SPD üyeleri ‘Hayır’ derse ne olacak?

Güncelleme Tarihi:

SPD üyeleri ‘Hayır’ derse ne olacak
Oluşturulma Tarihi: Nisan 16, 2025 10:47

Almanya’da ‘kardeş partiler’ olarak bilinen Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ve Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasında sürdürülen koalisyon görüşmelerinde uzlaşma sağlandı. Koalisyon Sözleşmesi kesin şeklini aldı. Ama yeni hükümetin kurulabilmesi için müstakbel ortakların hepsinin de koalisyon sözleşmesine onay vermesi gerekiyor.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

SPD üyeleri ‘Hayır’ derse ne olacak

Yani önce imza, sonra hükümet... Uzlaşmadan bir gün sonra, 10 Nisan’da CSU’lu Federal Meclis milletvekilleriyle Bavyera Eyalet Parlamentosu parlamenterleri oy birliğiyle koalisyon sözleşmesine onay verdi. CDU da partinin Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) üyeleri ile eyalet teşkilatlarının liderleri ve bazı üyelerin katılacağı 28 Nisan’da yapılacak ‘küçük kurultay’ toplantısında kararını verecek. ‘Küçük kurultay’ yaklaşık 160 kişiden oluşacak. Şu ana kadar gelen sinyaller olumlu yönde. Parti yönetimi de üyeler de “Tamam” diyor.
SPD’de ise kararı seçim öncesinde ilan edildiği gibi yalnız parti yöneticileri değil, asıl üyeler verecek. Resmi verilere göre, 1976 yılında 1 milyonun üzerinde üyesi olan SPD’nin şu anda 358 bin 322 üyesi bulunmaktadır. Ve koalisyon sözleşmesi için oylama dijital ortamda dün, yani 15 Nisan’da başladı. 29 Nisan akşamı gece yarısına kadar devam edecek. Sonuçlar da 30 Nisan’da ilan edilecek.

Haberin Devamı

ÜYELERİN YÜZDE 20’Sİ KATILMALI
İşin ilginç yönü, demokratik hukuk devletlerinde ‘çoğunluk’ ilkesi geçerli olduğu halde, SPD’de kararı ‘azınlığın çoğunluğu’ verecek.
Daha doğrusu 358 bin 322 SPD üyesinden yüzde 20’sinin, yani 71 bin 664’ünün dijital oylamaya katılması yeterli sayılacak.
Oylamaya katılanların yüzde 50.1’i “Evet” derse, koalisyon sözleşmesi imzalanacak ve CDU/CSU ile SPD, muhtemelen 6 Mayıs’ta iktidara gelecek.
SPD Gençlik Kolları Genç Sosyalistler (Jusos) destek vermeyeceğini ilan ettiği için “Hayır” diyenlerin sayısı daha çok olursa, ortaklık yatacak...
Her iki halde de SPD’de kararı ‘azınlığın çoğunluğu’ verecek.

SPD üyeleri ‘Hayır’ derse ne olacak

ALTERNATİFLER VAR AMA...
Peki CDU/CSU-SPD koalisyonu ‘yatarsa!’ ne olacak?
Tabii bazı alternatifler var.
Örneğin, matematiksel olarak CDU/CSU ile sağ popülist Almanya için Alternatif’in (AfD) ortaklık etmesi mümkün.
Ama CDU’nun tüzüğünde AfD’yle kesinlikle ortaklık edilmeyeceği ve iş birliği yapılmayacağı yer almaktadır.
CDU lideri ve CDU/CSU’nun başbakan adayı Friedrich Merz, seçimlerden önce de sonra da bunu yineleyip durdu.
CSU Genel Başkanı ve Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder de öyle.
Merz’in de Söder’in de Türkiye’nin eski Başbakanı ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in “Dün dündür, bugün bugündür” söyleminden hareket ederek, “Ne yapalım, seçmen böyle istedi” demesi beklenmemektedir.
Böyle bir yaklaşım her iki politikacının da inandırıcılıklarını bitireceği gibi, her iki partinin de çökmesine yol açacaktır.
Tabii parti içindeki sürtüşmeleri de tetikleyecektir.

Haberin Devamı

YENİDEN SEÇİM OLUR MU?
CDU/CSU’nun 630 sandalyeli Federal Meclis’teki 208 milletvekiliyle ‘azınlık hükümeti’ kurması olasılığı da vardır.
Tabii önemli konularda karar alınmasında çoğunluğu sağlama koşulu olduğu için buna pek sıcak bakılmamaktadır.
Karar alamayacak, karar veremeyecek bir hükümetin, kendisine de ülkesine de yararı olmayacaktır.
Hatta dünya genelinde sorunların, yer yer savaşların yaşandığı günümüzde zararı bile olacaktır.
Tabii bir alternatif de yeniden seçime gidilmesidir.
Ama yeni bir seçim ne getirecektir?
23 Şubat’taki erken genel seçimlerde toplam oyların ancak yüzde 16.4’ünü alarak tarihi bir yenilgiye uğrayan SPD’de düşüş devam edecektir.
Aynı seçimlerde yüzde 20.8 oy alarak ‘ikinci güçlü parti’ konumuna yükselen demokrasi düşmanı sağ popülist AfD’ye ‘en güçlü parti’ olma yolu açılacaktır.
Son seçimlerden yüzde 28.5’le ‘en güçlü parti’ olarak çıkan CDU/CSU, liderleri seçim öncesi verdikleri sözlerinde durmayıp seçimlerden sonra farklı bir tutum sergilediklerinden dolayı yaşanan güven kaybı nedeniyle oy kaybına uğrayacaktır.
Yeşiller ile Sol Parti de yerinde sayacaktır.
Seçimlerden ‘en güçlü parti’ olarak çıkacak bir AfD’yle, özgürlükçü demokratik hukuk devleti Almanya Federal Cumhuriyeti’nde yeni bir hükümet kurmak daha da zorlaşacaktır.
Alman Anayasası’nı, demokrasiyi devre dışı bırakmayı hedefleyen bir partinin iktidarda söz sahibi olması ise bizlerin bildiği, tanıdığı, severek yaşadığı Avrupa’nın lokomotifi konumundaki Almanya’ya, “Bizim Almanya’mıza” hiç yakışmayacaktır.

BAKMADAN GEÇME!