oynayacağı karşılaşmayı da kazanırsa finalde Fenerbahçe Ülker’in rakibi olacak.

4 sayıya düştü

Dün akşam Oktay Mahmuti’nin oyun planı; Göksenin’in Banvit oyun kurucusuna yaptığı sert baskıyla takımı ateşlemek ve evinde boyalı alanı kapatan savunması ile sonuca gitmekti. Ve bu plan, genellikle iyi bir şekilde işledi. Orhun Ene ise, alan savunmasıyla Galatasaray Cafe Crown’un temposunu düşürmeyi planlamıştı.
Ancak Golubovic’in bu savunmada aksaması maçın ilk yarı momentumunun tamamiyle sarı kırmızılıların eline geçmesine neden oldu. Tüm maç boyunca sakin kalmasını bilen Banvit, sarı kırmızılıların savunmada olmasa da, hücumda ilk aksamasını iyi değerlendirerek, farkı bir ara 4 sayıya kadar düşürdü.

Kolay olmayacak

Tüm maç boyunca en hızlı hücumu, hem de yarı saha hücumunu iyi yapan Galatasaray Cafe Crown, önce alan savunmasıyla Banvit çıkışını geçti. Sonra da adam adama savunması, Shumpert ve Tutku’nun koordinasyonuyla zor maçı almasını bildi.
Ancak Banvit de bu karşılaşmada serinin kolay olmayacağı mesajını net bir şekilde verdi.

Yazının Devamını Oku

Adına yakıştı

MAÇ öncesi Fenerbahçe Ülker’in avantajları, takım disiplini ve oyuncu portföyü olarak gözükürken, dezavantajı olarak, tüm sezona yayılan sakatlık problemlerini gösterebiliriz. Galatasaray Cafe Crown cephesinde ise avantaj olarak gözüken faktör, organize basketbolları ve katı savunmaları idi. İlk periyot dengede giderken, Oğuz’un ateşlediği F.Bahçe Ülker, hem skor üstünlüğünü hem de oyunun momentumunu ele geçirdi. Ve ilk yarı Fenerbahçe Ülker’in kaçtığı, G.Saray Cafe Crown’ın oyuncu ve savunma değişiklikleri ile kovaladığı bir senaryoda geçti (47-42).
İyi oynamadılar ama
İkinci yarı sahadaki mücadele dozu artarken, 9 sayıya çıkan farkı sarı kırmızılılar üçüncü geri gelişiyle son 10 dakikaya başa baş girmeyi başardı. Dördüncü periyot, çekişmenin en üst seviyeye çıktığı ve gerilimin arttığı bölüm oldu.
Galatasaray Cafe Crown bu bölümü sakin geçirerek maça ortak olmayı bildi. Sinirlenen F.Bahçe Ülkerli oyuncular ise Spahija’nın belirttiği gibi iyi oynamasa da, müthiş kazanma arzularıyla ve de Oğuz, Tomas ve Ömer’in katkılarıyla, maçtan galip ayrılmayı bildi.
“Boyalı alanı kapatarak, hızlı hücumlarla rakibini bozmak isteyen Galatasaray Cafe Crown bu planında başarılı gözükürken, Fenerbahçe Ülker’in eksik takımla uzun süredir idman yapmanın getirdiği zaafiyete rağmen doğru planlanmış savunma organizasyonu maçı almalarına neden oldu” diye bir teknik açıklama getirebiliriz. Bizlere üst düzeyde bir Fenerbahçe Ülker-Galatasaray Cafe Crown derbi ziyafeti çeken tüm oyuncu ve teknik ekiplere teşekkür etmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Yazının Devamını Oku

Bombardıman

BEŞİKTAŞ Cola Turka’nın müthiş ilk çeyrek performansından negatif etkilenen Fenerbahçe Ülker, toparlanmak için ikinci periyotta, siyah beyazlıların oyuncu değişimini bekledi. Gerçekten Chatman, Kemp ve Ogilvy gibi oyuncuların kenara gelmesiyle, akışlanlığı azalan Beşiktaş Cola Turka’ya karşı sarı lacivertliler savunma hamlesi yapıp; bir ara 17 olan farkı, 9’a kadar indirdi. Ancak Fenerbahçe Ülker, hücumda şut seçimlerini müsrifçe kullandı. Devre sonunda, Ogilvy’nin büyük katkısı ve Ataman’ın alan savunması, Fenerbahçe Ülker’in geri geliş çabasının önünü kesti.
İkinci yarı, başında biraz sorun yaşasa da, Beşiktaş Cola Turka, tüm maçı önde götürdü. Spahija’nın 2-2-1 tam saha presi ve alan savunması, son çeyrekte Fenerbahçe Ülker’in geri dönmesini sağladı. Buna karşılık Beşiktaş Cola Turka, ne zaman ihtiyaç olsa, kritik üçlüğünü atarak, bu hamlelere izin vermedi.
Yüzde 56 ile, toplam 42 sayıyı üçlük atışlardan bulan Beşiktaş Cola Turka’nın tüm oyuncuları galibiyette pay sahibi olurken; Fenerbahçe Ülker, Mirsad ve Kinsey’in olmamasının sıkıntısını yaşadı. Ogilvy’yi verimli kullanan Beşiktaş Cola Turka ise, haklı bir galibiyet aldı.
Yazının Devamını Oku

Ne yaptın Efes

İspanya’daki ilk maçta ellerinden kaçırdıkları Real Madrid’e, kendi evlerinde 17 sayı fark yiyerek şaşırttılar.

EFES Pilsen, THY Avrupa Ligi 2. Tur G Grubu’nda tek yenilgisini aldığı Real Madrid’e yine boyun eğdi. Güçlü İspanyol ekibi önünde sezonun en kötü oyunlarından birini çıkaran temsilcimiz, salondan 77-60 mağlup ayrıldı.
Sakat olan Rakocevic’den yoksun mücadele eden Efes Pilsen, oyunun başında Real Madrid’in sert savunmasına karşı skor bulmakta güçlük çekti. 9-2 geri düşünce; koç Perasovic, ilk molasını aldı. Bu hamle, hem hücumda hem de savunmada Efes’in toparlanarak daha etkili olmasına neden oldu. İlk periyot, 13-12 Real Madrid’in üstünlüğü ile sona erdi.
İlk yarıda 24 sayı atabildikİkinci çeyrekte, Avrupa Ligi’nin en etkili savunmalarından bir örnek sunan Real Madrid, hücumda da ilk tercih olarak boyalı alanı kullanınca; 22 sayı buldu. Temsilcimiz ise, bu yarıda yüzde 37 ile ancak 12 sayı bularak, devreyi 35-24 geride tamamladı.  Üçüncü periyotta Real Madrid, oyunu tamamiyle kontrolüne alarak, iyi savunmasına devam etti. Farkın 19 sayılarda seyrettiği bu çeyrekte kenar yönetiminin, maçın aleyhimize gelişen senaryosunu bozmak için alan savunması veya prese başvurmamasını eleştirebiliriz (56-37).
Avantajı kaçırdıkSon periyotta da, beklediğimiz hamle gelmeyince maçı kaybederek, önemli bir avantajı kaçırdık. Yüzde 40’la hücum ederek, 77-60 kaybettiğimiz maçta, Rakocevic’in yokluğu, Efes Pilsen’e ciddi bir skor sıkıntısı yaratırken, Top 16’da yakaladığı ivmeyi 15 gün içinde sadece bir maç yaparak kaybetmiş olduğunu söyleyebiliriz.

Yazının Devamını Oku

İnsafsız hakemler

EUROLEAGUE için düşük sayılabilecek bir tempoda başlayan karşılaşma, dengede giderken 2.22’lik Marjanovic’in oyuna girmesiyle, ibre Kaunas’a döndü. İkinci çeyrekte, maçın temposunun biraz olsun artmasıyla 4 dakikalığına Kaunas’a geçen oyunun momentumu, tekrar dengeye geldi. Ukic ve Mirsad gibi önemli aktörlerin rol almadığı gece zorlanan Fenerbahçe Ülker, ilk yarıyı Euroleague deplasmanları için iyi sayılabilecek bir skorla bitirdi: 31-30.
Üçüncü periyot, ilk yarıda olduğu gibi hem skor olarak hem de oyunun kontrolü açısından, dengede geçildi. Son çeyrek, yine sıkıntılıydı. Yoğun maç trafiği ve sakatlıkların sebep olduğu dar rotasyon nedeniyle, fiziksel ve mental olarak yorgunluk gözlemlediğimiz temsilcimiz, her şeye rağmen maçı uzatmaya taşıdı.
Karamsar olunmamalı
Son 5 dakika ise iyi gününde olmayan oyuncularımız, elinden geleni yapmaya çalıştı. Ama bu galibiyet için yeterli olmadı. Kaybedilenin, sadece bir maç olduğunu, karamsarlığa kapılmamamız gerektiğini belirtelim. 37/30 faul atan rakibimize karşı, sadece 11 kez serbest atış çizgisine gidebilen takımımızın, aynı zamanda ev sahibi avantajına yenildiğini de hatırlatalım. Bu arada, “İnce ince Yasemince” yapan hakemlere de insaf.
Yazının Devamını Oku

Şampiyon Fenerbahçe

İlk yarısı başa baş geçen karşılaşmanın ikinci devresinde 16 sayılık fark yakalayan sarı lacivertliler, Mirsad’ın şok sakatlığı sonrası sarsılsa da kazanmayı bildi. Maçın yıldızı, 30’u ilk yarıda olmak üzere toplam 35 sayı atan Emir Preldzic oldu. TARİHTE ilk kez 4 büyük takımın yarı final oynadığı 2011 Spor Toto Türkiye Kupası’nda şampiyonluğu Fenerbahçe Ülker kazandı. Sarı lacivertliler, Kayseri’deki finaldeki rakibi Beşiktaş Cola Turka’yı 81-72 yenerek, üst üste 2., toplamda 3. kez müzelerine götürdüler.

Başa baş geçen ilk periyotta iki takım da birbirlerine üstünlük sağlayamadı ve oyunun akışını ele geçiremedi. Koçların oyun planına özenle uyum gösteren her iki ekibin oyuncuları bireysel katkılarını da sahaya aktarınca son yılların en güzel ve çekişmeli kupa finalinin ilk yarısı dengeli bir skorla bitti: 37-37.

Fark 5 sayıya indi

Geniş oyuncu kadrosunu verimli rotasyonla kullanan Fenerbahçe Ülker, ikinci yarıya savunma temposunu düşürmeden başladı. Rakibine göre daha dar bir kadroya sahip Beşiktaş Cola Turka ise, bu periyotta savunmada aksamaya başlayınca 58-51 geriye düştü. Son çeyrekte Fenerbahçe Ülker, 16 sayı farkı yakaladıktan sonra Mirsad’ın herkesi şoke eden sakatlığı sonrası tıpkı Galatasaray Cafe Crown maçında olduğu gibi aniden durdu. Bu dönemi çok iyi değerlendiren Beşiktaş Cola Turka, farkı 5 sayıya kadar (77-72) düşürse de, Emir Preldzic’in (30’u ikinci yarıda olmak üzere toplam 35 sayı) büyük katkısıyla sarı lacivertliler, mücadeleyi 81-72 kazandı.

Ataman ve ekibine alkış

Fenerbahçe Ülker şampiyonluğu hak etti çünkü kupadaki en zorlu kurayı onlar çekmişti. Banvit, Galatasaray Cafe Crown ve Beşiktaş Cola Turka’yı peş peşe yenmek gerçekten büyük başarı. 39 yıl sonra kupada final oynama başarısını gösteren Beşiktaş Cola Turka ise, ilerisi için olumlu sinyalleri bir kez daha basketbol izleyicilerine gönderdi.
Bu güzel maça gölge düşüren tek olay Mirsad’ın sakatlığı sırasında bazı Beşiktaş taraftarlarının “oh olsun” tezahüratıydı. Ancak Ergin Ataman ve Beşiktaşlı oyuncular hep birlikte müdahale ederek bu grubu susturdular. Onlara da kocaman bir alkış...
Yazının Devamını Oku

Atan kazandı

KUPADA Beşiktaş Cola Turka ile Medical Park Trabzonspor arasındaki günün ilk maçı adeta, “Az sayı yiyen” değil, “Çok sayı atanın” kazanacağı bir tempoda başladı. İlk yarıda her iki takımın ana problemleri, geri koşma ve yarı sahada bire bir kolay geçilme zaafiyeti oldu. Devrede her iki takım koçunun, “Savunma” uyarısında bulunacağını tahmin etmek zor değildi. Üçüncü çeyrek, ilk devrenin benzeri şekilde geçildi.
Savunmada açık verdi
Maçın son 8 dakikası, “Kas gücü” ve “Savunmanın devreye girmesi” ile çok çekişmeli ve zevkli bir hale büründü. MP Trabzonspor, hücumda olumlu bir görüntü verirken, 1-5 pick&roll savunmasında açık verdi. Karşılaşmanın sonlarında iyi defans yapan Beşiktaş Cola Turka, Likholitov olmamasına rağmen Serkan Erdoğan, Kemp ve Chatman’ın katkılarıyla, bu zor maçı almasını bildi.
İkinci maçın ise öncelikle iki disiplinli Avrupa takımının karşılaşması olduğunu belirtelim. İlk yarı Galatasaray Cafe Crown’un “iyi” savunmasına, “çok iyi” hücum eden Fenerbahçe Ülker, isabetli üçlük atışlarla rakibine üstünlük sağladı. Galatasaray sert savunma yapan sarı lacivertlilere, önce Ermal, sonra da ikili oyunlarla Andric’i kullanarak ve pota altı sayılarıyla direnmeye çalıştı.
İkisine de tebrikler
İkinci devre başı Fenerbahçe Ülker, hücum ve savunmada mükemmel bir performansla 16-2’lik seri yakalarken, farkı 23 sayıya kadar çıkardı. Son periyot ise farkla rahatlayan Fenerbahçe karşısında, bu kez mükemmel performans sarı kırmızılılardan geldi. Ve 21-5’lik seri ile farkı 5 sayıya kadar indirdi. Ukic’in son sayısı, maçın galibini belirledi. Bize, ilk 3 periyotta disiplinli basketbolu gösteren Fenerbahçe Ülker’i ve maçı hiç bırakmayan Galatasaray Cafe Crown’lu basketbolcuları tebrik ediyorum.
Yazının Devamını Oku

Hasarsız gece

Karşılaşmaya donuk başlayan temsilcimiz, 11-3 geri düşünce Spahija hemen molayı aldı. Daha sonra düzelme olmayınca bu kez Jasikevicius-Mirsad hamlesi geldi ve oyunun momentumu bir anda 15-2’lik seriyle F.Bahçe Ülker’in eline geçti. İkinci çeyrekte, yakaladığımız ivme ile seriyi devam ettiremeyen takımımız, şut seçimlerinde ve boyalı alan savunmasında sorunlar yaşasa da Zalgiris’in kötü ve erken seçilmiş 3 sayı denemeleri sayesinde devreyi 41-41 berabere bitirdi.
Zor da olsa kazandık
İkinci yarıda bugüne kadar alıştığımız sistemli ve düzenli hücum formatının dışında sayı arayışına yönelen F.Bahçe Ülker, 7. dakıkadan sonra bu sorunu çözme amacıyla Jasikevicius’u oyuna sürdü. Bu dönemde savunma dozunu yavaş yavaş yükselten Zalgiris yeni bir skor serisi yakalanmazsa maça ortak olacağının sinyallerini verdi. 4. periyot, spektaküler değil ama deplasmanda akıllı oynayan rakibimiz karşısında sonlarda yakaladığımız fark maçı almamızı sağladı.
Kaya’yı aradık
Konsantrasyon ve Kaya’nın eksikliğini gözlemlediğimiz bu maçta iyi oynamadığımızı belirtir ancak böyle geceleri hasarsız geçmenin öneminin de farkında olduğumuzu söylemeliyiz. 22’de 9 faul attığımız bu gecede, çeyrek final yolunda aldığımız bu galibiyetten dolayı F.Bahçe Ülker’i tebrik ediyoruz.
Yazının Devamını Oku

15 eksik hücum

KOÇ Pesic’in takımın başına gelmesiyle Euroleague’de 5’te 4, İspanya Ligi’nde de 10’da 9’luk galibiyet serisi yakalayan Valencia ilk periyodu iyi bitirirken; Fenerbahçe Ülker, oyuna arzu ettiği ağırlığı koyamamasına ve 6 hücum ribaundu vermesine rağmen bu bölümü 21-20 önde bitirdi. Valencia’nın işini hemen maçın başında bitirmek isteyen oyuncularımız acele edince, rakibinden 5 kez fazla top kaybı yaparken 7 kez de fazla hücum ribaundu verdi. Böylece rakibine kendisinden 12 kez daha fazla top kullanma imkanı yarattı.
Fener zoru başardı
Birinci devre koç Spahija’nın ‘sabırlı olun’ çağrısına uyulsa ciddi bir farkla soyunma odasına gidebilirdik. Buna rağmen 2. periyotta sadece 13 sayıya izin veren temsilcimiz, Ömer ve Preldzic’in katkısıyla devreyi 37-33 önde bitirken, oyun planı da ortaya çıktı: “Top kaybını azalt, savunma ribaundunu al, maçı kazan.”
Ancak ikinci yarı, ilk devredeki sorun devam etti. Skor 47-47 iken, Valencia 19 kez bizden fazla hücum etmişti. Ve buna rağmen bu kez de Jasikevicius, 3. periyodu önde bitirmemizi sağladı. (54-52)
Son çeyrekte nihayet sorunumuz çözüldü. Ve bu bölümde ilk kez rakibimizden 4 kez fazla hücum ettik. Euroleague’de rakibinden 15 eksik top kullanarak maç kazanmak neredeyse imkansız. Ama bu istatistik maçında Fenerbahçe Ülker rakibini yüzde 44’le tutarken, yüzde 55 hücum ederek zoru başardı. Böyle krizli bir günde 2’de 2 yapan takımımızı tebrik ediyoruz.
Yazının Devamını Oku

Arena'dan Kartal çıktı

Iverson ve Likholitov’dan yoksun Beşiktaş Cola Turka, Türk Telekom önünde Mire Chatman’ın muhteşem oyunuyla (15 sayı, 9 ribaund, 12 asist) zafere uzandı. BEKO Basketbol Ligi’nde sıkıntılı bir sezon geçiren iki takımın mücadelesinde Beşiktaş Cola Turka, sahasında Türk Telekom’u 82-75 yenmeyi başardı. Her iki takım da karşılaşmaya hafta içi hazırlıklarında kurguladıkları oyun planına sadık kalarak başladı. 5. dakikayı 20-14 önde geçen siyah beyazlılara karşı skor sıkıntısı çeken Telekom, Randle ve Rasim’i oyuna alarak çözüm üretmeye çalıştı.

Bu hamle olumlu sonuç verdi ve ilk periyot 20-20 sona erdi. Karşılaşmanın başından beri oluşan denge ilk yarının sonuna kadar devam etti. Ancak, son birkaç dakikada sertleşen Beşiktaş Cola Turka savunması, 2. periyot sonunda bu maç için önemli sayılabilecek 8 sayılık farkın gelmesini sağladı: 43-36.

Beşiktaş hak etti

İkinci yarıda, sertleşen savunmasına hızlı hücumları da ekleyen siyah beyazlılar, oyunun momentumunu ele geçirdi ve sakin kalamayan rakibi karşısında son periyoda 16 sayı farkla önde girdi: 66-50. Final periyodunda alan savunması ve presle maça ortak olmak isteyen Türk Telekom, karşılaşmanın sonuna doğru, biraz da oluşan 19 sayılık farkın etkisiyle rahatlayan ev sahibini sıkıştırsa da amacına ulaşamadı. Beşiktaş Cola Turka, inanılmayacak kadar düşük 3 sayı (3/20) yüzdesine rağmen, başta Mire Chatman (15 sayı, 9 ribaund, 12 asist) ve savunmasıyla hak ettiği galibiyeti almasını bildi.

Likholitov gelince...

Iverson ve Likholitov’un olmadığı bu maçta Mire Chatman’ın daha rahat oynadığını, takımın da savunma dozunu iyice yükselttiğini hep birlikte gözlemledik.
Türk Telekom’un yenilmesinin en önemli sebepleri ise, farkın açıldığı anlarda oyun disiplininden zaman zaman uzaklaşmaları ve Jagla’nın ilk yarı sonunda aldığı teknik fauldü.
Sonuç olarak Beşiktaş Cola Turka, Türk Telekom karşısında oynadığı oyunla, Likholitov’un takıma katılmasıyla play-off’ta daha etkili olacağının sinyallerini verdi.
Yazının Devamını Oku

Savunma kazandırdı

SON günlerde iyi basketbol oynamakta olduğunu gözlemlediğimiz Efes Pilsen, maça da iyi bir giriş yaptı. Siena cephesinde ise, yıllardır alıştığımız sert savunma ve çembere yakın atış bulma amaçlı hücum organizasyonu, ilk periyodun başa baş gitmesine neden oldu.

İkinci çeyrekte savunmanın dozunu bir düzey daha yukarı çeken temsilcimiz, bu hamlesinin verimini maalesef; skor bulmakta sıkıntı çektiği için alamadı. Bu sezonun en iyi savunmalarından birisini izlettiren Efes Pilsen, Siena’yı 10 sayıda tutarken, hücumda 11 sayıda kalarak önemli bir fırsat kaçırdı. Efes Pilsen, ikinci devre, ilk yarı olduğu gibi üst düzey savunmasına devam ederken bu kez 10 sayı atarak, oyununun gidişatını ele geçirdi.
Skor diyetiSon çeyrekte, son bir hamle ile maçı alıp götürecek diye beklediğimiz temsilcimiz, temel problemi olan “skor diyetine” girince maçı zor da olsa 60-58 kazanabildi. Ancak hücum sorununa rağmen, Siena’yı 58 sayıda tutan savunmamızın galibiyette önemli rol oynadığını vurgulamamız gerekir. Sonuç olarak Efes Pilsen’in takım olma yolunda büyük ilerlemeler kaydettiğini söyleyebiliriz. Yeni transferi Murray’nin çabuk adaptasyonu ile skorun sıkıştığı anlarda Ender Arslan’ın yaratıcılığı hücumlarına, verimlilik katacaktır. Bu da Euroleague hedefinde başarıyı getirebilir.

BEĞENDİM

Ancak Euroleague’de görebileceğimiz üst düzey savunmamızı.

BEĞENMEDİM

Maçın sonunu Wisnievski i le bitirme tercihi.

DİKKAT

Belgrad’da alacağımız bir galibiyet, Avrupa’da bütün otoriteleri şaşırtabilir ve bizi ilk 8’e sokabilir.

Yazının Devamını Oku

Kerem-Cevher

BEŞİKTAŞ Cola Turka maça Ergin Ataman’ın gelmesinin getirdiği pozitif ivmeyle konsantre bir şekilde başlarken, Efes Pilsen tarafında ise yeni yasayla bir dahaki yıl yola devam edememe kararının negatif psikolojisi vardı. Ve bu psikoloji maçın 3 periyoduna damga vurdu. Beşiktaş, maça kötü başlasa da derli toplu basketboluyla hemen hamlesini yapıp kontrolü aldı. Gözlemlediğimiz bir başka nokta; Allen Iverson’ın ülkemize geldiğinden beri en verimli maçlarından birini oynadığı oldu.

Maçın uzatma bölümü de dahil iki takımın sahada gösterdiği performans, gerçekten bir derbiye yakışır nitelikteydi. Ancak maçın sonunda Efes Pilsen’in yaptığı atak ve dördüncü geri geliş, lacivert beyazlılara galibiyeti getirdi.

Kadronun önemi

7 kişilik dar kadrosuyla ve Ergin Ataman’ın katkısıyla Beşiktaş Cola Turka, ileriki günler için olumlu sinyal verirken, Efes Pilsen koçu Perasovic’in maçın sonunu daha savunmacı bir beşle bitirmesi galibiyette önemli etkenlerden biriydi.Oldukça yorulan Beşiktaş, maçın sonunda yaptığı bireysel hatalarla kaybederken, Efes Pilsen ise kadro derinliğinin avantajını yaşadı. Mükemmel seyirci ve hakem yönetimi, ligimizin bu önemli karşılaşmasına katkı yapan bir diğer pozitif faktördü. Son olarak da Efes Pilsen’den Kerem Gönlüm’ün, Beşiktaş’tan Cevher Özer’in performansları, Türk oyuncuların takımlarındaki ağırlığı açısından dikkat çekici bir örnek teşkil etti.
Yazının Devamını Oku

F.Bahçe hak etti

YENİ yılın ikinci büyük derbisi beklenilenin de üstünde basketbol ziyafetinde geçti. Bu kez mönüde Fenerbahçe Ülker’de Jasikevicius vardı. Müthiş bir ilk yarı seyrettik. Efes Pilsen’in üstün gözüktüğü birinci ve ikinci periyotlarda bir başka gözlemimiz de Top 16’da daha iyi bir Efes Pilsen seyredeceğimiz oldu.
Bu yarıda Efes Pilsen kaçtı, Fenerbahçe kovaladı. İkinci yarının başında Efes, hem hücumda hem de savunmada kötü bir dönem geçirdi. 19-8 biten 3. periyot maçın dengesinin net bir şekilde Fenerbahçe Ülker’in eline geçtiği anlardı. Kişisel görüşüm, Efes Pilsen’in bu arada iyi bir beşle sahada olmadığıydı.
Basketbola doyduk
Son periyotta coşan, özgüvenli Fenerbahçe Ülker, farkı 18 sayıya kadar çıkarttı. Ancak Fenerbahçe, Efes Pilsen’in 4 kısa artı Kerem’le yaptığı baskıya ve tempoyu artırmalarına akılcı cevap veremeyince; fark 4 sayıya kadar indi. Maçın son saniyeleri ise, ileride Fenerbahçe Ülker’in lig sıralamasında çok işine yarayacak 9 sayılık farkla bitti.
Euroleague’in çeyrek final seviyesinde geçen karşılaşmada Fenerbahçe Ülker ve Efes Pilsen basketbol adına, doyurucu ve müthiş bir performans sergilediler. Kendilerine Euroleague’de canı gönülden başarılar diliyoruz.
Yazının Devamını Oku

Hoşgeldin 2011

MAÇA Beşiktaş Cola Turka, Likholitov, Mire Chatman ve Cünety Erden’den yoksun başlarken, son günlerde düzenli ve sistemli oynayan Galatasaray Cafe Crown’a karşı dezavantajlıydı. Ve oyunun hemen başında Serhat’ın da sakatlanmasıyla, Beşiktaş Cola Turka’nın rotasyondaki oyuncu sayısı ciddi şekilde daraldı. Beşiktaş maçı hiç bırakmadı
İlk devre bittiğinde Galatasaray beklendiği gibi düzenli oyunuyla maçı önde götürüyor, Beşiktaşlılar ise dar kadrosu, özverili çabasıyla rakiplerinin peşinden ayrılmıyordu. İkinci devrenin başlangıcıyla, Galatasaray takımı maçı Ermal’in üzerine yıkmaya başladı. Bunun pozitif verimini alarak, 10 sayı öne geçti.
Son çeyrekte farkı 15 sayıya çıkartan sarı kırmızılılar, maçın bittiği düşünüldüğü dakikalarda başta Beşiktaşlı Mustafa Abi’nin savunma gayreti ve karşılaşmanın sonlarında da Ignerski’nin 3 tane kritik üçlüğüyle krize girdi.
Derbiye yakışan mücadele
Oktay Mahmuti’nin Rancik artı 4 kısaya dönerek verdiği cevap karşısında Burak Bıyıktay, takımına faul yaptırma tercihi yerine savunma komutu verince bu doğru karar, maçın son saniyede Beşiktaş’ın atışına kalmasını sağladı. Ancak bunları değerlendiremeyen Ignerski, Galatasaray’ın hak ettiği galibiyeti önleyemedi. Derbi adına yakışan güzel bir mücadele seyrettiğimizi düşünüyor, Galatasaray’ı sistemi ve disiplini, Beşiktaş’ı dar kadrosuyla mücadelesi ve her iki takım koçu ile hakemleri da katkılarından dolayı tebrik ediyorum.
Yazının Devamını Oku

Tutku'lu oyun

ÖNCELİKLE bu maçı Türkiye Ligi’nin iki önemli takımının karşılaşması olarak görmediğimi belirtmek isterim.

Galatasaray Cafe Crown Eurocup’ta, Fenerbahçe Ülker ise Euroleague’de ülkemizi temsil eden iki Avrupa takımının maçıydı. Yüksek atmosfer nedeniyle, maçın genelinde iki takım da skor bulmakta güçlük çekti. Buna yaptıkları iyi savunma da eklenince; skor olarak düşük bir maç seyrettik.
4.5 kısalı sistemTeknik analize geçtiğimizde, maça iyi başlayan Fenerbahçe Ülker’i, Oktay Mahmuti’nin dört buçuk kısalı sistemi durdurdu. Maçın son 7 dakikasına kadar Fenerbahçe Ülker kaçtı, Galatasaray Cafe Crown kovaladı. Maçın senaryosunun değiştiği an, Sphaija’nın aldığı teknik faul oldu. Ömer’e yapılan faulü fazla agresif şekilde isteyince; Galatasaray Cafe Crown, 4 sayı öne geçti. Tutku’nun etkili oyunu ile Galatasaray Cafe Crown, hak ettiği galibiyeti aldı.
F.Bahçe Ülker ise, bugüne kadar alıştığımız hücum organizasyonlarının dışına çıkıp, içeriye top indirmeyerek; çözümü bire bir hücumda arayarak, mağlubiyete zemin hazırlamış oldu.

BEĞENDiM

Üst düzey çekişmeli iki Avrupa takımının maçını beğendim.

BEĞENMEDiM

Taraftarın tepkisinin sahaya yabancı maddeler atmasını.

DİKKAT

Yazının Devamını Oku

Hoşgeldin Ukiç

Perdeleme-devrilme savunmasına karşı 3 bomboş üçlük kaçırarak maça başlayan F.Bahçe Ülker, Cholet’nin hızlı ve yarı sahada acele etmeden penetreye dayalı hücumlarıyla 8-0 geriye düştü. Moladan sonra kenardan gelen oyuncuların ve başta Mirsad’ın katkısıyla önce savunmasını ve daha sonra da hücumunu düzelterek sakatlıklar öncesi izlediğimiz pozitif basketboluna geri döndü. Geri düştüğü 9-0’dan sonra 38-21’lik bir skor yapan temsilcimiz, savunmasıyla; hücumda etkisiz bıraktığı rakibine karşı ilk yarıyı 38-30 önde bitirirken sorunları, alan savunmasına karşı hücum olarak gözüktü. İkinci yarı kaldığı yerden devam eden F.Bahçe Ülker, farkı yavaş yavaş artırmaya başlarken Ukic’in bu takım için ne denli oyuncu olduğunu düşündürdü. Ukic’in gelişi takımın ve Greer’in oyununu olumlu etkilediğini belirtmeliyiz.

4. periyotta coştuk

Dördüncü periyotta iyice coşan F.Bahçe Ülker, hücumu ve savunmasıyla adeta son günlerdeki sorunlarının acısını çıkarttı. Preldzic ve Kaya’nın maçın son rötuşlarını yaptığı güzel bir basketbol izledik. Grubunu ikinci bitiren temsilcimizi performansı nedeniyle tebrik ederken, Top 16’da başarılarının devamını diliyoruz.

BEĞENDİM
Takım halinde gösterilen performans.

BEĞENMEDİM
Alan savunmasına hücumumuz.

DİKKAT
Bu performansımızı sahip çıkıp devam ettirelim.
Yazının Devamını Oku

Her şeyi yaptılar

SON yıllarda basketbol liglerinde gördüğümüz en zevkli, çekişmeli ve mücadeleli maçlardan birisiydi. Her iki takımın oyuncuları da kazanmak için ellerinden gelen her şeyi yaptı. Doğal olarak yaptıkları pozitif mücadelenin yanında hatalar da vardı. Zaten bu da maçı seyrebilebilir ve heyecanlı hale getiren en önemli faktördü. Ta ki, Furkan’ın sakatlığına kadar. Furkan’ın Preldzic’e yaptığı bloktan sonra yere düşerken ayağının burkulması bir anda atmosferi sıfıra düşürdü. Sahada oynayan basketbolcular, hakemler ve karşılaşmayı seyreden herkes için maçtan alınabilecek zevk bir anda bitti. Gerek basketbolculuğu gerekse kişiliğiyle herkesin sempatiyle yaklaştığı Furkan’ın sakatlanması maçın geri kalan dakikalarını neredeyse formalite havasına soktu.
Oyuna gelince... Söyleyebileceğim tek şey; Fenerbahçe Ülker’in hücum yüzdesinin üstünlüğü, Karşıyaka’nın hücum ribaundları ve ilave olarak rakibine yaptırdığı top kayıpları istatistiği arasında geçti. Rakibinden 17 top, potaya fazla atan Karşıyaka, çok düşük yüzdesine rağmen maçı kazanmasını bildi.
Önemle belirtmek isterim ki, hiçbirini ayırt etmeden sahadaki mücadeleleriyle ve hatalarıyla iki takımın tüm oyuncularını gösterdikleri performanstan dolayı tebrik ederim.
Yazının Devamını Oku

10 sayılık hediye

GERGİN olduğunu gözlemlediğimiz temsilcimiz, maça kötü başladı. Sert savunmayı hızlı hücumlarla bitiren Barça karşısında 3. dakikada 12-4 geri düştü. Molamız, oyunun momentumunu değiştirmeyince, koç Spahija’nın ikinci hamlesi, sahadaki 5 oyuncunun 4’ünü değiştirmek oldu.

İlk periyot, Lorbek’in 11 sayısıyla 21-11 Barça üstünlüğü ile geçildi. İkinci çeyrekte, Barcelona’nın hızlı hücumlarını dindiren Fenerbahçe Ülker, skor bulmakta oldukça zorlandı. Karşılaşmanın senaryosu Barcelona’nın maçın başında elde ettiği farkla kaçmasına, temsilcimizin onu zaman zaman kontrolsüz kovalaması olarak yazıldı.

İkinci yarıda 7-0’lık seri

İkinci yarıya bu sefer Fenerbahçe Ülker, 7-0’lık seriyle girdi. Hücum ve savunmadaki bilinçli oyunuyla, bu kez maçın momentumunu değiştirdi ve farkı 5 sayıya düşürdü. Üçüncü çeyrekte Rubio-Ukic asist şov ve Mirsad’ın hücum ribauntları dikkat çekti (56-51).
Son periyotta Fenerbahçe Ülker, farkı 2 sayıya kadar indirirken, Tomas ve Ömer katkı verdiler. Ancak direnen Barça, uzun oyuncularının katkısıyla tekrar 9 sayı öne geçti. 6 dakika kala molayı alan takımımız, 2. kez “geri dönüşü”nü yaparken, farkı 3 sayıya düşürse de; Navarro ve Pete Mickael’in eksiklerine rağmen sert savunma ve kontrollü hücumu çok iyi yapan Barcelona’ya maça kötü başlayarak verdiği 10 sayılık hediye yüzünden kaybetti.

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI