Raporluyken neye izin var, neye yok?

Güncelleme Tarihi:

Raporluyken neye izin var, neye yok
Oluşturulma Tarihi: Ekim 18, 2025 13:01

Bugünkü Hürdanış Köşesi’nde sizlere, Almanya’da hastalık izni, veya diğer bir deyimle raporluyken sahip olduğunuz haklarınızı ve dikkat etmeniz gereken kuralları anlatacağım ve iş hukuku uzmanlarının görüş ve uyarılarını bu köşeye taşıyacağım.

Haberin Devamı

Raporluyken neye izin var, neye yok

Rapor alırken, işvereninize raporlu olduğunuza ilişkin bildirim yaparken ya da iyileşme sürecinde yapılan küçük hatalar bile ciddi sonuçlara yol açabiliyor.

RAPOR BİLDİRİMİ ZORUNLUDUR

İster grip olsun ister tükenmişlik sendromu, hasta olan çalışan, zamanında ve doğru şekilde rapor almak ve işverene bildirmek zorunda. Peki bu süreçte haklar, yükümlülükler ve yapılan yaygın hatalar neler? Örneğin burnunuz akıyor, boğazınız ağrıyor ve bu şekilde işe gitmek ve çalışmak imkânsız. Çözüm belli: derhâl hastalık bildiriminde bulunmak. Ancak birçok çalışan şu soruyu soruyor: İşverene tam olarak ne söylemeliyim? Doktor raporu almışken alışverişe çıkabilir, yürüyüş yapabilir ya da hatta tatile gidebilir miyim?

BİLDİRİM NE ZAMAN VE NASIL YAPILMALI?

Çalışan, iş göremez hale geldiğini gecikmeksizin işverene bildirmekle yükümlüdür. Bu ifade hukuken “kusurlu bir gecikme olmaksızın” anlamına gelir. Yani hastalık fark edildiği anda, mümkün olan en kısa sürede haber verilmeli. Alman İş Hukuku uzmanı Nathalie Oberthür’e göre, bu bildirim kural olarak mesai başlamadan önce yapılmalıdır.

Alman İş Hukuku Avukatları Birliği üyesi Prof. Michael Fuhlrott, ntv-Ratgeber platformuna yaptığı açıklamada, buna şöyle bir örnek veriyor: “Bir çalışan yarı zamanlı çalışıyor ve cuma günleri izinli. Perşembe akşamı sakatlanıyor, cuma günü doktora gidiyor ve rapor alıyor.

Bu durumda, cuma günü çalışmasa bile işverene rapor aldığını bildirmek zorundadır.” Bildirim yolu konusunda ise işverenin belirleyici olduğunu hatırlatan Prof. Fuhlrott, “İşveren telefonla aramayı zorunlu kılabilir ve çalışanın buna uyması gerekir. Eğer taraflar arasında özel bir düzenleme yoksa, çalışan bildirim yolunu kendisi seçebilir. Ayrıca işveren, bildirimin hangi kişiye veya departmana yapılacağını da önceden belirleyebilir“ diye hatırlatmada bulunuyor.

İŞVEREN TANI VEYA SEMPTOM DETAYLARINI ÖĞRENEBİLİR MI?

Almanya’da genel kural olarak işverenin hastalığın tanısı veya belirtileri hakkında bilgi isteme hakkı yoktur. Ancak gerekçe belirtmeksizin, doktor raporunun ibrazını talep edebilir. Eğer işveren, mevcut şüpheler nedeniyle raporun sahte veya geçersiz olduğunu düşünüyorsa ve iş göremezliğin inandırıcı olmadığını fark ederse, maaş ödemesini geçici olarak durdurabilir ve çalışandan hangi rahatsızlığın bulunduğunu açıklamasını isteyebilir.

HANGİ DURUMLARDA RAPOR ALINABİLİR, NELER GEÇERLİ SAYILMAZ?

Bir kişi, hastalığı nedeniyle sözleşmede öngörülen işini yerine getiremiyorsa “iş göremez” sayılır. Bu, hastalığın türüne ve yapılan işe göre değişebilir. Ancak rutin doktor kontrolleri, yani akut bir rahatsızlık olmadan yapılan muayeneler rapor nedeni değildir. Ayrıca kişinin kendi kusuruyla oluşan durumlar da (örneğin estetik ameliyat sonrası istirahat dönemi) maaşlı hastalık izni kapsamında değildir.

Aynı şekilde, bir önceki gün “ağır eğlenmiş” ve ertesi gün alkol sonrası rahatsızlık yaşayan biri de iş göremez durumda olsa bile, bu hâl kendi kusurundan kaynaklandığı için ücretli izin hakkını kaybeder. Çocuğu hasta olduğu hâlde kendini raporlu gösteren bir ebeveyn ise dolandırıcılık nedeniyle işten çıkarılma riski taşır. Çünkü bu durumda işverenden değil, sağlık sigortasından “çocuk hastalık parası” alınabilir.

DOKTOR RAPORU (AU) NE ZAMAN GEREKLİDİR?

Yasal olarak, üç takvim gününü aşan hastalık durumlarında doktordan rapor alınması gerekir. Yani iki gün işe gidemeyen biri, rapor almadan evde kalabilir. Ancak bu kural işveren tarafından sıkılaştırılabilir. İşveren, daha ilk gün için bile doktor raporu ibrazını zorunlu kılabilir. Tüm onaylı doktorlar – diş hekimleri veya uzman hekimler dahil  kendi alanlarına giren durumlarda rapor düzenleyebilir.

Elektronik iş göremezlik belgesi (eAU) neleri değiştirdi?01.01.2023’ten bu yana doktor muayenehaneleri rapor bilgilerini elektronik olarak sağlık sigortalarına gönderiyor. İşveren ise bu verileri dijital sistem üzerinden sorgulamak zorunda; dolayısıyla belgenin kendisine ulaşması biraz zaman alabilir.

Yeni sistemde işveren, raporu düzenleyen doktorun kimliğini göremez. Çalışan hâlâ işverene derhâl bilgi vermekle yükümlüdür, fakat artık sarı renkli rapor kağıdını teslim etmesi gerekmez. Özel sigortalılar için ise bu sistem geçerli değildir. Onlar hâlâ kağıt şeklinde hastalık raporu almak zorundadırlar.

ONLİNE VEYA UYGULAMA ÜZERİNDEN RAPOR ALMAK MÜMKÜN MÜ?

Tele-tıp, yani uzaktan muayene, artık belirli ölçüde yasal hale geldi. Bu kapsamda doktor, telefon veya görüntülü görüşme yoluyla hastalık raporu düzenleyebilir. Ancak Prof. Fuhlrott uyarıyor: “Bazı şüpheli internet siteleri, yalnızca birkaç çoktan seçmeli soruya verilen cevaplarla rapor oluşturuyor. Bu belgeler hukuken geçerli değildir.” Uzmanlar, çalışanların bu tür hizmetleri kesinlikle kullanmaması tavsiye ediyorlar.

RAPORLUYKEN DIŞARI ÇIKMAK YASAK MI?

Hasta biri evde kalmak zorunda değildir. Ancak yapılan etkinlik, iyileşme sürecini engellememelidir. Alışveriş yapmak, yürüyüşe çıkmak veya kafede oturmak yasak değildir. Tabii ki bu aktiviteler tedaviyi geciktirmiyorsa. Bu tamamen tanıya bağlıdır.

“Psikolojik rahatsızlığı olan biri için spor faydalı olabilir, ama gripli bir kişi için bu doğru olmaz” diyor Prof. Fuhlrott. Şüphe hâlinde, doktorun görüşü alınmalıdır. Bazı durumlarda sosyal aktiviteler, işverende raporun sahte olduğu şüphesini doğurabilir. Bu yüzden Prof. Fuhlrott, “Sağlık elverse bile, bir parti veya eğelencede görünmek kötü bir izlenim yaratabilir. Hele ki işveren, çalışanın parti fotoğraflarını sosyal medyada görürse” diyerek raporluyken bu tür etkinliklerden uzak durulmasını tavsiye ediyor.

SAHTE RAPOR CİDDİ SONUÇLAR DOĞURUR

Avukat Nathalie Oberthür’e göre, sahte rapor düzenletmek veya hasta olmadığını bile bile rapor almak ciddi bir ihlaldir ve iş feshe kadar gidebilir. Özellikle işten çıkış süresine denk gelen “şüpheli zamanlı” raporlar, doktor belgesinin güvenilirliğini sarsabilir. Bu durumda işveren, ücret ödemesini durdurabilir ve çalışandan başka bir tıbbi delil sunmasını isteyebilir.

HASTAYKEN ULAŞILABİLİR OLMA ZORUNLULUĞU VAR MI?

Çalışan, hastayken işverene sürekli ulaşılabilir olmak zorunda değildir. İşveren yalnızca işle ilgili acil durumlar için iletişim kurabilir. Çalışan, eğer sağlık durumu izin veriyorsa yanıt verebilir, ancak telefonunu sürekli açık tutmak ya da hizmet telefonunu kapatmamak zorunda değildir.

UZUN SÜREN VEYA SIK TEKRARLAYAN HASTALIKTA NE YAPILMALI?

Her hastalıkta olduğu gibi, durum derhâl işverene bildirilmelidir. Sadece doktora gidip raporun eAU sistemine yüklenmesi yeterli değildir, bildirim yine çalışanın sorumluluğundadır. Altı haftayı aşan aynı hastalık durumlarında, işveren ücret ödemeyi durdurur ve devreye sağlık sigortası girer. Sigorta tarafından ödenen “hastalık parası” (Krankengeld) ise brüt maaşın yüzde 70’i kadardır. Ayrıca bu altı haftalık süreden sonra işveren, hastalığın nedenini öğrenme hakkına sahiptir.

GEÇ BİLDİRİM VEYA HİÇ BİLDİRMEME NE ANLAMA GELİR?

Geç bildirim yapmak veya hiç bildirmemek, iş sözleşmesinin ihlali anlamına gelir. İşveren uyarı verebilir; tekrarı hâlinde ise işten çıkarma söz konusu olabilir.

YILDA KAÇ KEZ RAPOR ALINABİLİR?

Yılda kaç kez rapor alınabileceğine dair yasal bir sınır yoktur. Ancak sık tekrarlanan hastalık dönemleri, ücretli izin hakkının kısıtlanmasına veya çok sık tekrar ederse fesih nedeni sayılmasına yol açabilir.

TATİL VEYA YURTDIŞINDA HASTALANILIRSA NE OLUR?

Tatil sırasında hastalanan çalışan, artık tatilde sayılmaz. Bu durumda derhâl işverene bilgi verilmelidir. Hastalık süresi tatil hesabına geri eklenir. Yurtdışından alınan raporlar, Almanya’daki belgelerle biçim ve içerik bakımından eşdeğer olduğu sürece geçerlidir.

Ancak AB dışı ülkelerde alınan raporların, özellikle “hastalık” ile “iş göremezlik” kavramlarını açıkça ayırması gerekir. Ayrıca çalışan, işverene yurt dışındaki açık adresini bildirmek zorundadır.İş hukuku uzmanlarının da belirttiği gibi: Hasta olduğunuzda doğru bildirim, zamanında iletişim ve dürüst davranış hem yasal sorunları hem de gereksiz tartışmaları önlemenin en iyi yoludur.

BAKMADAN GEÇME!