Güncelleme Tarihi:
Bolu'da bir kişide deli dana hastalığının tespit edilmesinin ardından, deli dana hastalığı nedir, insana bulaşır mı? soruları kamuoyunun dikkatini çekti. Prion adlı anormal proteinlerin beyinde birikmesi ve sinir sistemini etkilemesiyle ortaya çıkan Deli dana (Creutzfeldt-Jakob) hastalığı, duruş, hareket, duyu bozuklukları ve beyindeki süngerimsi değişikliklerle kendini gösteriyor. Çok sık görülmese de insanlara da bulaşma riski bulunan deli dana hastalığı, ilerleyici bir seyir gösterir ve bütün beyin dokusunu kaplayarak ölümcül hale gelir. Peki, deli dana hastalığı belirtileri nelerdir, nasıl anlaşılır? İşte, ayrıntılar.
Hastalık "prion" denilen virüslerden daha basit yapıdaki mikroplarla bulaşır. İnsanlarda da yine beyin dokusu iltihabı olur. Oluşan hastalık yavaş ilerleyen, tanısı zor ve ölümlere neden olabilen karakterdedir.
Hastalığın hayvanlarda olan şekli "deli dana hastalığı" veya "bovine spongiform ensefaliti (BSE)", insanlarda olan şekli ise Jakop-Creutzfeldt Hastalığı (JCH) olarak adlandırılmalıdır. Bu hastalık Türkiye'de fazla tanınmaz.
JCH, en sıklıkla etkilenmiş hayvanın etinin yenmesiyle insanlara geçer. Diğer geçiş yolu da özellikle sağlık personelinin hasta insanlara ait kanla temasıyla veya organ nakli ile olabilir. Hastalığın en nadir görülen nedeni de ailesel geçiştir. Bazı ailelerde bu hastalık genetik olarak taşınır.
Hastalığın belirtileri haftalar ve aylar içinde yavaş olarak gelişir. Unutkanlık, konuşma bozukluğu, yazma buzukluğu, insanları tanımada bozukluk, sağ ve solu karıştırma gibi beynin çalışmasının bozulmasına ait belirtiler görülür. Hastalık bu evrede kolaylıkla Alzheimer ile karışabilir. Zaman içinde daha ağır belirtiler de görülmeye başlar. Kaslarda kasılmalar, dengesizlik, görme bozuklukları gelişir. Hastalığın başlangıcından itibaren 3-12 ay içinde ölüm görülür. Ölüm nedeni sıklıkla zatürredir. Hastalık az sayıda hastada daha uzun sürebilir. Hastalığın kesin tanısı mikrobun vücutta yarattığı bağışıklık moleküllerinin (antikorların) kanda tespit edilmesiyle konulur. Türkiye'de bu testler birçok sağlık kuruluşunda yoktur. Bu durumda akla menenjit veya ensefalit tanılarıyla kaybedilen bazı hastaların bu hastalığa yakalanmış olabilecekleri gelmektedir.
Hastalığın bilinen kesin bir tedavisi olmadığından korunma önlemleri çok önemlidir. Hasta olduğu bilinen hayvanlara ait etler yenmemelidir. (Bu tip etler imha edilmelidir) Sağlıkçılar da hasta insanlara ait kanlı aletlerle temastan kaçınmalıdır. Bilinen sterilizasyon (mikrop öldürme) yöntemleri etkisiz olabilir. Tıbbi aletler önerilen yöntem için buharla sterilizasyondur. Hassas aletler ve cilt temizliği ise çamaşır suyu (sodyum hipoklorit) ile yapılabilir. Bundan sonra bol su ile çamaşır suyu uzaklaştırılmalıdır.




