GeriAvrupa SPD, Türklerin oyunu neden kaybetti?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

SPD, Türklerin oyunu neden kaybetti?

SPD, Türklerin oyunu neden kaybetti?

Göçün 60’ıncı yılında Almanya’daki Türkiye kökenli seçmenlerin oy verme alışkanlıklarında paradigma değişimi yaşanıyor. Türklerin oyları artık Sosyal Demokrat Parti (SPD) için çantada keklik değil.

ALMANYA’da genel seçimler yaklaşıyor. Göçmen kökenlilerin oyları da her seçimde giderek önem kazanıyor. Almanya’ya göçün 60’ıncı yılında Türkiye kökenli seçmenlerin siyasi tercihlerinde değişim yaşanıyor. Önceki seçimlerde hangi siyasi görüşten olursa olsun ağırlıklı olarak SPD’yi veya Yeşiller’i seçen Türkiye kökenli seçmenlerin tercihi artık Angela Merkel’in partisi CDU’dan yana. Almanya’nın önde gelen siyasi düşünce kuruluşlarından Konrad Adanauer Vakfı’nın (KAS) 2018, 2019 ve 2020 yılları arasında yaptığı araştırma bununla beraber bir başka çarpıcı sonucu daha ortaya çıkardı; Göçmen kökenliler ve yabancılar, Almanlara göre Alman demokrasisine daha fazla güven duyuyor.

CDU’YA DESTEK FIRLADI
KAS’ın araştırmasında seçmenlerin eğilimleriyle ilgili 2015 ve 2019 yıllarındaki anketlere de yer verildi. Aradan geçen 4 yıl içindeki göçmen kökenli ve Türkiye kökenli seçmenlerin tercihinde çok büyük değişiklikler gözlendi. Ankete katılanlara “Gelecek pazar günü seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz” sorusu yöneltildi. Buna göre 2015’te CDU’yu seçen Türkiye kökenli seçmenlerin oranı yüzde 17 iken, 2019’da bu oran yüzde 53’e fırladı. 2015’te SPD’yi tercih eden Türkiye kökenli seçmenin oranı yüzde 50 iken 2019’da yüzde 13’le dibe vurdu. Aynı şekilde Yeşiller’e destek de düştü. Buna göre 2015’te Yeşiller’i seçen Türklerin oranı yaklaşık yüzde 16 civarındaydı. 2019’da ise bu oran yüzde 13’e geriledi. Araştırma sonuçlarının değerlendirildiği raporda, “Türkiye kökenli seçmenlerin seçim tercihleri sol eğilimli siyasi partileri aşarak değişti. Bu normalleşme süreci olarak yorumlanabilir” denildi.

DEMOKRASİYE GÜVEN YÜKSEK
Araştırmaya katılanlara, “Almanya’daki demokrasinin şu andaki halinden ne kadar memnunsunuz veya ne kadar memnun değilsiniz?” şeklinde soru yöneltildi. Almanların yüzde 50’si, “Çok memnunum” veya “Yeteri kadar memnunum” derken, göçmen kökenli Almanların ise yüzde 58’i “Çok memnunum” veya “Yeteri kadar memnunum” dedi. En yüksek oran ise yabancılarda görüldü. Ülkede yaşayan yabancıların yüzde 65’i Almanya’daki demokrasiye bakışını “Çok memnunum” veya “Yeteri kadar memnunum” diye değerlendirdi. Özellikle Almanya’ya yeni gelen ve 5 yıldan az bir süre Almanya’da yaşayan göçmenlerin demokrasiden memnuniyeti daha fazla oldu. Almanya’da yaşama süresi uzadıkça demokrasiye olan güven de azaldı. Almanya’daki politik sistemin geldikleri ülkelerden daha iyi olduğunu düşünen göçmenlerin oranı yüzde 67 olurken, yabancılar arasında ise bu oran yüzde 72’ye çıktı. Konrad Adenauer Vakfı’nın anketinde 1001 Alman, 1001 göçmen kökenli Alman ve Almanya’da yaşayan 1001 yabancının görüşleri alındı.

SPD, Türklerin oyunu neden kaybetti

‘BAŞLICA DÖRT NEDENİ VAR’
KAS’ın yaptığı araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Almanya-Türkiye Araştırmalar Merkezi Vakfı Başkanı Prof. Dr. Hacı Halil Uslucan, 2015 ve 2016 yıllarından sonra SPD’nin, süreç içinde kemikleşmiş Türkiye kökenli seçmenleri kaybetmeye başladığını söyledi. Türkiye kökenli seçmenlerin CDU’ya kaymasının 4 nedeni bulunduğunu belirten Prof. Dr. Uslucan, şunarı söyledi: “Birinci neden; SPD’nin, Thilo Sarrazin gibi ırkçı söylemlerde bulunan siyasetçilere uzun süre yer vermesi ve beklenen mesafeyi koyamaması. İkinci neden; Almanya’da bir önceki genel seçimlerde doğru veya yanlış olduğunu bir kenara bırakacak olursak, Türkiye karşıtı çok sert eleştirilerin yapılması ve özellikle daha önce Türkiye’ye karşı sıcak mesajlar veren SPD’nin çok sert tavır alması. Üçüncü neden; Artık CDU içinde özellikle göçmen kökenlileri kabullenen ve onlara ılımlı yaklaşan bir kesimin ön plana çıkması gösterilebilir. Dördüncü neden ise CDU/CSU’nun aile yapısı, din ve toplumsal bakış açıları Türkiye kökenli insanlara uzak değil.” Ancak Uslucan, KAS’ın araştırmasındaki rakamları da biraz abartılı bulduğu ifade etti.

False