Güncelleme Tarihi:

Berlin’de sunulan raporda, Alman ekonomisinin giderek artan yarı zamanlı çalışma oranlarından mustarip olduğu belirtilirken, özellikle kadınlar, ebeveynler ve yaşlılar arasında bu eğilimin daha yaygın olduğu vurgulandı. OECD, ebeveynlerin tam zamanlı çalışabilmesi için daha iyi çocuk bakım imkânlarının sağlanması gerektiğini kaydetti. Raporda, “Nitelikli iş gücü açığı, ekonomik büyümenin önünde büyük bir engel haline gelebilir” uyarısı yapıldı. Almanya’nın mevcut vergi modelinin, eşler arasında gelir eşitsizliğini teşvik ettiği ve bu durumun kadınların daha fazla çalışmasını ekonomik açıdan anlamsız hale getirdiği ifade edildi. OECD, ‘eş vergilendirme’ modelinin kaldırılmasını ve erken emeklilik teşviklerinin sonlandırılmasını önerdi.
34 ÜLKE ARASINDA EN YÜKSEK SEVİYE
2022-2023 dönemini kapsayan bir araştırmaya göre, Alman şirketlerinin yüzde 81’inden fazlası iş gücü sıkıntısı yaşıyor. Firmaların yaklaşık yüzde 36’sı ise bu durumu ciddi bir açık olarak nitelendiriyor. Bu oran, OECD’nin incelediği 34 ülke arasında en yüksek seviyede. Örgüt, ayrıca göçmenlerin iş gücüne entegrasyonunun artırılması gerektiğini belirtti. Alman ekonomisi, iki yıldır resesyonda ve bu yıl için birçok uzman durgunluk bekliyor. OECD ise yüzde 0.4’lük bir büyüme öngörüyor. 2026’da bu oranın yüzde 1.2’ye çıkması bekleniyor.
ABD İLE YAŞANAN GERİLİMLER
OECD, ekonomide canlanmanın artan yatırımlar, özel hane halkı ve devlet harcamalarıyla mümkün olabileceğini belirtirken, ABD ile devam eden ticaret gerilimleri nedeniyle ihracatın zorlu bir süreçten geçeceğini kaydetti. 2025’te ihracatın yüzde 0.3 küçülmesi, 2026’da ise yüzde 0.6 büyümesi bekleniyor. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, “Almanya’nın ekonomik büyümesini canlandırmak için yapısal reformların hızlandırılması kritik önem taşıyor” dedi. Raporda ayrıca, belediyelerin gelirlerini artırmak için emlak vergisinin yükseltilmesi önerildi.
