GeriErtuğrul ÖZKÖK Bizim değil Türk adaletinin meselesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bizim değil Türk adaletinin meselesi

HİÇ kuşkusuz bu yıl Davos’un yıldızı İran’ın yeni Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani...

Dün az sayıda gazeteci, onunla çok güzel bir sohbet yapma imkânı bulduk.
Hemen şunu söyleyeyim.
Bizim değil Türk adaletinin meselesiRuhani, hemen hepimizi etkiledi.
İzlenimleri de yazacağım. Ama ondan once söylediği çok önemli şeyler var, onları kısa başlıklarla vereyim:

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM DİYEREK KONUŞMAYA BAŞLADI

Ruhani
konuşmasına “Bismillahirrahmanirrahim” diyerek başladı.
Buna üzerine giydiği molla kıyafeti de eklenince, bende “O da ötekilerden farklı değil” duygusu yarattı.
Ancak arkasından gelenler ve mimikler, ses tonu başlangıçtaki önyargımı değiştirdi.

İSTİKRARLI TEK BÖLGE ÜLKESİ İRAN

Teröristler bölgede hâlâ aktif. Uluslararası güç Afganistan’dan çekilince yeni sorunlar çıkacak.
Irak ve Suriye’de durum ortada.
Mısır’da ve öteki bölge ülkelerinde sorunlar devam ediyor.
Bölgede tek istikrarlı ülke İran.
İran çok etkili bir ülke olmaya devam ediyor.

SIRF KÂRI DÜŞÜNMEYİN TERÖRLE MÜCADELE EDİN

Medya terörle mücadeye katkıda bulunmalıdır.
Gazetelerin amacı sadece para kazanmak olmamalı. Bütün dünyayı etkileyen bu sorunla mücadeleye katkıda bulunmalı.

CENEVRE’DE OLMASAK DA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cenevre’de yapılan Suriye görüşmelerinde yer almasak da, insanların ölmemesi için çalışmaya devam edeceğiz.
Son ve kalıcı çözüm ancak görüşmeler sayesinde olabilir.
Ondan sonra serbest seçimler yapılmalı.

NÜKLEER PROGRAMDA HİÇBİR ŞEYİ SAKLAMIYORUZ

Nükleer çalışmalarda hiçbir şeyi saklamıyoruz.
Kapımız herkese açık. Ne yaptığımız kameralarla kontrol ediliyor.
Çünkü her ülkenin orada ne olup bittiğini bilme hakkı vardır. Bütün dünyaya faaliyetimizin barışçıl amaçlarla olduğunu ispat etmek istiyoruz.

BUNCA GAZ VE PETROLÜMÜZ VAR, NİYE BİR DE NÜKLEER İSTİYORUZ

Bize, “Dünyanın bir numaralı gaz, üç numaralı petrol üreticisisiniz. Niye bir de nükleer enerji istiyorsunuz” diye soruyorlar.
Unutmayın ki, biz aynı zamanda enerji de tüketiyoruz. Her gün İran’da 1 milyon metreküp gaz kullanıyoruz.
Altyapı projelerimizi gerçekleştirmek için dövize ihtiyacımız var.
Bunu da gaz ve petrol satarak elde ediyoruz.
Ayrıca dünyada kim bir-iki kaynağa mahkûm olmak ister.

NÜKLEERDEN ÖNEMLİSİ GÜVEN TESİS ETMEKTİR

Amerika ile ilişkilerimizde iki nokta önemli.
Bir: Nükleer konuda bir anlaşmaya ulaşmak.
Ama bana göre bundan da önemlisi ülkelerimiz arasında “güven” iklimini oluşturmaktır.
Bu psikolojiyi sağlayabilirsek, bundan sonra birlikte çok daha önemli şeyler yapabiliriz.
Terörle birlikte mücadele ederiz.

ESAD’IN GELECEĞİNİ KONUŞMADAN ÖNCE

Bana, “Esad’sız bir çözüm için ne düşündüğümü” soruyorlar.
Cevabım şu:
“Çok büyük bir stratejik hata yapıyorsunuz.”
Orada geçiş dönemini konuşmadan önce halledilmesi gereken çok önemli bir
tehlike var.
Hepimiz önce terörü bu ülkeden nasıl çıkarabiliriz onu düşünmeliyiz.

ÖNCE TV SEYREDİYOR DİYE KAFA KESENLERE BAKALIM

Suriye’de birtakım insanlar, sırf sakalı yok diye insanların kafasını kesiyor.
Televizyon seyrediyor diye kafalarını kesiyor, öldürüyor.
Kim bu fanatik ve karanlık teröristlerle birlikte yaşayabilir.
Önce bunları nasıl Suriye dışına çıkarırız onu konuşalım.
Bu teröristler sadece Suriye’nin başına sorun değil. Dünyanın birçok başka ülkesi için de tehdit oluşturuyor.

BU ADAMLARI ORADAN KİM ÇIKARACAK

Soruyorum: Bu adamları oradan kim çıkaracak.
Suriye hükümeti ve ordusu değil mi.
Önce terörü Suriye’den çıkaralım.
Bunu yapacak onlardan başka güç yok.
Sonra kim kalacak, kim gidecek o konuşulur.
Halk kimi isterse onu seçer.
Bizim için hepsi mümkün.

İRAN HALKI BUGÜN DAHA MUTLU VE YAŞAMA BAĞLI

Görevi devraldığımızda İran’daki büyüme eksi 6’ydı. İlk hedefimiz bunu sıfıra çekmek.
Üzerimizdeki uluslararası yasaklar kalkınca tekrar büyümeye başlayacağız.
Bugün İran halkı eskisine göre daha mutlu, daha tutkulu, yaşama daha bağlı.
İran’a gelip bunu kendi gözlerinizle de görebilirsiniz.
Çok daha pozitif şeyler olacak.
Ama tabii ki her şeyi bir gecede başaramayız.

MOLLALAR DAHA FAZLASINI YAPMASINA İZİN VERİR Mİ

İran Yüksek Konseyi daha ileri reformlar yapmamıza izin verir mi sorusuna cevap: İran Anayasası’nda kuvvetler ayrımı var.
Dış politikayı tayin etme hakkı hükümetin.
İnsanlar bana, daha ılımlı bir politika ve reformlar için oy verdi.
Tabii ki sertlik yanlıları da var.
Ama reformları yapacak gücümüz var.
Benim Davos’ta olmam, bütün bunların işareti değil mi...

İSFAHAN’DA KURUYAN NEHİR YENİDEN AKACAK

İsfahan’da kuruyan nehir hepimizi üzüyor. Sular İdaresi ile sürekli toplantı yapıyoruz.
İnşallah bir çözüm bulacağız ve nehir geri gelecek, İsfahan’da sular yeniden akmaya başlayacak.


İzliyoruz ama bizi ilgilendiren bir tarafı yok

TAHMİN edeceğiniz gibi Türkiye ile ilgili soruyu ben sordum.
Hatta soruyu biraz uzun tuttuğum için moderatör beni uyardı.
Sorum şuydu:
Başbakan Erdoğan İran’ı ziyaret edecek. Bölgedeki tek istikrarlı ülke İran dediniz. Türkiye ile ilişkileri nasıl görüyorsunuz?

RUHANİ:
“Türkiye çok önemli bir ülke. İlişkilerimiz iyi. Dışişleri bakanlarımız görüştü.
Ekselansları Erdoğan’la da birbirimizin gözüne bakarak meseleleri açık yüreklilikle konuşacağız.”

Suriye konusundaki görüş ayrılıklarınız ilişkileri etkiliyor mu?

RUHANİ:
“Suriye konusunda farklı görüşlere sahip olmamız, bu konuyu konuşmamıza engel değil. İlişkilerimiz daha da iyiye gidiyor.”

Türkiye’de dört bakanın adının karıştığı bir yolsuzluk meselesi var. Soruşturmaya İran asıllı Reza Zarrab ile İran vatandaşı Babek Zencani’nin adları da karıştı. Bu olayı izliyor musunuz? İran da da bir inceleme yapılıyor mu?

RUHANİ:
“Bu konu Türkiye’nin iç meselesi. Mesele bizim değil, Türk adaletinin meselesi. Evet izliyoruz ama bizi ilgilendiren bir tarafı yok.”


Tweet’lerimi kendim yazmıyorum

İRAN Cumhurbaşkanı Twitter’ı çok yoğun kullanıyor.
Ancak attığı tweet’ler, dün bize yaptığı konuşmanın yanında çok sönük ve haddinden fazla resmi.
Kendisine bu tweet’leri kendisinin yazıp yazmadığını soruyoruz.
Hayır, onun adına başkaları yazıyormuş.
Ancak yüzüne kondurduğu mütebessim ifadeden, bu tweet’lerin aşırı resmiyetinden kendisinin de memnun olmadığı hissine kapılıyoruz.


Off the record son dakikada kalktı

SOHBET off the record olarak planlanmıştı.
Ancak İran Cumhurbaşkanı’nın çok açık konuşması, gazetecileri heyecanlandırdı.
Bild Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni “Teknik bir sorunumuz var” derken sözünü USA Today Genel Yayın Yönetmeni tamamladı:
Bunları yazabilir miyiz?
Ruhani
kısa bir süre duraksadı, sonra yazabileceğimizi söyledi.


Medyanın ünlü isimleri oradaydı

TOPLANTI, “Dünya Ekonomik Forumu” tarafından seçilen “100 en etkili medya mensubu” çerçevesinde düzenlendi.
Katılanların bazıları şunlardı:
New York Times yazarı Thomas Friedman, Washington Post Editörü Elizabeth Weymouth, Washington Post Genel Yayın Yönetmeni Martin Baron, Le Monde’un editoryal direktörü Sylvia Kauffmann, Financial Times editorü Lionel Barber, Reuters Başkanı Steve Adler.
Tabii ki, ben ve bir de benim Ruhani ile fotoğrafımı çeken Kai Diekmann...


Parmağında sarı taşlı gümüş yüzük var

İRAN Cumhurbaşkanı Ruhani ile ilgili gözlemlerim de şöyle:
Parmağında bir yüzük var. Gümüş, sarı taşlı.
Bizim değil Türk adaletinin meselesiSorular İngilizce soruldu. Ruhani’nin kulağında kulaklık yoktu. Yani simültane çeviriyi dinlemedi.
Ancak kritik bir-iki soruda yardımcısı kulağına eğilip Farsça çeviri yaptı.
En çok dikkatimizi çeken özellkilerinden biri, İsrail ile ilgili soruya verdiği cevaptı.
Kullandığı kelimelerde hiç “öldürme”, “kanlı”, “Siyonist” gibi kavramlar kullanmadı. Sesinin tonu ve üslubu Başbakan Erdoğan’ın “One minüt” üslubundan çok daha yumuşaktı.
Çok güler yüzlü. Benimle fotoğraf çektirirken neredeyse kahkaha atacaktı. Espri yapmayı seviyor.
Türkiye ve Erdoğan hakkında konuşurken çok dikkatliydi. Bu ziyarete önem verdiği belli oluyordu.

X

Bir düğün gecesinden kaç COVID-19 pozitif çıkar ‘Dört Nikâh Bir Cenaze’ mi

Amerika Birleşik Devletleri’nin Oklahoma eyaletinde bir düğünden sonra 18 kişide COVID-19 Delta varyantı görülmüş. Peki Türkiye’de bir düğünden kaç COVID-19 pozitif çıkar?

Google’da bir arama yaparsanız karşınıza 24 Ağustos 2020 tarihli bir haber çıkıyor:

Bursa’da bir düğüne katılanlar arasında 42 kişide COVID-19 vakası saptandı...

Bu soruyu sormamın nedeni şu. Türkiye’de düğün mevsimi açıldı... Geçen yıldan ertelenen 300 bin düğünle birlikte bu yıl 900 bin düğün bekleniyor... Yeni vaka sayısı önceki gün itibarıyla 10 bine yaklaştı.

Bu durumda şu soruları sormamız da normal:

- Bir düğünden...

- Bir siyasi parti toplantısından

- Bir bar gecesinden

- Bir toplu yemekten

Yazının Devamını Oku

Pandemi, 60 üstü bir Beyaz Türk’ün ömrünü kaç yıl daha kısalttı

Biliyorum, şu güzel bayram gününde böyle bir sorunun ne manası var diyeceksiniz...

Çok haklısınız...

Hele hele benim gibi “Hayat varsa ölüm yoktur” diye düşünen bir insanın durup dururken bu soruyu sorması ve keyfimizi kaçırması çok manasız. Ama kızmayın. Ben sadece piyanistim...

Soruyu ben sormuyorum, o nedenle bana ateş etmeyin...

Dün New York Times’ta okudum.

Pandemi bir buçuk yıl içinde Amerikan halkının ortalama ömrünü 1.5 yıl kısaltmış...

2019’da yeni doğan bir çocuğun ortalama ömür beklentisi 78.8 iken, 2020 sonunda bu rakam 77.3’e inmiş...

*

Yazının Devamını Oku

Rumeli sahilinde ceketli bir heykel ve onun ceketsiz ölen büyük şairi

Şu günlerde “memleket meselesi” yazmamanın kıymetini daha iyi anladım.

Hatta “siyaset” yazmamanın Allah’ın bana bahşettiği bir güzellik ve fırsat olduğunu düşünmeye başladım.

*

Türk dilinin en büyük şairlerinden Orhan Veli 14 Kasım 1950 günü İstanbul’da öldü...

Bugün Aşiyan Mezarlığı’nda yatıyor.

Onun Rumelihisarı sahilinde bir heykeli var...

Üzerinde ceketle otururken temsil edilmiş...

Oysa dün öğrendim ki, Orhan Veli ceketsiz ölmüş...

Bunu da dün

Yazının Devamını Oku

15’inde dünyanın en güzel çocuğu 66’sında Gandalf

Dünya sinemasının en önemli eserlerinden biri İtalyan yönetmen Visconti’nin “Venedik’te Ölüm” filmiydi...

Thomas Mann’ın çok sevdiğim aynı isimdeki novellasından çekilen film, hayatım boyunca beni en çok etkileyen sanat eserlerinden biriydi...

*

Nasıl olmasın ki...

- Yazarı Thomas Mann...

- Yönetmeni Luchino Visconti... “Leopar”ı da çeken insan...

- Baş oyuncu Dirk Bogarde...

İngiliz sinemasının büyük oyuncusu...

- Kadın oyuncu

Yazının Devamını Oku

First class koltuğunda, havyarlı, şampanyalı, bir kavanoz yolcu

Geçen hafta cuma günü Los Angeles’tan kalkan bir uçağın first class mevkisindeki bir koltuğa Louis Vuitton bir çanta kondu.

Pilot anons yapınca, çantanın kemerleri bağlandı.

Sivil havacılık tarihinin belki de en tuhaf yolculuğu işte böyle başladı.

Kavanozun içinde ise Türkiye’de de iyi tanınan, dünya starı bir yolcu...

Zsa Zsa Gábor...

*

Gábor, 18 Aralık 2016 günü Los Angeles’taki Ronald Reagan UCLA Medical Center Hastanesi’nde öldü.

Öldüğünde 99 yaşındaydı... Vasiyeti üzerine yakılarak külleri bir kavanoz içinde Los Angeles’taki Westwood Mezarlığı’na kondu.

Ancak

Yazının Devamını Oku

Yani erkek dediğin: Zampara ve iyi sevişen bir makarnacı mıdır

Şurası kesin...

Pandemi sırasında Marcello Mastroianni’yi yeniden keşfettik.

Bu yıl Türkiye’de ve dünyada 1960’lı yılların İtalyan filmlerini seyretme modası var...



Dino Risi, Ettore Scola, Fellini, Vittorio de Sica gibi popüler yönetmenlerin anlattığı o İtalya hepimize çok tanıdık geliyor... Seviyoruz o İtalya’yı...

*

Yazının Devamını Oku

Ben barın bu tarafında kaldım, barmenim 3 milyarlık patron oldu

Evet ben hâlâ barların bu tarafındayım, barmenim ise 3 milyarlık patron oldu.

TL değil, 3 milyar dolarlık patron...

Yanda gördüğünüz fotoğraf 3 yıl önce İstanbul Tünel’de “Soho House”da çekildi.

Barın müşteri tarafında ben varım.

Karşımdaki barmenin adı ise Nick Jones...

Gördüğünüz gibi gayet mütevazı ve sempatik bir ifadeyle bana içki servisi yapıyor.

Kendisi, Pink Floyd hayranı, rock’çı bir arkadaşımızdır.

Yazının Devamını Oku

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 19 Temmuz Cinderella Bayramı

Bu şahane fotoğraf Andrew Lloyd Webber’in son müzikal oyunu “Cinderella”dan bir sahne...

Lloyd Webber, 20’nci yüzyılın en büyük müzikal bestecilerinden biri...

*

18-19’uncu yüzyıl ve 20’nci yüzyılın ilk çeyreği opera dönemiydi...

Yirminci yüzyıl ise müzikaller çağı oldu...

Webber geçen yüzyıla damgasını vuran “Cats” ve “Phantom of the Opera” müzikallerinin yazarı...

Şimdi de onun yeni eseri “Cinderella” sahneleniyor... Fotoğrafını gördüğünüz bu oyunun, İngiltere’nin COVID-19 tarihinde çok önemli bir yeri olacak.

İngiltere 19 Temmuz yani bu pazartesi günü normal hayata geçişini ilan edecek.

Yazının Devamını Oku

Bu duvara iyi bakın: yıkılışı Berlin Duvarı kadar önemli

Manchester şehrinin güneyindeki Withington bölgesi polisi geçen pazartesi sabahı çok sayıda vatandaştan şikâyet telefonu aldı...

Vatandaşlar, şehrin bir binasının duvarına çizilen graffitiyi şikâyet ediyordu.

Çünkü o duvar graffitisinde üç isim hakkında ırkçı ifadeler ve çizimler vardı.

Hedefteki üç isim şunlardı:

Marcus Rashford, Jadon Sancho ve Bukayo Saka...

Bu üç kişi İngiliz milli takımının beş siyah oyuncusundan üçüydü... Üçü de bir gece önce oynanan İngiltere-İtalya maçında penaltı kaçırarak, takımlarının şampiyonluğu kaçırmasına neden olmuşlardı.

O gece İngiltere’nin ırkçı trolleri bu insanların hayatını cehenneme çevirdi.

Ve sonunda iş

Yazının Devamını Oku

Otuz yaş altı dünyanın en önemli 30 müzisyeninden biri

“OHHH Zoom konserler bitti...”

Önceki akşam Bodrum Zai’de, pandeminin başından beri fiziksel ortamda ilk konseri izledim.

Böylece sadece “dinleme” kodundan “izleme” moduna geçtim.

Özlemişim...

*

Konseri ÇEV Sanat’ın genç müzisyenleri verdi.

Solistler kemancı Bade Daştan ile çellist Jamal Aliyev’di...

Bodrum’un klasik müzikteki açılış konserini Fazıl Say şu cümleyle yaptı:

“Türkiye öyle az buz bir yer değil...”

Yazının Devamını Oku

Shakespeare penaltı kaçırınca Dante ve Caravaggio mu kazandı

Önceki gece ne seyrettiğimizi düşündünüz mü...

Evet çok güzel bir futbol seyrettik...

Maç öncesi iki takım da diz çökerek ırkçılığa karşı çok güzel bir dayanışma fotoğrafı verdiler...

İnsanlar iki yıldan beri ilk defa yan yana, omuz omuza maç seyrettiler.

Ama sahada sadece bu mu vardı?

Sahada, dünyanın en demokratik ülkelerinden ikisinin milli takımları vardı...

Biri İngiltere...

Shakespeare

Yazının Devamını Oku

Çingenepalamutu ve 'Lymantria Dispar'ın hayatında özel bir gün

“Entomological Society of America...”

Yani Türkçe deyişle “Amerikan Böcekbilimi Cemiyeti” geçen salı günü bizim bildiğimiz çingenepalamutunu da ilgilendiren bir karar aldı.

Bundan böyle “Lymantria Dispar”ın adı değişecek...

Daha doğrusu bilimsel adı “Lymantria Dispar” olan böceğin halk arasındaki adı artık başka olacak...

Bu tırtıl böceğin halk arasındaki adı “Gypsy Moth”du...

Yani “Çingene güvesi...”

Dernek geçen yıl bu isme gelen bir itirazı incelemeye aldı ve sonunda geçen salı günü bu ismin “halk dili sözlüğünden” çıkarılmasına karar verdi.

Nedeni de şu:

Yazının Devamını Oku

Cavit... Rıfat! Bırakın Forrest Gump gibi yürümeyi, 10 bin adım balonmuş

1) Bana göre dün hepimizin sağlığını ilgilendiren bir devrim oldu...

Pandemi boyunca hepimiz adım saydık...

Rekor işinsanı Cavit Çağlar’daydı.

Günde 25 bin adım.

*

Posta gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Rıfat Ababay...

Her gün 15 bin adım ata ata bitirdi kendini, o aslan gibi adam kuşa döndü, sadece bir tutam bıyık kaldı yüzünde...

Çetenin elebaşısı ve azmettiricisi tabii ki Hürriyet’in başyazarı Osman Müftüoğlu’ydu...

Her gün iWatch’unun, üzerinde 17 bin adım yazan ekranını yüzlerce insana postaladı...

Yazının Devamını Oku

Salı akşamı HALK TV’de beni şaşırtan bir ‘sayın’ hitabı

Geçen salı akşamı beni şaşırtan bir şey oldu.

Belki de “umutlandıran” demem daha doğru olur.

Halk TV’de ana haber bültenini sunan Özlem Gürses, Zülfü Livaneli’nin CHP içinde başlattığı tartışmayı anlatırken, kendisine bir mesaj gelmiş.

WhatsApp mesajını gönderen kişi MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter...

Ama dikkat...

Mesaj ona ait değil...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gönderiyor mesajı...

Konu da ilginç...

Yazının Devamını Oku

Aramıza giren kara kedi için ilgili herkese teşekkür ilanı

Evet bu bir teşekkür ilanı...

Aslında bütün gazetelere, internet sitelerine vermek isterdim bu ilanı...

Çünkü arkasında öylesine güzel bir Türkiye hikâyesi var ki...

İmkânlarım bu kadarına el verdi. Köşemde yayınlıyorum.

“Üç beş iyi insan” dedim...

Bu yazı iyi insanlara ve onların çalıştığı kurumlara teşekkürdür...

Ama aynı zamanda, bu ülkede hep birlikte yarattığımız bir “hayvan sevgisi ve saygısı” hikâyesidir...

***

Hikâyemiz geçen yaz haziran ayında Beykoz’daki evimizin bahçesine, kül rengi hamile bir kedinin gelmesiyle başladı.

Yazının Devamını Oku

Günün tartışması... O gece bir Sezen Aksu konseri sonrası başlayan o tartışma

Artık siyasetin günlük dar avlularında “maltalara çıkmayı” bıraktığım için bu tartışmaya girmeye hiç niyetim yoktu.

Ancak önceki gün Nişantaşı’nda Kruvasan Kafe’de otururken, Zülfü Livaneli’den gelen bir mesaj üzerine, bir haksızlığı önlemek amacıyla yazıyorum bu yazıyı.



ZÜLFÜ LİVANELİ: ‘BU TARTIŞMAYI SEN BAŞLATMIŞTIN, SEN YAZMALISIN’

Zülfü Livaneli bana 1995’te yazdığım bir yazıyı hatırlatıyor ve “Sen bunu yazmıştın” diyordu...

Evet

Yazının Devamını Oku

Bir eski Türkiye düğünü ve Beatles’tan düğün şarkısı

Cumartesi akşamı İstanbul Hilton’un bahçesinde Türk medyasındaki en eski arkadaşlarımdan Mehmet Yılmaz’ın kızı Yasemin ile Alican Sepet’in düğünü vardı.

Küçük bir arkadaş ve aile grubu davetliydi...

Bizim kuşağın bir tür pandemi sonrası açılışıydı...

*

Kapıda bizi karşılayan Işıl ve Mehmet’i görünce gerilere döndüm. Mehmet’le uzun bir yol arkadaşlığımız var...

İkimiz de akademisyen kökenliyiz...


Yazının Devamını Oku

Yaşayan en büyük erkek düşmanından mükemmel olmayan bir erkeğe dersler

Bugün yaşayan feministlerin en radikali kimdir diye sorarsanız, cevabım şu olur: “Banko... Pauline Harmange...”

Kimdir o derseniz, tanıtayım size...

*

1994 doğumlu bir Fransız...

“Erkeklerden Nefret Ediyorum” adlı kitabın yazarı...



Yazının Devamını Oku

Mızıkçı başkan babalar için yerlerinizi şimdiden ayırtın

Yirmi birinci yüzyıl otoriter popülizm tarihine Amerika’dan geçen ikinci lider olan Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro’yu 22 Ocak 2019 günü işte bu cümleyle tanıtmıştım.

“Yeni lider için yerlerinizi önceden ayırtın...”

*

Seçildikten hemen sonra Davos’a geliyordu ve onun yapacağı konuşma merakla bekleniyordu.

Davos popülist ve otoriter liderleri dinlemeyi çok sever...



Yazının Devamını Oku

Yüksek memurlar bu fotoğrafa çok iyi bakmalı ve düşünmeli

Bu fotoğraf 1992 yılında Bosna’nın Jajce şehrinde çekildi.

Sırp mezaliminden kaçan insanları gösteren bir kare...

Çünkü önceki günden itibaren bu fotoğraf, dünyadaki bütün savaş bölgelerindeki üst düzey memurları çok yakından ilgilendirir hale geldi.

Şimdi size bunu anlatacağım.

*  *  *

Dünya savaş suçluları tarihinde önceki gün çok önemli bir şey oldu.

Lahey Savaş Suçluları Mahkemesi, tarihinde ilk kez, siyasetçiler dışında iki üst düzey memuru savaş suçlusu olarak mahkûm etti.

Böylece artık uluslararası suçlar bakımından sadece siyasetçiler, başkanlar, başbakanlar, bakanlar, yani karar alıcılar değil, o kararın uygulanmasında görev alan memurlar da suçlu sayılacak.

Yazının Devamını Oku