GeriAvrupa Otomatik Bilgi Değişimi nedir? Avrupalı Türkler ne yapacak?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Otomatik Bilgi Değişimi nedir? Avrupalı Türkler ne yapacak?

Otomatik Bilgi Değişimi nedir? Avrupalı Türkler ne yapacak?
Abone Olgoogle-news

Hürriyet, Avrupalı Türkleri yakından ilgilendiren ‘Otomatik Bilgi Değişimi’ konusunu araştırdı. ‘Otomatik Bilgi Değişimi’ nedir? Hangi ülkeler arasında, neden imzalandı? Kimleri ve hangi hesapları kapsıyor? Türkiye bu anlaşmaya neden imza attı? Yaşadığınız ülkeyle hangi bilgiler paylaşılacak? Kişisel verilerinizi koruma altına alabilir misiniz? Adres değişikliğini kimler yapabilir? Çifte vatandaş Türklerin durumu ne? Türkiye’ye yerleşenlerin ne yapması gerekir? Sosyal Güvenlik Uzmanı Erhan Nacar Hürriyet'e anlattı...

EKONOMİK Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) nezdinde vergi konularında iş birliğini kolaylaştırmak için Kasım 2011’de ‘Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi’ imzalandı. Türkiye’nin de imzaladığı bu anlaşma TBMM tarafından kabul edilerek, 20 Mayıs 2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı. Sözleşme, OECD, Avrupa Birliği (AB) ve G20 ülkelerinin birlikte çalışmasıyla gerçekleştirildi ve ‘Otomatik Bilgi Değişimi’ bu kapsamda yürürlüğe konuldu. ‘Otomatik Bilgi Değişimi’, kişilerin yerleşik olduğu ülke dışındaki ülkelerdeki finansal hesap bilgilerinin yerleşik olunan ülkeye, her yıl diğer ülke vergi idareleri tarafından vergisel amaçlarla kullanılmak üzere karşılıklılık ilkesi gereği otomatik olarak paylaşılmasıdır.
Sistem, vergi kaçakçılığını, kara para trafiğini ve terörün finansmanını önlemek, vergi konusunda şeffaflığı getirmek için kuruldu. 136 ülkenin taraf olduğu sistemi şu anda 107 ülke kullanıyor. Dünyada kara para trafiğinin önlenmesi, vergi şeffaflığının gerçekleştirilmesi konusunda bütün ülkelerin beraber çalıştığı bir ortamda Türkiye’nin de bu anlaşmanın içinde olması gerekiyordu. Aksi halde birinci etapta ‘gri liste’, ikinci etapta ‘kara liste’ diye ifade edilen, herhangi bir şekilde vergi konusunda iş birliği yapmayan ülkeler listesine girmesi, orta ve uzun vadede kredi ve finans kuruluşlarından, uluslararası piyasalarda fonlama noktalarından tecrit edilecekti.

Otomatik Bilgi Değişimi nedir Avrupalı Türkler ne yapacak

HANGİ HESAPLARI KAPSIYOR
Peki ama ‘Otomatik Bilgi Değişimi’ kapsamında hangi bilgiler paylaşılacak, bu kimleri kapsayacak? Adres bilgisi, isim, soy isim, doğum tarihi, doğum yeri, ilgili ülkedeki vergi kimlik numarası, hesap bilgisi, hesap bakiyesi, hesap bakiyesinde yıl içinde ödenen bir faiz, temettü veya kâr payı gelirleri paylaşılacak. Hesaba yıl içinde ödenen başka ödemeler yani hesap hareketleri otomatik bilgi paylaşımı kapsamında olmayacak. Mevduat hesapları, saklama hesapları, ortaklık ve borç ilişkisi menfaatleri, nakdi değer sigorta sözleşmeleri ve düzenli ödeme sözleşmeleri ise paylaşılacak hesaplar arasında.
Peki ama bu sistem neden bu kadar önemli? Otomatik Bilgi Değişimi’ni uluslararası vergi kaçakçılığıyla mücadelede bir devrim olarak niteleyen Sosyal Güvenlik Uzmanı Erhan Nacar, bu soruya şöyle cevap veriyor: “OECD’nin hazırladığı, ilk kez 29 Ekim 2014’te 51 ülke ve daha sonrasında daha birçok ülke tarafından imzalanan ortak raporlama usul ve standartlarına (Common Reporting Standard - CRS) dair bu anlaşmaya göre kaynak ülkelerdeki finans kuruluşları bilgileri ülke içindeki merkezi bir kuruma (gelir idareleri) iletiyor, bilgileri derleyen bu kurum ise bilgileri şifreleyerek partner ülkedeki merkezi kuruma iletiyor. Bu merkezi kurum da bilgileri çözümleyip eşleştirmeşi gerçekleştirerek kendi maliye kurumlarına aktarıyor. Bilgiyi alan maliye kurumları da bu bilgileri kendi vergi hesaplamalarına dahil ederek gerekli soruşturmaları başlatıyor.”

BU SİSTEM BİR DEVRİM’
“Otomatik Bilgi Değişimi, diğer ülkelerde bulunan finansal hesap bilgilerinin kişinin yaşadığı ülkeye her yıl karşılıklı ve otomatik olarak elektronik ortamda gönderilmesi anlamına geliyor. Türkiye anlaşmaya taraf ülkelerle hesap bilgilerini karşılıklı olarak paylaşacaktır. Bu sistem bir devrim. Çünkü ekonomik ilişkilerin ülke sınırlarını tanımadığı bir dünyada vergi dairelerinin sınır ötesi gelirlere erişememesi, önemli bir sorun teşkil ediyordu. Bu bir yandan ülkeler arası haksız vergi rekabetine yol açarken, diğer yandan mukim ülkelerde gelir eşitsizliğine katkıda bulunuyor. Geçmişte genellikle talep üzerine veya düzensiz yapılan bilgi değişimleri ise uluslararası vergi kaçakçılığının önüne geçmekte yetersiz olarak görülüyordu. Türkiye, AB üyesi ülkelerin tamamının yanı sıra İsviçre, Norveç, Brezilya, Hindistan gibi ülkeler de dahil bugün itibarıyla 136 ülkenin taraf olduğu, 107 ülkenin kullandığı bu sistemi 21.04.2017 tarihinde imzalamış, 31.12.2019 tarihinde onaylamıştır. Bu anlaşmaya göre, imzacı ülkeler, karşılıklılık temelinde ilgili ülkelerin mukimlerine ait finansal hesap bilgilerini, finansal kuruluşlardan toplayıp ayrı bir talep gerekmeksizin (otomatik olarak) her yıl ilgili ülkeyle paylaşacaktır. Türkiye’de otomatik bilgi değişimi için bilgileri toplamaya ve paylaşmaya yetkili makam, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı’dır.”

Otomatik Bilgi Değişimi nedir Avrupalı Türkler ne yapacak

BU YIL HANGİ ÜLKELERLE
“Türkiye’de elde edilen gelirler Türkiye’de vergilendiriliyor. Aynı gelirin farklı ülkelerde iki kere vergilendirilmesi çifte vergilendirilme anlaşmalarına aykırı bulunuyor. Ancak Almanya’da aynı gelir türlerine uygulanan Türkiye’den daha yüksek vergi oranları, bu gelirlerin Almanya’da da fark oranda vergilendirilmesini gerektiriyor. Bunun dışında Türkiye’deki gelirlerin, kişinin Almanya’da tabi olduğu vergi dilimini yükseltmesi de söz konusu. Diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Almanya’da da gelir arttıkça bu gelire uygulanan vergi oranı da artarak en üst gelir gruplarında yüzde 42’ye ulaşıyor. Bu durum neticesinde de Almanya’da vergi yükümlülüğü bulunan ancak Türkiye’de elde ettiği gelirleri Almanya’da beyan etmeyenler için kayıp vergilerin faiziyle tahsili ve vergi kaçırmadan hukuki süreç başlatılması söz konusu. Bunun dışında sosyal yardım alanların Türkiye’deki gelirlerinin ve gayrimenkullerinin de dolaylı yoldan ortaya çıkması ihtimal dahilinde. Bu da dolandırıcılık suçlamasıyla açılacak davaları beraberinde getirebilir. Aynı durum diğer AB üyesi ülkeler için de geçerli.”
Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya ve Belçika’da yaşayan Türkiye kökenliler hariç, karşılıklılık sağlanan ülkelere 2019 yılına ait bilgilerin bu yılın sonuna kadar iletileceğini belirten Erhan Nacar, “Bu tarihlerden önceki yıllara ilişkin otomatik bilgi değişimi yapılması söz konusu değil” dedi.

‘HER YIL EYLÜL AYINDA’
“Peki gelelim çifte vatandaşlara. Çifte vatandaşlığı bulunan Türk vatandaşlarının hem Türkiye’de hem yabancı bir ülkede adresi olması halinde yine de bildirim yapılır mı? Finansal bilgi değişiminde kriter vatandaşlık olmayacak, önemli olan kişinin yaşadığı yer. Gelir Vergisi Kanunu’nun 4’üncü maddesine göre ikametgâhı Türkiye’de olanlar ile bir takvim yılında 6 aydan fazla devamlı olarak Türkiye’de oturanlar Türkiye’de yerleşik sayılıyor. İnceleme yöntemleri ise farklıdır. 01/07/2017 tarihinden sonra açılan hesaplarda kişinin Türkiye’de yerleşik olduğunu beyan etmesi ve bu beyanın hesap açılışında alınan diğer bilgiler ile çelişmiyor olması halinde beyanın makul olduğu kabul edilir ve hesaba ilişkin bilgiler bildirilmez. Bu tarihten önce açılan hesaplarda ise finansal kuruluşun kayıtlarındaki tek gösterge, adres bilgisi değildir. Türkiye anlaşmaları onaylamış ve iç hukukuna nakletmiş olsa da teknik alt yapısı henüz tamamlanmadığı gerekçesiyle ‘Otomatik Bilgi Değişimi’ kapsamında henüz bir paylaşımda bulunmamıştır. Normalde bilgi paylaşımı her yılın eylül ayında yapılacak ve doğrudan bir önceki yılı kapsayacak. Mal ve mülkler otomatik paylaşımına doğrudan tabi olmayacak. Ancak gayrimenkullerden elde edilen kira gibi gelirler hesap bakiyelerine yansıyacağından, gayrimenkul bilgilerinin de dolaylı olarak aktarılması söz konusu. 01/07/2017 tarihinden önce açılmış tüzel kişilere ait hesaplarda bakiyenin 250 bin ABD dolarını geçmemesi halinde finansal kuruluşun bu hesabı başkanlığa bildirmesi zorunlu değildir. Bireysel hesaplar için ise böyle bir eşik değer söz konusu değildir. 01/07/2017 tarihinden sonra açılan hem bireysel hesaplar hem de kurum hesapları bakiyesi ne olursa olsun bildirim kapsamındadır.”

İLETİŞİM BİLGİLERİ ÖNEMLİ
Nacar, finansal kuruluşların bildirim kapsamındaki müşterilerini nasıl tespit edeceğini ise şöyle anlatıyor: “Finansal kuruluşlar yeni açılan hesaplar için müşterilerden hangi ülkede yerleşik (mukim) olduklarını gösteren beyanlarını alır. Ayrıca 01/07/2017 tarihinden önce açılmış hesaplarda finansal kuruluşlar kayıt taraması yaparlar. Kayıtlarında kişinin ilgili ülkede yerleşik (mukim) olduğuna ilişkin kayıt, ilgili ülkede güncel yazışma ya da ikametgâh adresi, ilgili ülkede kayıtlı telefon numarası (Türkiye’de bir telefon numarası yoksa), mevduat hesapları dışındaki hesaplardan ilgili ülkedeki hesaplara düzenli fon transferi talimatı, ilgili ülkede adresi bulunan bir kişiye verilmiş temsil veya imza yetkisi (vekaletname), finansal kuruluşun kayıtlarında başka bir adres olmaması halinde posta bekletme servisi talimatı veya posta gönderisi için belirtilen adres bunlardan birinin bulunması halinde göstergenin bulunduğu ülkeye ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirim gönderir. Bu nedenle, banka hesap sahiplerinin bankadaki adreslerini kontrol etmesi ve güncel ikamet bilgilerini kişisel beyan ve kanıtlayıcı belge ile birlikte bankalarına bildirmesi ve iletişim bilgilerini güncellemeleri önemlidir. Finansal kuruluşlar, gösterge buldukları müşterileriyle iletişime geçerek onlardan gerçekte nerede yerleşik (mukim) olduklarını gösteren kişisel beyanlarını ve bu beyanı destekleyen bir belge isteyebilir. Eğer ilgili kişi Türkiye’de yerleşik (mukim) olduğunu beyan ediyor ve mukimlik belgesi, yerleşim yeri belgesi vb. gibi bir kanıtlayıcı belge ile bu beyanı destekliyor ise hakkında bildirim yapılmasına gerek kalmaz. Böyle bir beyanda bulunan kişinin gerçek halini yansıtacak şekilde beyan ve belge sunması sonradan karşılaşılabilecek olası yaptırımlardan sakınmasını sağlayacaktır.”

EYLÜL 2020 EYLÜL 2021 ARASI ÇOK ÖNEMLİ
“Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yurt dışında yaşayan vatandaşların Türkiye’deki finansla ilgili son bir yıl bilgilerinin paylaşılması, Avrupa’da yaşayan Türklerin bir bölümünü zor durumda bırakacak. Yurt dışında yaşayıp sosyal yardım alan aynı zamanda da Türkiye’den ya da herhangi bir geliri olanların bu bilgileri yaşadıkları ülkelere bildirmesi zorunlu. Paylaşmamaları ve bu durumun ortaya çıkması halinde ‘vergi kaçırmak’ suçundan yasal yaptırımlara maruz kalabilirler. Eylül 2020 ile Eylül 2021 arası çok önemli. Avrupa’da yaşayan Türkler bu bilgi paylaşımı noktasında en az zararla kurtulabilir. Önlerinde bir yıl var. Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nun da faydası olabilir. Ayrıca hesabı açtığınız dönemde Türkiye’de yaşamıyor ancak daha sonra adresinizi Türkiye’ye taşıdıysanız veya ileriki zamanlarda ikametinizi Türkiye’ye taşıyacaksanız, hızlı şekilde bankalara giderek adres bilginizi güncellemeniz gerekiyor. Çünkü adres bilginizi güncellerseniz, artık Türkiye’de yaşıyorsanız, otomatik bilgi paylaşımı kapsamına girmezsiniz.”

Sosyal Güvenlik Uzmanı Erhan Nacar hangi kuruluşların bildirim yapacağı hususunda şu bilgileri verdi;
1- Mevduat kuruluşları (Bankalar)
2- Saklama kuruluşları (Saklama bankaları vb.)
3- Yatırım kurumları (Yatırım bankaları ve fonlar gibi)
4- Belirli sigorta şirketleri
(Kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar bu kapsamda sayılmaz.)

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle