GeriAhmet HAKAN Bir polemikçi üstadını buldu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir polemikçi üstadını buldu

İTİRAF ediyorum: <br><br>Ben bir “polemik canavarı”yım...

Hem polemik yaparım...

Hem de nerede bir polemik görsem hemen üstüne atlar, su gibi içerim...


Yani...


“Ay yine mi polemik? Bırakın kişilerle uğraşmayı da biraz fikirlere ağırlık verin”
diyenlerden değilim...


Aslında böyle diyenlere de asla inanmam...


Onlar ile “Dizi de neymiş? Ben hep belgesel seyrediyorum kardeş” diyenler arasında pek fark görmem...

* * *


Şunca zamanın polemik canavarı olarak...


Başbakan Tayyip Erdoğan’
ın dün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmayı dinlerken...


Zevkten dört köşe oldum...


Polemik denilen tadına doyulmaz olgunun hazzını yaşadım...


Yine itiraf ediyorum:


Şunca zamanın “polemik canavarı” olarak, ben böyle polemikçi görmedim...


Bir köşe yazarı olarak ben, biraz genişçe tuttuğum köşemde, bir seferde kaç kişiye ayar        verebilirim ki?


Bir, iki, bilemedin üç...


Fakat gelin görün ki...


Başbakan Tayyip Erdoğan
, bir saatlik konuşmasında tam 8 ayrı kategoriye ayar üstüne ayar verdi...


Vallahi helal olsun...

* * *


Listeyi özenle hazırladım...


İşte Başbakan’ın bir saatlik konuşmasında verdiği ayarlar:


* BAYKAL’A:
Yaşın kemale erdi... Kemalden de öte artık cemale erdi...


* BAHÇELİ’YE:
Faşizmin hem teorisyeni, hem pratisyeni sizsiniz... Yıllardır kafatasçılık yaptınız...


* İLBER HOCA’YA:
Kariyeri olan ve önünde profesör olan bazı zevat, “Her ile neden üniversite” diyor. Biz gelene kadar illerdeki yurt açığını hiç araştırdın mı hoca efendi?


* CHP’LİLERE:
Altındağ’a gecekondulara gitmişler... İşte böyle yapın... Ama devamı    gelsin ha...


* DANIŞTAY’A:
Başbakan imam-hatip mezunu diye mi katsayı engeli çıkarıyorsunuz?


* PROTESTOCUYA:
Elinde iki paçavrayla gelmiş, provoke ediyor...


* KAMERAMANLARA:
(Protestocuyu görüntülemek için koştukları sırada) Açın kapıları gitsinler... Açın kapıları durmasınlar... Açın açın...


* MEDYAYA:
Küçük olumsuzlukları büyütürler... Hizmetlerimizi yazmazlar, görmezler...

* * *


Pes diyorum...


Vallahi pes...


Başbakan Erdoğan’daki şu muazzam “polemik potansiyeli” karşısında benim gibi bir köşe yazarının “Ben polemikler kralıyım” havasında gezmesinin iler tutar yanı kalmamıştır.


“Üstat”
belli olmuştur...


Bana artık “biat” düşer...


Biat ediyorum etmesine ama...


Şöyle bir korkum var:


Ya Başbakan Erdoğan, bir gün başbakanlık yapmaktan       sıkılır da...


Köşe yazmaya kalkışırsa...


İşte o zaman Hıncal’ından Fehmi’sine hepimizin hali haraptır...


Kim kimin karşılığı

 

*EDİZ HUN: Deniz Baykal...

* KADİR İNANIR: Tayyip Erdoğan...


*
SAMİ HAZİNSES:
Bülent Arınç...

* MUZAFFER TEMA: Devlet Bahçeli...


*
HALUK BİLGİNER:
Ahmet Davutoğlu...

* AYTAÇ ARMAN: Kemal Kılıçdaroğlu...

* ALİYE RONA: Emine Ayna...

* AYDEMİR AKBAŞ: Kamer Genç...

* HÜSEYİN PEYDA: Ahmet Türk...


*
OLGUN ŞİMŞEK:
Muharrem İnce...

* BİROL ÜNEL: Mehmet Şimşek...

* TUNCEL KURTİZ: Dengir Mir Mehmet Fırat...


*
MEHMET ALİ ERBİL:
Melih Gökçek...

* SEZER SEZİN: Nimet Çubukçu...


*
NERİMAN KÖKSAL:
Canan Arıtman...


*
NUBAR TERZİYAN:
Kadir Topbaş...

* CİHAN ÜNAL: Salih Kapusuz...

* YILMAZ GÜNEY: Ömer Çelik...


* YAŞAR ALPTEKİN: Suat Kılıç...

* KADİR SAVUN: Beşir Atalay...

* BİLAL İNCİ: Hayati Yazıcı...

* SELDA ALKOR: Güldal Mumcu...

* ÖNDER SOMER: Recep Akdağ...

* HALİT AKÇATEPE: Egemen Bağış...

* SÜLEYMAN TURAN: Sırrı Sakık...

* VAHİ ÖZ: Kemal Unakıtan...

* HAKAN BALAMİR: Taner Yıldız...

* ADİLE NAŞİT: Güldal Akşit...

 

Arda’nın görgüsüzlüğü

 

FAKİRE sormuşlar:

“Zengin olursan ne yaparsın?”


Cevap vermiş:


“Soğanın cücüğünü yerim.”


Futbolcu Arda Turan, parayı bulunca ne yapmış?


Sinema oyuncusu sevgilisinin başrolde oynadığı filmi, sevgilisiyle birlikte seyretmek için parayı bastırıp koca bir sinema salonunu kapatmış...


Ben de Arda’nın çoktandır stil sahibi olduğunu gösteren kıyafetlerine bakıp, “Bu çocuk olacak galiba” diyordum...


Geldiği yere bakar mısınız? Mekan kapatıyor...


Hay bin futbol topu...

X

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

Bir zamanlar ben de 23 Nisan çocuğuydum

Her 23 Nisan’da şiir okuma işi bana düşerdi.

“Atatürk Çocuğu” diye bir şiiri, avazım çıktığı kadar bağırarak okuduğumu hatırlıyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirini de hakkını vererek okumuşluğum vardır.

*

Bu fotoğraf Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çekildi.

Rahmetli babamın memuriyeti dolayısıyla Doğubayazıt’taydık.

*

Sene 1976 olmalı.

Yazının Devamını Oku

‘Menderes’in sonu’ demeden konuşmayı öğrenemediler

CHP’li Engin Altay, tam bir çelişkiler yumağıdır benim için.

Bazen acayip demokratik, acayip şaşırtıcı, acayip alkışlanacak açıklamalar yapar.

Mesela...

“Ey ABD! Senin bize verecek hukuk ve demokrasi dersine ihtiyacımız yok” diyerek ABD’ye rest çeker. Amerika’nın Türkiye’den Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs, Suriye’de taviz istediğini söyleyip... “Asla taviz verilmemeli” der.

*

Bütün bunlara bakıp...

“Hah işte! Milli muhalefet budur” falan diye umutlanırım.

*

Yazının Devamını Oku

Bütün kadınlar KADES'i indirsin

Dün Hürriyet’in manşetinde Fevzi Kızılkoyun’un bir haberi vardı.

Haberde kadına şiddetle mücadelede elektronik kelepçe takılan kişilerin izlendiği merkez anlatılıyordu.

*

Haberin ayrıntılarını okuyunca...



Bu merkeze güvenim arttı. Umutlandım.

Yazının Devamını Oku

Ne yaptınız İlhan Bey

CHP, ne güzel bir şey tutturmuştu!

“128 milyar dolar nerede” diye...

*

128 milyar doların hortumlandığı algısı yaratılıyordu.

Ve bu algı, zihinlere kazınıyordu.

*

İşgüzar kamu görevlileri, asılan pankartları polis ve zabıta marifetiyle anında engelleyerek...

Yazının Devamını Oku

Danimarka çok medeni ülke şekerim

Hop şöyle cümleler yükselir sağımızdan, solumuzdan:

 

- Norveç çok medeni ülke şekerim... Başbakan’a ceza kesiliyor.

*

- Danimarka acayip modern bir ülke şekerim... Başbakanı cam siliyor.

*

- İsviçre çok uygar şekerim. Cumhurbaşkanı bisikletle işe gidiyor.

*

Hep özeniriz, hep gıpta ederiz bu ülkelere.

Yazının Devamını Oku

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

“Kanal İstanbul, Montrö’yü etkiler mi?” diye soru var ortada.

Geçen akşam Tarafsız Bölge’de işte bu soruyu sordum uluslararası hukuk alanında uzman bir isim olan Prof. Dr. Selami Kuran’a.

Selami Hoca...

Canlı yayında... Kalktı ayağa... Eline bir çubuk aldı... Ve başladı harita üzerinden anlatmaya.

“Yeni başlayanlar için 10 dakikalık bir Montrö dersi” gibi bir şeydi yaptığı.

Net, sarih, anlaşılır ve basit bir şekilde anlattı mevzuyu.

*

Sonucu açıklıyorum:

Yazının Devamını Oku

Erkan Oğur’a yapılan yobazlığın ta kendisidir

İflah olmaz bir türkü severim ben.

Ama yüzyılların izini taşıyan türküleri severim. Çağlar ötesinden gelip bizi tam kalbimizden yakalayanları... İlk söyleyeni belirsiz anonimleri... Sözleri gayet basit ama bir o kadar da derinlikli olanları...

İşte bu yüzden “Ben bir türkü sözü yazdım, üstelik de besteledim” diye ortaya çıkanlara karşı hep mesafeli olmuşumdur. Çünkü bu tür iddialardan genellikle yapay sonuçlar çıkar.

*

İbrahim Kalın’ın sözü ve müziği kendisine ait olan ‘Hiç Oldum’ adlı bir türküyü seslendirdiğini duyunca...

“Eyvah” dedim.

Ve bin türlü önyargıyla açıp dinledim türküyü.

*

Yazının Devamını Oku