Unutulan sözler, yıkılan tabular

Güncelleme Tarihi:

Unutulan sözler, yıkılan tabular
Oluşturulma Tarihi: Kasım 12, 2025 09:50

Almanya’da Hristiyan Demokrat/Hristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU) de, Sosyal Demokrat Parti (SPD) de, Yeşiller de, Sol Parti de yıllardır sağ popülist Almanya için Alternatif’le işbirliği yapmayacaklarını yineleyip durmaktadır.

Haberin Devamı

Unutulan sözler, yıkılan tabular

Hatta “AfD ile kesinlikle işbirliği yapılmayacak” söylemi CDU’nun Genel İlkeler Programı’na bile girdi. Aynı zamanda CDU Genel Başkanı olan Almanya’nın şu andaki Başbakanı Friedrich Merz, göreve gelmezden önce, “AfD ile kesinlikle işbirliği yapmayacağız” dedi.

Ancak bir ara fikir değiştirdi ve Alman kamu televizyonu ARD’ye 2023 yılında verdiği bir demeçte, “AfD ile Avrupa Parlamentosu, federal ve eyaletler düzeyinde kesinlikle iş birliği yapmayacağız. Ama yerel düzeyde durum farklı olabilir. Oralarda duruma göre partiler kendi aralarında farklı bir karar alabilirler” açıklamasında bulundu.

Tabii Merz’in bu açıklamasına hem muhalefetten hem de “kardeş parti” CSU ile kendi partisinden tepkiler geldi.

Bunun üzerine yine tutum değiştirdi ve yine ARD’ye verdiği demeçte, “CDU olarak bizim tutumumuz belli. AfD ile işbirliği yapmayız. Parlamentoda da yapmayız, yerel düzeyde de yapmayız” diye kıvırdı.

23 Şubat 2025 tarihinde yapılan genel seçimlerden önce Almanya’ya düzensiz göçün ve sığınmacı akınının engellenmesi için CDU/CSU’nun sunduğu önergeye kimlerin destek vereceğinin önemli olmadığını söyledi.

Merz, “Bu önergeyi, kimin destek vereceğini göz önünde bulundurmadan sunacağız. Reddetmek isteyen reddetsin. Ben sağa sola bakmam. Bu konuda sadece önüme bakarım” dedi.

Yani “AfD’yle kesinlikle iş birliği yapmayacağız” dediği halde, “dolaylı ve gizli iş birliğinde” sakınca görmediğini ima etti. Nitekim öyle de oldu ve önerge AfD’nin de desteğiyle Federal Meclis’te kabul edildi. CDU, daha önceleri Thüringen eyaletinde de AfD’yle “dolaylı işbirliği” yaptı.

Thüringen’deki 27 Ekim 2019 tarihinde yapılan seçimlerden sonra Sol Partili Eyalet Başbakanı Bodo Ramelow yeniden aday oldu. AfD de Christoph Kindervater aday gösterdi.

İlk iki turda ikisi de mutlak çoğunluğu sağlayamadı. Üçüncü turda beklenmedik bir gelişme yaşandı ve parlamentoda sadece 5 milletvekili bulunan FDP de Thomas Kemmerich’i başbakan adayı gösterdi. Ve 5 Şubat 2020’de yapılan üçüncü turda Kemmerich 45, Ramelow 44, Kindervater sıfır oy aldı. Yani AfD beklenmedik bir oyun oynadı ve kendi adayı yerine FDP’nin adayına oy verdi.  Tabii CDU’yu da “oyuna gitirdi”.

Bu “dolaylı işbirliği” CDU’da sıkıntı yaratırken, CDU Thüringen Teşkilat Başkanı Mike Möhring, oylamadan iki gün sonra istifa etti. 10 Şubat’ta da CDU Genel Başkanı Anngret Kramp-Karrenbauer, istifasını verdi. Tepki ve eleştirilerin yoğunlaşması üzerine 4 Mart 2020 tarihinde Thomas Kemmerich de görevi bıraktı. Bu hafta sonu Kiel’de yapılacak Anakent Belediye Başkanı seçimleri öncesi Yeşiller’in verdiği bir önerge AfD’nin desteğiyle kabul edildi.

“AfD ile kesinlikle işbirliği yok” diyen Yeşiller de bunu bile bile göze aldılar.  Yani verdikleri sözde durmadılar.   Ama Almanya’da biz daha önceki dönemlerde de, verilen sözlerde durulmadığına tanıklık ettik.

Almanya’daki köklü partiler, yani CDU/CSU, SPD ve FDP, “68 kuşağı” olarak bilinen sol eğilimlilerin, solcuların, entelektüellerin, çevre korumacıların, nükleer santral karşıtlarının, silahlanmaya karşı olanların destekledikleri 1980 yılında kurulan Yeşiller (Die Grünen) ile işbirliği yapmayacaklarını ilan ettiler.

Ancak Hessen’de 1982 ve bir yıl sonra yapılan Eyalet Parlamentosu seçimlerinde CDU da SPD de mutlak çoğunluğu sağlayamadığı için azınlık hükümeti ile iktidarda kalmayı sürdüren SPD’li Eyalet Başbakanı Holger Börner, 1985 yılındaki seçimler öncesi “Ben bu Yeşil faşolarla ortaklık etmem. Yeşiller’le pazarlık masasında bir kareyi foto montaj olarak bile göremeyeceksiniz” dediği halde, Almanya’da ilk “SPD-Yeşiller koalisyonu” 12 Aralık 1985’te gerçekleşti.

Ve bir dönemlerin “isyankâr çocuğu” Yeşiller’li Joschka Fischer de Hessen Çevre ve Enerji Bakanı oldu.  Fischer’le Börner’in boy boy fotoğrafları yayınlandı. Daha sonraki yıllarda Berlin’de, Aşağı Saksonya’da, Brandenburg’da, Bremen’de, Hamburg’da SPD ile Yeşiller ortaklık etti. Zamanla CDU da, FDP de kapılarını Yeşiller’e açtılar. Ve federal düzeyde 1998 yılında SPD’li Gerhard Schröder başbakanlığında Yeşiller’le ilk koalisyon hükümeti kuruldu.

8 Aralık 2021’den 6 Mayıs 2025’e kadar da SPD’li Olaf Scholz, Yeşiller ve FDP’nin desteğiyle başbakanlık koltuğunda oturdu. Hatta bir dönemler “öcü” gözüyle bakılan Yeşiller, Baden-Württemberg’de 2011 yılında iktidarı bile ele geçirdi.

Yeşiller'li Winfried Kretschmann önce SPD ile sonra da CDU ile ortaklık ederek hala koltuğunda oturmakta.  İki Almanya birleştikten sonra CDU/CSU da, SPD de, Yeşiller de, FDP de eski Doğu Almanya’daki Sosyalist Birlik Partisi’nin (SED) yerine kurulan Demokratik Sosyalizm Partisi (PDS) ve uzantısı konumundaki Sol Parti’yle de yıllarca iş birliğine yanaşmadı.  “Eski komünistlerle kesinlikle ve asla iş birliği yok” dediler.

Ama 1998 yılında Mecklenburg-Vorpommern’de SPD, PDS (Sol Parti) ile Almanya genelinde ilk “kırmızı-kırmızı koalisyonu” kurdu. 2001 yılında da Berlin’de SPD-PDS (Sol Parti) koalisyonu oluşturuldu.

Hatta zamanla SPD, Thüringen’de Sol Parti’nin küçük ortağı bile oldu.  Sol Partili Bodo Ramelow, 2014 yılında SPD ve Yeşiller’le ortaklık ederek Thüringen Eyalet Başbakanı oldu ve geçen yılın sonuna kadar iktidarda kaldı.

Sol Parti, Bremen’de ve Mecklenburg-Vorpommern’de şu anda iktidar ortağıdır. Evet… Dünyanın çeşitli kesimlerinde olduğu gibi, Almanya’da da seçim önceleri verilen sözler unutuldu, tabular yıkıldı.

BAKMADAN GEÇME!