Güncelleme Tarihi:

Merz, “Almanya’nın en sevilen politikacıları” sıralamasında en sonlarda yer alırken, 23 Şubat 2025 tarihinde yapılan erken genel seçimlerden yüzde 28.5’le “en güçlü parti” olarak çıkan CDU/CSU’nun son yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, ilk sırayı sağ popülist AfD’ye kaptırması, “Almanya’da yeni başbakan arayışı” tartışmalarını da gündeme getirdi.
Henüz açık açık dillendirilmese de, CDU’lu yüksek düzeydeki politikacıların kendi aralarında bir araya gelerek, “Şansölye Merz’in yerine kimin getirileceğine” kafa yormaya başladıkları iddiaları yoğunlaştı.
Almanya’nın önde gelen haftalık dergilerinden “Der Spiegel” ile “Stern” ve en yüksek tirajlı günlük “Bild” gazetesi, Şansölye Merz’in yerine gelmesi, getirilmesi konuşulan isimlerin başında Kuzey Ren Vestfalya (KRV) Eyalet Başbakanı Hendrik Wüst’ün geldiğine yer verdi.
Evet…
Friedrich Merz, Almanya Başbakanı olarak 4 yıllık yasama döneminde ilk yılını daha 6 Mayıs’da doldurduğu halde, liderliğini yaptığı CDU’da, daha şimdiden “ne zaman gideceği”, “gönderileceği” hesapları da yapılmaya başladı.
Aynı şey “kardeş parti” CSU lideri ve Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder için de geçerli.
2018 yılından beri Bavyera Eyalet Başbakanı ve 2019’dan bu yana da CSU Genel Başkanı olarak görev yapan Markus Söder’e de parti içinden isyan sesleri yükselmeye başladı.
Aynı zamanda CSU Genel Başkan Yardımcısı olan Avrupa Parlamentosu milletvekili ve muhafazakar kanat Avrupa Halk Partidi (EVP) Meclis Grup Başkanı Manfred Weber, partide köklü bir değişikliğe gidilmesini gündeme getirdi.
Bu yıl Mart ayında yapılan yerel seçimlerden “en güçlü parti” olarak çıktığı halde, CSU’nun daha önceki yıllardaki seçimlere nazaran büyük ölçüde oy kaybettiğine dikkat çeken Weber, partili milletvekillerine, kaymakamlara ve yerel yöneticilere gönderdiği mektuplarında “Partimizde bir dönüşüme gereksinim var. Diğer partilerden daha güçlü olmamız için değişiklik kaçınılmaz. Yaşanan oy kaybının engellenmesi için gereken adımları derhal atmalıyız” çağrısında bulundu.
Manfred Weber, isim vermedi…
Ama hedef belli…
Hedefte Markus Söder vardı…
İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana 1945-1946 ve 1954-1957 yılları dışında Bavyera’nın tüm Eyalet Başbakanları CSU’luydu.
Şu anda da öyle…
Bavyera’da bir dönemler yüzde 60’ların üzerinde bile oy alan CSU’nun oy oranı 2023’teki seçimlerde yüzde 37’ye düştü.
İşte bu nedenle Manfred Weber’in bu mektubu, “isyan mektubu” olarak nitelendirildi.
Hatta Münih Alman Ordusu Üniversitesi bilim kadını Jasmin Riedl, Weber’in uyarı mektubunu “Söder’e karşı örtülü bir cephe saldırısı” olarak niteledi.
Almanya’da biz benzer tutumlara daha önceki yıllarda da tanık olduk.
1982-1998 yıllarında 16 yılı aşkın süre Almanya Başbakanı ve 1973-1998 yıllarında 25 yıldan fazla CDU Genel Başkanı olarak görev yapan ve “kara dev” olarak nitelenen Helmut Kohl, “kendilerine şeref sözü verdim” diyerek partisine yüksek miktarda bağışta bulunanların isimlerini açıklamamakta direndi.
1998 yılında koltuğunu SPD’li Gerhard Schröder’e kaptıran Helmut Kohl, CDU Genel Başkanlığı’ndan da istifa etti.
O zamanlar CDU Genel Sekreteri olan ve 2005-2021 yıllarında Almanya Başbakanı olarak görev yapan Angela Merkel, 22 Aralık 1999 tarihli günlük gazetelerden Frankfurter Allgemeine Zeitung’da (FAZ) yayımlanan makalesinde, Helmut Kohl’ün bu tutumun partiye zarar verdiğini yazdı.
Merkel, “Parti yürümeyi öğrenmeli, kendisine güvenmeli ve gelecekte kendisini ‘savaş atı’ olarak niteleyen Helmut Kohl gibiler olmadan da, siyasi rakiplerine karşı mücadeleyi üstlenmeli. Tıpkı reşit olan biri evden nasıl ayrılıyorsa, parti de kendi yolunu çizmeli” satırlarına yer verdi.
Evet…
Bu da, Merkel’in Almanların ‘kara dev’ olarak niteledikleri Helmut Kohl’e isyanıydı...
Sonradan CDU’nun “ilk kadın Genel Başkanı” ve “Almanya’nın ilk kadın Başbakanı” olan Angela Merkel, o günlerde bazıları tarafından “baba katili” suçlamalarına hedef oldu.
Çünkü Hamburg’da doğan, ama tarihe karışan eski Doğu Almanya’da (Demokratik Almanya Cumhuriyeti) büyüyen Angela Merkel’in siyasi kariyer yapmasında, iki Almanya’nın birleşmesinden sonra “Mein Maedchen” (kız çocuğum-kızım) diyen Helmut Kohl’ün yoğun emeği vardı.
İşte bu da Angela Merkel’in isyanıydı.
Angela Merkel, Almanya’nın şu andaki Başbakanı Friedrich Merz’e de isyan etmişti.
10 Nisan 2000’de CDU Genel Başkanı seçilen Angela Merkel, 23 Eylül 2002 tarihinde CDU/CSU Federal Meclis Grup Başkanı Friedrich Merz’nin koltuğuna da yerleşmişti.
