Aynı tellak aynı hamam

Oy’ları pazar attık.

Bugün cuma.
Hala sayamadık.
* * *
Az saydık.
Çok saydık.
Yanlış saydık.
Eksik-fazla saydık.
Hiç saymadık.
Bi türlü doğru, dürüst sayamadık.
* * *
Üstelik...
Bu durumdan rahatsız olmadık.
Utanmadık.
* * *
Millet dedi ki;
Aynı berber’e...
Aynı traş’a...
Devam.
* * *
Aynı kese’ye aynı tas’a aynı kurna’ya...
Aynı hamam’a...
Aynı tellak’a...
Aynen devam.
* * *
Peki.
Madem sandık...
Madem demokrasi...
Peki.

MADEM DEMOKRASİ

E demokrasiyse...
Sandıksa...
E o sandıkta ben de varsam...
Ben de aynı hamam’daysam...
Yüzde 1’den de olsam.
1 kişi de olsam...
Bana da tahammül edeceksiniz.
Net.
Çok net.
* * *
Yazalım bişeyler.
Bulunsun.

UTANIYORUM ARTIK

KAMU kurumları, devlet bankaları, belediyeler, sponsorları, yayıncıları filanı falanı eliyle sporun bütün kaleleri zaptedilmiş...
Bütün federasyonlarına girilmiş...
Bütün kurulları dağıtılmış...
Sporun her köşesi bilfiil işgal edilmişken...
Futbol, diğerleri çok net tek el’den yönetilirken...
Ve spor siyasetin oyuncağı olmuşken...
Hala o bu şu sebeplerden bu çoktan çürümüş, güven vermeyen, bu sisteme, sistemin başına, onu oraya atayana hala tek kelime bile etmeyen arkadaşlarla aynı işi yapıyor gibi gözükmekten ekmek kuran çarpsınki utanıyorum artık.
Net.
* * *
Özgürlükler kısıtlanıp...
Yasaklar artıp...
Ekmek aslanın ağzından midesine inince...
Sesleri gittikçe kısılan bu arkadaşlardan...
Sadece köşelerinde 1 gün daha kalmanın hesaplarını yapan, ota mota her abidik gubidik konuya giren, girmesi gereken esas baba konuya girEmeyen duayenlerden de artık sıtkım sıyrılıyor yavaş yavaş.
Bu da net.
* * *
Tayin’le gelen iktidar memuru federasyonlardan da...
Yorumcu’lardan da...
Gasteci’lerden de...
Tivi’cilerden de...
* * *
Arkasına iktidarı, gücü alıp, bi güzel sırtını dayayıp, güçlü olduğunu, devrin onların devri olduğunu, kaşıyla gözüyle, bakışiyla, sırıtışıyla bize her an hissettiren yazar-yorumcu modelinden de haz etmiyorum.
Hoşlanmıyorum.
Bu da net.
* * *
Arkadaşı, meslekdaşı susmadığı için işsiz kalırken biraz daha yolunu bulmak için o bu şu sebepten susssss’an fırıldak medyanın öyle veya böyle bi parçası olmaktan da...
Köşesini, programını 1 kere verip kurtulacağına her hafta ruhunu verenlerle aynı hamam’da olmaktan da...
Utanıyorum.
Bu da çok net.
Filan...
Falan...
* * *
Uzatmayalım.
Anladınız.

BUNLARI NİYE YAZDIM

SEÇİM bitti.
Aynen devam...
Berber aynı berber.
Tıraş aynı tıraş...
Tellak aynı tellak...
Hamam aynı hamam.
* * *
Aynı kurna, aynı tas, aynı kese...
Türkçesi...
0’a 0 elde var 0.
* * *
Hele kedinin biri 40 il’e gidip 40 trafo’ya girince...
Ya da 40 ayrı kedi 40 ayrı trafo’ya girince...
40 ildeki zamanlaması manidar elektrik kesintilerinin sebebinin 1 kedi olduğu resmi ağızdan da resmen doğrulanınca...
İleri demokrasimizin 1 kedi karşısında düştüğü durum akıllardan da bi türlü çıkmayınca...
Moraller de 0...
Sıfır.
* * *
Ve 0’dan başlıyoruz yine.
* * *
Sadece...
Medyaya baskının iyice arttığı, hoşaf gibi olmuş medyanın iyice sussssss’tuğu bu günlerde susmayanların, benim, bizim gibi düşünenlerin de olduğu bilinsin diye yazıyorum.
* * *
Sadece...
Aynı işi yaptığımız arkadaşlar eğer okurlarsa, ”Ya biz niye böyle şeyler yazAmıyoruz, niye bu kadar yüreksiziz, çiçek böcek yazarak tmm da ama millet de artık kafa buluyor galiba bizle” diye düşünürler, belki biraz olsun utanırlar, çoooook zor ama belki bi fırt da değişirler diye yazıyorum.
* * *
Sadece...
Gastelerin-tivi’lerin mutfağında onurlu, ahlaklı, dürüst gasteci, tiviciler olduğunu biliyorum, bu sistemden hoşlanmadıklarını, vitrindekilerden ne kadar rahatsız olduklarını, daraldıklarını ve bu modellere ne kadar tepkili olduklarını biliyorum onlara nefes aldırmak, bizim gibi modeller de olduğunu hatırlatmak için yazıyorum...
Çaylaklara biraz olsun umut vermek için yazıyorum.
* * *
Sadece...
Kötü örnekleri kafaya takmasınlar diye yazıyorum.
* * *
Sadece...
Bu bizden, bu bizden diil mantığıyla iş dağıtılan spor medyasında zor da olsa kimseye yaltaklanmadan iş bulunabileceğini-yapılabileceğini çaylak gasteci-tivi’cilere göstermek için de yazıyorum.
* * *
Sadece...
Ben ve benim gibi düşünenlerin, eğer yazarlarsa yazdıklarının da yayınlanabileceğini, bu yazıları yayınlayan spor müdürleri, gazete yöneticilerinin de bu medyada var olduğunu göstermek için yazıyorum.
* * *
Sadece...
Evlerine gittiğimde ailemin...
Buluştuğumda arkadaşlarımın...
Sokakta yürürken insanların yüzüne bakarken kendimi iyi hissetmek için yazıyorum.
* * *
Sadece...
Bu millet bu ülkede dağıtılan ‘nimet’leri iten insanların da olduğunu bilsin diye yazıyorum.
* * *
Son bişey...
Yıllardır kapısında bekletildiğimiz, içeri sokulmadığımız AB’ye 40 yıl önce giren, oralarda 40 yıl sürten, her deliğe girip çıkan orta zekadaki bi Kadıköy çocuğu bile bu devirde bu kurnaz yanaşma arkadaşlar kadar kime yanaşacağını bilir.
İyi bilir de...
Herkesin midesi yanaşma ruhunu, iktidarların adamı olmayı kaldırmaz.
Hele Kadıköy çocuğununki hiç kaldırmaz.
Ağrı yapar.
Bulantı yapar.
Kusma yapar.
* * *
Türkçesi.
Ülkenin altyapısı sağlam.
Taş gibi.
1923 model.
Bizim model’lerden de çoooooook var.
No problem.
* * *
Nokta.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Oha'nnes

HİDO ceo oluyor.

Muş.
Oha’nnes.
***
Valla Oha’nnes.

Ama...
Yakışır.
***

Yazının Devamını Oku

50 at verdi 200 kanal aldı

DIGITURK’le devam...

Mal iyi.
Hâlâ taze...
Bir hafta daha gider.
***
Top medyası bu toplara gir(E)mez.
Biz girelim.
Malı yemeye devam edelim.

Yazının Devamını Oku

DİGİ’KANKA

ŞU Digiturk hikayesi...

1-2 şey yazmak farz oldu.
Bulunsun...
***
Katar’la acaip kanka’yız.
Öyle böyle değil.
***
Hintli arkadaşlar Mars’a gidip geliyor.

Yazının Devamını Oku

Darüşşafaka’nın ruhu ve Euro’su

ŞU Darüşşafaka-Doğuş hikayesi...

1-2 şey yazalım.
Bulunsun.
***
Son 13 yılda gele gele Doğan görünümlü Şahin haline gelen, hesapta yeni’lenirken bütün eski hasletlerini kaybeden veya kaybetmek üzere olan bi ülkede kültürel mirası kalıntıyı, geleneği ananeyi eski’yi vesaireyi korumak, sahip çıkmak zor.
Yine de belki bişeyler değişir umuduyla aptalca direniyoruz.
Hala teslim olmuyoruz.
***

Yazının Devamını Oku

4. torba'daki takımın 4.torba'daki ülkesi

Gelenek yine bozulmadı.

Önce Tff başkanı seçildi.
Sonra seçiN yapıldı.


* * *


Geri’ye takan...
Çağ atlarken bi önceki çağ’a atlayan ülkelerde sistem şöyle işliyor;

Yazının Devamını Oku

Yüzde 60 diyor ki;

Duygun Yarsuvat’dan sonra Haluk Ulusoy da adaylığını açıkladı.

Federasyon’a ve yüzde 40’a yakın medya bunu haber olarak bile verEmedi.
***
Medyanın son 10 yılda geldiği nokta şu;
- Alo
- Buyrun efendim
- Bunu yayınla şunu yayınlama tamam mı?
- Peki efendim.

Yazının Devamını Oku

Aynı hamam aynı tellak

Üniversite’yi sallamayan...

Rektörü kafasına göre seçen sistem...
Futbol’u sallar mı?
Sallamaz.

* * *

Rektör’de aranan tek kriter’in “biz’den olsunda nolursa olsun” olduğu sistemde federasyon başkanı’nda başka kriter aranır mı?
Aranmaz.

* * *

Yazının Devamını Oku

Havuz kupası

Ülkede lig-kupa oynanması için gereken 400 milyon dolar’ı aile’nin reis’i ödeyince...

Ülkenin kupa’sı da lig’i gibi aile içinde oynandı.
Normal.
***
Toto’cuların ligini fon’cular (tmsf) yayınlamıştı.
Ziraat’cilerin kupasını Atv’ciler yayınladı.
Bu da normal.
***

Yazının Devamını Oku

Sırtını siyasete dayayan spor adamları kulübü

LAFI dolaştırmadan direkt girelim.

***
Ankara kararını verdi.
‘Şu arkadaşı seçiN’ dedi.
Genel kurul da ‘emredersiniz efendim’ dedi.
‘O arkadaş’ı seçti.
Özet bu.
***

Yazının Devamını Oku

Berlin kapak olsun

1-2 istisnayı, bikaç özel insanı saymazsak...

Uluslararası bay’ı bayan’ı, bi bey’i gey’i bile olmayan ülkeden nihayet uluslararası bişey çıktı.
Cüneyt...
* * *
Sittin senedir AB kapısında ağaç olan...
Çağ atlarken bi önceki çağa atlayan...
Elalem 3000 ‘lere giderken geri’ye takıp son sürat 1000’lere giden...
Günden güne daha da domestikleşen...

Yazının Devamını Oku

TSYD’nin havuz aşkı

Spor yazarları’nın bi derneği var.

Adı TSYD.

***

Emekçi üyelerine,gazete-tv’lerin mutfağında işini gücünü aslanlar gibi yapan arkadaşlara lafım olmaz.
Olamaz.
Onlara sevgim, saygım sonsuz.
Ama...

***

Bu derneğin bi eşi benzeri yok.

Yazının Devamını Oku

400 milyon dolar'ın kaynağı nerden

Hayatının ilk sırasına kulübünü koyanların yaşadığı...

İşin içine kulübü girdiğinde en baba şirketleri yöneten en zeki adamların bile IQ’sunun 20’lere indiği bu ülkede futbol seyircisi ilk defa baş kaldırdı.
Net bi tavır aldı.

* * *
Siyaset gölgesinde oynanan futboldan zaten sıdki sıyrılmıştı bi de passo diye diretilince.
Kardeş biz’den artık passo dedi.
Bi milat bu.
* * *

Yazının Devamını Oku

Bak Hıncal abi

Bak Hıncal abi...

Alınma darılma.

* * *


Efsane olmuşsun.
Hıncal Uluç olmuşsun.
Hâlâ bi ayağın fren’de gidiyorsun.
Ne iş?


Yazının Devamını Oku

Kapak

ECZACIBAŞI’na ve başkanı sınıf arkadaşım, kardeşim Faruk’a bi teşekkür borcum var.

***

İyi voleybol oynadıkları, şampiyon oldukları için değil.
Yıllardır cumhuriyet kadınına yatırım yaptıkları için.
Yıllardır spor yapan çağdaş Türk kadınları yetiştirdikleri için.

***

Ve tabii bu ülkede kadının şort-mayo da giydiğini, spor da yaptığını, bu ülkede bu model kadınlar da olduğunu dünyanın gözüne bu seviyedeki bi organizasyonda bi kere daha soktukları için.

***

1 yıl önce GS-FB kadınları bi ilki başardı.

Yazının Devamını Oku

Yıldız Sarayı toplantısı

Cumhurbaşkanı Yıldız Sarayı’nda futbolcularla buluştu.

Medyaya servis edilen foto’yu gördük.
İnceledik.

***

O foto sadece bi foto değil.
Tarihi bi belge.

***

O foto...

Yazının Devamını Oku

Ligi değil futbolu ertele

Bi kaza fotomuzu çekti.

Ne mal olduğumuzu bi daha gördük.

***

Ülkenin bi takımının içinde olduğu bi otobüse ateş edilip, takım şans eseri ölümden döndüğünde bile ertesi gün maçları hiç bişey olmamış gibi oynatabileceğimizi de gördük.
Diğer takımların sahaya çıkıp hiç bişey olmamış gibi güle oynaya top oynayabileceğini de gördük.
Hayatımıza hiç bişey olmamış gibi devam edebileceğimizi de...

***

Bi otobüs dolusu futbolcu bu haldeyken bile futbolcu arkadaşlarının onlar için tek laf etmediklerini de gördük.

Yazının Devamını Oku

Yanlış Çağ’a atladık

Ülke çağ atlarken yanlış çağa atlayınca...

Padişaha veliahta olan ilgi 3’e 5’e katlayınca...
Bizimki de şipşak araziye uydu, veliahtını seçti...
Harun.

***

20 küsur yıldır basketbolü yiyip bitiren ve sonunda allem edip kallem edip kapağı FİBA’ya atan arkadaş pılısını pırtısını toplayıp ufak ufak uzayacağına hala veliahtı’yla Tbf’yi de elinin altında tutmanın hesabını yapıyor.

***

Arkadaşın tivi’lere medyaya serpiştirdiği kapıkulu tayfası diyorki;

Yazının Devamını Oku

90 dakka’lığına bile tek millet olamamak

Millet’in takımı’nın maçı var.

Takımı arkadaşlara bırakalım.
Biz millet’i yazalım.

* * *

Lafı dolaştırmadan net yazalım.

* * *

Bi ülke uzun süredir 2 devlet 2 millet şeklinde yaşıyorsa...
Ve bu bi yorum değil tespit’se...

Yazının Devamını Oku

TDAŞ - Turgay Demirel A.Ş

Dualarımız kabul oldu.


Arkadaş nihayet gidiyor.
Tam da AB’ye giremeyen ülkenin A.Ş’ye girmesinin konuşulduğu bugünlerde...
Turgay Demirel ve 20 küsur yıllık A.Ş’si son günlerini yaşıyor.

* * *

Allah için iyi malzemeydi.
İşler kesat olduğunda 2-3 köşe çıkarır, 2-3 hafta idare ederdik.

Yazının Devamını Oku

Bilic'in hediyesi

MEĞER Bilic, Erciyes maçında Brugge provası yapmış ki maça çift santrafor başladı.

Taraftarın da desteğiyle Beşiktaş, üç-beş dakika rakip alanı parselledi. Ancak, Brugge’ün her kontrada tehlike yaratması, siyah beyazlıları hücumlara çıkarken tedirgin etmeye başladı. Çıkarken topu kaptırmama duygusu takımın hızını keserken, zaten savunmada Mourinho’nun ‘otobüs düzeni’ni aratmayan ve kalecisini de libero gibi kullanan Brugge, pek gedik bırakmadı.

Buna rağmen Töre, topu ayağından daha erken çıkarsa ve Tolgay da defans arkasına sarkmaya her daim hazır Ba’yı görebilse pozisyon üretilebilirdi.

4-4-2 düzeni Pektemek’in kestirilemeyen hareketlerinden dolayı Kartal’da 15’ten sonra kaotik bir şekil alırken, derinlik kaybından ötürü Belçikalıların orta alanı rahat geçmelerini de sağladı.

Onca korner ve duran topu Beşiktaş resmen heba etti. En azından bir iki kez set oyunu planlamak varken ısrarla topu şişirip kaleci çalıştırdı siyah beyazlılar. Beşiktaş’ın ilk 45’i gol yemeden kapatması büyük şanstı.

DAHA 60’TA TESLİM OLDU

İlk maçtaki gibi Beşiktaş, ikinci 45’e golle başladı. Bu kez nefis gole imzayı Motta koydu. Bu aşamada soru şuydu: Beşiktaş oyunu tutabilecek mi, yoksa yaslanıp sıkıntı mı yaşayacaktı? Geçen maçta Ba, dün de Pektemek fişi çekemedi. Ve yine ilk maçtaki gibi Beşiktaş çok ama çok ucuz bir gol yedi. Ne ağır Franco’nun ne de kalesini terk etmekte direnen Tolga’nın o golü önlemesini beklemedim! Ama şoke olan takıma Bilic’in hemen müdahale etmesini bekledim.

Şunu kabul edelim ki Brugge, Töre’nin Belçika’da attığı o golden dünkü son dakikaya kadar doğruları yapan taraftı. Sistem değişikliğinin tutmadığını Bilic kabullenmeyince Motta’nın yarattığı şans da heba oldu. Hiç değilse 1-0’dan sonra Pektemek-Atiba değişikliğine gidilse tur atlanabilirdi. Ama en kötüsü de 30 dakika varken Beşiktaş’ın 70 bin taraftarıyla birlikte zihinsel olarak elenmeyi kabul etmesiydi.

Brugge, bir Liverpool değildi ama Bilic’in onu sandığı gibi bir Erciyes de değildi. Yine de Avrupa’da baharı gösteren Beşiktaş’a teşekkürler...

Yazının Devamını Oku