GeriAvrupa Kotasız neden olmasın?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kotasız neden olmasın?

Kotasız neden olmasın?

Almanya’nın eyalet statüsündeki başkenti Berlin’de bu yılın başlarında kamu kurum ve kuruluşlarına eleman alımında ‘göçmen kotası’ uygulaması gündeme getirildi. Sol Partili Uyum, Çalışma ve Sosyal Senatörü Elke Breitenbach, Berlin’de yaşayanların yüzde 35’i göçmen kökenli olduğu halde kamu kurum ve kuruluşunda çalışan göçmen kökenlilerin oranının yüzde 12’yi geçmediğini hatırlattı.

Kotasız neden olmasınVe bu oranın ancak ‘göçmen kotası’ uygulanmasıyla mümkün olacağının altını çizerek, Berlin Parlamentosu’na bir yasa tasarısı sundu. Ancak destek görmedi.
Ben şahsen Almanya gibi bir demokratik hukuk devletinde, hangi alanda olursa olsun, kota mecburiyeti getirilmesinden yana değilim.
Ben, özgürlükten, dayanışmadan ve eşitlikten yana olan çağdaş bir toplumda, bunun kotasız olarak da gerçekleşmesinden yanayım.
Ama farklı alanlara dönük resmi veriler ne yazık ki bunun kotasız gerçekleşmeyeceğini göstermektedir.
Biz buna daha önceki yıllarda da tanık olduk.
2013 yılında yapılan genel seçimlerde Federal Meclis’e girebilmek için 4 bin 451 aday yarıştı.
Aralarında göçmen kökenliler de vardı.
Ama sadece 85 göçmen kökenli aday listelerde yer alabildi.
Federal Meclis’e 631 milletvekili girdi.
Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi’nden (CDU) 8, Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi’nden (CSU) 1, Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) 13, Sol Parti’den 8 ve Yeşiller’den 7 göçmen kökenli milletvekili seçildi.
Bunlardan 11’i Türkiye kökenliydi.
2013’te Almanya’da yaşayan göçmen kökenlilerin oranı yüzde 20.5’i bulduğu halde, göçmen kökenli milletvekili oranı yüzde 5.9’u geçmedi.

2017’DE DE TABLO DEĞİŞMEDİ
4 yıl sonra, yani 2017 yılında yapılan genel seçimlerde de bu tablo çok değişmedi.
4 bin 828 adayın yarıştığı listelerde 113 göçmen kökenli yer aldı.
Federal Meclis’e 709 milletvekili girdi.
SPD’den 15, Sol Parti’den 13, Yeşiller’den 10, Almanya için Alternatif’ten (AfD) 8 ve CDU’dan 7 göçmen kökenli milletvekili seçildi.
Bunlardan 14’ü Türkiye kökenliydi.

UMUT DOLU DEĞİLİM
2017 yılında 81.7 milyon nüfuslu Almanya’da yaşayan göçmen kökenlilerin oranı yüzde 23’ü bulduğu halde göçmen kökenli milletvekili oranı yüzde 8’de kaldı.
İşte 83.2 milyon nüfusun 21.2 milyonunu, yani yaklaşık yüzde 26’sını göçmen kökenlilerin oluşturduğu Almanya’da partiler 26 Eylül’de yapılacak genel seçimler için tüm eyaletlerde milletvekili adaylarını belirlemekteler bugünlerde.
Göçmen kökenli aday adayları da var.
Bakalım bunların kaçı aday listelerinde seçilebilme olasılığı yüksek bir sırada yer alabilecek?
Bakalım ‘Bizim Almanya’da’ köklü partiler, hepimizin ‘BİZ’ olduğu Almanya’da bizleri ne kadar ‘bizden’ sayarak aday belirlerken bu gerçeği ne kadar göz önünde bulunduracaklar?
Şimdiden kara bir tablo, hele hele kapkara bir tablo çizmek istemiyorum.
Ama Almanya’daki siyasi gelişmeleri ve partilerin bu alanda olumlu adım atmamalarını 40 yılı aşkın süredir yakından izleyen bir gazeteci olarak, öyle umut dolu da değilim.

YA KADIN KOTASI!
Evet.
Ben şahsen ‘göçmen kotası’ yerine bu alanda eşitliğin Almanya gibi bir demokratik hukuk devletinde, Almanya’daki gibi özgürlük ve eşitlikten yana olan çağdaş bir toplumda ‘yasal zorlamalara’ gerek duyulmadan sağlanmasını istiyorum.
Ama bunun yasal düzenlemeler olmadan gerçekleşmeyeceğini daha önceki yıllarda da gördük.
Yeşiller ve Sol Parti’nin dışındaki partiler ‘eşit kadın kotası’ uygulamadıkları için günümüzde bile Federal Meclis’teki 709 milletvekilinden sadece 218’i, yani ancak yüzde 30.7’si kadındır.
Borsada işlem gören büyük şirketlerin yönetim kurullarındaki kadın oranı yüzde 12.9’u geçmemektedir.
Yönetim kurulu başkanı konumundaki kadın oranı ise bundan çok daha düşüktür.
Hem de 83.2 milyon nüfuslu Almanya’da kadınların sayısı erkeklerden daha fazla olduğu halde.
Hem de Almanya’daki eğitimli ve yüksek öğrenim görmüş kadın oranı erkeklerden daha yüksek olduğu halde.

False