GeriAvrupa Ne verilmez çifte vatandaşlıkmış
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ne verilmez çifte vatandaşlıkmış

Ne verilmez çifte vatandaşlıkmış

Almanya’da en yoğun nüfuslu Kuzey Ren Vestfalya’da (KRW-NRW), Sosyal Demokrat Parti (SPD) Meclis Grubu, herkese çifte vatandaşlık hakkı verilmesi için 19 Ocak’ta Eyalet Parlamentosu’na bir önerge sundu. SPD’nin ‘Vatandaşlık hakkının çok acil modernleştirilmesi kaçınılmazdır - İstisnasız çifte vatandaşlık imkânı tanınmalıdır’ başlıklı bu önergesi, detaylı bir değerlendirmede bulunulmadan ilgili komisyona havale edildi.

Ne verilmez çifte vatandaşlıkmışZATEN ‘sıkıntılı konular’, birçok ülkede olduğu gibi Almanya’da da hep komisyonlara havale edilir.
Almanya’da çifte vatandaşlık hakkı 1980’li yıllardan beri gündemdedir.
SPD ile Yeşiller zaman zaman bu konuda girişimde bulundular.
Ancak Hıristiyan Demokrat/Hıristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU) buna hiç sıcak bakmadı.
SPD ile Yeşiller, 1998 yılında genel seçimleri kazanıp iktidara gelince durum değişti.
SPD’li Gerhard Schröder başbakanlığında oluşturulan ‘kırmızı-yeşil’ koalisyon Almanya’da 1913 yılından beri geçerli olan kan bağına (ius sanguinis) dayalı vatandaşlık yerine doğulan yere (ius soli) dayalı vatandaşlık hakkını hayata geçirdi.
1 Ocak 2000’den itibaren yabancıların Almanya’da doğan çocuklarına doğuştan Alman vatandaşlığı verilmesi yasalaştı.
Ancak CDU/CSU’lu eyaletlerin çifte vatandaşlığa karşı çıkması nedeniyle, bu durumda olanların 18-23 yaşları arasında tek vatandaşlıkta karar kılmasını içeren ve ‘opsiyon model’ olarak nitelenen uygulama başladı.
SPD ile Yeşiller, isteyen ve bazı koşulları yerine getiren her yabancıya çifte vatandaşlık hakkı verilmesi hedefine de CDU/CSU’nun karşı çıkması nedeniyle ulaşamadılar.
Neyse ki, 2014 yılındaki bir yasa değişikliğiyle ‘opsiyon model’ uygulaması devre dışı kaldı ve doğuştan Alman vatandaşlığını kazananların çifte vatandaş statüsünü süresiz korumaları yolu açıldı.
*
Schröder hükümetinin çifte vatandaşlığı gündeme getirmesi Almanya’da yıllarca tartışıldı.
Daha tasarı yasalaşmadan 1999 yılı şubat ayında Hessen’de yapılan eyalet parlamentosu seçimleri öncesi CDU’nun başbakan adayı Roland Koch, “Çifte vatandaşlığa hayır” diyerek yollara düştü.
Başta Frankfurt ve Wiesbaden olmak üzere Hessen Eyaleti’nin çeşitli kesimlerinde kent merkezlerine stantlar kurularak çifte vatandaşlığa karşı imza kampanyaları sürdürüldü.
“Türklere karşı nerede imza atılıyor?” diyenler bu standlara akın etti.
CSU’nun iktidarda olduğu Bavyera Eyaleti’nde de öyle.
O dönemlerde olduğu gibi, daha sonraki yıllarda söyleşi yaptığım SPD’li, Yeşiller’li ve Hür Demokrat Parti’li (FDP) tüm politikacılar, birinci ve ikinci nesil başta olmak üzere, göçmen kökenlilere çifte vatandaşlık hakkı verilmesinden yana olduklarını dile getirdiler.

Ne verilmez çifte vatandaşlıkmış


Helmut Kohl başbakanlığında CDU/CSU ile FDP’nin oluşturduğu koalisyon hükümetinde Federal Adalet Bakanı olarak görev yapan FDP’li Sabine Leutheusser-Schnarrenberger, Bonn’daki makamında 1993 yılında yaptığımız bir söyleşide, “Alman Vatandaşlık Yasası çağdaş değil. Ben şahsen çifte vatandaşlık imkânı verilmesinden yanayım. Bunun altından kalkılamayacak engeller görmüyorum” demişti.
Evet...
Aradan nerdeyse 30 yıl geçtiği halde Türklere, Türkiye kökenlilere çifte vatandaşlık hakkı hâlâ verilmedi.
Bu da insana “Ne verilmez çifte vatandaşlıkmış” dedirtmekte.
Almanya’ya Türk iş gücü göçü başlayalı 60 yıl olduğu halde Türklere hâlâ çifte vatandaşlık verilmezken, 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesinden gelenler çifte vatandaş olabilmekte.
AB üyesi olmadıkları halde Norveçliler ve İsviçreliler de.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kanada, Güney Kore, Japonya gibi başka ülke vatandaşları da öyle.
Vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkarmayan Güney Amerika ülkeleri Arjantin, Bolivya, Brezilya, Dominik Cumhuriyeti, Ekvator, Guatemala gibi ülkelerden gelenler de.
Fas, Tunus, Cezayir gibi ülkelerden gelenler de.
Evet...
Almanya 58’in üzerinde ülke vatandaşlarına çifte vatandaşlık hakkı tanımakta.
Almanya’da en büyük göçmen kökenli grubu oluşturan Türkler ise bu haktan mahrum bırakılmakta.
Hem de Alman Anayasası’nın 3’üncü maddesinde “Bütün insanlar yasa önünde eşittir. Cinsiyeti, soyu, ırkı, dili, yurdu ve kökeni, inancı, dini veya siyasi görüşü nedeniyle hiç kimse mağdur edilemez ve hiç kimseye imtiyaz tanınamaz” denildiği halde.

False