Güncelleme Tarihi:

Türkiye'de genellikle Timur ile Yıldırım Bayezid arasındaki çekişme ve 1402 Ankara Savaşı üzerinden ele alınan Timurlu dönemi, Dr. Binbaş'ın iki saatlik sunumunda tüm yönleriyle masaya yatırıldı. Evrim Binbaş, Osmanlı tarihçilerinin mesafeli durduğu bu döneme dair pek çok az bilinen detayı katılımcılarla paylaşıldı.
TİMURUN İKTİDAR STRAJESİ VE ANKARA SAVAŞININ BİLİNMEYENLERİ
Dr. Binbaş, Timur'un, "Karaçu" (asil olmayan kabile) kökeninden dolayı, Cengiz Han soyundan gelen bir Han'ı nominal olarak devletin başına getirerek karmaşık bir iktidar stratejisi izlediğini anlattı. Bu "ince taktikle" hanedanlık meşruiyetini sağlamayı ve boyları kontrol altında tutmayı hedeflediği vurgulandı.
Ankara Savaşı'nın arka planına da değinen Binbaş, Timur'un aslında Altın Orda'ya karşı Yıldırım Bayezid ile işbirliği teklif ettiğini, ancak bu teklifin reddedilmesi ve Anadolu beyliklerinin topraklarını geri almak için Timur'u davet etmesi üzerine, Timur'un Anadolu'yu geçerek İzmir'e kadar geldiğini ve burada bir kaleyi yıktırdığını ifade etti.
TİMURUN MİRASI VE ALİMLERİN ROLÜ
Timur'un 1403-1405 yıllarında tam bağımsız hareket ettiğini ve onun soyundan gelen Babürlüler'in 1857'ye kadar varlığını sürdürdüğünü belirten Dr. Binbaş, Timurlu devrindeki entelektüel hayata da ışık tuttu. Timur'un yanından ayırmadığı alimlerden birinin, meşhur kıraat alimi El-Cezeri olduğunu kaydetti.
Sunumunda, ulemanın (alimler sınıfı) yönetimde söz sahibi olma çabaları ile iktidarın paylaşılmamasına yönelik verilen mücadelenin, modern devletlerdeki benzer çekişmelerin erken bir örneği olduğuna dikkat çekti.
Dr. Binbaş, slayt eşliğindeki anlatımına, döneme dair ilginç anekdotlar da ekleyerek sunumu zenginleştirdi. Konferans sonunda Dr. Binbaş yöneltilen soruları cevaplandırdı. Program bitiminde Köln Yunus Emre Enstitüsü tarafından sıcak içecek ve kokteyl ikramı yapıldı.
Chicago Üniversitesi'nden Ortaçağ İslam Tarihi alanında üstün başarıyla doktora derecesi alan Dr. Binbaş, Londra Üniversitesi'ne bağlı Royal Holloway'de yedi yıl çalıştıktan sonra, halen Bonn Üniversitesi Şark ve Asya Çalışmaları Enstitüsü'nde görev yapmaktadır.
Çalışmalarını, 15. yüzyıl Timurlu, Türkmen ve Osmanlı tarihi, İslam dünyasında tarih yazıcılığı ve siyasi düşünceler üzerine yoğunlaştırmıştır. "Intellectual Networks in Timurid Iran" (Timurlu İran'ında Entelektüel Ağlar) isimli önemli bir esere de imza atmıştır.