Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Baş dönmesi dengeyi bozar

DOKUZ Eylül Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Bülent Şerbetçioğlu, insan organizmasının denge sistemleri hakkında değerlendirme yaptı.

Altıncı duyu olarak tanımlanabilen denge duyusunun organizmanın çevresiyle ilişkisini düzenlemede önemli bir işlevi olduğunu söyleyen Prof. Şerbetçioğlu, “İki ayak üstünde sürekli hareket halinde olan insanoğlunun aynı zamanda dengesini koruyabilmesi için, çok sayıda sistemin birlikte ve uyum içine çalışması gerekli” dedi.
Tıp dilinde çok sık olarak kullanılan vertigonun denge bozukluğuyla ilişkili birçok yakınmanın birlikte seyrettiği bir tabloyu tanımlamak için kullanıldığını söyleyen Şerbetçioğlu, “Sağ ve sol iç kulaklardan birini tutan bir hastalık nedeniyle, iç kulaktaki dengeyle ilişkili duysal hücrelerden sağdakilerle soldakilerin uyarılma düzeyi kısa bir süre içinde bir tarafın aleyhine bozulursa, çevrenin dönmesiyle karakterize şiddetli bir baş dönmesi belirir. Bu durumdaki hasta, olmayan bir hareketi varmış gibi algılamakta, kendisinin veya çevresinin hareket ettiğini zannetmektedir” dedi.

TEMEL ÖZELLİKLER

Vertigonun en temel karakteristiği, kişinin kendi çevresindeki her şeyin etrafında döndüğü izlenimini alması. Hasta ayrıca çarpıntı, soğuk terleme, mide bulantısı ve hatta ölüm korkusu yaşayabiliyor.
İç kulakta yerçekimine duyarlılığı sağlayan kristaller bulunduğu yerden ayrılarak yarım daire kanallarına
geçtiği için hastanın başının çevrilmesi çevre dönmesi algısına neden oluyor.
Bu kristallerin mekanik yer değişikliklerinin düzeltilmesi ise ilaçla değil yine mekanik baş hareketiyle bir veya iki seansta gerçekleştirilebiliyor. Dolayısıyla artık günümüzde baş hareketiyle beliren bu vertigo
tablosunun uzman hekim gözetiminde düzeltilmesi son derece kolay bir işlem sayılıyor.

Neler oluyor?

Denge bozukluklarıyla seyreden sorunların sıklığının nedenleri arasında aşağıdaki faktörler sıralanıyor;
· Ayakta dik durmayı sağlayan ve yerçekimine karşı çalışan kasların gücünün zayıflaması,
· Presbiyopi, katarakt gibi yaşlanmanın getirdiği görme sorunlarının ortaya çıkması,
· Kulaklarda ortaya çıkan işitme kaybı,
· Merkezi sinir sistemi ve reflekslerde zayıflama,
· Osteoporoz ve benzeri iskelet sistemini etkileyen hastalıkların giderek şiddetlenmesi,
· Kan basıncında aşırı yükselme veya düşmeler (hipertansiyon veya hipotansiyon),
· Beynin arka bölümünü sulayan damar sisteminde daralmayla seyreden hastalıkların belirmesi,
· Genel olarak beyindeki arka dolaşım ağını daraltan ateroskleroz tablosunun ortaya çıkması,
· Hareketsizlik ve güçsüzlük sonucunda kullanılmayan kas ve iskeletlerde güçsüzlüğün belirmesi,
· Denge bozukluğuyla seyreden çeşitli hastalıkların eklenerek organizmayı olumsuz etkilemesi.

Alfred Hitchock’un başyapıtı

Alfred Hitchock’un meşhur başyapıtı olan Vertigo’da anksiyete bozukluğu yaşayan dedektif rolündeki James Stewart’ın yükseklik korkusu, ‘yerden uzaktayım fakat yere dokunuyorum’ çelişkili bilgisinin, beyne kesin bilgi yollayamamasından kaynaklanıyor.

X