Le Pen Müslümanların da oyuna göz dikti

Le Pen Müslümanların da oyuna göz dikti

Fransa’da eski adı Ulusal Cephe (FN) olan aşırı sağcı Ulusal Birlik’in-Bütünleşme’nin (RN) lideri Marine Le Pen, babası Jean-Marie Le Pen’den devr aldığı İslam düşmanlığını yıllardır sürdürmektedir. ‘Les Français d’abord’ (Önce Fransızlar) sloganıyla yollara düşüp yabancı ve göçmen düşmanlığını da.

Haberin Devamı

Le Pen Müslümanların da oyuna göz dikti
ÖZELLİKLE de İslam ülkelerinden gelen göçmen ve göçmen kökenlilere dönük düşmanlığı da.
Camilerde yer kalmadığı için zaman zaman cuma namazlarını dışarda kılan Müslümanları, Nazi Almanya’sının 1940-1944 yılları arasında Fransa’yı işgaliyle kıyaslama yüzsüzlüğünü, cehaletini bile göstermektedir.
Hem de “Tank yok, asker yok, ama buna rağmen bu bir istiladır, işgaldir” diyerek, tam bir saçmalık sergilemektedir.
Fransa’nın çeşitli bölgelerini çarşaflı ve burkalı Müslüman kadınların işgal ettiği yalanıyla İslam ve Müslüman düşmanlığını körüklemektedir.
Kameraların karşısına geçip, ekran başındakilerin gözlerinin içine baka baka Müslümanların dininin (İslam’ın) Fransa’nın çöküşüne yol açtığı palavrasıyla oy avcılığı yapmaktadır.
Geçen ay sağcı ‘Valeurs Actuelles’ (Aktüel Değerler) dergisinde, aralarında emekli generallerin ve muvazzaf subayların da bulunduğu bir grubun imza attığı ‘Yöneticilerimize açık mektup’ başlıklı bir bildiri yayınlandı.
Bu bildiride, çok açık bir biçimde “Hükümetten Fransız halkını radikal İslamcılığa ve banliyölerdeki (daha ziyade göçmen kökenlilerin ve dar gelirlilerin yaşadığı kesimler) güruha-sürülere karşı savunması” isteniyordu. “Bir an önce önce değerlerimizi savunan yurtsever adımlar atılmazsa, Fransa’da bu büyüyen kaos iç savaşla sonuçlanacak ve sizin sorumluluğunu taşıyacağınız binlerce can kaybı olacak” deniyordu.
Çeşitli kesimler tarafından emekli generallerin de imza koyduğu bu bildiri bir “darbe tehdidi” olarak nitelendirildi.
Tepki gösterenler de oldu, ciddiye almayanlar da.
Ama bu bildiriye ve imza koyanlara ilk sahip çıkanların başında Marine Le Pen geldi.
“Bir yurttaş ve bir politikacı olarak analizlerinize tamamen katılıyorum ve kaygılarınızı paylaşıyorum. Sizi başlatılan bu mücadelede bizim yanımızda yer almaya davet ediyorum. Bu kesinlikle siyasi ve barışçı, ama her şeyin üzerinde Fransa için verilen bir savaştır” diyerek tam destek verdi.
Yani Müslüman ve göçmen düşmanlığına dönük her türlü girişimin, hatta eylemin sonuna kadar arkasında olduğu mesajı verdi.
Aşırı sağcı Marine Le Pen yetmiyormuş gibi, geçen yıl Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da İslam ve Müslüman düşmanı bir yasayı hayata geçirmek için harekete geçti.
Paris’teki bir okulda öğrencilerine Hz. Muhammed’in Charlie Hebdo dergisinde yayınlanan karikatürleri üzerinden ifade özgürlüğünü anlatan öğretmen Samuel Paty’nin 18 yaşında Çeçen kökenli bir genç tarafından öldürülmesini bahane ederek, ‘İslamcı Bölücülükle Mücadele’ başlıklı bir yasa tasarısı hazırlattı.
Çeşitli kesimlerden gelen tepki ve eleştirilerin artması üzerine tasarının adı ‘Cumhuriyet İlkelerine Saygıyı Güçlendirme Yasası’ olarak değiştirildi.
Ama içeriği değişmedi.
Ülkede yaşayan 6 milyona yakın Müslüman’ın ‘dini özgürlükleri’ sınırlandırıldı.
Bu yıl şubat ayında Ulusal Meclis’te kabul edilen tasarıda yer alan 70 maddeyle Müslümanların yaşamlarının her alanına müdahale yolu açıldı.
Bu yasada ısrar ederken hiç şüphesiz Macron’un kafasının bir yerinde gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri vardı.
Tabii muhafazakâr kanadın ve sol kesimin oylarını alma hesapları da.
Ama İslam düşmanının ‘orijinali’ varken, ‘çakmasına’ bu kesimler ne kadar destek verir ki?
Kaldı ki, İslam düşmanının ‘orijinali’ Marine Le Pen’in hedefi, hayal kırıklığına uğrayan muhafazakârlardan, sosyalistlerden ve Macron yandaşlarından da oy koparmaktır.
Hatta asimile olmuş (kendi kimliklerini ve kültürlerini kaybederek eriyip gitmiş) Müslümanların oylarına bile göz dikmiştir.
2017 yılındaki seçimleri ikinci turda kaybeden aşırı sağcı İslam ve Müslüman düşmanı Marine Le Pen ‘asimile olmuş Müslümanların’ da oylarıyla gelecek yıl Fransa’da cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmayı hayal etmektedir.
Şu andaki kamuoyu yoklamaları Le Pen’in ilk turda Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan daha fazla oy alacağını bile göstermektedir.