Önce siz saygı gösterin!

Güncelleme Tarihi:

Önce siz saygı gösterin
Oluşturulma Tarihi: Ocak 11, 2025 10:43

Almanya Federal Cumhuriyeti, özgürlükçü demokratik bir hukuk devletidir.Bu ülkedeki yasalar kimliklerine, kökenlerine, ırklarına ve milliyetlerine bakılmaksızın ülkede yaşayan herkes için geçerlidir.Herkes bu yasalara saygı göstermek zorundadır.

Haberin Devamı

Önce siz saygı gösterin
AMA yerlisiyle, yabancısıyla, göçmen kökenlisiyle, sığınmacısıyla bu yasalara uymayanlar da vardır.
Yasalara uymayanların da, suç işleyenlerin de, Almanya’da geçerli yasalara göre adalet makamları önünde hesap vermeleri gerekir.
Nitekim Alman Anayasası’nın 3’üncü maddesinde, “Bütün insanlar yasa önünde eşittirler.
Erkek ve kadınlar eşit haklara sahiptirler. Devlet, kadın ve erkeklerin eşitliğinin gerçekten sağlanmasını özendirir ve var olan dezavantajların giderilmesi için çaba gösterir.
Cinsiyeti, soyu, ırkı, dili, yurdu ve kökeni, inancı, dini veya siyasi görüşleri dolayısıyla hiç kimse mağdur edilemez ve hiç kimseye imtiyaz tanınamaz. Hiç kimse özür ve sakatlığından dolayı mağdur edilemez” denilmektedir.
Alman Anayasası’nın 16’ncı maddesinde de “Alman vatandaşlığı geri alınamaz. Vatandaşlık, ilgili kişinin arzusuna aykırı olarak vatansız kalmaması şartıyla, ancak bir yasaya dayanarak kaybettirilebilir.
Hiçbir Alman yabancı bir devlete iade edilemez. Bu kuraldan farklı hukuk devleti ilkelerini gözetmek koşuluyla, Avrupa Birliği’nin bir üye devletine veya uluslararası bir mahkemeye iadeler yasa ile düzenlenebilir” denilmektedir.

Haberin Devamı

PASAPORTLARA EL KOYUP SINIR DIŞI ETMEK...
Ama maalesef Almanya’da politik sorumluluk taşıyan bazı politikacılar ve partiler, Alman Anayasası’nı ayaklar altına almak için adeta birbirleriyle yarışmaktadır.
Son dönemlerde gücü sistematik olarak artan sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD,) Almanya’da suç işleyen ve çifte vatandaş statüsüne sahip göçmen kökenlilerin Alman vatandaşı olsalar bile sınır dışı edilmesi planları yapmaktadır.
Yıllardır çifte vatandaşlığa karşı olan ve “kardeş partiler” olarak bilinen Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ile Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) de öyle.
Nitekim 23 Şubat’ta yapılacak genel seçimler öncesi CDU ile CSU, sonradan dağılan Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Hür Demokrat Parti’den (FDP) oluşan koalisyon hükümetinin geçen yıl hayata geçirdiği hayata geçirdiği Modern Vatandaşlık Yasası’nı devre dışı bırakacaklarını şimdiden ilan etti.
CSU Genel Başkanı ve Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder, ağır suç işleyen ve çifte vatandaş statüsüne sahip göçmen kökenlileri, Alman pasaportlarına el koyarak sınır dışı edeceklerini söylüyor.
CDU Genel Başkanı ve CDU/CSU’nun başbakan adayı Friedrich Merz de öyle.
CDU Genel Sekreteri Carsten Linnemann, daha ileri gidiyor ve iki kez ağır suç işleyenlerin sınır dışı edilmelerini istiyor.
Friedrich Merz de Markus Söder de iktidara gelmeleri halinde suç işleyen göçmen kökenlilerin Alman vatandaşlıklarının iptal edilmesi için gereken yasal değişiklikleri hayata geçirecekleri vadinde bulunuyor.
Yani bir yerde “Biz geçerli Alman Anayasası’nı tanımıyoruz” demekteler.
Aynı zamanda, yıllardır bu ülkede yaşayan, ataları ve kendileri Almanya’nın bugünkü refah düzeyine önemli katkılarda bulunan, burada doğup büyüyen, tüm sosyalizasyonunu bu ülkede alan, doğuştan veya sonradan Alman vatandaşı olan göçmen kökenlilere, Türkiye kökenlilere “Siz bizim gözümüzde, hiçbir zaman eşit haklara sahip gerçek Alman vatandaşı değilsiniz. Olamayacaksınız da” sinyalleri veriyorlar.
*
Alman Anayasası’nın 16’ncı maddesine göre Alman vatandaşlığı kaybettirilemez.
Bu ancak bir Alman vatandaşının başka bir ülkenin ordusunda görev yapması veya yurt dışındaki bir terör örgütünün üyesi olması durumunda mümkündür.
Alman Anayasa uzmanlarına göre doğuştan Alman vatandaşı olan göçmen kökenlilerin Alman pasaportlarına el konulması yasal olarak mümkün değildir.
Alman vatandaşlığının ancak ‘vatansız kalınmaması’ koşuluyla iptal edilebileceğinin mümkün olduğu ve özellikle son nesil göçmen kökenlilerin çok büyük bir bölümünün yalnız Alman vatandaşlıklarının bulunduğu göz önünde bulundurulursa, Friedrich Merz ile Markus Söder’in de, sağ popülist AfD’nin başbakan adayı Alice Weidel’in de göçmen kökenlilerin, sığınmacıların sırtından oy avcılığı yaparak, tamamen ‘hayal dünyasında’ yaşadıkları ve siyasi dürüstlükten uzaklaştıkları görülmektedir.
Bu ülkede yaşayan herkes geçerli yasalara saygı göstermelidir.
Başkalarından yasalara saygı göstermelerini istemek ve beklemek yerindedir.
Ama bu ülkede sorumluluk taşıyan politikacılar da, geçerli yasalara önce kendileri saygı göstermelidir.
Kaldı ki Friedrich Merz, Markus Söder, Alice Weidel ve onlar gibi düşünenler, Almanya Federal Cumhuriyeti’ni, Alman Anayasası’nın tanımayan ‘İmparatorluk Vatandaşları’ gibi Alman vatandaşlarını acaba nereye göndereceklerdir?

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!