"Yonca Tokbaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş

Başarı birincilik/sonunculuk hikayesi değil inanın

Belki hiçbir şey yazmadan, sizlere sadece: “şu videoyu izleyin...” demem daha doğru olur.

Du.
Ama kendimi tutmam imkansız.
Azıcık anlatayım.
Biliyorsunuz geçtiğimiz hafta Powerade Runfire Cappadocia Ultra Maratonu’ndaydım.
Ultracılar toplamda 260km koştu, biz 6G’ciler 140km...

İnanın zor, çok zor bir rotada yarıştık. Ha evet yine de Likya Yolu Ultra Maratonu kadar deli değil sanki. Zaten Taner Hoca da, Likya için Kapadokya’nın Abisi demişti.
Bence Ana-Babası hatta ?

Kapadokya’dan Tuz Gölü’ne koştuk geri geldik.

Geceleri donduk, gündüzleri yandık.
Azimle koştuk ama.
Koşamadığımızda yürüdük.
Arada tırmandık hatta.

Her gün farklı bir rotada, farklı zeminlerde elimizde GPS’lerle, verilen mesafeleri belirlenen sürelerde koşmak için çabaladık.
“Çabaladık” diyorum bakın.
Çünkü bazen bir şeye karar verip yola çıkmak bile cesaretin ta kendisi.
O yolda çabalamaksa esas olay.
Kimisi çok hızlı koşabiliyor, kimisi sadece yürüyebiliyor.
Kimse kimseye “vay sen yavaşsın ben hızlı” demiyor. Herkes herkesi takdir ediyor.
Çünkü herkesin derdi kendiyle aslında. Herkes bir diğeri için kolay olanın kendi için zor olabileceğinin bilincinde bir anlayış ve olgunlukta.
Karşılıklı takdir var...
Çabalamak demiştim, çabalamadan yapılan bir şey yok ki bu hayatta.
Hazıra konmak başarı hissi vermiyor sanki...
Hak etmek kadar zevkli bir şey yok...

O yola çıkma cesareti göstermekse, aslında başarıya giden yolun en başı ve hatta yolun yarısı.

Bize hep birinciliklerden bahsediliyor hayatta.
Hep kazanmaktan,
Hep ENlerden,
Hep en iyi olmaktan, en mükemmel olmaktan dem vuruluyor.
Oysa hayatta bazen birinci olamadığınızda, kazanmadığınızda da çok başarılı olmuş olabiliyorsunuz.
Bir yola çıkmak, o yolda azimle devam etmek, zorluklara göğüs germek, sorunlara anında çözüm üretmek, bir yere varmış olmak ve hatta her türlü acıya rağmen mizah gücünü ve teşekkür etme büyüklüğünü gösterebilmek ...
EN büyük başarı bence.
Mutluluk da böyle bi şey bence.

O yüzden bunu düşünerek ilk önce şu videoyu izleyin.
105km’lik mesafeyi 31 saatte aşarak gelen Ali Cem’i, Oğuzhan’ı ve geri kalan güzel insanları bir görün...
Şu başarı meselesini bi kere daha düşünün istiyorum...
Başarı ve mutluluk o EN’lerde değil bazen...
Bazen sadece gidilen yolun ta kendisi aslında başarı...

ALIN SİZE BAŞARI
//webtv.hurriyet.com.tr/2/52811/0/1/alin-size-basari.aspx

Bu videodan sonra da, sırasıyla;

IHLARA SEN BİZİ İNLETTİN – yarışın 4. günü
//webtv.hurriyet.com.tr/2/52809/0/1/ihlara-sen-bizi-inlettin.aspx

İNSAFSIZ 105 KM MİNİ RÖPORTAJLAR
//webtv.hurriyet.com.tr/2/52808/0/1/insafsiz-105-km-mini-roportajlar.aspx

TUZ GÖLÜ CANAVARIYIZ
//webtv.hurriyet.com.tr/2/52807/0/1/tuz-golu-canavariyiz.aspx

EN UZUN..EN KARANLIK..EN BÜYÜLÜ GECE..
//webtv.hurriyet.com.tr/2/52810/0/1/en-uzun-en-karanlik-en-buyulu-gece.aspx

Bunları izleyin…

Tuz Gölü’nü ayrıca yarına yazıyorum Kelebek için.
***
Eğer Nilfisk Türkiye, o güçlü sihirli süpürgelerin üretimcisi, TOG Gençleri için bağış yapmasa ben belki asla bu yola çıkmaz ve çok şey kaçırırdım.
Benim için devam etme gücünü veren şey, o gençlere her şeyden çok değmesiydi...
Nilfisk Türkiye’ye çok teşekkür ederim...
***
Dün döndüm evime.
Bacaklarım davul gibi şişmiş durumda.
Azcık yorgun ama şahane hisler içindeyim.
Hayatta hiçbir yola çıkmaktan çekinmeyin diyesim var size.
Zor da olsa çıkın yola anasını satayım.
O yolda başınıza ne gelirse gelsin, tecrübe ettiğinize değer.
Sorunlara değil, çözüme kitlenin.
Ha bir de..
Her daim gülümseyerek devam edin…
Teşekkürü de ihmal etmeyin...

Yonca
“mutlu”

X