Güncelleme Tarihi:

Sosyal Demokrat Partili (SPD) Federal Meclis milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Darmstadt İdari Mahkemesinin başörtülü bir kadının tarafsız olamayacağı gerekçesiyle hakim ve savcılık yapamayacağı yönündeki kararını “ayırımcılık riskini artırıcı temelsiz bir genelleme” olarak değerlendirdi.
Asıl mesleği avukatlık olan ve 2021 yılından beri milletvekili olarak görev yapan Macit Karaahmetoğlu’nun bu konuyla ilgili olarak yaptığı yazılı açıklama aynen şöyle: “Darmstadt İdare Mahkemesi, başörtüsü takan bir kadının, hakim veya savcılık mesleğini icra edemeyeceği yönünde karar verdi.
Mahkemenin vermiş olduğu bu karar, inanç özgürlüğü, bireysel haklar ve kanun önünde eşitlik ilkelerini garanti altına alan anayasal değerlerimiz ışığında dikkatle ve derin bir analizle değerlendirilmelidir. Bu mesele, kamuoyundaki güncel göç ve mülteci tartışmalarından bağımsız olarak, hukuk devletimizin temeli olan evrensel ilkeler çerçevesinde ele alınmalıdır.
Mahkemenin haklı olarak vurguladığı 'yargı tarafsızlığı' ilkesi tartışılmazdır. Ancak, salt inancının bir gereğini yerine getirdiği gerekçesiyle başörtüsü takan bir Müslüman kadının, sadece başörtüsü nedeniyle, tarafsız olamayacağı ön kabulü, temelsiz bir genellemedir ve ayrımcılık riski taşımaktadır. Tarafsızlık, kişinin dini inancından veya kıyafetinden değil, adalet anlayışından, mesleki becerisinden ve hukuka bağlılığından gelir. Son yıllarda dünyada yaşanan çatışmalar ve siyasi gerilimler maalesef toplumumuzda, özellikle Müslümanlara yönelik belirli önyargıların derinleşmesine neden olmuştur.
Anayasa değerlerimize bağlı yüzbinlerce Müslüman kadın, toplumun eşit ve saygın bir bireyi olarak ülkemizde barış ve huzur içinde yaşamaktadır. Bunlardan kimi inancı gereği başörtüsünü takarken, kimi ise daha seküler bir yaşamı tercih etmiştir.
Onların mesleki yeteneklerini ve topluma katkılarını, giyim tercihleri üzerinden kısıtlamak, çeşitliliğimizi kısıtlamak anlamına gelir. Demokratik hukuk devleti, düzenlemeleri sadece yasaklamalardan yola çıkarak gerçekleştirmemelidir. Eşitlikçi ve adil denge gözetmek zorundadır.
Örneğin Birleşik Krallık'ta, inançları gereği sarık takan polis memurları görevlerini bu kıyafetle yerine getirebilmektedir.
Devlet, dini inancı gereğini yapan polis memurunu, devletin tarafsızlığına gölge düşüren bir unsur olarak görmemektedir. Buna benzer örnekler, farklı inançların kamusal alanda da uyumlu ve barış içinde var olabileceğinin göstergesidir. Elbette yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı en değerli hazinemizdir.
Darmstadt İdare Mahkemesi’nin bu kararının, daha kapsayıcı, eşitlikçi ve önyargılardan arınmış bir toplum için önemli bir tartışma başlatmasını umuyorum. Bireylerin, inançları, kökenleri veya görünüşleri ne olursa olsun, demokrasi ve anayasaya bağlılık temelinde olmak şartıyla, liyakatin belirleyici olduğu bir anlayış, hedefimiz olmalıdır.
BAŞÖRTÜ KARARLARI
Avukat olan Müslüman bir kadın, hakimlik ve savcılık yapma başvurusunun Hessen Adalet Bakanlığı tarafından reddedilmesine karşı Darmstadt İdari Mahkemesi’nde açtığı davayı da kaybetti. Yapılan mülakatta başörtüsü takmanın kendisi için dini bir yükümlülük olduğunu ve duruşmalarda da çıkarmayacağını söylemesi üzerine “devletin tarafsızlık ilkesini zedeleyeceği” gerekçesiyle başvurusu geri çevrilen avukatın açtığı davayla ilgili karar geçen hafta başında verildi.
Darmstadt İdari Mahkemesi, Hessen Adalet Bakanlığı’nın kararını yerinde bularak, dava taraflarının katıldığı duruşmalarda, hakim ve savcı olarak görev yapan kişilerin dini çağrışımlar yaratan bir giysiye sahip olmasının dünya görüşü ve dinî tarafsızlık temel ilkesine aykırı olduğu kararını verdi.
Mahkeme, davacı kadının din özgürlüğünün büyük değer taşıdığınının altını çizerken, başörtüsünün sadece duruşmalarda çıkarılması istendiği için bu talebin din özgürlüğüne asgari düzeyde bir müdahale ile sınırlı olduğuna hükmetti. Karara karşı temyiz yolunu açık bıraktı. Almanya'da başörtüsüyle ilgili benzer kararlar daha önceki dönemlerde de verildi. Fahri yargıçlık yapan Müslüman bir kadının başörtüsünü çıkartmamakta direnmesi üzerine Braunschweig Eyalet Mahkemesi kendisini görevden aldı.
Braunschweig Eyalet Yüksek Mahkemesi bu yıl Ekim ayı sonlarına doğru fahri yargıcın görevden alınmasının yerinde olduğu kararı vermişti. Mahkeme, Aşağı Saksonya eyaletinin yasalarına göre, yargıçların duruşma sırasında siyasi, dini ya da dünya görüşünü yansıtan sembol ve giysileri gözle görülür şekilde taşıyamayacağına işaret etmiş ve bunun fahri yargıçlar için de geçerli olduğuna karar vermişti.
Benzer bir dava geçen yıl Temmuz ayında Kuzey Ren Vestfalya (KRV) eyaletinde de gündeme gelmiş ve Hamm Eyalet Yüksek Mahkemesi aynı şekilde devletin tarafsızlık yükümlülüğü ilkesine dikkat çekerek, benzer bir karar vermişti. Bunun üzerine davacı kadın olayı Federal Anayasa Mahkemesi’ne taşımıştı. Ancak Federal Anayasa Mahkemesi şu ana kadar bir karar vermedi.