Nurlar içinde yat Altan Abi

Güncelleme Tarihi:

Nurlar içinde yat Altan Abi
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 02, 2025 10:08

Her yıl olduğu gibi bu yıl da yıllık iznimi Türkiye’de geçirdim. Evet…

Haberin Devamı

Nurlar içinde yat Altan Abi

1969 yılında tıp öğrenimi yapmak için gittiğim Fransa’da yaşadığım 4 yılda olduğu gibi,1973-1980 yıllarında Almanya’nın Bochum kentinde gördüğüm Komünikasyon Bilimleri, Politik Bilimler ve Genel Dil Bilimleri öğrenimim sırasında da, her yıl olmasa bile arayı çok açmadan Türkiye’ye gitmeye hep özen gösterdim.

1980 yılında Hürriyet Gazetesi Avrupa merkezi Frankfurt’ta işbaşı yaptıktan sonra ise yıllık izinlerimi hep Türkiye’de geçirdim.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Uçağa binerken ülkemizi, annemi-babamı, kardeşlerimi, akrabalarımı, eski dostları ve arkadaşları görmenin sevincini yaşardım hep.

Hem Fransa’ya hem de Almanya’ya geri dönerken de aynı duyguları yaşardım.

Haberin Devamı

Çünkü bu ülkeler de artık benim yaşadığım yerlerdi.

Hem Fransa’da hem de Almanya’da kendimi hep “buralı” hissettim.

Tabii zamanla çok şey değişti.

Yıllar önce annemi, sonra da babamı kaybettim.

Ama doğup büyüdüğüm ve sonradan ilçe olan Derebucak (Konya) köyünden hiç kopmadım. 

Orada yaşayan kardeşlerimi, akrabalarımı, Derebucaklıları ziyaret ettim.

Tıpı bitiremediğim için doktor olamadım, ama yıllar sonra evlendiğim dahiliye uzmanı eşim Saadet ve 1996 yılında Almanya’nın eski başkenti Bonn’da dünyaya gelen oğlumuz Berk-Ömer ile her yaz Derebucak’ı ziyaret ettik.

Tabii eşimin doğup büyüdüğü Çiçekpınar (Isparta) kasabasını da.

Son yıllarda olduğu gibi bu yıl da yıllık iznimin büyük bir bölümünü Antalya’da geçirdik.

Antalya yanıyordu.

Öğle saatlerinde sıcaklık 45 dereceyi bile buluyordu.

O yüzden sabah erken saatlerde denize gidip geldik hep.

Evet…

Yalnız Antalya değil, Türkiye’nin hemen hemen her yeri yanıyordu.

İzmir, Antalya, Bursa başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli kesimlerinde çıkan orman yangınları yürekleri de yaktı.

Onlarca kişi yaşamını yitirdi.

Aralarında yangınları söndürmek için her şeyi göze alan itfaiyeciler ve gönüllüler de vardı.

Yüreklerimiz burkuldu…

Nurlar içinde yat Altan Abi

Haberin Devamı

Eşim, Hukuk Fakültesi’ni bitirip avukat olarak işe başlayan oğlumuz Berk-Ömer ve kız arkadaşı Claire’le birlikte Derebucak ve Çiçekpınar’ı da ziyaret ettik.

Biz otomobille Isparta üzerinden Antalya’ya dönerken bir arkadaş telefon ederek yılların gazetecisi Altan Öymen’i, Altan Abi’yi kaybettiğimizi söyledi. 

İçim burkuldu, yüreğim yandı…

Kendisiyle en son birkaç ay önce telefonlaşmıştık.

Berlin’deki ortak anılarımızı paylaşmıştık.

Evet…

20 Haziran 1932’de dünyaya gelen Altan Öymen, Altan Abi, 19 Temmuz 2025’te 93 yaşında aramızdan ayrıldı.

1950 yılında gazeteci olarak çalışmaya başlayan, 1962-1966 yıllarında T.C. Bonn Büyükelçiliği’nde Basın Ataşesi olarak görev yapan, 1977 yılında milletvekili seçilen ve aynı yıl Turizm ve Tanıtma Bakanı olan Altan Öymen, daha sonraki yıllarda iki dönem TBMM milletvekili ve 1999-2000 yıllarında da Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı olarak görev üstlendi.

Haberin Devamı

Ulus, Tercüman, Yeni Gün, Akis, Akşam, Cumhuriyet, Milliyet gazetelerinde çalıştı, Anka Haber Ajansı’nı kurdu ve yönetti. 

Bonn’daki görev süresi bittikten sonra Türkiye’ye dönen Altan Öymen, Almanyalı Türklerin “Kölün Radyosu” (Köln) dedikleri Batı Alman Radyosu Türkçe yayınları ve Alman Haber Ajansı (DPA) muhabirliği yaptı.

Küçük yaştan itibaren Almanca öğrenen ve Almanya’yı çok iyi tanıyan Altan Öymen, Altan Abi’miz, Almanya’da ilk Türkçe günlük gazetenin basılmasına da öncülük etti.

30 Ekim 1961 tarihinde Türkiye ile Almanya arasında imzalanan İşgücü Göçü Anlaşması’ndan yaklaşık 4 yıl sonra 1965 yılı itibariyle Türkiye’de basılan gazeteler uçakla Almanya’ya gönderilerek okuyucuyla buluşturuldu. 

Haberin Devamı

Ancak Türkçe gazetelerin uçakla Türkiye’den Almanya’ya getirilmesi ve başka kentlere gönderilerek okuyucuyla buluşturulması pahalıya mal olduğu ve gecikmeli olarak okuyucuya ulaştığı için yeni yöntemler arandı.

Ve Akşam gazetesinin o dönemdeki sahibi Malik Yolaç, bu gazetenin Almanya’da basılıp okuyucuya ulaştırılması için 1968 yılının sonlarına doğru yeğeni Nur Malkoç ile Almanya’yı çok iyi tanıyan ve iyi derecede Almanca bilen Altan Öymen’i görevlendirdi.

Hannover’deki iki Türk iş insanının sermaye katkısında bulunmasıyla Almanya’da basılan “ilk Türkçe gazete” olarak tarihe geçen Akşam’ın ilk baskıları 2 Şubat 1969’da yapıldı.

Nurlar içinde yat Altan Abi

Haberin Devamı

Okuyucuya ulaşan 3 Şubat tarihli ilk Akşam gazetesinin sürmanşetinde Türk ve Alman bayrakları ile “Yurt dışında çıkan ilk TÜRK gazetesi” ve “BUGÜN ALMANYA’DA BASIYORUZ” söylemleri yer aldı. 

Ayrıca bu ilk baskılarda “Almanya’da sayıları yüz bilenleri bulan, Fransa, Belçika, İsviçre ve Avusturya’dakilerle birlikte yarım milyona ulaşan yurtdışındaki işçi vatandaşlarımızın günü gününe bir Türk gazetesi okuma ihtiyaçlarını karşılamak üzere, Akşam, bugünden itibaren günü gününe basılacaktır. Hedef Türk işçilerinin memleket haberlerini günü gününe, sıcağı sıcağına öğrenmelerini temin etmek” denildi.

Ama Akşam kalıcı olamadı ve bir ay bile geçmeden baskıya son verildi.

Aynı yıl Hürriyet’in o dönemdeki sahibi Erol Simavi’nin tam desteğiyle Münih’te “FEZ” kısa adıyla “Hürriyet Europa Zeitungs GmbH” (Hürri̇yet Avrupa Gazetesi Limited şirketi) kuruldu ve 16 Nisan 1969’da Münih’teki “Münchener Buchgewerbehaus” isimli matbaada Hürriyet Gazetesi basılarak okuyucuyla buluştu.

Ve yıllarca kalıcı olan Hürriyet de Avrupa baskılarına ne yazık ki 1 Şubat 2025’te son verdi.

Altan Abi’yle Frankfurt’ta, Köln’de, Berlin’de, İstanbul’da ve Antalya’da çeşitli etkinliklere katıldım.

Hürriyet Gazetesi öncülüğünde başkent Berlin’deki Türkevi’nde açılan “Hürriyet Tanıklığında Göçün 50 Yılı” sergisi çerçevesinde 8 Ekim 2011 tarihinde düzenlenen açık oturuma Altan Abi’yle beraber katıldık.

Berlin’deki Ritz Carlton Oteli’nde aynı sergiyle ilgili Hürriyet’in özel baskısını açılıştan birkaç gün önce Almanya’ya resmi ziyarette bulunan dönemin Türk Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve ev sahibi Alman Cumhurbaşkanı Christian Wulff’a da takdim etmiştik. 

Altan Abi’yle Hristiyan Demokrat Birlik Parti (CDU) güdümlü Konrad Adenauer Vakfı Ankara Temsilciliği öncülüğünde Antalya Belek’te “Güncel siyasi ve sosyal sorunlar üzerine Türk ve Alman medya perspektifinden genel bakış” başlığıyla 2015 yılında düzenlenen “29. Türk-Alman Gazetecilik Semineri”nde de açık oturuma katıldım. 

Bilgili, görgülü, dürüst, sağduyulu, temiz kalpli, güler yüzlü bir gazeteci, yazar, politikacıydı Altan Öymen.

Güzel bir insandı.

Toprağı bol, mekanı cennet olsun!

Nurlar içinde uyu Altan Abi…

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!