Güncelleme Tarihi:
Ozan Güven Deniz Bulutsuz davası son dakika... Ozan Güven, eski sevgilisi Deniz Bulutsuz'a şiddet uyguladığı iddiasıyla yargılandığı davada karar çıktı. İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, müşteki sanık Ozan Güven ve müşteki sanık Deniz Bulutsuz katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Peki Ozan Güven tutuklandı mı? Ozan Güven Deniz Bulutsuz davası nasıl sonuçlandı? İşte detaylar...
Deniz Bulutsuz ve Ozan Güven'in birbirlerinden karşılıklı şikayetçi oldukları davanın duruşması İstanbul Adalet Sarayı 58. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada taraf avukatları hazır bulundu.
Duruşmada savunma yapan Deniz Bulutsuz’un avukatı, mütalaaya karşı savunma için ek süre talep etti. Sanık Ozan Güven’in avukatı ise, müvekkilinin beraatını istedi. Duruşmada Bulutsuz’un avukatının talebini değerlendiren mahkeme, taraflara öncesinden ek süre verildiği gerekçesiyle, bu talebi reddetti.
Tarafların karşılıklı şikayetçi oldukları davada mahkeme kararını açıkladı. Ozan Güven'in 'cebir, tehdit veya hileyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' ve 'hakaret' suçlarından beraatine, 'kasten yaralama' suçundan ise 1 yıl 15 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmedildi. Deniz Bulutsuz'un ise 'basit yaralama' suçundan beraatine karar verildi.
İddianamede, 13 Haziran 2020'de gece saatlerinde Ozan Güven'in evinde olan çiftin, arkadaşlarının evinde başladıkları tartışmanın yeniden alevlendiği, Güven'in abajur ve elleriyle vurarak Deniz Bulutsuz'u darbettiği ifade edilmişti. Deniz Bulutsuz'un çenesinden yaralanmasına neden olduğu iddia edilen abajur silah sayılmıştı.
İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam eden yargılama sürecinde, mahkeme Deniz Bulutsuz'un vücudundaki yaralara ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan kesin rapor istemişti. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ilk raporda, Deniz Bulutsuz'daki yaralanmanın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücudunda kemik kırığı tanımlanmadığı, yüzünde sabit iz niteliğinde olmadığı, organların birinin işlevinde zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif ve tespit edilemediği kaydedilmişti.



