'Nazi gelin avukatlarını soyadına göre seçiyor'

Nazi gelin avukatlarını soyadına göre seçiyor

Almanya’da 2000-2007’de 8’i Türk 10 kişiyi öldürmekle suçlanan aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü (NSU)üyelerinin yargılandığı dava 2.5 yıldır devam ediyor. Şimdiye kadar 220 duruşmanın yapıldığı NSU davasını gözlemci sıfatıyla izleyen, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın görevlendirdiği Hukuk Profesörü Hakan Hakeri, davanın şimdiye kadar hiç konuşmayan başsanığı ‘Nazi Gelin’ olarak anılan Beate Zschaepe’nin, avukatlarını isimlerindeki Nazi sembollerine göre seçtiği görüşünde. Prof. Dr. Hakeri, Zschaepe’nin ömür boyu hapis cezası almasını beklediğini söyledi.

Haberin Devamı

ALMANYA’da 2011’de bir karavanda Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt ölü olarak bulunduktan sonra, ülkede 2000-2007 arasında öldürülen 10 kişiden 9’unun ırkçılık yüzünden cinayete kurban gittiği ortaya çıktı. 6 Mayıs 2013’te başlayan NSU davasında, 220 duruşma yapıldı. Neo-Nazi örgüt NSU ile ilgili önemli bilgiler vermesi beklenen 3 tanık, dava sürecinde esrarengiz şekilde öldü.

Habertürk'ten Ümran Avcı'nın haberine göre, “Nazi Gelin” diye tanınan davanın başsanığı Beate Zschaepe, ne hakkındaki iddialar ne de NSU’ya ilişkin 2.5 yıldır konuşmadı. Duruşmalar sürerken Türkiye Dışişleri Bakanlığı, duruşmaların usulüne uygun, tarafsızca yürütülüp yürütülmediğinin takip edilmesi için İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Hakeri’yi görevlendirdi. Hakeri, dava sürecini Habertürk’e anlattı.

‘AVUKATLARINI NAZİ SEMBOLÜNE GÖRE SEÇİYOR’

Davanın ağır ceza mahkemesinde değil, daha üst bir makam olan Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde görüldüğünü söyleyen Hakeri, bu durumun ülkenin davaya çok önem verdiğini gösterdiğini kaydetti.

Davanın Türkiye’de pek bilinmediğini kaydeden Hakeri, “Almanya’daki Türkler de ilgili değil. Nazi Gelin deyince çağrışım yapıyor” dedi. Hakeri, sanık avukatlarıyla ilgili şu tespitte bulundu: “Zschaepe’nin, bir süre önce azlettiği 3 avukatının tecrübesi yok. Nazi de değiller. Ama soyadlarının Türkçe karşılığı Heer (ordu), Sturm (hücum) ve Stahl (çelik). Bunlar Nazi döneminin sembol kavramları. Zschaepe’nin bu avukatları sırf soyadlarına bakarak seçtiği söyleniyor.”

‘5 KİŞİNİN ÜZERİNE YIKILACAK’

“2.5 yıldır süren davanın 2016 Temmuz’unda bitmesini bekliyoruz” diyen Hakeri, dava sonucu ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Federal Yargıtay, ‘Yargılamayı makul sürede bitirememişsen cezasını indir’ diyor. Derdimiz ceza inmesin. 2’si tutuklu 5 sanık olması, olayın bu kişilerin üzerine yıkılacağını gösteriyor. Zschaepe’nin ömür boyu hapis cezası almasını bekliyorum. Diğer tutuklu sanığa en fazla 10 yıl verebilirler.”

DURUŞMALARI MODA GÖSTERİSİNE ÇEVİRİYOR’

Hakeri, sanık Zschaepe’nin yakalandığında konuşmaya niyetli olduğunu ama avukatları araya girdikten sonra hiç konuşmadığını ifade ederek şunları anlattı: “Zschaepe’nin avukatlarının reddini istemesi süreyi uzatmak adına taktikti. Hâkim 3 hafta süre vermiş. Alman kanununa göre de duruşmaya 1 aydan fazla ara verilirse her şey sıfırdan başlar. Mahkeme bu tuzağa düşmedi. Amaç Zschaepe’yi ömür boyu hapisten kurtararak ceza indirimi sağlamak. Zschaepe her duruşmada bir moda gösterisi yapıyor. Umursamaz bir tavır içinde. Gelen şahitlere göre Zschaepe çok baskın bir karakter. Hatta belki o yönlendiriyordu bunları gibi bir izlenim bile var.”

AYNI SİLAH 10 CİNAYET

NSU, 13 yılda 28 farklı suç işleyen bir yeraltı örgütü. 8’i Türk 10 cinayet, Türkleri hedef alan 2 bombalı saldırı ve 15 silahlı soygun ve bir kundaklama düzenledi. 2004’te Köln’de tüm dükkânların Türk olduğu Keupstrasse’de NSU’nun düzenlediği bombalı saldırıda 20’den fazla Türk göçmen ağır yaralandı. Uwe Böhnhardt, Uwe Mundlos ve Beate Zschaepe üçlüsü, örgütün bilinen 3 üyesi.

Bu üçlü, destekçilerinin de yardımıyla 13 yıl yeraltında yaşayıp aynı silahla 10 kişiyi öldürdü. Bu iddialar üzerine 488 sayfalık bir iddianame hazırlandı. 6 Mayıs 2013’te başlayan NSU davasında, şimdiye kadar 220 duruşma gerçekleşti. 80 müdahili 60 avukat temsil ediyor. Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos, 4 Kasım 2011’de bir bankayı soyduktan sonra polisin takibinden kurtulmak için saklandıkları karavanda ölü bulunmuş, terör örgütü üyelerinin intihar ettikleri öne sürülmüştü.

Aynı gün Zwickau kentinde NSU’nun üçüncü üyesi Beate Zschaepe’nin en son kiraladıkları evi delilleri yok etmek amacıyla kundakladığı iddia ediliyor. Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde görülen davada, Beate Zschaepe ile Ralf Wohlleben tutuklu, Andre Emminger, Holger Gerlach, Carsten Schlutz ise örgüte yardım ve yataklıktan tutuksuz yargılanıyor. Davanın 2’si tutuklu toplam 5 sanığı bulunuyor. Duruşmalara eylül ayına kadar ara verilmişti

‘BU KADAR IRKÇI OLDUĞUNU BİLMİYORDUM’

Prof. Dr. Hakan Hakeri, izlenimlerini şöyle anlattı: “Almanlar başından beri, yabancı düşmanlığı güden bir örgüt düşünmüyorlardı. Cinayetleri işleyen 2 kişi ve öldü. İşin ilginç tarafı, Alman MİT’inin temelinde şu var: Nazizm sonrası eski Nazileri ‘Onları Nazilikten çıkardık’ diye Alman MİT’inde istihdam etmişler.

‘Acaba hâlâ Alman MİT’i içinde bunlara yönelik bir müsamaha var mı?’ sorusu karşımıza çıkıyor. Duruşmalardan edindiğim izlenim; Almanlarda bu kadar Nazi, bu kadar ırkçı olduğunu bilmiyordum. Bunu Almanlara da söyledim, ‘Nazi davasına geliyorsun; bu normal’ diyorlar. Duruşmada dinlenenlerin hepsi muhbir. Alman MİT’inin içindeki bazı adamların cinayetlere göz yumduğu hatta cinayetin birinde bir görevlinin (Nazi muhbir) cinayet sırasında orada olduğuna dair şüpheler var.

Haberle ilgili daha fazlası: