"Tam bir yılan hikayesi"

Güncelleme Tarihi:

Tam bir yılan hikayesi
Oluşturulma Tarihi: Şubat 07, 2026 15:26

Saadet Partisi adına İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) doğrudan temsil edilmesini içeren bir önerge sundu.

Haberin Devamı

Tam bir yılan hikayesi
TBMM’ye sunulan 22 Ocak 2026 tarihli “Yurt Dışı Seçim Bölgesi Kurulmasına Dair Kanun Teklifi” başlıklı önergede şunlar yer almakta:

Madde 1: Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde, yurt dışında yasayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının siyasi temsiliyetini sağlamak amacıyla "Yurt Dışı Seçim Bölgesi" oluşturulur.

Madde 2: Yurt Dışı Seçim Bölgesinde ikamet eden seçmenlerin toplam sayısına göre, her 100.000 seçmen için 1 milletvekili kontenjanı verilir. Bu kontenjan en az 35 milletvekili ile sınırlı olmayacak şekilde Yüksek Seçim Kurulu tarafından güncellenebilir.

Haberin Devamı

Madde 3: Yurt dışı seçim bölgesine ayrılan milletvekilliği kontenjanları, Türkiye Büyük Millet Meclisindeki toplam sandalye sayısı içinde yeniden dağıtım yapılarak belirlenir. Bu düzenleme mevcut milletvekili sayısını artırmaz, yalnızca bölgesel dağılımı kapsar.

Madde 4: Yurt dışı seçim bölgesi milletvekilleri, yurt dışında yaşayan vatandaşların eğitim, emeklilik, çifte vatandaşlık, askerlik, konsolosluk hizmetleri ve ekonomik yatırımları gibi konularla ilgili sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil eder, gerekli takip ve girişimlerde bulunur.

Madde 5: Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 6: Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Evet… Yurt dışında resmi verilere göre 7.5 milyonun üzerinde Türk vatandaşı yaşamaktadır. Bunların 6 milyona yakını Avrupa’dadır. Avrupa’ya Türk göçü Türkiye ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında 30 Ekim 1961 tarihinde imzalanan İşgücü Sözleşmesi ile başlamıştır. Türkiye’de daha büyük kentleri bile görmeyen kadınlı erkekli birçok Türk insanı, bu sözleşmeden sonra kendisini yabancı bir ülkede, bambaşka bir toplumda ve farklı bir kültürde buldu.

Bu insanlarımız, bir süre çalışıp para biriktirdikten sonra geri dönmek hayaliyle maden ocaklarında, çelik işletmelerinde, otomobil ve tekstil fabrikalarında, başka iş kollarında gece gündüz demeden çalıştı.

Daha sonraki yıllarda Fransa’ya, Belçika’ya, Hollanda’ya, İngiltere’ye, Avusturya’ya, İsveç’e, İsviçre’ye, Norveç’e, Danimarka’ya ve başka ülkelere gidip işbaşı yapan insanlarımız oldu. Ama zamanla geri dönüş hayallerinden vazgeçildi ve yaşanılan ülkeler “ikinci vatan” oldu. Tabii yurt dışında yaşayan ve hem yaşadıkları ülkelere hem de anavatan Türkiye’ye önemli katkılarda bulunan bu insanların seçme ve seçilme hakkı zaman zaman gündeme geldi ve getirildi.

Yurtdışı Türkler, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda 23 Temmuz 1995 tarihinde yapılan bir değişiklikle Türkiye’deki seçimlerde oy kullanma hakkını resmen kazandı. Ancak çeşitli bahanelerle pratikte uygulanmaya konulmadığı için bizlerin bu Anayasal hakkı yıllarca sadece kağıt üzerinde kaldı.

Sadece gümrük kapılarında oy kullanma imkanı sağlanarak T.C. Anayasası yıllarca ihlal edildi. 2008 yılında yeni bir düzenleme yapılarak, yurt dışı Türklerin bulundukları ülkelerde kurulacak sandıklarda veya mektupla oy kullanabilmeleri yolu açıldı.

Ancak Anayasa Mahkemesi, aile üyelerinin ve sosyal çevrelerin etkileyebileceği gerekçesiyle mektupla oy kullanmayı iptal etti. Yurt dışı Türkler ilk kez 2014 yılında yapılan Cumhurbaşkanı seçimlerinde bulundukları ülkelerdeki Türkiye’nin diplomatik temsilciliklerinde kurulan sandıklarda oy kullandı.

2015 yılında yapılan milletvekili seçimleri ile daha sonraki yıllarda yapılan Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinde de. Evet… Bir milyon 300 bine yakını Almanya’da olmak üzere yurt dışında 3 milyon civarında Türk seçmen vardır. Bu insanlar yasal olarak seçme ve seçilme hakkına sahip oldukları halde, “yurt dışı seçim bölgesi” olarak kabul edilmediği için, hala TBMM’de hak ettikleri temsiliyete sahip değiller. Aslında bunun gerçekleşmesi için Türkiye’de politik sorumluluk taşıyanların dünyayı yeniden keşfetmelerine gerek yoktur.

Fransa, İtalya, Hırvatistan, Cezayir, Portekiz, Mozambik, Ekvator, Kolombiya, Tunus, Makedonya, Dominik Cumhuriyeti ve Romanya’nın yanı sıra daha birçok ülke yurt dışında yaşayan vatandaşlarına hem seçme hem de seçilme hakkını verdikleri gibi, çoktandır kontenjan bile ayırmışlardır. AK Parti 2016 yılında yurt dışında yaşayan Türklere TBMM’de 15 kişilik kontenjanlı bir önerge bile hazırlamıştı.

CHP’nin o dönemdeki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2015 yılında Almanya’nın Düsseldorf kentinde katıldığı bir etkinlikte, “Yurt Dışı Seçim Çevresi Kanunu’nu çıkarmak zorundayız. Yurt dışında 3 milyon mu çalışıyor, 30 milletvekili olmalı. Hazır milletvekili sayısı da arttı zaten, 600’e çıktı. Avustralya’da olabilir, İngiltere’de, Almanya’da, Hollanda’da, Fransa’da, İsviçre’de olabilir.

Sandıkları koyarız, 60 milletvekili yurt dışından seçilir gelir. Hangi partiden olursa olsun, parlamentoda oturur, yurt dışında çalışan işçilerin sorunlarını gündeme getirir” demişti. Bunların hepsi lafta kaldı. Yani “Yurt dışı seçim bölgesi” tam bir yılan hikayesine dönüştü. T.C. Anayasası’ndaki “eşitlik” ilkesine sahip çıkılması ve yurt dışında yaşayan insanlarımızın Türkiye’ye olan bağlarının güçlendirilmesi için bu alanda gereken adımlar atılmalıdır. Hem de hiç zaman kaybetmeden!

BAKMADAN GEÇME!