GeriAvrupa Kolaylaştırın şu Alman vatandaşlığını
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kolaylaştırın şu Alman vatandaşlığını

Kolaylaştırın şu Alman vatandaşlığını

Almanya’da özgürlükten, eşitlikten, yasaların herkese eşit şekilde uygulanmasından, toplumsal barışın korunmasından yana olan insanlar, Almanya gibi demokratik bir hukuk devletindeki bazı uygulamalara ateş püskürmeye başladılar.

Kolaylaştırın şu Alman vatandaşlığınıBAĞIMSIZ uzmanlardan oluşan ‘Uyum ve Göç Bilirkişi Konseyi’ (SVR) tarafından hazırlanan son raporda, 83 milyon nüfuslu Almanya’da 21 milyon 200 bin göçmen kökenlinin yaşadığına dikkat çekilirken, bunlardan oy çağında olan 8 milyon 700 bininin yerel seçimlere katılma hakkına bile sahip olmamaları çok açık bir biçimde eleştirildi.
Almanya’da resmi verilere göre 11.4 milyon yabancının yaşadığına yer verilen raporda, Alman vatandaşlığına geçme koşullarının kolaylaştırılması da önerildi.
Özellikle aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bazı ülkelerden gelenlere ‘çifte vatandaşlık’ hakkı tanınmadığı için Alman vatandaşlığına geçme başvurusunda bulunanların sayısında ciddi düşüş yaşandığı da hatırlatıldı.
Ve birinci, ikinci nesil ‘yabancılara’ çifte vatandaşlık hakkı verilmesi de önerildi.
Almanya’da resmî verilere göre 2.8 milyon Türkiye kökenli yaşamaktadır.
Bunlardan 1.4 milyonu Alman vatandaşı, 240 bini de ‘çifte vatandaş’ statüsündedir.
Son verilere göre 2019 yılında sadece 16 bin 235 Türk vatandaşı Alman vatandaşlığına geçmiştir.
Almanya’da çifte vatandaşlık tam bir yılan hikâyesine dönüşmüştür.
1998 yılında iktidara gelen Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Yeşiller, Başbakan Gerhard Schröder’in tam desteğiyle Almanya’da yaşayan ve isteyen her göçmen kökenliye ve yabancıya çifte vatandaşlık yolunu açtı.
Ancak Hıristiyan Demokrat/Hıristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU) karşı çıktığı için yasalaşmadı.

EN BÜYÜK GÖÇMEN GRUBU
Evet...
Almanya’ya Türk iş gücü bundan tam 60 yıl önce başladığı halde Türklere hâlâ çifte vatandaşlık verilmezken, 26 Avrupa Birliği (AB) ülkesinden gelenler çifte vatandaş olabilmekte.
AB üyesi olmadıkları halde Norveçliler ve İsviçreliler ile AB’yi terk eden İngilizler de.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kanada, Güney Kore, Japonya, İsrail gibi başka ülke vatandaşları da öyle.
Vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkarmayan Arjantin, Bolivya, Brezilya, Dominik Cumhuriyeti, Ekvator, Guatemala gibi ülkelerden gelenler de.
Fas, Tunus, Cezayir gibi ülkelerden gelenler de.
Almanya 58 ülkenin vatandaşlarına çifte vatandaşlık hakkı tanımakta.
Almanya’da en büyük göçmen kökenli grubu oluşturan Türkler ise bu haktan mahrum bırakılmakta.
Hem de Alman Anayasası’nın 3’üncü maddesinde “Bütün insanlar yasa önünde eşittir. Cinsiyeti, soyu, ırkı, dili, yurdu ve kökeni, inancı, dini veya siyasi görüşü nedeniyle hiç kimse mağdur edilemez ve hiç kimseye imtiyaz tanınamaz” denildiği halde.

SEÇİM HAKKI DA VERMEDİLER
Aynı durum seçim hakkı için de geçerlidir.
Almanya’da yabancılara yerel seçim hakkı 1970’li yıllardan beri gündemdedir.
İlk kez SPD’nin ağırlıklı olduğu Schleswig Holstein Eyalet Parlamentosu, 14 Şubat 1989 tarihinde en az 5 yıl eyalette yasal olarak yaşayan tüm yabancılara yerel seçimlere katılma hakkı verilmesini kararlaştırdı.
20 Şubat 1989’da da SPD ve Hür Demokrat Parti’nin (FDP) desteğiyle Hamburg Eyalet Parlamentosu en az 8 yıl yasal olarak yaşayan tüm yabancılara yerel seçim hakkı verilmesini karara bağladı.
Tabii CDU/CSU buna da itiraz etti.
Federal Anayasa Mahkemesi 31 Ekim 1990’da iki eyaletin kararını da “Anayasa’nın 20’nci maddesiyle bağdaşmıyor” gerekçesiyle iptal etti.
Alman Anayasası’nın 20’nci maddesinde, “Almanya Federal Cumhuriyeti demokratik ve sosyal bir federe devlettir. Egemenlik tümüyle halkındır. Halk egemenliğini seçimler ve oylamalar aracılığıyla ve yasama, yürütme ve yargı yetkileriyle donanmış özel organlar eliyle kullanır” denilmektedir.
Yani Federal Anayasa Mahkemesi yargıçları, “Alman Anayasası’na göre halk Almanlardan, Alman vatandaşlarından oluşuyor” dedi.
Onlara göre, bu egemenlik haklarından ancak Alman vatandaşı olanlardan oluşan ‘halk’ yararlanabilir.
Ancak bu kararından 15 ay sonra, 7 Şubat 1992’de Avrupa Konseyi tarafından imzalanan Maastricht Sözleşmesi ile AB vatandaşlarına yaşadıkları üye ülkelerdeki yerel seçimlere katılma hakkı verildi.
Ama nedense Alman yargıçlar sessizliğe gömüldü.
*
İşte yıllardır herhangi bir AB ülkesinden gelen ve 3 aydır Almanya’da yaşayanlar yerel seçimlere katılabilirken, Almanya’da doğmuş olsa bile Alman vatandaşı olmayan ‘yabancı Türkler’ de, diğer ‘yabancılar’ da bu haktan mahrum bırakılmaktadır.
İşte sağduyulu insanları isyan ettiren de budur.

False