Güncelleme Tarihi:

Aile Birleşimi yoluyla Almanya’ya gelen veya Almanya’da doğan çocukları yuvalara gönderilmedi.
Onların eğitimleriyle kimseler ilgilenmedi.
Yabancı kökenli çocuklar Almanca bilmedikleri için, zihinsel, bedensel veya öğrenme güçlüğü çeken çocukların gönderildiği “özel sınıflara” dolduruldu.
Daha sonraki yıllarda Almanya’daki okullarda eğitim gören Türk çocukların Türkçe ve Türk Kültürü dersleri almaları sorun oldu.
Türkiye’den gönderilen öğretmenlerin Türk çocuklarına Türkçe ve Türk Kültürü dersleri vermesine tepki gösteren Alman politikacılar oldu.
Bazı eyaletlerde bu derslerin kendi sorumluluklarına verilmesi hayata geçirildi.
2009 yılında Türkiye’den gönderilecek öğretmenlere Almanya’da oturum izni verilmemesi bile gündeme geldi.
Alman dilini, Alman kültürünü yaymak için Goethe Enstitüleri 100’e yakın ülkede, Türkiye kökenlilerin de ödedikleri vergilerle Federal Dışişleri Bakanlığı bütçesinden destekle faaliyet gösterirken, Alman politikacılar kafayı Türkçe ve Türk Kültürü dersleri ile Türkiye’den gösteren öğretmenlere taktılar.
Alman medyasının önemli bir bölümü de karalama kampanyasına katıldı ve Başkonsolosluklara bağlı olarak görev yapan öğretmenleri “Erdoğan’ın propagandacıları” olarak nitelediler.
“Erdoğan’ı sınıflarımızda istemiyoruz” başlıkları attılar.
Hatta Berlin Eyaleti, işi yokuşa sürmek için Türk çocuklarına verilen Türkçe ve Türk Kültürü dersleri için sınıf kirası bile istedi.
Bu yöndeki tartışmalar daha sonraki yıllarda da devam etti.
Ben de o zamanlar “Türkçe’me dokunmayın” başlıklı yazımda Alman politikacıların da, Alman makamların da, Alman medyasının da tutumunu ve yaklaşımını eleştirmiştim.
İşte bugünlerde yine Türkiye ile Almanya arasında bu alanda bir sancı yaşanmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), İstanbul Erkek Lisesi’ndeki (İEL) Almanca bölümündeki hazırlık sınıfları sayısını 5’ten 3’e düşürme kararı aldı.
Türkiye’de “Ernst-Reuter-Schule” (Almanya Ankara Büyükelçiliği Özel Okulu”, Almanya Ankara Büyükelçiliği Özel Okulu -Istabul Şubesi, Almanya Ankara Büyükelçiliği Özel Okulu, İzmir Şubesi - İzmir Alman Okulu, Özel Alman Lisesi - (Deutsche Schule Istanbul), İstanbul Erkek Lisesi - Almanca Bölümü bulunmaktadır.
Türkiye’nın farklı kesimlerinde toplam 34 “Alman Okulu” vardır.
Bu okullar, 8 Mayıs 1957 tarihinde Türkiye ile Almanya arasında imzalanan Kültür Anllaşması esas alınarak faaliyetlerini sürdürmektedir.
Almanya ile Türkiye arasında eğitim, bilim ve kültür alanlarında daha güçlü bir iş birliği sağlamak amacıyla da 2010 yılındaİstanbul’da Türk-Alman Üniversitesi (TAU) kuruldu.
Bugünkü adıyla İstanbul Erkek Lisesi’nin temelini Bahriye emekli Yüzbaşısı Mehmet Nadir Bey tarafından 1884 yılında açılan Numune-i Terakki oluşturur.
Maarif Nezareti 1896 yılında okulu satın alarak resmileştirir.
1909 yılında okulun adı İstanbul Leyli İdadisi ve 1910 yılında da İstanbul Lisesi olur.
1911 yılında Almanca öğretim yapmasına karar verilir, Almanya'dan 22 Alman öğretmen getirilerek edebiyat ve tarih dersleri hariç, diğer dersler Almanca olarak okutulmaya başlanır.
Okulun adı 1913’te İstanbul Sultanisi, Cumhuriyet’in ilanından sonra da 1923 yılında İstabul Erkek Lisesi adını alır.
1982-1983 eğitim yılında okulun adı tekrar İstanbul Lisesi ve 2018-2019 öğretim yılında da yeniden İstanbul Erkek Lisesi olur.
İstanbul Erkek Lisesi, Türkiye'nin en prestijli okullarının başında gelmektedir.
Türkiye’nin eski Başbakanları Necmettin Erbakan, Mesut Yılmaz ve Ahmet Davutoğlu İstanbul Erkek Lisesi mezunudur.
Hem Türk lise diploması hem de Alman Abitur’u (lise diploması) veren bir eğitim kurumudur.
Ücretleri Almanya tarafından ödenen 34 Alman öğretmen görev yapmaktadır.
Buradan diploma Alman öğrenciler sınava girmeden Almanya’da, İsviçre’de, Avusturya’da yüksek öğrenim görme hakkına sahiptir.
Nitekim son yıllarda İstanbul Erkek Lisesi’ni bitiren öğrencilerin yüzde 90’ı yüksek öğrenim yapmak için yurtdışını tercih etmiştir.
MEB’nin hazırlık sınıfları sayısını azaltma kararı nedeniyle liseyi bitireceklerin sayısında büyük ölçüde düşüş beklenmektedir.
Bu kaçınılmaz olacaktır.
İstanbul Erkek Lisesi eski yöneticilerinden Michael Schoop, MEB’nin kararını “okulun kalbine yönelik bir saldırı” olarak nitelendi.
1700’e yakın eski mezunlarının üye olduğu “Almanya Ağı” ise Federal Dışişleri Bakanlığı’na devreye girmesi ve Türkiye’ye de “okulumuza dokunmayın!” çağrısında bulundu.
