Unesco rekortmeni Cordoba

Güncelleme Tarihi:

Unesco rekortmeni Cordoba
Oluşturulma Tarihi: Nisan 24, 2026 11:23

İspanya Endülüs gezimin son durağı, dünyanın dört farklı UNESCO Dünya Mirası tesciline sahip tek şehri olan Córdoba oldu.

Haberin Devamı

Yazımın başında hemen belirteyim, gezginci ruhum bugüne kadar beni dünyanın bir çok şehrine götürdü ama Córdoba kadar etkileyeni çok az oldu. 2018 yılı itibariyle Roma ve Paris’i geçerek, dört UNESCO Dünya Miras Alanı’na sahip dünyadaki ilk şehir ünvanını alan ve Napoli’den sonra Avrupa’da en büyük ikinci tarihi merkeze sahip şehir olan Córdoba gerçekten de muhteşem. Önce şehrin bu unvanı almasını sağlayan Unesco tescilli alanları ile başlıyalım:

Unesco rekortmeni Cordoba

Kurtuba Camii-Katedrali (Mezquita-Catedral): 1984 yılında listeye giren şehrin ilk Unesco miras alanı.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Tarihi Şehir Merkezi (Centro Histórico): 1994 yılında tescil edilmiş.

Haberin Devamı

Medinetüz Zehra Sarayı (Medina Azahara): 2018 yılında listeye dahil olan antik halifelik şehri.

Córdoba Avlu Festivali (Fiesta de los Patios): 2012 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne alınmış. Córdoba’nın tarihi Roma İmparatorluğu dönemine kadar uzanıyor. MÖ 2. yüzyılda, Guadalquivir’in nehir yatağında Romalılar tarafından kurulan şehir Hispania eyaletinin önemli merkezlerinden biri haline gelmiş. Bu dönemde yollar, köprüler ve kamu yapıları inşa edilmiş. Bugün hâlâ ayakta olan Roma Köprüsü o dönemden kalan en önemli yapılardan biri.

Unesco rekortmeni Cordoba

Córdoba, 716 yılında Müslüman Araplar’ın eline geçmiş ve Endülüs Emevî Devleti’nin başkenti ilan edilmiş. 10. yüzyıla gelindiğinde dünyanın en gelişmiş kentlerinden biri olmuş. Halife Hakem II döneminde İslami eğitimin merkezi hâline gelmiş. 1236 yılında Katolik İspanyollar tarafından ele geçirilmiş.15. yüzyıl başlangıcında günümüzdeki İspanya ve çevresindeki topraklarda Kastilya, Aragon, Navarra, Portekiz, Granada krallıkları varmış. Katolik hükümdarlar Kastilya Kraliçesi I. Isabella ve Aragon Kralı II. Ferdinand’ın evliliği, İspanya’nın hukukî birlikteliğe geçmesini sağlamış. Ayrıca Kristof Kolomb’un Yeni Dünya’yı keşfi, güçlü bir sömürge imparatorluğunun başlangıcı olmuş. 1482-1492 yılları arasında bu hanedanların yönettiği İspanya ve Granada Nasrid Krallığı (Nasrid Hanedanlığı’nın Granada Emirliği) arasında çıkan Granada Savaşı sonucunda Granada Nasrid Krallığı yenilmiş ve İber Yarımadası’ndaki İslami yönetim son bulmuş. Bu tarihi bilgilerden sonra şehri gezmeye, şehre daha ilk girişte sizi karşılayacak olan Roma Köprüsü ve Köprü Kapısı ile başlayalım:

Haberin Devamı

Roma devrinden kalan bu köprü M.Ö. 1. yüzyılda inşa edilen ve eski şehirdeki tek köprü olduğu için oldukça büyük bir önem taşıyor. Rönesans Mimarisi’nin en önemli örneklerinden olan Puerta Del Puente (Köprü Kapısı) ise 16. yüzyılda, inşa edilmiş. Bu kapının önünde fotoğraf çektirmek şehrin olmazsa olmazlarından. Sıra da Cordoba’nın en güzel ve ikonik yapısı olan La Mezquita var. Kurtuba Camii-Katedrali (Mezquita Catedral): Dünyada başka eşi ve benzeri olmayan, dünyanın en eski camilerinden ve Cordoba şehrinin sembolik anıtı. UNESCO tescilli bir dünya mirası olan La Mezquita (Bir başka adıyla Kurtuba Cami ya da Kurtuba Katedrali de deniyor) şehirde görülmesi gereken en önemli yapı. La Mezquita ya da Kurtuba Camisi, yapıldığı dönemde İslam dünyasının en büyük camilerinden biriymiş. Caminin olduğu bölgede ilk olarak Roma tanrısı Janus adına yapılan pagan bir tapınak varmış. Vizigotlar 572 yılında bu tapınak yerine bir kilise yapmış.

Haberin Devamı

Unesco rekortmeni Cordoba

Cordoba 856 yılında Endülüs Emevi Devleti’nin başkenti olunca, kilise Müslüman ve Hristiyanlar’ın ortak ibadethanesi olarak kullanılmış. 875 yılında I. Abdurrahman, Hristiyanlar’a buranın arsa bedelini ödeyerek kilisenin mevcut gotik sütunlarının üzerine, Şam’daki Emevi camisinin örnek alındığı bir cami inşa ettirmiş. 1236’da Katolik İspanyollar şehri ele geçirince camiyi kiliseye çevirmişler. (Córdoba’lı yerli halk buraya hala Cami diyor ) Dolayısı ile yapı içerisinde her iki dine ve kültüre ait öğeleri barındırıyor. Mesela içerisinde caminin mihrabı ve minberini görmeniz mümkün. At nalı şeklinde, oymalı mermer mihrab dünyanın en güzellerinden biri sayılıyor.

Haberin Devamı

La Mezquita’nın diğer bir özelliği de dünyadaki en fazla sütuna (Tam 1.293 sütun üzerine inşa edilmiş ) sahip olan dini bir yapı olması. Sadece burada rastlayabileceğiniz iki katlı, kırmızı ve beyaz mermerli kemerler gerçekten muhteşem . Hem cami hem katedral olarak kullanılmış ve hâlâ kullanılan bu eşsiz yapı, İslam ve Hristiyan mimarisinin iç içe geçtiği nadir örneklerden biri. İçerideki sütunlar ve kemerler arasında dolaşırken zamanın nasıl geçtiğini anlamak zor. Pazar günleri haricinde her gün saat 8:30-9:30 arasında ücretsiz gezilebiliyor, diğer günlerde ve saatlerde giriş ücretli. Biletler doğrudan La Mezquita'dan veya çevrimiçi olarak satın alınabilir. Tam karşısındaki ‘Çan Kulesine ‘ ise gündüz ve gece turu olmak üzere özel turlar düzenleniyor (Akşam saat 21.00). Ama biletlerin haftalar öncesinden çevrimiçi olarak rezerve edilmesi gerekiyor.

Haberin Devamı

Unesco rekortmeni Cordoba

Córdoba’nın diğer güzel bir yanı ise her yere yürüyerek kolayca ulaşabiliyorsunuz. Şehrin tarih kokan sokaklarında dolaşırken duvarlara ve balkonlara asılan rengârenk saksı çiçekleri, birbirinden güzel avlular insana adeta başka bir zamana ışınlanmış hissi veriyor. Özellikle ‘Calle de las Flores’ caddesini gezmenizi tavsiye ederim. Bu cadde, hem La Mezquita’yı mükemmel fotoğraflayabileceğiniz hem de rengarenk çiçeklerle dolu saksıları olan beyaz duvarlı evlerle dolu küçük ama oldukça fotojenik bir cadde.

UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan tarihi şehir merkezi, Endülüs mimarisinden etkilenen birbirinden güzel İslami mimariye sahip yapıları içinde barındırıyor. Bu tarz mimarinin adı ‘Neomudejar’. Kökeni Arapça’da Müdeccen kelimesinden gelen Mudejar, İspanyolca “Kalanlar” anlamına geliyor.

Unesco rekortmeni Cordoba

Juderia (Eski Yahudi Mahallesi): La Mezquita’nın da içinde bulunduğu Juderia mahallesi, Yahudilerin 2. yüzyıldan İspanya’dan kovulana kadar Cordoba’da yaşamış oldukları mahalle ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde. Bu mahallede flamenko gösterisi izlemek ise ayrı bir keyif. La Mezquita’yı gezdikten sonra hemen yanındaki Calle Torrijos caddesindeki ‘Tablao Flamenco Cardena’yı tavsiye ederim.

Córdoba Sinagogu: Mağribi stilinde inşa edilmiş olan sinagog, Yahudilerin şehirden çıkarıldığı döneme kadar şehirde aktif olarak ibadetlerini gerçekleştirdikleri yer. Burası hem tüm Endülüs’teki tek sinagog, hem de İspanya’nın en iyi korunmuş üçüncü sinagogu. Küçük bir yapı ama ana salonun süslemeleri görülmeye değer.

Casa Seferad: Sinagogu gezdikten sonra aynı sokakta bulunan İspanyol Yahudilerinin yani Sefaradların tarihi ve kültürünü sergileyen ‘Sefarad Müzesi’ni de(Casa de Sefarad) gezebilirsiniz. Burası 14. yüzyılda, bu mahallede yaşamış bir Yahudi ailenin evi ve aslına uygun olarak oldukça güzel restore edilmiş.

Alcázar de los Reyes Cristianos (Hristiyan Kraliyet Sarayı) : Şehrin görülmeye değer yerlerinden biri de Alcázar de los Reyes Cristianos. 14. yüzyıldan kalma bu Saray Kale, Mağribi dönemine ait unsurları da bünyesinde barındırmakta olup Katoliklerin yeniden fetih hareketi sırasında kraliyet ikametgahı olarak hizmet vermiş. Yaz aylarında geç saatlere kadar açık olan muhteşem bahçeler, göletler ve çeşmelerle çevrili.

Medina Azahara Sarayı: Cordoba şehir merkezine yaklaşık 8 kilometre mesafedeki, UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’ndeki ‘Medinetü’z-Zehra’ (Medina Azahara Sarayı) Endülüs’te, El-Hamra ile birlikte Müslüman dönemin en önemli saraylarından biri olarak kabul ediliyor. Emevi Halifesi III. Abdurrahman tarafından inşa edilen saray, ismini hükümdarın eşi Zahara’dan alıyor. Etrafı surlara çevrili ve 30 bin kişilik devasa büyüklüğe sahip olduğu için “Şehir Saray” olarak adlandırılıyor.

Unesco rekortmeni Cordoba

Córdoba Avlular Festivali: Halka açık ve ücretsiz “Córdoba Avlular Festivali” her yıl Mayıs ayında düzenleniyor ve 12 gün sürüyor. Bu festival, 2012'den beri UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesinde yer alıyor. Festival dönemi herkes kendi avlusunu, sokağını asma saksı çiçekleri ile süslüyor ve en iyi peyzaja ödül veriliyor. Saksı ile avlu süsleme geleneği Roma döneminden bu yana süregeliyor. Kavucu Corbada yazlarından korunmak için kalın duvarlı avlular inşa eden halk, zamanla duvarlara çiçek asmaya başlamışlar ve günümüze kadar hala devam eden bu gelenek Córdoba ‘yı özel kılan bir başka unsur. Festival boyunca şehrin her yerinde haritalı broşürler mevcut hatta ziyaretçi yoğunluğu gibi bilgiler içeren bir uygulama bile bulunmakta. İpucu: 12 büyüleyici avlusuyla ‘Palacio de Viana'nın (Viana Sarayı) avlusu yıl boyunca da ziyaret edilebiliyor.

Ayrıca, şehrin en güzel avlularından bazılarını ve etkileyici Palacio de Viana'yı da (12 avlu için 2 saatlik tur 24 saat öncesine kadar iptal edilebilir) içeren 'Córdoba Avluları ve Viana Sarayı’ rehberli turu da bulunuyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!