Güncelleme Tarihi:

İlginin yoğun olduğu programda, akademik camiadan çok sayıda önemli isim yer aldı. Etkinliğin ana konuşmacısı olan İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nurettin Gemici, “Fuat Sezgin’in Hayatı ve GAS Eseri Üzerine” başlıklı sunumuyla dinleyicilere bilim insanının hayatına ışık tuttu.
Prof. Dr. Gemici, sunumunda Fuat Sezgin’in eğitim serüveninden başlayarak, bilim tarihine yön veren çalışmalarına kadar uzanan kariyer yolculuğunu aktardı. Sezgin’in İstanbul Üniversitesi’nde matematik eğitimi alırken Alman akademisyen Hellmut Ritter’in "Müslüman Âlimlerin İlim ve Medeniyete Katkıları" konulu konuşmasından etkilenerek Şarkiyat bölümüne geçişinin kariyerindeki kırılma noktası olduğunu vurguladı.
1960 DARBESİ SONRASI ALMANYA'YA GİTTİ
Fuat Sezgin’in, 1960 darbesi sonrası üniversiteden uzaklaştırılan 147 akademisyen arasında yer aldığını hatırlatan Gemici, bu süreçten sonra Almanya’ya yerleştiğini ve bilimsel çalışmalarını burada sürdürdüğünü belirtti.
“Sezgin’in başarısının arkasında azmi ve olağanüstü yeteneği vardı” diyen Gemici, bilim tarihine damga vuran eserlerinden biri olan “Geschichte des Arabischen Schrifttums” (GAS – Arap Edebiyatı Tarihi) adlı 17 ciltlik yapıtı detaylı şekilde anlattı.
Gemici, Sezgin’in hocası Ritter’e eserin ilk cildini gönderdiğinde aldığı tepkiden de söz etti. Ritter’in “Böyle bir kitap daha önce yazılmadı, bundan sonra da bu mükemmellikte yazılamaz” sözleri, salonda alkışlarla karşılandı. Bu yorumun, Sezgin’in bilim dünyasındaki yerini pekiştirdiği ifade edildi.
Etkinlikte, GAS’ın ciltleri ve içerikleri de dinleyicilerle paylaşıldı. 1967-2015 yılları arasında yayımlanan dev eserin ciltleri; Kur’an ilimleri, hadis, fıkıh, tarih, tıp, matematik, astronomi, sözlük çalışmaları, gramer, coğrafya, retorik ve eğitim literatürüne kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Program, katılımcıların Prof. Dr. Fuat Sezgin’e ve onun bıraktığı bilimsel mirasa duyduğu hayranlığı bir kez daha gözler önüne serdi. Etkinlik sonunda yapılan değerlendirmelerde, “Fuat Sezgin yalnızca bir bilim adamı değil, aynı zamanda bir medeniyet hafızasıdır” görüşü öne çıktı.