Liderlere güven

Liderlere güven

Dünyanın her kesiminde olduğu gibi Almanya’da da partilerin politikasını benimseyen, programlarını beğenen ve partilerle özdeşleşen bir taban vardır. Ancak partilerin liderlerine ve lider adaylarına duyulan güvenin, seçimlerde elde ettikleri oy oranına yansıdığı da bir gerçektir.

Haberin Devamı

Liderlere güven
NİTEKİM 23 Mayıs 1949 tarihinde Alman Anayasası’nın kabulüyle resmen kurulan Almanya Federal Cumhuriyeti’nde Hıristiyan Demokrat Birlik Parti (CDU) ile Hıristiyan Sosyal Birlik Parti (CSU) yıllarca bu güvenin ‘kazananı’ oldu.
CDU’lu Konrad Adenauer 1949-1963, Ludwig Erhard 1963-1966 ve Kurt Georg Kiesinger de 1966-1969 yıllarında Almanya Şansölyesi olarak görev yaptı.
Ancak Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) ‘anıt adamı’ olarak bilinen Willy Brandt, “Damit Sie auch morgen in Frieden leben können. SPD” (Yarın da barış içinde yaşayabilmeniz için. SPD) ve “Frieden schaffen ohne Waffen. SPD” (Barışı silahsız sağlama. SPD) sloganlarıyla meydanlara çıkarak, 1969 yılında ‘kardeş partiler’ CDU/CSU’nun iktidarına son verdi.
Brandt, yıllardır birlikte çalıştığı Özel Kalem Müdürü Günter Guillaume’un Doğu Almanya olarak bilinen Demokratik Alman Cumhuriyeti (DDR) adına casusluk yaptığının ortaya çıkması üzerine 1974 yılında istifa etmek zorunda kalınca, yerine parti arkadaşı Helmut Schmidt geçti.
Küçük ortak Hür Demokrat Parti (FDP) ‘cephe değiştirip’ CDU/CSU’yla ortaklığı tercih edince Schmidt gitti ve 1982 yılında CDU Lideri Helmut Kohl Almanya’nın 6’ıncı Başbakanı oldu.
1980’li yılların sonlarına doğru halkın gözünden düşmeye başladığı halde 1989 yılında Berlin Duvarı’nın çökmesi ve iki Almanya’nın 3 Ekim 1990’da resmen Almanya Federal Cumhuriyeti çatısı altında birleşmesi sayesinde, Almanların “Kara dev” olarak nitelediği Helmut Kohl, aralıksız 1998 yılına kadar iktidarda kalarak bir rekora imza attı.

Haberin Devamı

İLK KADIN BAŞBAKAN
Ancak “Kohl’den bıkkınlık” 1998 yılındaki genel seçimlerde SPD’li Gerhard Schröder’in işine yaradı.
Schröder başbakanlığında oluşturulan SPD-Yeşiller koalisyonu 2005 yılında son buldu.
Ve Almanya’da bir ilk yaşandı.
CDU’nun ilk kadın Genel Başkanı Angela Merkel, SPD ile CDU/CSU’nun oluşturduğu ‘büyük koalisyon hükümetinin’ başına geçerek, Almanya’nın da ilk kadın Başbakanı oldu.
Merkel, Alman halkının ve seçmenlerin gözünde hâlâ en çok sevilen ve en çok güvenilen politikacı olduğu halde parti içinde homurdananların çoğalması üzerine 2021 yılında görevini bırakacağını ve yeniden aday olmayacağını 2018 yılında ilan etti.
Sözünde durdu da.
Evet...
Almanya Federal Cumhuriyeti’nin 73 yıllık tarihinde CDU/CSU’nun tam 52 yıl iktidarda söz sahibi olmasında, CDU’lu başbakanlara ve lider adaylarına duyulan güven etkin rol oynadı.

Haberin Devamı

SON GÜLEN SCHOLZ OLDU
Almanya’nın ‘en şanslı başbakanı’ ise şansız bir dönemde ama rakiplerinin ‘şanssız hataları’ sayesinde göreve gelen SPD’li Olaf Scholz oldu.
26 Eylül 2021’de yapılan genel seçimler öncesi CDU/CSU hep öndeydi.
Ancak ‘kardeş partiler’ arasında yaşanan “CDU Genel Başkanı Armin Laschet mi yoksa CSU Genel Başkanı Markus Söder mi başbakan adayı olsun?” kavgası, Yeşiller’i birden ilk sıraya yükseltti.
Ama Yeşiller’in lider adayı Annalena Baerbock’un master tezinde intihal yaptığı ortaya çıkınca CDU/CSU yeniden öne geçti.
Seçimlere 2 ay kala Kuzey Ren Vestfalya’da (KRV) ve Rheinland-Pfalz’da meydana gelen sel felaketi, SPD’li Scholz’un işine yaradı.
Zira Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’le felaket bölgelerini ziyaret eden Laschet’in bir an gafil avlanıp yanındaki kişinin yaptığı espriye gülmesini seçmen affetmedi ve seçim sonrası gülen Scholz oldu.
SPD seçimlerden en güçlü parti olarak çıktı ve Olaf Scholz, Yeşiller ile FDP’yi yanına alarak başbakanlık koltuğuna oturdu.

Haberin Devamı

BAKALIM KİM KAZANACAK?
Ancak partilerden ziyade lider adaylarına güvenin ne denli önemli olduğuna son aylardaki eyalet parlamentosu seçimlerinde de tanık olduk.
Saarland’da 27 Mart’ta yapılan seçimlerde SPD’nin sevilen lider adayı Anke Rehlinger, toplam oyların yüzde 43.5’ini alarak başbakanlık koltuğuna oturdu ve partisini tek başına iktidara taşıdı.
8 Mayıs’ta Schleswig-Holstein’da yapılan seçimlerde de CDU’lu sevilen ve güven duyulan Daniel Günther, toplam oyların yüzde 43.4’ünü alarak koltuğunu korurken, Yeşiller ve FDP ile ortaklığı sürdüreceğini ilan etti.
Bu pazar günü Kuzey Ren Vestfalya’da (KRV) CDU’lu Eyalet Başbakanı Hendrik Wüst ile SPD’nin lider adayı Thomas Kutschaty zorlu bir sınav verecek.
Bakalım “Eyalet Başbakanı direkt seçilse Wüst’e oy veririm” diyen çoğunluk CDU’ya destek verip de Wüst koltuğunu koruyabilecek mi?
Yoksa seçimlere iki gün kala “Kutschaty KRV Başbakanı olacak” diyen Başbakan Scholz mu haklı çıkacak?
Göreceğiz...

Haberle ilgili daha fazlası: