Azgın yolcular bela oldu

Uğur CEBECİ
Haberin Devamı

Kabinde türbülans yaratan yolcuların başında sigara tiryakileri geliyor. Bunu aşırı derecede içki içenler izliyor.

Aşırı derecede alkol alan, sigara yasağı olan uçuşlarda nikotin açığını içki ile bastırmaya çalışan yolcular 'kabinde türbülans' yaratıyorlar.

Kabin ekiplerinin başı alkollü yolcularla sık sık belaya giriyor. Daha uçağa binmeden önce içkiye başlayıp, bunu uçuş boyu sürdüren çok sayıda yolcu saldırganlaşıyor.

FİNLİ YOLCU ÖLDÜ

Kabinde türbülans yaratan yolculardan biri geçtiğimiz haftalarda Atatürk Havalimanı'nda inanılmaz bir trajedi sergilenmesine neden oldu. Kısa adı Malev olan Macaristan HavaYolları uçağında Finli bir yolcu uçuş boyu sürekli içki içti. Bangkok-Budapeşte seferini yapan Boeing 767 uçağının içini bir anda cehenneme çevirdi. Alkol duvarını aşan kuzeyli yolcu, kendisine içki vermeyi durduran hostesin gırtlağına sarıldı. Genç kadını boğmak üzere olan Finli diğer yolcuların müdahalesi ile koltuğuna oturtuldu. Ama yine rahat durmayan, saldırganlığını sürdüren yolcu pilotun talimatı ile koltuğa bağlandı. Bir doktor, saldırgan yolcuyu sakinleştirmek için iğne yapmayı önerdi. Kurallara aykırı olarak izin verildi. İğne yapıldı. Yolcu uyudu ama bir daha uyanmadı. Koltuğunda öldü. Uçak, İstanbul Atatürk Havalimanına zorunlu iniş yaptı ve soruşturma başlatıldı.

Her zaman böyle bir felaketle sonuçlanmasa da, bütün havayolları azgın yolculardan şikayetçi. Geçtiğimiz temmuz ayında, fazla içip ortalığı birbirine kattığı için Fransız Havayolu şirketi AOM pilotunu Karaçi'ye inmek zorunda bırakan yolcuya bir yıl hapis cezası verilmişti.

YÜZDE YÜZ ARTIŞ

Yolcuların çıkardığı olaylar 1997 ile 1998 arasında yüzde yüz artarak 20 bini aştı. Bu olayların yarısında, sorunlu yolcuların kabin ekibinin emniyetini, hatta yolcuların hayatını tehlikeye attığı da açıklandı.

Örneğin İngiliz Havayolları British Airways'de bir yılda 260 olay meydana geldi. Cathay Pacific'de olaylarda bir yılda yüzde 400 artış oldu. Türk Hava Yolları’nda böyle bir araştırma yapılmamakla birlikte rapor edilen olaylarda artış var.

THY'de kabin ekiplerinin olayların çoğunu, kendilerine hakaret edilse bile sindirmeyi prensip haline getirmeleri yüzünden gerçek rakamların saptanmasında güçlük çekiliyor. Ama 'olaylı yolcu' rekoru, Amerikan havayolu şirketlerinde. 1998 yılında kabinlerde tam 930 ciddi olay kaydedildi. Bu olaylardan yüzde 40'ının polise başvuru ile sonuçlandığı, saldırgan yolculardan 50'den fazlasının ilk sorgularından sonra tutuklandıkları rapor edildi.

Olaylar arasında ağırlığı uçakta yasağa rağmen sigara içmek ve aşırı alkol aldı. Bu yolculardan büyük kısmının hayatları boyunca aşırı içki içtikleri, bir kısmının ise uçuş korkusu nedeniyle havalimanı barlarında hızlı içki aldıkları belirlendi.

Aşırı içki içen yolcular kabinde birer canlı bomba haline geliyor. Kabin türbülansına yol açan diğer olaylar arasında ağlayan bir çocuktan şikayet edip bağıran, olay çıkaran yolcularda çoğunlukta. Birlikte seyahat ettiği kedi ya da köpeğini kutusundan çıkarıp kabinde gezmesine göz yuman yolcular, diğer yolcuların ayaklanmasına neden oluyorlar.

Bir maç izlemeye giden toplu futbol seyircileride kabinde en tehlikeli yolcu sınıfında yer alıyorlar. Oturduğu koltuğu değiştirmek isteyen, ya da ekonomi sınıfı biletle business kısmındaki boş koltuğa sızmak isteyen yolcular hosteslerle sıkça kavga ediyorlar. Yemekten ya da kabine sokmaya çalıştığı büyük el bagajının engellenmesinden yakınan yolcular her zaman ciddi sorunlar yaratıyorlar. Kuşkusuz uçuş korkusu da çok önemli. Bastırılmış korkunun her hangi bir nedenle büyümesi normal yaşamdaki tepkilerin çok fazlasının sergilenmesine neden oluyor.

Sigara yasağı çıldırtıyor

Kabinde çıkan olayların birinci nedeni içki gibi görünsede asıl sorunu sigara yaratıyor. Dünyada bir çok ülkede iç hatlarda sigara yasağı var. Yine bir çok uzun uçuşta da sigara yasağı kondu. 10-12 saatlik hiç iniş yapılmadan süren uçuşlarda sigara tiryakisi yolcular büyük sorun çıkarıyorlar. Tuvaletlerde gizlice sigara içmeye çalışanlara sıkça rastlanıyor. Yanık sigaralarını tuvaletlerde kağıt atık bölmelerine atıp, yangın çıkaranlar bile var. Oturduğu koltukta kabin memurunun gözünün içine baka baka sigara yakan yolcu ilk müdahalede saldırganlaşıyor, hakaretler yağdırıyor. Ya da sakin kalıp kendisine müdahale büyüyünceye kadar geçen zamanı sigarasını içerek sürdürüyor. Sigara içmemek için aşırı derecede içki içen yolcu sayısı da hayli yüksek. Aslında normal yaşamlarında fazla içki içmeyen sigara tiryakileri nikotin açığını içki ile bastırmaya çalışınca kontrollerini kaybediyorlar. Bu nedenle kabinde olay çıkarıp, polise teslim edilen yolcu sayısı da hayli yüksek.

ÖNLEMLER ARTTIRILIYOR

Peki uçak yolculuğunda giderek artan bu yeni tehdide karşı havayolu şirketleri ne yapıyor?

Air France yolcuların içkili halde uçağa binmesini önlemek için kontrolleri arttırıyor ve kabin ekibi de psikoloji eğitimi görüyor.

British Airways geçtiğimiz 1 Eylül'den beri ‘‘sarı kart’’ uygulaması başlattı. Sorunlu yolcuya ‘‘Seni son kez ikaz ediyoruz, inişte polise teslim ederiz yoksa’’ deniliyor.

American Airlines, Delta, Cathay Pacific polisiye tedbirleri daha da ileriye götürüyor ve sorunlu yolcuyu kelepçeyle koltuğuna bağlıyor. Bunun ilk denemesi 2 Mayıs'ta Londra-Orlando uçuşunda yaşandı. Pilotu tehdit eden bir yolcu etkisiz hale getirildi.

Başta, İngiliz ve Amerikan havayolu şirketleri 'kara liste' hazırlıyorlar. Çok sorun çıkarmış yolculara bilet satmıyorlar.

'Ticarete sığmaz' ve 'birey haklarına karşıdır' diye kara liste yapmaktan kaçınan Fransızlar, Air France'ın adı çıkmasın diye kabinde yaşanan rezillikleri örtbas etme devrini kapadılar. Olay çıkaran yolcu inişte polise teslim ediliyor ve hemen kanuni işlem başlatılıyor.

Bir çok havayolu 'müşteri daima haklı' anlayışından vazgeçiyor. Olay çıkaran yolcular için pilota geniş yetki veriyor. Olay çıkaran yolcunun uçuşun sonuna kadar kontrol altında tutulmasını sağlamak yerine hemen zorunlu inişle polise teslimini istiyorlar.

Bazı havayolu şirketleri uzun uçuşlarda uçaklarında bir güvenlik görevlisi bulundurmaya başladılar. Saldırgan yolcuya bu profesyonel görevli müdahale ediyor,sonuca pilotla birlikte karar veriyorlar.

KABİNDE OLAY ÇIKIŞ NEDENLERİ

Uçakta yolcuların yarattığı kargaşanın sebeplerini incelemek için Air France istatistikleri ilginç ipuçlarını ortaya çıkardı. Bir çok havayolunun bir numaralı sorunu haline gelen ' kabinde türbülansların' nedenleri ve yüzdeleri şöyle:

%38 Sigara içme kavgası. Aşırı sigara tiryakileri özellikle uzun uçuşta bir şekilde sigara içiyorlar. Hostesler bunu engelleyince tartışmalar çıkıyor. Zaman zaman kavgaya bile dönüşüyor.

%20 Aşırı alkol tüketimi. Kimi yolcu uçağa binmeden içmeye başlıyor. Uçağa binince de kalkıştan hemen sonra içki istiyor. Sonra aralıksız içiyor. Ve bir nedenle mutlaka kavga çıkarıyor.

%15 Ağlayan çocuk, kabinde sahibinin serbest bıraktığı evcil hayvaanın gezinmesi mutlaka soruna neden oluyor. Fanatik futbol seyircileri de çoğu zaman kabinde olay yaratıyorlar.

%12 Kendilerine verilen koltuğu beğenmeyen yolcular uçakta hemen hostesi çağırıp yerlerinin değiştirilmesini istiyorlar. Uçak doluysa bu mümkün olmuyor. Çoğu zaman yolcu-hostes kavgası büyüyor.

%8 Uçakta hostesten, yemeklerden şikayet eden ve bu nedenle kavga çıkaran yolcu sayısı artıyor. Ayrıca standartlardan büyük el bagajlarını ille kabine sokmak isteyen yolcular da kavga çıkarıyorlar.

%7 Kabinde türbülansa sebep olan yolculardan bazılarının neden ve ne amaçla kavga çıkardıkları anlaşılamıyor. Sudan bahanelerle hosteslerle ve diğer yolcularla çıkan sorunlar oldukça fazla.

UTED 31 yaşında

Her yıl düzenlenerek geleneksel hale gelen Uçak Teknisyenleri Derneği (UTED) Gecesi bu yıl da Günay Restoran'da yapıldı. Geceye THY Yönetim Kurulu Başkanı Doktor Cem Kozlu, Genel Müdür Yusuf Bolayırlı, Teknikten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cemil Kayahan, Hava-İş Sendikası Başkanı Atilla Ayçin, Havalimanı Muhabirleri Derneği Başkanı Yusuf Zengin, davetliler ve teknisyenler katıldı.

UTED Başkanı Sefa İnan, derneklerinin 31 yıl önce 1968 yılında çok zor şartlar altında kurulduğunu söyledi. Türkiye'deki tüm uçak teknisyenlerini temsil eden derneğin yayın organı olan Uted Dergisi de sekiz yaşına bastı.

Gecede UTED'de üyeliklerinin 25'inci yılını dolduran Cevdet İnci, Mustafa Erdoğan, Mustafa Özüölmez, Mevlüt Aşkınoğlu, Ahmet Soylu, Ali Taşan, Yunus Namruk, Hüdaverdi Büyükköse, Nuri Yılmaz, Tamer Öke, Salih Çatak, Osman Ilgın, Arslan Yüksel, Mehmet Tunca, Bedirhan Turhan, Mehmet İnce, Burhan Arıkan, Terruh Avşar, Muhsin Yılmazer, Ziya Özdemir ve Naci Püskülcü plaket aldılar. Plaketleri Türk Hava Yolları Genel Müdürü Yusuf Bolayırlı verdi.

Üyeleri arasında çok sayıda kadın teknisyende bulunan UTED'in geleneksel gecesinde önce Riza Silaplıpoda sahne aldı. Usta müzisyenin ardından Demet Sağıroğlu ve Emel Müftüoğlu birbirinden güzel şarkılarla teknisyenleri çoşturdular. Gecenin assolisti Seda Sayan tek tek masaları dolaşarak uçak teknisyenlerinin istediği bütün şarkıları söyledi. Günay Restoran'ın nezih salonundaki gece, bir yıl sonra yine bir araya gelmek dileğiyle son buldu.

MD-11'in burun ısısı çarpmadan önce 572 dereceydi

New York kalkışından sonra düşen Swissair MD11'in çıkartılan burun parçaları araştırmanın seyrini değiştirdi. Geçtiğimiz eylül ayındaki kazanın nedenini kokpitin alt kısmındaki avioniklerin bulunduğu bölümde çıkan yangın oluşturduğu zannedilirken, bu bölüme ait parçalarda hiç bir ısı etkisinin görülmemesi araştırmacıları hayrete düşürdü.

Enkazdan çıkartılan tüm parçalar Kanadalı sivil havacılık uzmanları tarafından Ottawa'daki bir merkezde test edildi. Burada ısı ve çarpma etkilerini inceleyen uzmanlar, uçağın burun kısmının üst tarafındaki parçaların okyanus sularına gömülmeden önce sıcaklıklarının 572 dereceye çıktığını açıkladılar. Ayrıca MD11'in burundan itibaren 11 metrelik kısmında tüm plastik parçaların erimesi, yangının etkilerinin giderek arttığını da ortaya koydu. Kanadalı uzmanlar, üst taraftaki kabloların yanması sonucu kokpiti duman bastığını söylüyorlar. Burada bulunan 4 ayrı kablo sisteminin oldukça yüksek ısıya maruz kaldığının saptanması teoremi doğruluyor. Koltuklarda bulunan video sistemindeki kablolarda da yangın izleri bulundu. Bunun üzerine MD11 ve B747 uçaklarına video sistemini hazırlayan Amerika'da Phoenix'deki Interactive Flight Tegnologies Inc. hakkında araştırma başlatıldı.

Tolga ÖZBEK

Hostes üniformaları değişiyor

Türk Hava Yolları hostes yani kabin memuru üniformalarını değiştirmek için hazırlıklara başladı.

Yine lacivert ağırlıklı düşünülen üniformalarla ilgili çalışmalar yapılıyor. THY'nin açacağı ihaleye katılacak firmalar önerecekleri modelleri çiziyorlar. Yeni üniforma modelinin belirlenmesi ve hazırlanması Mart sonunu bulacak. Ancak 1999 yaz sezonunda kabin memurları yeni üniformalarını giyebilecekler. Kabin memuru üniformalarında pantolon kullanan THY, yeni dönemde de bu uygulamasını sürdürecek.

Büyük uçaklarda kabin amiri yerini alan ve kabindeki her şeyden sorumlu olan Purser diye adlanan amire farklı bir üniforma yapılması da teklif edildi. Yolcuların uçakta kabindeki en yetkili hostesi bulmak istediklerinde zorlandıkları ortaya çıktı. Kabin Amiri ya da Purser'ların diğer hosteslerden ayırdedilememesi yüzünden farklı bir kıyafet verilmesi fikrine THY'de fazla sıcak bakılmadı.

Yolcular şikayetlerini genellikle kabindeki en yetkili kişiye yani kabin amiri ya da Purser'a yapmak istiyorlar. Bunun içinde 'en yaşlı hostes'in Kabin Amiri ya da Purser olacağını düşünerek koridorda onu çeviriyorlar. Bu hatanın önüne geçilebilmesi ve sorumlunun yolcu tarafından kolay belirlenmesi için farklı kıyafet uygulamasına geçilmesi öneriliyor. Bu uygulamayı bir çok ünlü havayolu şirketi yapıyor.

PANTOLONLAR PARLADI

Türk Hava Yolları hosteslerinin giydiği pantolonlar kısa süre içinde parladı. Parlama nedeniyle çirkin görünen pantolonların yenisi ile değiştirilmemesi kötü bir görünüm ortaya çıkardı. Bu arada şirket hosteslerinin pantolon kullanmasına izin verirken beden zorunluluğu getirmişti. 40 bedene kadar tolerans gösterileceği sanılırken 42 ya da 44 beden olan bazı hosteslerin bile pantolon giydikleri görüldü. Estetik açıdan büyük sorun yaratan bu duruma THY engel olamadı.

Kargo B727'lerde tehlike

Amerikan Sivil Havacılık Dairesi FAA, yolcu uçağından kargoya dönüştürülen B727'lerin gövde yorgunluğu için kontrolden geçirilmesini istedi. FAA, korozyon etkilerinin gövde parçalarının birleşim ve kargo kapağının kilit yerlerinde olduğunu ortaya çıkardı. Bir çok ülkede kullanılan kargo B727'lerin her 60 inişte bir kontrol edilmesini isteyen FAA , gerekli metal yorgunluğu giderme işleminin 120 günde bir ya da 250 inişte bir yapılmasını şart koştu. Bunun maliyeti bir 727 kargo uçağı için 78 bin 360 dolar. THY filosunda da yolcu uçağından kargoya çevrilen 3 adet B727 var. Bu uçaklar verimli olmadığı için satışa çıkartılmıştı.

Yazarın Tüm Yazıları