Ahmet KÜLAHÇI
Oluşturulma Tarihi: Şubat 04, 2026 11:40
Almanya’da “Bundestag” (Federal Meclis) olarak bilinen Alman Parlamentosu’nun eski Başkanı Rita Süssmuth, 1 Şubat Pazar günü yaşamını yitirdi.
O bir bilim kadınıydı. O bir
demokrasi sevdalısıydı. O bir kadın-erkek eşitliği mücadelecisiydi. O bir Türk dostuydu. Rita Süssmuth, 17 Şubat 1937’de Kuzey Ren Vestfalya (KRV) eyaletine bağlı Wuppertal-Barmen’de dünyaya geldi.Babası öğretmen olduğu için ilk ve orta öğrenimini farklı kentlerde yaptı. 1956 yılında liseyi bitirdikten sonra Münster, Tübingen ve Paris Üniversitelerinde Fransız Dili ve Edebiyatı, Tarih ve Pedagoji öğrenimi yaptı.1970 yıllarda benim de Komünikasyon Bilimleri, Politik Bilimler ve Genel Dil Bilimleri öğrenimi yaptığım
Almanya’nın Bochum kentindeki Ruhr Üniversitesi’nde doktorasını yaptı ve 34 yaşında profesör oldu.
Stuttgart, Dortmund, Göttingen Üniversitelerinde hocalık yaptı. İnançlı bir Katolik olduğu için 1981 yılında muhafazakar Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) üyesi oldu. Parti bünyesindeki Kadınlar Komisyonu’nda aktif görevler üstlendi. Almanya’nın 1982-1998 yıllarında başbakanlığını yapan Helmut Kohl tarafından 1985 yılında Federal Gençlik, Aile ve Sağlık Bakanı olarak göreve getirildi.
Henüz milletvekili bile değildi.1986 yılında bakanlığa “kadınlar” da girdi ve Federal Gençlik, Aile, Kadınlar ve Sağlık Bakanı olarak görevine devam etti ve “Almanya’nın ilk Kadınlar Bakanı” olarak tarihe geçmeyi garantiledi. 1988 yılında da Federal Meclis Başkanı seçildi ve 1998 yılına kadar görevde kaldı. Bakanlığı ve Federal Meclis Başkanlığı döneminde mensubu olduğu partisi CDU ile zaman zaman görüş ayrılıkları yaşadı. Kürtaj konusunda son kararı, bir uzmandan yardım olma koşuluyla kadınların kendilerinin vermesi, eşcinsellere öcü gözüyle bakılmaması ve Aids’e yakalananların dışlanmaması konularındaki kararlı tutumunda ısrar etti.
Partisiyle sürtüşmeler yaşadığı halde, bu tutumunu hiç değiştirmedi. Berlin Duvarı’nın çökmesinin, iki Almanya’nın birleşmesinin, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılmasının, “Demir Perde” olarak da nitelenen Doğu Blok ülkelerde rejimlerin değişip halklarının özgürlüğe kavuşmasının sevincini yaşadı. Sergilediği yapıcı politikalarla katkıda da bulundu.
Rita Süssmuth’u 1987 yılında Hürriyet’in Bonn Temsilcisi olarak göreve başladım da tanıdım. Türklerin ve diğer göçmen kökenlilerin eşit haklara sahip olmaları ve uyum sağlamaları için girişimlerde bulundu hep. Hem bakanlığı hem de Federal Meclis Başkanlığı döneminde göçmen kökenli kızların ve kadınların toplumsal yaşama daha aktif bir biçimde katılımları için yoğun çaba gösterdi.
Üyesi olduğu CDU yıllarca “Almanya göç ülkesi değildir” tezinde, daha doğrusu “yalanında” ısrar ettiği halde, Rita Süssmuth, “Almanya bir göç ülkesidir. Göç yönlendirilmeli ve göçmen kökenlilerin uyumuna ağırlık verilmeli” dedi.
“Eğitime yapılacak yatırım, geleceğe yatırımdır”, “Eğitim hazinedir” diyerek özellikle yeni nesil göçmen kökenlilerin eğitimine ağırlık verilmesini savundu hep 1987-2002 yıllarında Federal Meclis milletvekili olarak da görev yapan Rita Süssmuth, aktif politikayı bıraktığı halde politik hedeflerinden hiç vazgeçmedi.
Erman Tanyıldız isimli Türk kökenli bir eğitim sevdalısının 2002 yılında kurduğu ve devlet tarafından kabul edilen OTA isimli Özel Yüksek Okul’un başkanlığını üstlendi.2006 yılından itibaren İstanbul’da Türk-Alman Üniversitesi’nin (TAÜ) kurulması için de yoğun uğraş verdi. TAÜ Alman Konsorsiyumu Başkanlığını üstlendi.
2010 yılında dönemin Alman Cumhurbaşkanı Christian Wulff ile Türkiye’nin o zamanki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İstanbul Beykoz’da inşa edilen TAÜ’nün temelini atarken Süssmuth da oradaydı.2013 yılında dönemin Alman Cumhurbaşkanı Joachim Gauck ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül TAÜ’nün açılışını yaparken de. Rita Süssmuth, “Türkiye’yi artık eski Anadolu olarak görmekten vazgeçmeliyiz.
Türkiye artık eski Türkiye, eski Anadolu değil. Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi için artık zaman kaybetmemeliyiz” diyerek Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine destek verdi. Ve bu dostane yaklaşımından dolayı 2015 yılında “Tarabya Madalyası” ile ödüllendirildi. Berlin’de bir sohbetimiz sırasında, Almanya’da öğrenim görmek isteyen Türk öğrencilere vize verilmesi için Alman makamlar tarafından talep edilen belgelerin listesini gördüğünde gözlerine inanamadığını söylerken, kızgınlığını gizlemeyip “Olmaz, olamaz böyle şey” demişti. “AB üyesi olmayan Sırbistan vatandaşları vizesiz seyahat ederken, 1963 yılından beri Ortaklık Anlaşması bulunan Türkiye’den gelecek insanlardan vize istenmesi doğru olamaz” diyerek isyan etmişti. Rita Süssmuth, Federal Meclis de dahil, Eyalet Parlamentolarında kadın erkek milletvekili sayısında eşitlikte hep ısrar etti.
“Eşitlik şimdi” hareketinin öncüleri arasında yer alarak geçen yasama döneminde Federal Meclis Başkanı Baerbel Bas’a beraberindeki heyetle birlikte bir “manifesto” sundu. Rita Süssmuth, göçmen kökenli iş kadınlarının da yanında yer aldı. “I.S.I e.V” Göçmen Kökenli İş Kadınları Derneği’nin 2024 yılında başkent Berlin’de düzenlediği bir etkinlikte görmüştüm Rita Süssmuth’u son kez. Hayat doluydu. Kansere yakalandığını uzun süredir bildiği halde, dışa yansıtmamıştı hiç. O etkinlikte de göçmen kökenli kadınlara hem destek ve moral verdi hem de övgüler yağdırdı. Bu dünyayı kadın ve erkeklerin birlikte şekillendireceğini vurguladı. Ve Federal Meclis Başkanı Julia Klöckner, 1 Şubat pazar günü öğleye doğru sosyal medyada kendisinin de Almanya’nın da Rita Süssmuth’u kaybetmenin üzüntüsünü yaşadığı paylaşımında bulundu. Evet…Demokrasi sevdalısı Rita Süssmuth’u kaybettik… Türkiye de bir dostunu daha kaybetti…