Ben de teşekkür ediyorum

Doğan HIZLAN
Haberin Devamı

Sermet Çifter Kütüphanesi'nde (Yapı Kredi Kültür Sanat Merkezi -Galatasaray) ‘‘Elleri ver ellere benzemez’’ adlı bir sergi var.

Türk edebiyatının usta şairlerinin fotoğraflarından ve el yazılarıyla şiirlerinden oluşuyor.

Türk edebiyatında ve yayıncılığında önemli bir dönüm noktası, bir ekol olarak nitelendirilen Yeditepe dergisinin ve yayınlarının sahibi Hüsamettin Bozok'un koleksiyonundan yararlanılarak açılan bir sergi.

Sergi salonuna girdiğimde, duvardaki panoda, teşekkürleri görünce çok mutlu oldum:

Serginin gerçekleşmesine katkıda bulunan şahıs ve kurumlara teşekkür ediliyordu:

Hüsamettin Bozok'a, Doğan Hızlan'a ve Hürriyet Arşivi'ne.

Küçük bir çabanın bile unutulmaması, teşekküre değer bulunması... Doğrusu bizde pek kaale alınmayan incelikler. Kendi adıma çok teşekkür ediyorum, beni mutlu ettiniz.

Yapı Kredi'ye, Enis Batur'a, değer bilirlikleri için.

Hüsamettin Bozok, dergicilik ve yayıncılık tarihinin önemli, saygın bir adıdır.

Yeditepe dergisini ve kitaplarını hatırlayanlar, ustaların desenleri ve metinleriyle ne kadar güzel kitaplar çıkardığını bilirler.

Bozok, yayıncılığı, para için değil, bir misyoner inancıyla gerçekleştirmiştir.

Edebiyatta, yayıncılıkta söz sahibi olan bir dergiyi, yayını yaşatmanın zorluğunu bilirim.

Yeditepe Şairlerinden Elyazısı Şiirler, Bozok'un titizlikle sakladığı önemli bir arşivin bir bölümü.

‘‘Yeditepe yılları ve Hüsamettin Bozok,’’ yazısında Enis Batur, Bozok'un yerini, önemini belirtmiş:

‘‘Bütün dergiler için iyi-kötü geçerlidir şu: Bir 'şövalye'si olmuştur Yeditepe'nin de, bir Don Quijote'si: Küçük olanaklarla büyük dayanıklılık göstermeyi başaran Hüsamettin Bozok'tur.’’

***

BELLİ bir zaman geçince, tanıdık her fotoğrafa sizin yüzünüzün bir günü yansır. Baktığımız süperpoze bir fotoğraftır, ben ve o.

Şairleri tanıdığım ilk an, yüz hatlarının fotoğrafını çekerim. Şimdi ben ilk kitapla karşılaştığım, ilk tanıdığım yerden bu sergiyi geziyorum.

El yazılarından yorum yapmayı öğrenmek isterdim, grafoloji bilseydim eğer. Şiirin yaratış sürecinin etkisini, çizelgesini, haritasını buradan çıkarmak mümkün mü?

El yazısını sevenler, ona kişiliklerinin yansıdığını iddia ederler.

Nedret Gürcan, Dinar'da tek başına üç yıl Şairler Yaprağı ile Anadolu'da şiiri var etmiş.

Ercümend Behzad Lav, Suat Taşer, Cahit Irgat, Mücap Ofluoğlu, Kamran Yüce. El yazılarının yanında, aktör kimlikleri fotoğraflarında hemen belli oluyor. Sahnenin getirdiği duruş.

Londra'da genç bir Feyyaz Kayacan. Sakalsız.

Attilâ İlhan'ın, Behçet Necatigil'in, Talât Sait Halman'ın çok yakından tanıdığım güzel yazıları. Hemen başkalarından ayırırım.

Cela*l Sılay, fotoğrafta bile, çok sevdiği kadınlar arasında.

Deri ceketli, sakallı Hilmi Yavuz. Şiirin bıçkın delikanlısı.

***

ARŞİV'in önemini, işlevini, çalışmalarımıza tuttuğu ışığı, anılarımızı tazeleyişini bu sergide bir kez daha yaşadım.

Anladım ki, arşiv, dünün değil, bugünün projektörü.













Yazarın Tüm Yazıları