Başkent’te göçük

Ankara’da İnönü Bulvarı üzerinde yıllardır devam eden bir metro inşaatı var...

Haberin Devamı

Kentin en işlek noktasıdır burası, Başkentliler çok iyi bilirler... Hava Kuvetleri’nin yanında Deniz Kuvvetleri yer alır, onun hemen ilerisinde yolun karşısında ise TBMM, Meclis’in karşısında ise Jandarma Genel Komutanlığı vardır... Hava Kuvvetleri’nin öteki karşısı ise Genelkurmay Başkanlığı’dır!
Melih Gökçek’in yolun altını deldirdiği, sivri burunlu araçların ismi ‘köstebek’tir. Yıllar önce bu araçları gururla ‘işte Başkent’in altını oyacak metro kazılarını yapacağımız son teknoloji modern araçlar’ diye takdim edilmişti.
Gökçek sözünde durdu; Ankara’nın altını üstüne getirdi! Dün sabah 2 metre çapında oluşan göçüğün içine, kaldırımda yürüyen bir vatandaşımız, düşüverdi! Hayal edebiliyor musunuz? ABD’de Beyaz Saray önünde ya da Pentagon’un çaprazında, Londra’da Downing Street üzerinde çatlak oluşacak ve 1 kişi içine düşecek! Dünyanın en gelişmiş ülkelerindeki teknolojiyi kullanıyoruz, yani teknolojik anlamda ithal edip onları yakalıyoruz ama zihniyet farklı! Önemli olan Shopping Fest, ciro miro!
Devletimizin en önemli kurumlarının bulunduğu yerde meydana geldi bu olay... Ama yarın unutulup gidecek, küçük bir taşeron ya da belediyedeki bir çalışanın başı belki yanacak.. Geride acılı bir aile...
Oysa ki o noktadan her gün, her dakika, koruma orduları ve lüks makam araçlarıyla, önemli isimler geçiyor... O göçük asfaltta da açılmış olabilirdi... Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, bakanlarımız, Genel Kurmay Başkanımız’ın konvoyu da göçüğün içine düşebilirdi...
Engin BALIM

Haberin Devamı

Yapmadıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır

Disneyland masalı!

Belediye seçimlerinde Cebeci Stadyumu için ‘seçimden sonra hemen yıkımına başlıyoruz yerine alışveriş merkezi ve rezidans yapacağız’ denmişti. Sonuç?
Disneyland projesi geçen iki seçimin önemli vaatleri arasındaydı, yapılacağı yer uzun süre arsa spekülasyonu konusu oldu, “Yeri ben de gizli, yok şurası olacak, yok burası olacak” derken Disneyland masalı olarak kaldı.
Aynı şekilde oto galerilerin şehir dışına taşınması yedi yıllık hikaye geçmiş seçim vaatleri arasında vaat olmaktan ileriye gidemiyor.
Verilen sözlerde metro inşaatlarının şimdiye kadar çoktan bitmesi gerekiyordu Ankara’nın trafiği artık İstanbul trafiğini aratır hale geldi
Ankara’da ses var görüntü yok.
Sesin kaynağı festival gürültüsü patırtısı, dinozor sergileri, otobüsten top kapıştırmaca vs.
Bu sıcaklarda bir de sirk cambazlarını özler olduk, ihtiyacımız olanda buydu zaten.
Asım DEMİR

Haberin Devamı

AŞTİ’den yolcu almak

“Ben Oğuzhan Bayrak, yaş 60, Endüstri Mühendisiyim. AŞTİ’de, gelen yolcunuzu nizami terminal yolcu çıkışında (taksilerin de olduğu zemin kat) adam gibi almak isterseniz, park yerine girdi çıktı ücreti 7 TL. olmuş; 5 TL’den 7’ye çıkarmışlar. Bu dünyadaki en pahalı park ücretidir herhalde ve benim 850 TL olan BAĞKUR emekli maaaşıma oranı da dünyanın hiçbir yerinde görülmez herhalde. Şimdi asıl ikinci sorun: bu 7 TL’den kurtulmak için vatandaş, gelen yolcusunu da giden yolcu katında karşılıyor. Cep telefonu ile haberleşiliyor vs. Dolayısıyla zaten giden yolcudan sıkışık olan bu kat, ki eşya indirme ve vedalaşma seramonisi için her araba bir kaç dakika duruyor, bir de gelen yolcusunu karşılamaya gelen otomobiller de bu kata girince konvoy ilerleyemiyor ve otomobil kuyruğu Konya Yolu sağ 2 şeritte Bahçeli metro istasyonu kavşağına kadar uzuyor.
Biliyorsunuz vatandaş bir çözüm bulmuştu ve otomobil ile otobüslerin giriş çıkış yaptığı kapıya doğru yolun iki tarafına sağlı sollu park ediyordu bunu yasakladılar.
40 dakika ücretsiz park yeri her zaman özellikle eşya çok ise zahmetli oluyor; ya da hamal tutacaksınız.
AŞTİ’den yolcu almanın, zayi olan akaryakıt, zaman, salınan egsoz gazı ve artı 7 TL toplam maliyeti ile bize pahalıya patlıyor.”

Yazarın Tüm Yazıları