GeriAhmet HAKAN Aziz Yıldırım’dan ne çıkar, ne çıkmaz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Aziz Yıldırım’dan ne çıkar, ne çıkmaz

AZİZ Yıldırım’dan...

-  Cemaat’e karşı tek başına savaşan bir şahin çıkmaz.
-  10 yıllık AK Parti hükümetini devirecek bir hareket çıkmaz.
-  Muhalefetin yapamadığını yapacak bir birikim çıkmaz.
-  Fidel’i andırır ama bir Fidel çıkmaz.
-  Stat örgütlenmeleriyle ortalığı hercümerç edecek bir anarşist çıkmaz.
-  “Bildiri” çıkmaz, “alternatif model” çıkmaz, “ideoloji” çıkmaz.
* * *
Peki Aziz Yıldırım’dan ne çıktı?
Şunlar çıktı:
-  Koca koca paşaların bile ağlaşmaktan başka yapacak bir şey bulamadıkları bir dönemde dik duruş çıktı.
-  Herkesin anahtarları teslim edip “bana elleşmeyin yeter” dediği bir dönemde anahtarları teslim etmeyen bir kararlılık çıktı.
-  En kötü günlerinde on binleri bir araya getirebilen müthiş bir heyecan dalgası çıktı.
-  “Futbol imanı” adını verebileceğimiz güçlü inancın nelere kadir olduğuna dair muazzam dersler çıktı.
-  Başa gelen türlü belalar karşısında yılgınlığa kapılmama duygusu çıktı.
Eh bunlar da hiç azımsanacak şeyler değildir.
* * *
Sözün özü şudur:
Aziz Yıldırım abartılırsa ortaya “gülünç” şeyler çıkar.
Her şey yerli yerine konulursa...
Ortaya örnek alınacak bir “mücadele azmi” çıkar.
Kıvamı kaçırmak ve beklentiyi arttırmak suretiyle adamı maskaraya çevirmeye çalışanlara önemle duyurulur.

Davutoğlu uçağına alırsa sorularım hazır

DIŞİŞLERI Bakanı Ahmet Davutoğlu, uçağına aldığı gazetecilere açıklamalar yapmış.
Zat-ı âlileri bir gün belki beni de uçağına alabilirler diye şimdiden sorularımı hazırladım.
Arz ediyorum:
* * *
Sayın Davutoğlu...
Diyorsunuz ki:
“Önce neye bakarım? İnsanlık onuruna, özgürlüğe ve evrensel değerlere... Suriye’de 27 işkence merkezi var, 20 bin kişi öldü. Bizi tenkit edenler Suriye rejimiyle nasıl aynı çizgide olabiliyorlar?”
Haklısınız...
27 işkence merkezi olan, 20 bin vatandaşını katleden bir rejimle aynı çizgide olmak kimseye yakışmaz.
Fakat Sayın Davutoğlu...
“Önce insanlık onuruna ve özgürlüğe” bakan, çıtayı buraya çeken bir devlet adamının, Sudan’daki katliama imza atan devlet başkanını “hatırlı misafir” gibi ağırlamaktan kaçınması gerekmez miydi?
Savaş açmayı falan geçtim en azından bunu yapması gerekmez miydi?
Bahreyn’de de bir “bahar” havası esmişti.
Bahreyn rejimi ezdi geçti o havayı...
En azından tutarlılık adına Bahreyn rejimine de özgürlük ve insan onuru adına iki çift laf etmeniz gerekmez mi?
* * *
Sayın Davutoğlu...
Diyorsunuz ki:
“Suriye’de 27 işkence merkezi var”.
Yani Suriye ile aranızın açılmasına bunu gerekçe gösteriyorsunuz.
Sorarım size:
Bu 27 işkence merkezi, bir gecede mi açıldı?
Suriye ile neredeyse sınırları kaldırma aşamasına geldiğiniz günlerde bu işkence merkezleri harıl harıl faaliyette değil miydi?
Karşılıklı ilişkileri geliştirdiğiniz günlerde Suriye’de gelişmiş bir demokrasi mi vardı? Suriye rejimi, o zaman da bir “işkence rejimi” değil miydi?
Dostluk oluştururken ileri gidenler, düşmanlık oluştururken de ileri giderler.
“Stratejik Derinlik” diye kitap yazmış sizin gibi bir entelektüelin, biraz daha “ferasetli” olması, dostluk oluştururken en azından bir parça “ihtiyat payı” bırakması gerekmez miydi?
* * *
Sayın Davutoğlu...
Diyorsunuz ki:
“Bir Suriyeli gazeteci, Sayın Başbakan’la ya da benimle konuşup Şam’da bunu aynen yayınlayabilir miydi?”
Tabii ki yayınlayamazdı.
İyi de Sayın Davutoğlu, Türkiye’deki durumu, halkının üzerine bomba yağdırması nedeniyle dünyanın üzerine çullandığı bir rejimle mi mukayese edeceğiz?
Böylesi bir mukayeseden elde ettiğimiz sonuca bakıp, “Türkiye çok şahane” mi diyeceğiz?
Müsaade edin de Türkiye ile Suriye arasında bu kadarcık fark olsun.
* * *
Sayın Davutoğlu...
Diyorsunuz ki:
“Bize yönelik olumsuz tavrın nedeni AK Parti alerjisi... İstiyorlar ki Başbakan’ın karizması çizilsin”.
Bu memlekette dış politika ilk defa mı eleştiri konusu oluyor Sayın Davutoğlu...
Ecevit’in dış politikası eleştirilirken Ecevitçiler, “İstiyorlar ki Ecevit’in karizması çizilsin” mi diyorlardı?
Mesut Yılmaz’ın dış politikası eleştirilirken ANAP’lılar, “Olumsuz tavrın nedeni ANAP alerjisi” mi diyorlardı.
Turgut Özal yerden yere vuruldu, buna karşılık “Benim karizmamı çizmek istiyorlar” mı dedi?
Onların akıllarına gelmeyen bu tür karşı saldırı cümleleri, neden sizin aklınıza geliyor?
Neden size yönelik her türlü eleştiriyi “karizma çizme” çabası ya da “AK Parti” alerjisi olarak algılama eğilimindesiniz?
Ne yani?
Sizi eleştirenler, politikalarınızın yanlış olduğunu düşünmüş olamazlar mı?
* * *
Hazırladığım sorular bunlar.
Davutoğlu olur da beni uçağına davet etmeye kalkarsa...
Bu sorular kırmızı çizgimdir.
Sormadan inmem o uçaktan.

Suudi prenseslerinin başı açık halleri

SUUDİ Arabistan’da başlarını örten, Türkiye’de başlarını açan Suudi prenseslerinin durumu tartışılıyor.
Bazıları diyor ki:
“Ne yani? Şimdi bunlar başlarını açınca dinden mi çıktılar?”
* * *
Suudi prenseslerinin durumunun dinle, imanla, günahla, baş örtmeyle, baş açmayla falan hiçbir ilgisi yok.
Sadece ve sadece tek bir şeyle ilgisi var:
Riyakârlıkla...

Yalnızlığın iyi tarafları

-  Kafana esiyor, atıyorsun bir çantaya üç tişört, iki şort... Bir de bakmışsın ki Kuzey Ege yollarındasın. Oh mis.
-  Erken geldiğinde “niye erken geldin” diyen yok, geç kaldığında “neredeydin” diyen yok... Oh mis.
-  Yeryüzünün en saçma sapan filmini sesini sonuna kadar açarak seyret... Ne karışanın var, ne de aşağılayanın... Oh mis.
-  Gazete sadece sana ait. İster ekinden başla, ister ana gazeteden... Gazeteni kimse bir tarafından çekiştiremez. Oh mis.
-  Biriyle arkadaş olduğunda sadece sen olursun, biriyle arkadaşlığı bitirdiğinde sadece sen bitirirsin... İkinci bir kişinin olaylara müdahil olması söz kvonusu bile değil. Oh mis.
-  Uyku tutmadığında nedenini açıklamak zorunda kalmazsın, saatlerce uyuduğunda kınanmaz, gecenin bir vakti kalktığında “ne oldu” sorusuna maruz kalmazsın. Oh mis!
-  Derli toplu bir ev mi istiyorsun? Ortalığı topla... Ruh halin dağınık bir ev haline mi yatkın... Karıştır, dağıt ortalığı... Ev senin, karar senin... Oh mis.

Cüppeli’den selam geldi

ALEYHİNDE çok yazıp çizmişliğim vardır Cüppeli Ahmet Hoca’nın...
O da sağ olsun vaaz kürsüsünden saydırmıştır bana...
Fakat son zamanlarda...
Yufka yüreğim yumuşadıkça yumuşadı Cüppeli Hoca’ya karşı.
İlk duruşmada kendisine sorulan soruları zayıf buldum. Şunca zamandır tutuklu kalmasını da haksızlık olarak görmeye başladım.
Kalp kalbe karşıymış derler ya...
İşte ben tam bu duygular içindeyken Cüppeli Hoca’nın avukatı aradı.
Dedi ki:
“Hocamızın çok selamı var”. Dedim ki:
“Ve aleykümselam”.
Bir talebi falan yokmuş Hoca’nın... Sadece selam göndermiş... O kadar.
Avukat Bey dedi ki:
“Hocamızı ziyaret etmek ister misiniz?”
Hiç düşünmeden cevap verdim: “Mümkünse neden olmasın”.
Gerekli izinleri alabilirsek en kısa zamanda Cüppeli Hoca’yı ziyaret edeceğim.
* * *
Ben öyle bilirim ki...
Hayat geçer, ömür biter, süre dolar, vade tamam olur. Bizden geriye kalacak olan “mazlum” karşısındaki duruşumuzdan başka bir şey değildir.

 

X

Bir muhalefet partisi yerli aşı konusunda şu tutumu alabilir

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı uyarmış.

Demiş ki:

*

“Yerli aşı meselesinden siyaset devşirmeye çalışıp da böyle önemli bir sürecin baltalanmasına müsaade etme. Bırak Sağlık Bakanlığımız süreci olması gerektiği gibi yürütsün. Bu konuyu da algı operasyonuna kurban edersen bu sefer altında kalırsın.”

Tam olarak ne demek istiyor Akşener?

Pek anlayamadım.

*

Erdoğan’a,

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş için yazdım: Ne zaman istifa edilir ne zaman istifa edilmez

Eğer grubundaki bütün takımları ezip geçmişsen...

EZİP GEÇERSEN NE OLUR?

EĞER grubundaki bütün takımları ezip geçmişsen...

Gol yağdırmışsan...



Acayip organize bir takımla sahaya çıkmışsan...

Yazının Devamını Oku

Silahla poz verenlerden korkmalı mıyız korkmamalı mıyız?

İki hafta önce...

Elindeki silahla sosyal medyada poz veren tiplerden korkmamamız, çekinmememiz gerektiğini yazmıştım.

*

Yazıda şöyle demiştim:

*

“Sosyal medyada bazı tipler var. Silahla fotoğraf çektirmeye bayılıyorlar. Daracık pantolon, üstten üç düğmesi açılmış gömlek, ucu sivri bir iskarpin ve silah. Tabanca, tüfek... Her türlü silah. Ey vatandaş! Bu tiplerden sakın korkup çekinmeyin! Çünkü bu kişiler, fotoğraf çektirirlerken ellerine aldıkları silahı asla kullanmazlar. Daha doğrusu kullanamazlar. Çünkü kullanacak olan göstermez.”

*

“Isıracak olan köpeğin havlamaması” tezine işaret eden bir yazıydı bu.

Temel kaygısı buydu yazının.

Yazının Devamını Oku

Aslanlar ha! Aslanlar ha!

HDP İzmir il binasında...

Karanlık bir katilin alçakça saldırısı sonucu katledildi Deniz Poyraz.

*

Lanetledik.

Lanetliyoruz.

Lanetleyeceğiz.

*

Bu alçak katile, Türkiye’de selam çakan bir kişi bile çıkmadı.

Oysa

Yazının Devamını Oku

Silahlı külahlı fotoğraflara dur demenin vakti geldi

En son HDP’ye yönelik saldırının faili olan katilin fotoğrafları çıktı ortaya.

Elinde silahla poz veriyor adam.

*

Sosyal medyada son zamanlarda öyle çoğaldı ki bu tür fotoğraflar.

Eline silahı kapan pozunu veriyor.

Makineli tüfekler, tabancalar falan.


Yazının Devamını Oku

Puslu havanın çakalı

Bugünlerde ortada bir parça puslu hava ve çokça da karambol var ya...

İftira atmaya, kara çalmaya süper müsait bir ortam söz konusu ya...

*

İşte bu pustan, bu karambolden ve bu ortamdan yararlanmak isteyen çakalın teki, YouTube denilen mecrada geçmiş kameranın karşısına, elindeki pisliği bana bulaştırmaya çabalıyor.

Elinde bir avuç pislik, üstüme sıçratmak için debeleniyor.

*

Şunun farkındayım:

*

Puslu havalar, tam çakalların havasıdır. Bu havalarda

Yazının Devamını Oku

Meyhane tebliğcileri

Kendilerine “Tebliğciler” adını veren bir grup var.

Bu grubun videoları dolaşıyordu dün sosyal medyada.

Yeni midir, eski midir? Bilmiyorum.

Üç beş sakallı, cübbeli adam...

Muhtemelen Samatya’ya gitmişler.

Ve başlamışlar tebliğe...

*

Hitapları gayet nazik.

Yazının Devamını Oku

En görgüsüz davranış listesinin bir numarası

“En görgüsüz davranışlar” diye bir liste yapmam istenseydi...

Aklıma şöyle bir seçenek gelmezdi:

*

“Plaja helikopterle inmek.”

*

Çünkü bana göre...


Yazının Devamını Oku

Artık hiç kimsede ‘Atıyoruz bari usturuplu atalım’ kaygısı yok

İki koca gazete manşet atmış:

“Çankırı’da oğluna Recep Tayyip ismini veren adam, bu ismi değiştirmek istedi. Nüfus müdürlüğüne başvurdu. Nüfus müdürlüğündeki görevli, ‘Bunu yapamam, beni sürerler’ dedi.”

*

Nedir bu haberin kaynağı?

Şudur:

CHP’nin hazırladığı bir rapor.

*

Güya CHP heyeti, Çankırı’ya gitmiş. Orada bir adamla karşılaşmış. Adam da onlara böyle bir şey demiş. Onlar da rapora yazmışlar.

*

Yazının Devamını Oku

Manşet müdafaası

Konya’nın bozkırına milyonlarca dolarlık yatırımı yapmışlar mı?

Yapmışlar.

*

Kiri, pası, kimyasalı, dumanı, atığı olmayan bir enerjiye yönelmişler mi?

Yönelmişler.

*

Güneşin insanlığa sunduğu nimetten elektrik üretecekler mi?

Yazının Devamını Oku

Kahrolası bir geyik: Doğulular şöyle batılılar böyle

Geçen akşam elimde kumanda, televizyon kanalları arasında minik bir gezintiye çıkmıştım.

Karşıma aniden büyük Türk düşünürlerinden Erol Mütercimler çıktı.



Şöyle bir şey diyordu:

*

“Doğu’da kuklacılık vardır... Batı’da ortaoyunu...”

Yazının Devamını Oku

Bizim millet proje sever

Kanal İstanbul’a karşı çıkmak, muhalefetin bileceği bir iştir.

Gerekçelerini sunarlar ve itiraz ederler.

Zaten yapıyorlar da bunu. Hem de gayet gür bir sesle yapıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şuradadır:

Bizim millet, maalesef projeleri çok sever. Bayılır projelere.

*

Yani demem o ki...

Yazının Devamını Oku

Selamı sabahı sakın kesmeyin

Geçenlerde bir Kemal Kılıçdaroğlu videosu izliyordum.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi bakış açısıyla anlatıyor, hükümeti sert bir üslupla eleştiriyor ve en sonunda da şöyle diyordu:

*

“Bunlarla selamı sabahı kesin.”

Bunu duyunca “Eyvah” dedim.

Hem memleket için...

Hem de CHP için...

*

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Akşener’in stratejisi: Biz tek adayla girelim HDP ayrı aday çıkarsın

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, elini açık etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için şu iki şeyi teklif ediyor:

*

- BİR: Biz tek aday olarak girelim seçime.

*

- İKİ: HDP, kendi adayıyla girsin.

*

Peki bu teklifin...

Yazının Devamını Oku

Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerler midir?

Sosyal medyada dolaşırken bir habere rastladım.

Haber aynen şöyleydi:

*

“YÖK Başkanı Yekta Saraç ‘Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerlerdir’ dedi”.

*

Okuduğumda önce “Allah! Allah! Nereden çıktı bu” dedim.


Yazının Devamını Oku

Erdoğan karşısında kimi görmek ister

Kılıçdaroğlu’nu kesin ister.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Kılıçdaroğlu’nu kesin ister. Hatta istemekle kalmaz, bayağı bir memnun da olur. Muharrem İnce’nin “çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş” tiradını bile anımsar.

*

- MANSUR YAVAŞ: Kulislerdeki fısıltılara göre istiyormuş Mansur Yavaş’ı... Hatta “Mansur aleyhinde konuşmayın” da demiş. Dişine göre buluyor herhalde... Ama Yavaş’ın pek arzusu yok gibi.



*

Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan’ın ömrü sanki Alman Yeşiller Partisi’nde geçmiş gibi

Ali Babacan, çevrecilik açısından hükümeti eleştirmiş.

Şöyle bir baktım açıklamalarına... Şu tür şeyler söylüyor:

*

“Bunların zihniyeti böyle... Bu zihniyetten ancak böyle şeyler çıkar... Temel sorun bu zihniyettir...”

Ben hayatımda böyle komik bir açıklama görmedim!

*

O Ali Babacan ki...

AK Parti’nin yıllar süren iktidarı boyunca hep bakandı.

Yazının Devamını Oku

Özgür Özel’den Bakan Varank’a sürpriz alo

CHP’li Özgür Özel, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ı telefonla aradı.

Şunları söyledi:

*

- Sayın Bakan!

- Siyasi rekabet bir yana Türkiye’nin aşı üretmesi bir yana.

- Yerli aşının üçüncü fazı için bakanlık olarak gönüllüler aradığınıza yönelik bir çağrı yapmışsınız. O çağrınızı ben de sosyal medya hesabımdan paylaştım.

- Ayrıca gönüllü arama afişlerinin CHP binalarına asılması için de girişimlerde bulunacağım.

- Hocaların uygun gördüğü bir aşamada yerli aşıda gönüllü olmaya da hazırım.

-

Yazının Devamını Oku