Ben onu çırılçıplak sevdim

O da beni...

Gerisi kendiliğinden geldi.        

 

Evliliğimizde yaptığımız en akıllıca şey, ailelerimizin ilişkimize müdahale etmesini engellemek oldu.   

 

Biz, birbirimizin hiçbir açığını annelerimize söylemeyiz. Yeri gelir işim yüzünden günlerce evde yemek yapamadığım olur, eşim annesine "Evde fasulye var, pilav var" diye uydurur. Ama aslında dışarıdan yemek söyleyip yemişizdir.

 

Yeri gelir eşimin eksikleri olur, ben asla anneme ya da babama bir tek kelime etmem.

 

Bazen birbirimize gireriz; ama akşam bizimkilere ya da onun ailesine gideceksek tartıştığımızı asla belli etmeyiz. Genelde zaten eve geldiğimizde barışmış oluruz.

 

Zaman zaman adil bir şekilde, ailelerimizin tavırlarını eleştiririz. Birlikte taktik geliştiririz. Ama sorunları hep kendi içimizde çözmeye çalışırız.


Gereksiz kıskançlıklara kapılmayız, ikimiz de kendimize ait bir hayatımızın olması gerektiğini biliriz. Zaman zaman bu hayatlar çakışır, zaman zaman çakışmaz ama ikimiz de birbirimize dayatma yapmayız. Bu, bizim birbirimize sahip çıkmadığımız anlamına gelmez.

En önemlisi, birbirimizin en iyi arkadaşı olmayı becerebilmemizdir.

 

Birlikteyken çok eğleniriz, kimseye söyleyemeyeceğimiz şeyleri birbirimize söyleriz. Bir şey yaşadığımda ilk danıştığım kişi hep eşimdir, fikrine hep saygı duyarım. Bazen benim göremediğim, görünce de kabul etmek istemediğim şeyleri söyler ama bilirim ki, hiçbir zaman kötü niyetle bir şey söylemez. Birbirimize güvenir, söylenen sözleri, fikirleri saldırı olarak algılamayız. Yapılan şakaların altında bir anlam aramayız.

Bu düzeni kurmak, bu güveni oluşturmak kolay ve bir anda olmadı. İkimiz de kusursuz olarak başlamadık ilişkiye, çok sıkıntılar, çok kavgalar gördük, çok gözyaşı döktük.

 

Sonunda yaptığımız tek şey üzerimizdeki kılıfları çıkartıp birbirimizin karşısında çıplak kalmaktı.

 

Ben onu çırılçıplak sevdim, o da beni... Gerisi kendiliğinden geldi.

(E.Ç.)

 

(Yüzyılın cümlesi, eylemi budur, bu olmalıdır! Çok etkileyici Sayın E. Ç. Acaba sizi klonlamak mümkün mü?)

 

***

(E.H)

 

Keşke benim sevgilim de ileride bize kurmayı hayal ettiği hayat için bu kadar çok çaba harcamak yerine, biraz olsun benimle ilgilense ve bütün sorun çözülse!

 

Ben bu ilişkide kendimi sevmiyorum! Bu en büyük aptallığım. (Vay anasını, bunu söyleyebilen kadınlar da var demek!)

 

Önce hep 'O' var. Kendimi hep ikinci planda tutuyorum. (Keşke karım da böyle dese!)

 

Kocamıza saçımızı süpürge edip çocuklara süper anneler olunca, daha çok sevileceğimizi düşünmemiz aptallık! (Doğru...)

 

Sürekli beklenti içinde olmam aptallık!

 

Çiçek bekliyorum, benim için endişelenmesini bekliyorum, sürprizler bekliyorum, bekliyorum da bekliyorum. (Ben yapıyorum da ne oluyor?)

 

Hayatım bekleyerek geçiyor, ben mutsuz oluyorum. (Kadınlarda mutsuzluk hastalığı var.)

 

***

(Ö.E.)

 

En büyük aptallık evlenmek diyeceğim; ama iş işten geçmiş olacak. (Biraz öyle oldu!)

 

Rahat bir aile yapınız, güzel de bir işiniz varsa, biraz da özgür düşünüp etrafa kulak asmayan bir tipseniz neden evlenesiniz ki? (Haydaaa...)

 

Elektirik, doğalgaz, su, telefon, kira ve yiyecek vs. bunları zaten ailen karşılıyorken, sen neden evlenip bunları üstüne alasın? (Oha!)

 

Hem  sevgilin uymazsa kafana, yenisini bulma şansın da var. Hele bir evlen de bak bakalım ayrılabiliyormusun! (Nah ayrılırsın!)

 

Akıllı olmak lazım. (Bak bu doğru...)

 

Evlendiysen bir kere, o zaman kurallara göre oynayacaksın; özgür olacak, özgür bıracak başta saygı, sonra sevgi doğrultusunda çok yargılamadan bir hayat yaşayacaksın. (Şaka mı bu?)

 

***

(S.Y.)

 

Yaptığım en büyük aptallık; evliliğe hazır olmadan, kişiliğim oturmadan evlenmekmiş.

 

Yaptığım en akıllı şey ise; 17 yıllık evlilikten sonra, kişiliğime hiç uygun olmayan o adamdan boşanmakmış.

 

Şimdi, ben leb demeden leblebimi anlayan bi sevgilim var.

 

Akıllılık; hayatı kendin için yaşamaktır, başkaları için değil. (Güzeeel...)

 

***

 

Aynı durumdayız. Aynı!

Sonuç: 5 yıl flört  + 13 yıl evlilik sonucu iki yabancıya dönüşen biz.

 

Benim aptallıklarım:

1. İşimde çok iyi olursam eşimden de çok saygı göreceğim fikri.

2. Kızıma hayatımı adamam.

3. Kendime yeterince bakamamam.

4.Bütün kişilik tahlillerinde “mükemmeliyetçi çıkan” benim, kendim hariç herşeyi düzeltme ve iyileştirme çabam.

5. Kızım doğduktan sonra arkadaşlarımı unutmam.

6. Kızım doğduktan sonra eşime “sevgili” olursam erdemsiz bir anne olacağımı zannetmem.

7. Eşimin evine bağlı, çocuğuna iyi anne bir kadını her halükarda “ iyi eş” olarak hep kabul edeceğini düşünmem.

 

Eşimin aptallıkları:

1. Kendisi inkar etse de, kızım doğduktan sonra bana karşı ilgisizliği.

2. Benim haricimdeki tüm kadınlara nazik ötesi davranıp bana “evdeki inek” muamelesi yapması.

3. Tüm hafta seyahatte olmasına rağmen eve geldiğinde yine dizüstü bilgisayarına gömülmesi.

4. Benimle hiçbir şey konuşmayan adamın, msn de ipsiz sapsız yüzlerce insanla saatlerce yazışması.

5. Bir Alllah’ ın günü arayıp da “Nasılsın?” diye sormaması.

6. İşinin herşeyden önemli olması.

7. Çocuğun okuldan eve nasıl geldiği, kurstan nasıl geldiği, veli toplantısına kimin gittiği vs. gibi konularda hiç bilgisinin olmayışı

8. Evdeki her işe koşan, zor ötesi bir işe sahip olan, çocuğun tüm sorumluluğu üzerine yıkılan, sabah 7 akşam 7 çalışan bir kadının akşamları “Geyşaya dönüşmesi” beklentisi.

 

Yeter mi?

(Böylesi sıkı bir özeleştiri ve farkındalık... Helal olsun!)

 

***

(D.)

 

Yaptığımız en büyük aptallık; ikimizin de işimize çok daha fazla önem verip; evimizi, ilişkimizi, evliliğimizi ikinci plana atmamız, birbirimize zaman ayıramamız oldu. (Al işte!)

 

Akıllıca olan, bunu evliliğimizde birinci senemiz dolmadan anlayıp kendimize gelmemiz... (Bravo!)

 

***

(S.G.)

 

Birbirimize vakit ayırma ve birbirimizle ilgilenme konusunda aptaldık! Bu yüzden ayrıldık.

 

Ben yeterince buluşup konuşamadığımzı düşünüyordum, o da onu fazla bunalttığımı söylüyordu.

 

Sonra barıştık; ama asla sorunlarımızı konuşmadık. Sadece birbirimizi ne kadar sevdiğimizi, her şeyin ne kadar güzel olacağını konuştuk ve aynı sorunlar yine baş gösterdi.

 

Biz sorunlarımızı konuşmadığımız için ayrıldık.

 

Hatamızı anladığımda, o benden çoktan vazgeçmişti. (konuşmak lazım, konuşmak lazım...)


***

(Z.B.)

 

Çok aşık olduğum, bırakmanın imkansız olduğunu düşündüğüm sevgilimin beni gözümün içine baka baka aldatmasına,

 

Beni yatağımda bırakıp başkasına gitmesine,

 

Ve bunu türlü yüzsüzlüklerle, yalanlarla daha da acı duruma getirmesine,

 

Sevdiğim için onsuz yapamayacağımı düşünerek bunları kabul etmem, hayatımda yaptığım en büyük aptallık.

 

Hala kendime yediremiyor  ve hala acı çekiyorum... (Deymez!)

 

***

(D.F.)

 

En büyük aptallığım: gereksiz kıskanç olmam.


Daha küçük aptallığım: Kocam internette dolanıp tahrik olarak bana geldiyse onu reddediyorum. Çünkü kendimi sırf ihtiyaç gidermek için kullanılmış gibi hissediyorum. Halbuki o diyor ki; oradaki kadın değil, yapılanlar onu tahrik ediyormuş... Ayrıca arasıra da olsa, mastürbasyon yapması beni çileden çıkarıyor! 2-3 gün surat asıyorum. (Hem hatayı bilip hem devam etmek nasıl bir saçmalıktır? Benim karımda da bu durum var! Madem öyle, asma surat be kadın!)

 

***

 

İkinci hamileligim esnasında evliliğimizi sona erdirmek isteyen eşimin geçmiş bütün sadakatsizliklerini öğrenip onu yine de kapının önüne koymamak en büyük aptallığımdır!

 

Dünyaya tek başıma çocuk getirmekten ve 2 çocuklu "yalnız anne" olup dünyanın bir ucunda yalnız kalmaktan korktum.

Şimdi boşanma yolunda, bu hatamın acısını daha çok çekiyorum. (Üzülmeyin. Biz erkekler bazen çok puşt oluruz...)

 

***

Yani,

 

Sevişmek yerine savaşmak,

 

En büyük aptallıkmış!

 

Bu mailler üzerine benim anladığım budur.

 

Haklıyım demek ki.

 

Adam

adam@hurriyet.com.tr

X

Bu ilçedeki ihracat yüzde 60 arttı

Tarihi, kültürel zenginlikleri ve doğal güzelliklerinin yanı sıra yaklaşık 144 bin civarındaki nüfusu ile Akdeniz Bölgesinin önemli yerleşim birimlerinden biri olan Hatay'ın Dörtyol ilçesi, 2011 yılında yapılan 158 milyon dolarlık ihracatla da adından söz ettiriyor.

Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Cemal Talay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkedeki istikrarın Dörtyol'a ve tüm bölgeye yansıdığını belirterek, ülkenin istikrarı ve bölgede üretim yapan sanayicilerin çabası ile dünyanın dört bir yanına Dörtyol'dan ihracat yapıldığını söyledi.

İlçede, demir-çelikten metale, gıdadan narenciyeye kadar geniş bir yelpazede üretilen ürünlerin Ortadoğu başta olmak üzere Asya ve Avrupa ülkelerine gönderildiğini vurgulayan Talay, özellikle son yıllarda birçok firmanın ilçede yatırım yapmak için sıraya girdiğini ifade etti.

Talay, ilçe olarak hem ihracatta hem de istihdamda büyüdüklerini ve ilçenin her zaman yatırımcılara açık olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Bölgemizin yatırım konusunda her türlü imkana sahip olması ve ilçemizde son yıllarda büyük firmalar tarafından yapılan yatırımlar, ilçeyi adeta cazibe merkezi haline getirdi. Özellikle arsa temini ve iş gücü konusunda herhangi bir sorunla karşılaşmayan sanayi kuruluşları, sürekli bizimle iletişime geçerek bölgemize yatırım yapmak istediklerini belirtiyor.

Tüm bu gelişmeler karşısında Erzin ilçesine organize sanayi bölgesi kurulması kararı alındı. Payas beldemize de ikinci organize sanayi bölgesi yapılması planlanıyor. Bölgede yeni sanayi bölgelerinin açılmasına biz de öncelik veriyoruz ve çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz.”
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO), Yeniyurt beldesinde 2 bin 973 dönümlük araziyi devlet demir yollarından satın aldığını, 2 bin 610 dönümlük arazide de kamulaştırma yaptırdığını anlatan Talay, işlemler tamamlandıktan sonra TPAO'nun söz konusu alanda, 12 milyar dolarlık enerji üssü kurmasının planlandığını dile getirdi.

Talay, Türkiye'deki en büyük 500 şirket arasında, son iki yıldır Dörtyol'dan 15 firmanın yer aldığına değinerek, şöyle konuştu:

Yazının Devamını Oku

Sömestr tatili beyaz perdeye yaradı

Okulların tatile girdiği 20 Ocak-5 Şubat arasında sinemalarda 3 milyon 454 bin 42 bilet kesilerek, yaklaşık 34 milyon lira gelir elde edildi.

Boxoffice Türkiye verilerine göre göre, sömestr tatilinde en çok ilgiyi Türk filmleri ile çocuk filmleri çekti.

Söz konusu dönemde vizyondaki 89 filmin (yeni ve eski) 23'ünü Türk filmleri oluşturdu. 17 günlük tatil döneminde vizyondaki filmler için toplam 3 milyon 454 bin 42 bilet kesilirken, bunun 1 milyon 889 bin 760'ını Türk filmleri izleyicisi oluşturdu.

Ata Demirer'in başrolünde olduğu “Berlin Kaplanı” 1 milyon 225 bin 219 izleyici sayısıyla sömestrın en çok gişe yapan filmi oldu. 11 milyon 724 bin 60 lira ile toplam hasılatın yaklaşık 3'de 1'ini elde eden film, vizyonda henüz 2 haftasında olmasına rağmen önemli bir gişe başarısı da elde etti.

“Berlin Kaplanı”nın dışında söz konusu dönemde 316 bin 712 kişinin izlediği “Sümela'nın Şifresi Temel” ve 208 bin 959 biletin kesildiği “Kurtuluş Son Durak” gişe rakamlarıyla dikkati çeken diğer Türk filmleri oldu.

Beyaz perdenin toplam 33 milyon 978 bin 428 lira gelir elde ettiği dönemde, çocuk filmlerinin izlenme oranı da diğer dönemlere kıyasla artış gösterdi. 24 çocuk filminin vizyonda olduğu bu dönemde, devam filmi olan “Neşeli Ayaklar 2” 450 bin 533 izleyici sayısıyla 4 milyon 612 bin 841 lira gelir elde ederken, 426 bin 447 biletin kesildiği “Çizmeli Kedi” 4 milyon 564 bin 84 lira hasılata ulaştı.

Çocuk filmlerini toplam 977 bin 782 kişi izlerden, dağıtımcı firmalar arasında United International Pictures (UIP) ile Warner Bros (WB) öne çıktı.
Sömestr tatilinde en çok izlenen 10 filmin seyirci ve hasılat rakamları şu şekilde oldu:

Film Adı Seyirci Hasılat (TL)----------------------- --------- ----------

Yazının Devamını Oku

Muş'ta 3 terörist yakalandı

Muş'un Bulanık ilçesinde 3 terörist yakalandı. Bulanık ilçesinde alınan istihbaratı değerlendiren güvenlik güçleri, daha önce tespiti yapılan PKK'lı guruba operasyon düzenledi. Erentepe beldesi ile Günbatmaz köyü kırsalında jandarma ve özel harekat polislerinin ortaklaşa düzenlediği operasyonda, 3 terörist gözaltına alındı.

İlçe Kaymakamı Ferit Görükmez, operasyon sırasında kaçan 1 terörist için bölgede başlatılan operasyonların devam ettiğini söyledi.

Kaymakam Görükmez, “Güvenlik güçlerimiz tarafından yapılan operasyonda, Erentepe beldesi ile Günbatmaz köyü kırsalında tespit edilen 8 kişilik PKK'lı grupa operasyon yapıldı. Yapılan operasyonda 3 terörist sağ ele geçirilirken bir terörist kaçmayı başardı. Kaçan terörist için operasyonlar devam ederken, teröristlere yardım ve yataklık eden 6 kişi de gözaltına alındı. Bunların sorgulamaları devam ediyor. Alınan istihbarata göre, bölgemizde 8 kişilik bir terörist grubu olduğu biliniyor” diye konuştu.

Öte yandan, Bulanık Erentepe Jandarma Karakolu'nda bulunan teröristlerin İl Jandarma Komutanlığı'na getirildikleri öğrenildi.
Yazının Devamını Oku

Erdoğan'a geçmiş olsun telefonu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, annesi ameliyat olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı telefonla aradı. CHP'den yapılan açıklamada, Kılıçdaroğlu'nun, annesinin ameliyat olması nedeniyle Başbakan Erdoğan'ı telefonla arayarak, geçmiş olsun dileklerini ilettiği ve acil şifalar dilediği bildirildi.Başbakan'ın annesinin sağlık durumuBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın annesi Tenzile Erdoğan'ın tedavi gördüğü hastaneden yapılan açıklamada, Tenzile Erdoğan'ın geçirdiği operasyon ve sağlık durumuna ilişkin yazılı açıklama yaptı.Başbakan Erdoğan’ın annesi Tenzile Erdoğan'ın safra kesesi ameliyatı geçirdiği belirtilen açıklamda, "Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın anneleri Tenzile Erdoğan Hanımefendi, 30 Eylül 2011 tarihinde saat 18.00 civarında karın ağrısı ve yüksek ateş şikayetleriyle hastanemize müracaat etmiştir. Yapılan klinik radyolojik ve laboratuvar tetkikler sonucunda hastamıza akut kolesistit tanısı konmuş olup; gerekli ameliyat hazırlıklarını takiben, 1 Ekim 2011 günü, saat 11.00’de hastanemiz hekimlerinden Prof. Dr. Hasan Taşçı başkanlığındaki ekip tarafından kolesistektomi operasyonu gerçekleştirilmiştir. Ameliyat sonrası yoğun bakıma alınan hastamızın takibi devam etmektedir" denildi.
Yazının Devamını Oku

Her kadınla arkadaş olmak kolay kendi karım hariç!

Karımla çok iyi arkadaştık.

O kadar iyi arkadaştık ki, aşık olduk.

 

Büyük bir aşkla evlendik.

 

O aşka inanarak, güvenerek bir çocuğumuz oldu, kızımız.

 

Fırtınalı bir evliliğimiz oldu, oluyor, var.

Yazının Devamını Oku

Ben ağlayan bir Adam mıyım?

Kadınların neleri merak ettiğini gördükçe, kadın dünyasına dair bir halt bilmediğimi bir kere daha anlıyorum.

Yahu herşey bitti, hatta erkekliğimin de sorgulanması bitti de, sıra ağlak olup olmadığıma mı geldi?

 

Bu kadar sorulabilecek, merak edilebilecek konu arasında bunun en çok merak edilen konulardan biri olması çok şaşırtıcı.

 

Kadınların şaşırtıcı olmamasını beklemem daha da şaşırtıcı.

 

Hatta erkeksel bir aptallık!

Yazının Devamını Oku

Evliliği seks seksi de ancak kadın kurtarır

Bu işleri bizden beklerseniz, daha çok beklersiniz.

Ben bile bunu dediysem, vay halimize!

Ulan bir de ben ahkam kestim durdum bu evliliği benden başka kimse kurtaramaz diye.

Nah kurtarırmışım.

Biz erkekler özürlüyüz.

Karımın en sevdiği slogan bu aralar bu! Lafı bana da yedirdi.

Meğer bizi bozan da düzelten de karımmış.

Karımın canı istediğinde biz dünyanın en sapık ikilisiyiz.

Canı istemezse de kesin boşanır gideriz. Kardeş kardeş yaşamak ona koymuyor nitekim.

Yazının Devamını Oku

Karısı hamile olan her Adam’ ın hali içler acısı mıdır?

Başkasını bilemem. <br> Benimki hiç de öyle değil.

Karımın birinci hamileliği ile başlayan kabus, ikinci hamileliği ile şenliğe dönüştü.

Olacak iş değil.

Ne hormonmuş be kardeşim! Sanki karıma birisi cinsel güç arttırıcı hap vermiş...

Bileydim, ikinciyi çoktan ben isterdim.

Bir yaşıma daha girdim. Girdik aslında. Karım da bu durumu çözemedi.

Bol bol mahçup gülüşmeler var aramızda.

Hayatımız böyle olacaksa eğer, üçüncü çocuk fikri bile bana sıcak gelmeye başladı...

Dört, beş böyle gider bu artık.

Yazının Devamını Oku

Baba olacak Adam şeyinden belli olur

Adam olacak çocuk bokundan belli oluyorsa,

Benim böyle bir baba olacağım da belliymiş. 

Nasıl baba olunmadığını iyi bildiğim için...

Anneme iyi bir evlat oldum. Kendisi de bunu hergün söyler sağolsun.

Babam anneme koca olmadığı gibi, bana da baba olmadı. Benim için yaşayan bir ölü kendisi.

O yüzden, karıma iyi bir koca, çocuğuma da iyi bir baba olmak benim için her zaman ilk önceliğim oldu.

Sevgi içinde yaşayan mutlu bir aile hayali kurdum.

Birbirine aşık bir çift, aşkın meyvesi bir çocuk.

Bunların hepsine de sahip oldum.

Yazının Devamını Oku

Seks diyetine beklenmedik son

Yeni yıl bomba gibi geldi.

...

 

Geldiği gibi de elimde patladı.

 

Bundan bir kaç hafta evvel size en son yazdığımda mutluluk tavan yapmıştı.

 

Karımın, dolayısıyla ikimizin de inişli çıkışlı hayatı, çıkış dönemine girmişti.

Yazının Devamını Oku

Aşkta aslolan kaybetme korkusudur

İki kere iki dört...

Doğruların en babası bu! 

Aşkta herkes, elindekinin uçucu olduğunu zannederek yaşayacak kardeşim.

Bu kadar.

Geçen haftadan bu yana, kadınıma bir haller oldu!

“Yine bir haller oldu!” mu demeliydim acaba?

Artık ne ne diyeceğimi, ne de ne yazacağımı bilmiyorum. Bir öyle, bir böyle bir karım olduğu için, malum işler tam tıkırında gidiyor derken bir bakıyorum otel odasındayım, bir bakıyorum karımla yatak odasında!

Siz bu ilişkiyi takip etmekte ne kadar zorlanıyorsanız, ben de yaşamakta zorlanıyorum.

Kızım ne olur, nasıl bir kadın olur... Büyük soru işaretleri var kafamda.

Yazının Devamını Oku

Kadınımın yaktığı ağıt üzerine güzel bir öpüşme

Araya bayram girdi yazamadım.

Bu bayramı sevmem.

Benim için, babamın koyun kestiği ve bunu erkeklik gösterisi haline getirdiği bir utanç zamanıdır. Zavallı annem ve ben bir köşede onun zoru ile dururduk. Annem ağlardı, ben, babam “Erkek adam ağlamaz!” buyurduğu için dudaklarımı kemirirdim.

Geçelim.

Konumuz bu değil.

***

Bu hafta bu köşede ben değil karım yazacaktı.

Yazdı.

Karım; bir kadın ne ister, bir kadını ne mutlu eder, bir koca ne yapar da evlilik cennete benzer, bizzat kendisi anlatacaktı.

Yazının Devamını Oku

Adamın ısrarcısı kadını bayar öyle mi?

Yuh!

 

Bunu duyduğumda, kendimize özel vakit yaratmak adına bir restoranda olduğumuza şükrettim.

 

Hani insanın kan beynine çıkar ya, benim de çıktı.

 

Uygun bir ortamda olsaydık, sağa sola uçan tekmeler atıyor olabilirdim.

 

Kendimi tuttum.

Yazının Devamını Oku

Aptal karı-koca

Biz karı koca çok akıllı olduğumuz için, bir ilişkiyi kotaramıyoruz.<br><br>Aptalız.

Herşey için çok çalışan, mesai harcayan bu kafa; iş insanın kendi ilişkisine gelince, nedense mesai harcamaya, kafa yormaya gerek duymuyor.

İnsan aptallaşıyor. 

Ya da insan kendini akıllı zannederken, aslında aptal olduğunu anlıyor.

Hangisi işinize gelirse...

Yazının Devamını Oku

Karımla aram neden bozuk?

İnsan, yıllar geçip yaş kemale ermeye başladıkça, bazı şeyleri anlamaya çalışmaktansa, oluruna bırakmayı öğreniyor.

Şurası kesin; bir erkek bir kadının çok gerisinden geliyor.

 

Son birkaç senem, kendimi ve karımı sürekli yargılayarak ve hırpalayarak geçti.

 

Ne büyük bir zaman kaybı!

 

Hep bir suçlu ve güçlü aradım.

 

Yazının Devamını Oku

Bir kadını mutlu etmek dünyanın en zor işi

Bir kadının vırvırını dinlemek dünyanın en sıkıcı işi

Bir kadının surat asması dünyanın en çekilmez hali

Bir kadının şikayet ettiği şeyleri yok etmek dünyanın en imkansız işi

Bir kadının devamlı şikayet edecek birşeyler bulması ise dünyanın en inanılmaz işi!

Ben karıma bunu anlatamadığım için sıkıldım.

Karım, benim bunları anlatmamdan sıkıldı.

Kısacası birbirimizi anlayamamaktan bıktık.

Evlenmek çok kolay.

Karı-koca olmak çok zor.

Yazının Devamını Oku

Bir kadın bir adamın en çok neresine bakar?

Bunu hep çok merak ederim.

Yıllardır hep bizlerin kadınların neresine baktığı yazılır çizilir; ama bir türlü kadınların bizim neremize baktığı yazılmaz.

 

Basın erkeklerin kontrolü altında olduğu içindir ki bu konu hep bilerek ıskalanır. Bakışlar hep kadına dönüktür, erkelere yönelmez.  

 

Karım, kendisi de dahil olmak üzere, birçok kadının belden yukarısına odaklandığını söyledi.

Yazının Devamını Oku

Sevişmek bisiklete binmeye benzemez

Süreklilik ve disiplinli bir çalışma ister.

Yıllarca bisiklete binmezsin, ama bisiklete bindiğin gün, sanki hiç unutmamış gibi kullanabilirsin.

 

Yüzmek de öyledir.

 

Sevişmek bunların hiç birine benzemez.

 

Çok nankördür.

 

Yazının Devamını Oku

Yazmıyorum kardeşim var mı bir diyeceğiniz?

Canım sıkıldı yazmadım.<br><br>Neden gündemle ilgili yazı yazmadığımı soranlara da bakın efendim, şöyle anlatayım.

Benim yazarken ne gündemle, ne de bu memleketin politikasıyla, ekonomisiyle hiç işim olmaz.

 

Herkesin bir uzmanlık alanı var. Herkes kendi bildiği konuda yazsın düşüncesindeyim.

 

Zaten bu basın çukurunda “gündem sapığı” bir stadyum dolusu adam var. Bırakın onlar aralarında tepişsinler.

 

Benim hiç işim olmaz.

Yazının Devamını Oku