Güncelleme Tarihi:

Köln DİTİB merkez cami konferans salonunda yapılan etkinliğe Türkiye’den ilahiyatçı Mustafa Karataş ile şair ve yazar Dursun Ali Erzincanlı, T.C. Köln Başkonsolosu Hüseyin Kantem Al, Köln konsolosluğu Din, Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler, Çalışma ataşeleri ile vatandaşlar iştirak ettiler.
İlahiyatcı Mustafa Karataş Mevlid-i Nebi haftası vesilesiyle geldiği Köln'de "365 gün Resulullahı anlatsak biz onun hayatını anlatmakla bitiremeyiz. O’nu 365 gün dinlemeye ihtiyacımız var" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
"DÜNYA’DA HZ. MUHAMMED KADAR HAYATI EN İYİ BİLİNEN İKİNCİ KİŞİ YOK"
Kainat kuruldu kurulalı bugüne kadar tarih kültür edebiyat hangi ilim olursa olsun Resulullah aleyhisselatü vevesselam kadar hayatı bütün inceliklerine her ayrıntısına kadar tespit edilmiş ve bilinen başka bir şahsiyet yok.
"ONA OLUNAN AŞKIN BENZERİ YOK"
Tarihten bugüne kadar bu kadar sevilmiş ve ona aşık olunmuş rüyalara kadar girmiş başka bir şahsiyet yok.
Allah onun adını yüceltmiş bugün ezanlarla her türlü salavatlarla onun adı dünyanın her tarafında dillere destan bir şekilde anılıyor ve ifade ediliyor.
Ondan aldığımız feyiz ve güçle de inşallah güzel Müslüman olmaya gayret edeceğiz, 'Her Ümmet bir bakıma peygamberine benzer' diyor batılı bir mütefekkir.
Biz peygamber efendimize benzediğimiz zaman insanlar mutlaka bizi seveceklerdir. Dün gelirken işittim. 'Müslüman olmadım mümin değilim ama herhalde bir doktor olarak en çok takdir etmem gereken kişi kimdir derseniz, Hazreti Muhammed’i derim' demiş bir Alman doktor. O’nu insanlık biliyor ama iman bazılarına nasip oluyor.
Mustafa Karataş Mevlid-i Nebi haftası vesilesiyle geldiği Köln'de, yeni düzenin ailesiz bir toplum oluşturmaya çabaladığını gelmekte olan tehlikeyi dinliyenleriyle paylaştı.
"AİLESİZ BİR TOPLUM OLUŞTURULMAK İSTENİYOR"
Karataş, "İlkokuldan itibaren sen bir bireysin diye diye hepimizi toplumun parçası olmaktan cemiyete faydalı bir iş yapmaktan uzaklaştırıp Rabbena hep bana iyi bak kendine" diyerek tek başına bıraktırılmaya çalıştığını ifade ettiği konuşmasını şöyle sürdürdü:
Yalnızlık şu anda istila ediyor toplumu. Kalabalıklarda yalnızlık içerisinde sessizlik. Üç tehlike ile karşı karşıyız. Birincisi ailesiz bir toplu dayatılmak isteniyor. İkinci tehlike cinsiyetsiz bir toplum isteniyor arzu ediliyor. Yani eskiden evlenince kadın hanım olurdu erkeğe de koca denirdi. Şimdi ise eş denmeye başlandı. Karıkoca erkek kadın mefhumu unutturularak eş olarak cinsiyeti ne oluşu olsun çok önemli değil böyle ifade edilmeye başlandı.
Almanya’da Amerika’da gördüğümüz bazı ahlak dışı olayların Türkiye’de de sirayet ettiğini görüyoruz cinsiyetsiz bir toplum özendiriliyor. Kadınlar erkek gibi erkekler kadın gibi ya da arada ayrı üçüncü bir cins oluşturuluyor.
Üçüncü tehlikede parasız bir toplum. Yani cebinizdeki paranız geçmiyor. İradeniz olmayacak birilerinin güdümünde hakimiyetinde olacak. Sizi istediği zaman para harcatacak istediği zaman harcatmayacak parasız bir topluma doğru gidiyoruz.
Özellikle Avrupa’da bu akçe taşımak neredeyse yük olmaya başladı. Taşımamak daha kolaylaştırıldı. Bu da projenin bir parçası. Bu üç proje hızlıca bir yerlerden finanse edilerek devam ediyor.
İşte bu anlamda bizim Türk toplumu olarak ailemize sahip çıkmamız lazım. Ailede örnek alacağımız elbette dedelerimiz ninelerimiz güzel yaşadılar. Torunlarını yeğenlerini akrabalarının büyüklerimiz gözetirdi. Küçükler büyüklerinin bilirdiler, bayramlarda seyranlarda bir araya gelinirdi. Onları hatıralarıımızda yad ediyor ve yaşatmaya çalışıyoruz.
İlahiyatcı şair yazar Dursun Ali Erzincanlı, canlı seslendirdiği “EY Sevgili”, Faran Dağlarında Açan Sevgili, şiirleri ile peygamber sevdalılarına seslendi. Proğramda hafta sonu cami derslerine katılan çocuklardan oluşturulan semazenlerin gösterisi ilgiyle takip edildi.



