Güncelleme Tarihi:

Uzun süren pazarlıklardan sonra 23 Şubat 2025 tarihinde erken genel seçimlere gidilmesi kararı alındı. Genel seçim akşamı tam bir kabus yaşandı. Genel seçimlerden CDU/CSU yüzde 28.5’le “en güçlü kanat-parti” olarak çıkarken, sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) yüzde 20.8’le ikinci sıraya yerleşti.
23 Mayıs 1949 tarihinde Alman Anayasası’nın kabulüyle resmen kurulan Almanya Federal Cumhuriyeti’nin “en güçlü veya ikinci en güçlü partisi” konumundaki SPD ise yüzde 16.4’e düştü.
2017 yılındaki genel seçimlerden sonra “Kötü yönetmektense yönetmemek daha iyidir” diyerek, Hristiyan Demokrat/Hristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU) ve Yeşiller’le oturduğu pazarlık masasını terk eden ve katı tutumu yüzünden Şansölye Olaf Scholz tarafından “hükümetten kovulan” dönemin FDP Genel Başkanı ve Federal Maliye Bakanı Christian Lindner ise tam bir hayal kırıklığı yaşadı.
FDP, Şubat ayındaki genel seçimlerde toplam oyların ancak yüzde 4.3’ünü alarak yüzde 5 barajını aşamadı ve devre dışı kaldı. Her ne kadar daha seçim akşamı oy oranları şekillenmeye başladıktan sonra AfD Eş Başkanı Alice Weidel, “Biz ortaklığa hazırız” dese de, CDU/CSU da, SPD’de, Yeşiller de, Sol Parti de, seçim öcesi “AfD ile kesinlikle işbirliği yok” diye bas bas bağırdıkları için, özgürlükçü demokratik Alman Anayasası’nı devre dışı bırakmak istemekle suçlanan AfD’yle ortaklık yolu daha aynı akşam kapatıldı.
CDU/CSU ile SPD birkaç gün sonra ortaklık görüşmelerine başladı. Uzun süren pazarlıklardan sonra uzlaşmaya varan CDU/CSU ile SPD, 5 Mayıs 2025’te “Almanya için sorumluluk” başlıklı 102 sayfadan oluşan “Koalisyon Sözleşmesi”ni imzaladı.
Ve bir gün sonra da CDU lideri Friedrich Merz başbakanlığında oluşturulan “siyah-kırmızı koalisyon” (CDU/CSU-SPD) göreve başladı. Yeni hükümet göreve başlar başlamaz, dünyayı kasıp kavuran “Korona belası” yüzünden ekonomik alanda yaşanan durgunluğun giderilmesi için “köklü reformlara imza atacaklarını” ilan etti.
Almanya’ya düzensiz göçün engelleneceği, sığınma başvuruları kabul edilmeyenlerin derhal ülkelerine geri gönderileceği, emeklilik ve sosyal yardım nitelikli “Yurttaş Parası” ile ilgili yasal düzenlemelerde değişiklik yapılacağı sözü verildi.
Ancak bunları hayata geçirmek öyle denildiği kadar kolay olmadı. Ortaklar arasında ciddi sürtüşmeler yaşandı. İçte yaşanan bu sürtüşmelerin dışa yansıtılması Şansölye Friedrich Merz’in işini daha da zorlaştırdı. Kendi partisi CDU ve “kardeş parti” CSU’da, SPD’nin önerilerine karşı olanları küstürmemeye özen gösterdi. Hatta kendi tarafına, “SPD’ye sataşmayın” uyarısında bile bulundu. Yani bir yerde Şansölye Merz, “iki cami arasında kalan beynamaz” konumuna düştü.
Evet… Yaşanan tüm sıkıntılara rağmen, Merz hükümeti iktidarda yaklaşık ilk 8 ayı kazasız belasız doldurdu. Ancak daha şimdiden yeni yılda bu sıkıntıların, sürtüşmeleri ve sancıların bitmeyip, daha da artacağı yönünde sinyaller gelmeye başladı.
Zira yeni yılda, Almanya’nın 5 eyaletinde parlamento, 3 eyaletinde de yerel seçimler yapılacak. Seçmenler 8 Mart’ta Baden-Württemberg’de, 23 Mart’ta Rheinland-Pfalz’da, 6 Eylül’de Saksonya Anhalt’ta ve 20 Eylül’de de Berlin ile Mecklenburg Vorpommern’de sandık başına giderek kendilerine hizmet verecek milletvekillerini ve yeni hükümetleri belirleyecek. Yerel düzeyde temsilcilerini belirlemek için de seçmenler, 8 Mart’ta Bavyera’da, 15 Mart’ta Hessen’de ve 13 Eylül’de de Aşağı Saksonya’da sandık başına gidecek.
Son yapılan kamuoyu yoklamalarına göre bu seçimlerde, Federal Anayasa Koruma Teşkilatı’nın (BfV) “kesinleşmiş aşırı sağcı” olarak nitelediği sağ popülist AfD’nin oyları daha da artacak.
Hatta AfD’nin, eski Doğu Almanya sınırları içinde oluşturulan yeni eyaletlerden Saksonya Anhalt ve Mecklenburg Vorpommern’deki seçimlerde yüzde 40’ın üzerinde oy alarak tek başına iktidara gelmesi bile beklenmekte. İşte bu da, Almanya’da demokrasi sevdalılarının tedirginliğini artırmakta.
Tabii bu yöndeki sinyaller, Almanya’da son yıllarda yaşanan sancıların bitmeyip yeni yılda da devam edeceğini göstermekte. Özgürlükçü demokrasiye gönül verenlerin tedirginliklerinin daha da artacağını da.
Not: Tüm okuyucularımızın yeni yılını kutlar, güzellikler dolu nice nice yeni yıllar dileriz.
