Sırakaya'dan sert çıkış

Güncelleme Tarihi:

Sırakayadan sert çıkış
Oluşturulma Tarihi: Kasım 13, 2025 13:31

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Ekrem İmamoğlu ve toplam 407 şüpheli hakkında yapılan soruşturma kapsamında açıklanan iddianame ile ilgili, Almanya SPD federal milletvekili Macit Karaahmetoğlu basın açıklaması yaptı.

Haberin Devamı

Karaahmetoğlu savcılığın toplamda 2 bin yılı aşkın hapis cezası istemini sert bir dille eleştirmiş, “davanın Erdoğan’ın iktidarını sürdürme çabasına hizmet etmek için yapılmıştır” ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklama üzerine AK Parti genel başkan yardımcısı Dış İlişkiler Başkanı ve Dışişleri Komisyonu Üyesi Zafer Sırakaya basın açıklaması ve sosyal medya hesabından tepki göstererek şu ifadeleri kullandı.

BU KIŞKIRTICI YARGIYA MÜDAHALE AÇIKLAMASINI KINIYORUM

“Sayın Karaahmetoğlu'nun kışkırtıcı ve gerçekçi olmayan açıklamaları, en sert şekilde kınadığım kabul edilemez bir kibir eylemidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin egemen yargı işlerine bu küstahça müdahaleyi kesinlikle reddediyorum. Sayın Karaahmetoğlu, açıkça anlamadığı konulara burnunu sokan cahil bir demagog olduğunu bir kez daha kanıtlıyor."

"Almanya'da hukukun üstünlüğünün temel değerleriyle kendini süslerken, Türkiye için tam tersini, yani bağımsız yargının baltalanmasını talep ediyor. Bu, en saf haliyle ikiyüzlülüktür. Manipülasyon amacıyla kasıtlı olarak yanlış bilgi yaymak "Sayın Karaahmetoğlu korkaktır."

"Türk yargısı ne sindirilebilir ne de küçümsenebilir. Bağımsız, tarafsız ve nesneldir. Kararları, Sayın Karaahmetoğlu'nun kaba fantezilerine değil, hukuk ve adalete dayanır. Hükümetimize ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik çirkin jargonlu hakaretleri, asılsız bir kibir eylemidir ve yalnızca kendi siyasi yönelim bozukluğunu yansıtır. Ancak, sözde tartışmalara başvurmak artık bir amaca ulaşma aracı, kendini manşetlere taşımanın bir yolu gibi görünüyor."

"Sayın Karaahmetoğlu, asılsız suçlamalarla Alman-Türk ilişkilerini zorlamak yerine, kendi ülkesindeki sorunları ele almalıdır. Alman yargısındaki zorluklar ve iç siyasi gerginlikler başlı başına bir görevdir. Şunu açık ve net bir şekilde ifade edeyim: Türkiye Cumhuriyeti, kendisine patronluk taşlanmasına izin verecek bir devlet değildir. Diğer devletlerin egemenlik ve hukuk sistemlerine saygı gösterilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti, kendi geleceğini belirleyen güçlü ve egemen bir ülkedir ve öyle kalacaktır." ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!