Güncelleme Tarihi:
Kuduz hastalığı gündemdeki yerini son günlerde korumaya devam ediyor. Bitlis'te yaşanan acı olayın ardından kuduz belirtileri ve tedavisi merak konusu oldu. Her hastalıkta olduğu gibi kuduz hastalığı için de erken teşhis ve önlem hayati önem taşıyor. Peki, kuduz hastalığı bulaşıcı mı, nasıl bulaşır? Kuduz hastalığı tedavisi var mı, ölümcül mü? İşte en belirgin kuduz belirtileri...
Kuduz, hayvanlardan insanlara geçmektedir. Köpek, kedi, sığır gibi kuduza yakalanma ihtimali olan hayvanların ısırıkları, yeri ne olursa olsun kuduz için risk oluşturur. Isırık dışında kuduz olma ihtimali olan hayvanın tırmalaması, salya, tükürük, hayvanlara ağız yoluyla verilen canlı aşı yemleri gibi mikroplu olabilecek materyalin, vücuttaki açık yara ve müköz membranlarla (vücudun ağız, burnun içi, mide ve barsak gibi alanlarını döşeyen zar tipi) teması da risk oluşturur.
Kuduz aşısı, kuduz riski taşıyan temas durumlarında olanlara uygulanır. Kuduz riski olan temas sonrasında aşılamanın devam ettiği süreçte yeni bir risk durumu söz konusu olursa aşılama şeması aynı şekilde ilerler. Kuduz riskli temas sonrası da aşılamaya olabildiğince erken başlanmalıdır.
Kuduzun kuluçka süresi tipik olarak 1-3 aydır, ama 1 haftadan 1 yıla kadar da değişebilir. Başlangıç belirtileri genel halsizlik, huzursuzluk, ateş ve baş ağrısı şeklindeki grip semptomlarına çok benzer. Bu belirtiler günlerce sürebilir. Isırık yerinde ağrı, batma veya kaşıntı hissi, sonraki günlerde anksiyete, bilinç bulanıklığı, sinirlilik gelişebilir. Hastalık ilerledikçe merkezi sinir sisteminin etkilenmesine bağlı, uykusuzluk, hayal görme, anormal davranışlar, bilinç kaybı, hafif veya kısmi felç, aşırı uyarılma, saldırganlık, tükürük salgısında artış, yutma güçlüğü, sudan ve bazan havadan korkma gibi daha belirgin belirtiler ortaya çıkar. Hastalığın akut dönemi tipik olarak 2-10 gün sonra biter.
Hastalığın klinik başlangıcı öncesi insanda kuduz enfeksiyonunu gösterecek bir test mevcut değildir. Kuduza özgü havadan veya sudan korkmak gibi belirtiler görülmedikçe klinik teşhis zor olabilir. İnsanda canlı iken ve ölüm sonrası değişik teşhis teknikleriyle enfekte dokularda (beyin, deri, idrar veya tükürük) virüs, virüs antijenleri veya nükleik asitleri tesbit edilmeye çalışılır.
Herhangi bir yaralanma durumunda enfeksiyon olasılığını azaltmak için en etkin yollardan biri yarayı hemen su ve sabunla iyice yıkamaktır. Maruziyetten sonra mümkün olan en kısa zamanda lokal yara tedavisi başlatılması, kuduz aşısı ve kuduz immünglobülinin yapılması kuduz semptomlarını ve ölümü önleyebilir.
Kuduzun klinik belirtileri bir kez ortaya çıktıktan sonra, sadece destekleyici tedavi yapılabilir ve neredeyse her zaman ölümle sonuçlanır. Ölüm, belirtilerin başlamasıyla günler içerisinde gerçekleşir. Bugüne kadar klinik olarak ortaya çıkmış kuduzdan sağ kalan 10 vaka bildirilmiştir ve bunlardan sadece 2 tanesinin ısırılma öncesi veya sonrası aşı ile korunma öyküsü yoktur.





