GeriAvrupa Mölln faciası... Başbakan törenlere katılmadı!..
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mölln faciası... Başbakan törenlere katılmadı!..

Mölln faciası... Başbakan törenlere katılmadı!..
Abone Olgoogle-news

Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti. 29 Mayıs gecesi itfaiyeye yangın ihbarı alarmı ulaştığında saatler gece yarısı 01.42’yi gösteriyordu. İtfaiye ekipleri Untere Werner Str. 81 numaradaki üç katlı binanın önüne geldiğinde, Genç Ailesi’nin oturduğu ev alevler içindeydi.

GENÇ bir kadın çatı katındaki pencerede iki çocuğuyla yardım istiyordu. Bu, 27 yaşındaki Gürsün İnce’ydi. Binadan alev ve dumanlar yükseliyordu. Bir itfaiye eri 27 yaşındaki iki çocuk annesi kadını pencereden atlamaması için sakinleştirmeye çalıştı.
Ancak Gürsün İnce son çare çocuklardan birini aşağıya attı. İtfaiye eri çocuğu tutmaya çalıştı. Ellerinden sıyrılan çocuk çukura düştü. Yaralı kurtuldu. Anne bu sefer ikinci çocuğu Güldane’yi göğsüne basıp birlikte aşağıya atladı. Sırt üstü çukura düşen Gürsün İnce anında öldü, Güldane kurtuldu. İtfaiye ekipleri yangının enkazından yanmış üç ceset çıkardı: Hatice Genç 18, Gülüstan Öztürk 12, Saime Genç 4 yaşındaydı. 9 yaşındaki Hülya Genç daha önce alt katta ölü olarak bulundu. Genç Ailesi bu yangında 5 ferdini kaybetti. Bazıları çok ağır 14 aile ferdi yaralandı.

Mölln faciası... Başbakan törenlere katılmadı..
YARGIÇLARI TEHDİT ETTİLER
‘İltica yasası’, saldırıdan üç gün önce Federal Meclis’te ateşli tartışmalarla sertleştirilmişti. 1992’de Almanya’ya Balkanlar ve Afrika’dan 438 bin mülteci gelmişti. Hıristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU), mültecilerin büyük çoğunluğunun ekonomik amaçlı ve Almanya’da sosyal devletin sırtından geçinmek istedikleri söylemleriyle toplumsal havayı yabancılara karşı germişti. Bu gergin hava Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Hür Demokratlar’ı da (FDP) çark ettirdi. Onlar da CDU/CSU’nun iltica karşıtı politikasına katıldı. İltica yasası bu sayede sertleştirildi. Yeni yasayla ilticası reddedilenler hızla sınır dışı edilmeye başlandı. Bazı sınır dışı kararlarını durdurmaya çalışan Anayasa Mahkemesi yargıçlarına “Sizin kafanızı parçalamak lazım” yazılı tehdit mektupları yağıyordu.

Dönemin Kuzey Ren Vestfalya İçişleri Bakanı Herbert Schnoor, Solingen saldırısından siyasilerin bu iltica karşıtı söylemlerini sorumlu gösterdi. Schnoor, “Eylemcilerin arkasındaki eylemciler, onları kışkırtan siyasetçilerdir” dedi. Siyasetin yabancı ve mülteci karşıtı söylemlerle şiddet saldırılarının artmasına bir nevi destek çıktığını söyleyen Schnoor, Solingen saldırganlarının siyasetçilerin sözlü şiddetini eyleme dönüştürdüğünü vurguladı.
CDU/CSU, SPD ve FDP gibi köklü siyasi partilerin o zaman kullandığı mülteci ve yabancı karşıtı dil, yarattığı toplumsal hava, aşırı sağ AfD’nin temelini attı. 2015-2016 yılında yaşanan mülteci akınıyla AfD sıçradı. Bugün köklü halk partileri hızla erirken, aşırı sağ AfD güçleniyorsa, CDU, SPD ve FDP ektiklerini biçiyorlar demektir. Yanlış siyasi söylemler, bugün bu köklü partileri ağır biçimde cezalandırıyor.Mölln faciası... Başbakan törenlere katılmadı..

BAŞBAKAN TÖRENE KATILMADI
Solingen, Almanya’da ırkçı saldırıların zirvesi, militan yabancı düşmanlığının sembolü oldu. Yanarak hayatlarını kaybeden 5 kadın için evin önünde tören düzenlendi. Tabutlar Türk bayraklarına sarıldı. Törene, dönemin Almanya Cumhurbaşkanı Richard von Weizsaecker katılırken, Başbakan Helmut Kohl gitmedi. Bu, yaşanan acıyı daha da derinleştirdi. Kohl’ün sözcüsü, “Başbakan niçin gitmiyor?” sorusuna, “Allah bilir, Başbakan Kohl’ün çok daha başka ne kadar önemli randevuları var. Ayrıca bir başsağlığı turizmi de yaratılmak istenmiyor” dedi. Dönemin Cumhurbaşkanı von Weizsaecker vatandaşlık yasasının kolaylaştırılmasını ve çifte vatandaşlık yolunun açılmasını istedi. Saldırının üzerinden 27 yıl geçti ve çifte vatandaşlık bugün halen tartışma konusu. Saldırıdan 25 yıl sonra Başbakan Angela Merkel bu hatayı telafi etmeye çalıştı. 2018’de Düsseldorf’da düzenlenen anma törenine katılan Başbakan Merkel, “Bu tür şiddet saldırıları ülkemiz adına utanç verici” uyarılarında bulundu. 5 ferdini kaybeden Mevlüde Genç, hep barışa ve kardeşliğe çağrı yaptı.

YİNE BİR İSTİHBARAT MUHBİRİ
Solingen yangınının bir kundaklama sonucu çıktığı hemen anlaşıldı. Dört neonazi Markus Gartmann (23), Christian Buchholz (20), Felix Köhnen (16), Christian Reher (16) tutuklandı. Markus Gartmann suçunu önce itiraf etti, sonra geri çekti. Yargılama süreci 18 ay sürdü. Davada, soruşturma yetkililerinin çok büyük hatalar yaptığı ortaya çıktı. İfade protokolleri tutulmamıştı. Parmak ve ayak izleri alınmamıştı. Yerel polisle asayiş şubesi arasında yetki kavgası yaşanmıştı. Ama en önemlisi de, Solingen saldırısında, daha sonra NSU cinayetlerinde olduğu gibi bir gizli servis muhbirinin rolü olduğu ortaya çıktı. Eyalet gizli servis muhbiri, neonazilerin gittiği dövüş spor okulunun yöneticisiydi. Dört saldırgan neonaziden Markus Gartmann 5 kişiyi öldürme, 14 kişiyi öldürme teşebbüsü ve ağır kundaklama suçlarından ‘sadece 15 yıl’ ceza aldı. Diğer üçü gençlik yasası gereği 10’ar yıl cezayla kurtuldu. Şimdi dördü de serbest. İkisi ise iyi halden erken tahliye oldu. Saldırıdan yaralı kurtulanlar ise bugün halen ağır yanığın bıraktığı acılarla yaşam mücadelesi veriyor.

Mölln faciası... Başbakan törenlere katılmadı..

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle