Güncelleme Tarihi:

Uluslararası alanda tanınan İstanbul kemençesi sanatçısı ve sanat yönetmeni Emine Bostancı liderliğindeki performans, Osmanlı dünyası ile Avrupa arasındaki yolculukları; ses, anlatı ve sürükleyici görsel atmosferler aracılığıyla ele alıyor. Diplomatların, seyyahların ve kâşiflerin tarihsel anlatılarından beslenen eser, kültürlerin “öteki” ile karşılaşmaları üzerinden kendilerini nasıl tanımladıklarını sorgularken; hafıza, kimlik ve kültürlerarası etkileşim üzerine çağdaş bir düşünme alanı sunuyor.
YENİLİKÇİ BİR YAKLAŞIM SUNULUYOR
Performansta Emine Bostancı (İstanbul kemençesi), Zeynep Yıldız Abbasoğlu (kanun), Judith Steenbrink (barok keman), Tineke Steenbrink (pozitif org), Vinsent Planjer (perküsyon) ve anlatıcı olarak Nora Fischer yer alıyor. Sanatçılar birlikte Osmanlı saray müziği, Mevlevi müzik gelenekleri ve Avrupa Barok repertuvarı arasında köprü kurarak, yüzyıllar boyunca şekillenen ortak müzikal etkileşimleri görünür kılıyor.
Yapımın merkezinde; 4D mekânsal ses tasarımı, tarihsel araştırma ve görsel anlatımı bir araya getiren yenilikçi bir yaklaşım bulunuyor. Ayasofya, Topkapı Sarayı, Mevlevihaneler ve Aziz Stefan Katedrali gibi simgesel mekânlar; ses ve hareketli görüntüler aracılığıyla yeniden kurgulanarak konseri tarihsel hafıza ve ortak kültürel hayal gücüne dair duyusal bir keşfe dönüştürüyor. Proje; Araştırma Direktörü olarak Dr. Zeynep Yıldız Abbasoğlu, ses tasarımcısı Dr. Hasan Baran Fırat ve video tasarımcısı Ataman Girişken’in yer aldığı uluslararası bir yaratıcı ekip tarafından destekleniyor. Holland Baroque ve 4DSound iş birliğiyle geliştirilen, Muziekgebouw Productiehuis ve Dareyn Foundation tarafından üretilen yapım; tarihsel araştırmayı çağdaş performans pratiğiyle buluşturuyor.
