Sancılı ortaklık

Güncelleme Tarihi:

Sancılı ortaklık
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 06, 2026 09:58

Almanya’da Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Hür Demokrat Parti’nin (FDP),  SPD’li Olaf Scholz başbakanlığında 8 Aralık 2021’de oluşturduğu koalisyon hükümeti, “taze borç freni” tartışmaları yüzünden, yasama döneminin bitmesine daha yaklaşık bir yıl olduğu halde, 6 Kasım 2024 tarihinde çöktü.

Haberin Devamı

Sancılı ortaklık

 

Erken genel seçimlere gidilmesi için Şansölye Scholz, kaybedeceğinden yüzde yüz emin olduğu halde, 11 Aralık 2024 tarihinde “güven oyu” talep etti.

  Tabii beklediği gibi, güven oylamasını kaybetti ve 23 Şubat 2025’te erken genel seçime gidilmesi karara bağlandı.

Seçim öncesi sürdürülen seçim kampanyası sırasında SPD ile anamuhalefet Hristiyan Demokrat/Hristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU) arasında ciddi sataşmalar yaşandı.

  CDU/CSU’nun başbakan adayı Friedrich Merz, SPD’li Şansölye Olaf Scholz’u ülkeyi çıkmaza süreklemekle suçladı. 

  SPD’nin taze borç freninin gevşetilerek yeni yatırımların desteklenmesi için yeni borç alınması politikasını eleştirdi.

Haberin Devamı

  SPD’yi Almanya’ya düzensiz göçün ve sığınmacı sayısının engellenmesi için yeterli önlem almamakla suçladı.

  Tabii başta sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) olmak üzere

hükümeti terk eden, daha doğrusu “hükümetten kovulan” FDP, Sol Parti ve Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) da SPD’ye verip veriştirdi.

  Ve 23 Şubat 2025 tarihinde yapılan erken genel seçimlerde CDU/CSU yüzde 28.5, AfD yüzde 20.8, SPD yüzde 16.4, Yeşiller yüzde 11.6, Sol Parti yüzde 8.8 oy aldı.

  Yüzde 4.98 oy alan BSW ile yüzde 4.3’te kalan FDP ise yüzde 5 barajını aşamayıp devre dışı kaldı.

  CDU/CSU AfD ve Sol Parti’yle, diğer partiler de AfD ile kesinlikle işbirliği yapmayacaklarını seçim öncesi ilan ettiklerinden, 1966-1969, 2005-2009, 2013-2021 yıllarında olduğu gibi CDU/CSU ile ortaklık etmek yine SPD’ye kaldı.

  Nitekim uzun süren pazarlıklardan sonra 5 Mayıs 2025’te “Almanya için sorumluluk” başlıklı 144 sayfadan oluşan Koalisyon Sözleşmesini imzalayıp, bir gün sonra CDU lideri Friedrich Merz başbakanlığında CDU/CSU ile SPD’den oluşan koalisyon hükümeti iktidarı devraldı.

  Hedef köklü reformlar ve yeni yatırımlar yoluyla Almanya’da ekonomik alanda yaşanan durgunluğu sonlandırmaktı.

  Şansölye Merz, hükümetin hayata geçireceği reformların yaz aylarında hissedilmeye başlayacağını ilan etti.

Haberin Devamı

  Ama kimse de olumlu bir gelişme hissetmedi de yaşamadı geçen yaz. 

  Ortaklar arasında emeklilik yaşının artırılması, dar gelirlilerinin vergi yükünün azaltılması, yüksek gelirlilerden daha fazla vergi alınması ve düzensiz göçün engellenmesi ile başvuruları kabul edilmeyen sığınmacıların geri gönderilmesi başta olmak üzere çeşitli konuşarda görüş ayrılığı yaşanınca, reformlar sözde kaldı.

  Yine de umudunu kaybetmeyen Şansölye Merz, bu sefer de “sonbahar reformları” söylemiyle sahneye çıktı.

  Bürokrasinin azaltılması, yatırımcıların desteklenmesi, enerji fiyatlarının düşürülmesi sözü verildi.

  Ama 2025 sonbaharı da çoktan geride kaldığı halde, “sonbahar reformları” da lafta kaldı.

  Evet…

Haberin Devamı

  CDU/CSU ile SPD’den oluşan koalisyon hükümeti bugün iktidarda bir yılını doldurdu.  

  Ama şimdi de ortaklar arasında karşılıklı suçlamalar ve sataşmalar başladı.

  Şansölye Merz, partisinin ve kendisinin varlıklılardan daha fazla vergi alınmasına karşı olduklarını söylerken, SPD’ye “uzlaşma tek yönlü yol değildir” uyarısında bulundu.

  Yani bir yerde SPD’yi tehdit etti. 

  Aynı zamanda Başbakan Yardımcısı ve Federal Maliye Bakanı olan SPD Eş Başkanı Lars Klingbeil ise partisinin dar ve orta gelirlilerin vergi yükünün azaltılmasında ısrarlı olduğunu ilan etti.

  Yani “bu alanda taviz yok” dedi.

  SPD Federal Meclis Grup Başkanı Matthias Miersch ise Şansölye Merz’in aşırı fevri ve dürtüsel bir yapıya sahip olduğunu söylerken, “Bu şekilde bir Başbakanlık makamı yönetilmez” dedi.

Haberin Devamı

  Bu gelişmeler üzerine Almanya’da, “Bu koalisyon yasama dönemi bitmeden biter” görüşü ağırlık kazanmaya başladı.

  Yapılan son kamuoyu yoklamasına göre, Almanların yüzde 58’i 2029 yılında bitecek bu yasama dönemi tamamlanmadan koalisyonun bozulacağı, sadece yüzde 24’ü de bozulmayacağı görüşünü paylaşıyor. 

  Hükümet partilerine güven kaybı nedeniyle sağ popülist AfD’ye destek de artıyor.

  Son dönemlerde yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, Almanya’da bu hafta sonu genel seçim olsa AfD’nin yüzde 28.5, CDU/CSU’nun yüzde 24, SPD’nin yüzde 14, Yeşiller’in yüzde 13, Sol Parti’nin 11, BSW’nin yüzde 3 ve FDP’nin yüzde 3 oy alacağından hareket edilmekte.

Haberin Devamı

  Bu veriler de AfD’siz bir koalisyonun ancak en az 3 partinin ortaklığında kurulabileceğini göstermektedir.

  Tabii Scholz hükümeti döneminde koalisyonun dağılmasına yol açtığından dolayı seçmenler tarafından “cezalandırılan” FDP’nin toplam oyların ancak yüzde 4.3’nü alarak yüzde 5 barajını aşamadığı için devre dışı kaldığı göz önünde bulundurulursa, bir dönemlerin “işçi partisi” ve “halk partisi” olarak bilinen SPD’nin, “sıradan bir partiye” dönüşmesinden de hareket edilmektedir.

  İşte o nedenle de, SPD’nin büyük ortak CDU/CSU’ya “kafa tutmak” yerine, çok gönüllü olmasa da, uzlaşı yolunu tercih etmesi beklenmektedir.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!